Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29846 E. 2026/7813 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29846
- Karar No
- 2026/7813
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/75 E., 2016/42 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık ...'in duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek,
Gereği düşünüldü:
A. Her İki Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Sanık ...'e İsnat Edilen Nitelikli Dolandırıcılık Suçları Yönünden Sanık ... hakkındaki hükümler yönünden; UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümlerden sonra sanık ...'ın 30.01.2026 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davalarının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu,
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden ise; sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, 31.12.2007 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla,
Sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle, sanık ... hakkındaki resmî belgede sahtecilik kamu davasının ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Mahkemesince sanıkların iştirak hâlinde, ...’i borçlu göstermek suretiyle toplam dokuz adet 102.000,00 TL tutarında sahte bonoyu düzenleyerek temyiz dışı ... ve ...'in şirketleri adına ...’tan kullanılan kredilerin teminatı olarak bankaya verdikleri, kullanılan kredilerden esasen sanıklar ... ve ...’in yararlandıkları ve bu suretle banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunu işlediklerinin kabul edildiği olayda,
İnceleme konusu dosyada ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin arşivinde bulunan bağlantılı Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, ... ile alacağın temlik edildiği varlık yönetim şirketlerine bu hususlarda birçok kez yazı yazıldığı, ancak her bir bononun hangi krediye ilişkin olarak ve kredi tahsisinin hangi aşamasında bankaya teslim edildiğinin belirlenemediği, bu suretle belirtilen araştırmalardan sonuç alınamadığı; buna karşılık temyiz dışı sanıklar ... ve ...’in kredilerin önce kullandırıldığını, ödeme güçlüğü çekilmesi üzerine suça konu bonoların sanık ... tarafından kendilerine getirilerek ciro ettirildiğini beyan ettikleri, sanık ...’in de ...’in kendisine verdiği bonoları ... ve ...’e ciro ettirdikten sonra tekrar ...’a verdiğini ve bonoların kredilerin vadelerinin uzatılması amacıyla kullanıldığını söylediği, bono düzenleme tarihlerinin de bu anlatımlarla uyumlu olduğu anlaşılmakla; mevcut delillerin kredilerin önce kullandırıldığı, suça konu bonoların ise daha sonra borcun ödenebilmesi ve vadelerin uzatılması amacıyla verildiği yönünde olduğu ve sahte bonolar ile kredi tahsisi arasındaki nedensellik bağının her türlü şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.