Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5678 E. 2026/5313 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5678
- Karar No
- 2026/5313
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1761 E., 2023/950 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 50/1-a, 52, 52/4, 53/6 maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 51/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmeden alt sınırdan (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sürücü belgesinin geri alınma süresinin üst sınırdan belirlenmemesinin isabetsiz olduğuna, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; yasal unsurları oluşmadığı halde suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, koşulları oluşmamasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gece vakti, yerleşim yeri içinde, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden kırmızı ışığa rağmen kavşağa giriş yaptığı sırada, aracının ön kısımlarıyla, gidiş yönüne göre soldan sağa doğru geçmekte olan sürücü ... idaresindeki taksinin sağ yan kısımlarına çarpmasıyla, taksinin içerisindeki yolculardan birinin hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, diğerinin ise hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, tam kusuruyla neticeye sebebiyet veren ve kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçen sanık hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, iki kişinin yaralanmasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın ve sürücü belgesinin geri alınma süresinin, az miktarda hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.