Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/700 E. 2026/5826 K. – Trafik Güvenliğin

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/700
Karar No
2026/5826
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1354 E., 2024/1341 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2, 62... /1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/98 Esas, 2013/390 Karar sayılı kararının 19.11.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 06.02.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2, 62... /1-2-3. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2024/1354 Esas, 2024/1341 Karar sayılı kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın 23.01.2025 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 94660652-105-64-12967-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155672 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155672 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suç tarihinin 04.10.2012 olduğu, sanığın savunmasının 23.05.2013 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.11.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 06.02.2017 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 19.11.20 13... .02.2017 tarihleri arasında (3 yıl 2 ay 17 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 23.05.2013 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 09.12.2024 tarihine kadar geçen süreden ( 11... ay 26 gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu süre (3 yıl 2 ay 17 gün) çıkarıldığında 8 yıl 4 ay 9 gün geçtiği ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”

Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.5237 sayılı TCK'nın Dava zamanaşımı başlıklı 66. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." 5237 sayılı TCK'nın "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67. maddesinin dördüncü fıkrası; "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." şeklinde düzenlemeyi haizdir.

3. Sanık hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

4. Sanığın atılı suçu 04.10.2012 tarihinde işlediği, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/98 Esas, 2013/390 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 19.11.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın 06.02.2017 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 19.11.2013 ilâ 06.02.2017 tarihleri arasında 3 yıl 2 ay 17 gün durduğu ve zamanaşımı süresinin sanığın savunmasının alındığı tarihte son kez kesildiği nazara alındığında; sanığın savunmasının alındığı 23.05.2013 tarihinden hükmün açıklandığı 09.12.2024 tarihine kadar geçen süreden, zamanaşımının durduğu 3 yıl 2 ay 17 günlük süre mahsup edildiğinde 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesi yerine, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2024 tarihli ve 2024/1354 Esas, 2024/1341 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/700, K. 2026/5826, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-700-e-2026-5826-k-3d5e5baf19e3