Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7823 E. 2026/5317 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7823
Karar No
2026/5317
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1691 E., 2022/92 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 63, 53/6 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilnin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, koşulları oluşmasına rağmen kişiselleştirme kurumlarının uygulanmamasına, yasal unsurları oluşmadığı halde suçun bilinçli taksirle işlendiğinin kabul edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gece vakti, yerleşim yeri dışında, aydınlatmanın bulunmadığı, yerde düz devamlı çizginin yer aldığı, iki yönlü asfalt kaplama il yolunda seyrederken, önündeki aracı geçmek için sollamaya çıkarak karşı şeride geçtiği sırada, aracının sol ön kısımlarıyla, kendi şeridinde düz devam eden sürücü ...'ın idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarına çarpmasıyla, bir kişinin ölümü, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin ise yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, şerit tecavüzü yaparak, tam kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında bir kişinin ölümü ile birlikte iki kişinin yaralanmasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesinin, ayrıca olay yerinde bulunan düz devamlı çizgiye rağmen sollama yaptığı sırada, karşı şeride girerek kazaya sebebiyet veren sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yerde bulunan düz devamlı çizgiye karşın, önündeki aracı sollamaya çıkarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden bu husustan dolayı hükmün bozulmasını öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7823, K. 2026/5317, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7823-e-2026-5317-k-7ece09b3ddc7