Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6199 E. 2026/5315 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6199
Karar No
2026/5315
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1013 E., 2023/1047 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; yasal unsurları oluşmadığı halde suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, koşulları oluşmasına rağmen kişiselleştirme kurumlarının uygulanmamasına, sanığın savunma hakkının ihlâl edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gece vakti, yerleşim yerinde, aydınlatmanın bulunmadığı, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, direksiyon hakimiyetini kaybederek, orta refüjü aşmak suretiyle karşı şeride girdiği sırada, aracının ön kısımlarıyla, düz seyreden sürücü ... idaresindeki otomobilin sol yan kısımlarına çarpmasıyla, bir kişinin ölümü, iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda kemik kırığı oluşacak, bir kişinin ise vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, sanığın asli kusurlu olduğu; ayrıca kazadan yaklaşık 54 dakika sonra yapılan ölçümde 1,14 promil alkollü olduğu belirlenen ve kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığına dair Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun raporlarında yer alan yerleşmiş kabulüne göre olay anındaki alkol düzeyi yaklaşık 1,27 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile beş kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6199, K. 2026/5315, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6199-e-2026-5315-k-b95987e26c72