Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/3948 E. 2026/5808 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3948
Karar No
2026/5808
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1386 E., 2024/1924 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62. maddeleri ve 5271 sayılı Kanunun 231 maddesi uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın itirazın reddi üzerine 31.05.2018 tarihinde kesinleştirildiği, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.06.2020 tarihli 2020/172 Esas ve 2020/335 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 18.03.2020 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanması ile sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesine eklenen hüküm, 5237 sayılı Kanunun 62... . maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; yasal unsurların oluşmadığına, müvekkilinin ibraz için ek süre talebine menfi veya müspet bir karar verilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; defter ve belge gizleme suçu ile ilgili olarak dosya kapsamında incelemenin 213 sayılı Yasanın 139. maddesindeki hangi istisnai hal nedeni ile dairede yapılmasının gerektiği ( işyerinde yapılmadığı) hususunda bir tespit ya da belge bulunmadığının görüldüğü, ilgili kuruma yazılan müzekkereye rağmen dairede inceleme yapılmasını gerektiren bir halin varlığına dair delil ya da belge sunulmadığı, incelemenin iş yerinde yapılmasının esas olduğu, dairede inceleme yapılmasının yasada sayılan hallerde başvurulması gereken bir yol olduğu, böyle bir halin varlığı sabit değilken, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, sanık hakkında atılı suçu işleme kastı ile hareket ettiğinin ve eyleminde atılı suçun unsurlarının oluştuğunun kabulü mümkün görülmediği gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda; 22/06/2015 tarihli yoklama fişinde işyeri adresinin faal olmadığı ve kapalı olduğunun tespit edildiği ve incelemenin yerinde yapılması imkansız olduğu, sanığa defter ve belgelerini incelemek için ibraz etmesine dair tebligat usulüne uygun olarak 23/10/2015 tarihinde adresine yapıldığı ancak mazereti olmaksızın belli edilen zamanda defter ve belgeleri ibraz etmediği, sanığın temsil yetkisinin bulunduğu ve üzerine atılı "Defter ve Belgeleri ibraz etmeme" suçunu işlediği anlaşılmakla sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar vermek suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.05.2018 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 18.03.2020 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun oluşabilmesi için, defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla ibrazının istenmesi gerektiği, dosya kapsamından varlığı anlaşılan 29.06.20 15... .10.2015 tarihli iki ayrı istem yazısının dosya içerisinde bulunmadığı, bu nedenle istem yazılarının dosya arasına getirtilmesi ve gerekçeli kararda suça esas alınan istem yazısının hangisi olduğunun belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,

2.Dosya kapsamına göre, vergi tekniği raporunda mükellefin ibrazı istenenen defter tasdikine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığının bildirildiği ancak matbaa basım bilgilerine yer verildiği, çıkartılan tebligatın, sanığa MERNİS adresine tebliğ edildiği, 213 sayılı VUK’un 139/2. maddesine göre, incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağı ve sanığın mahkeme huzurunda işyerinin faal olduğuna dair beyanı dikkate alınarak; sanığın iş yerinin tebliğ tarihi itibarıyla faal olup olmadığının dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, defter ve belgelerin istendiği ilk tarih olan 29.06.2015 tarihi itibarıyla işyerinin faal olup olmadığının araştırılması, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK’un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespit varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi ile sanığın beyanında geçen avukat ... tarafından istenilen belgelerin ibraz edilip edilmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, varsa buna ilişkin belgelerin istenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/3948, K. 2026/5808, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-3948-e-2026-5808-k-045972d53d2c