Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/12152 E. 2026/7102 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/12152
- Karar No
- 2026/7102
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1702 Esas, 2024/1856 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2023/640 Esas, 2024/221 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-b maddesi gereği beraatine hükmedilmiştir.
B. İstinaf Katılan vekilinin ve münhasıran vekalet ücreti yönünden olmak üzere sanık müdafiinin istinaf talepleri üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.07.2024 tarihli ve 2024/1702 Esas, 2024/1856 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmüne sanık lehine "3-1136 sayılı Avukatlık Kanunun 168. ve Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4 maddesi ve ekli tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümü gereğince kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine 29.800 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile Hazine idaresinden alınarak sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi ve diğer madde numarasının bu durama göre sirayet ettirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın katılanı temsil ettiği boşanma davasında süresi içerisinde tanık listesi bildirmemiş olması nedeniyle davanın reddedildiğine ve katılanın bu dava süresince mağdur olduğuna, davanın reddinden sonra da sanığa ulaşamadığına, istinaf sonrası yeniden görülen davanın kabul edildiğine, sanığın sunmadığı tanık listesi sebebiyle davanın beş yılda sonuçlandığına ve bunun da katılanın daha fazla mağdur olmasına neden olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince beraatine hükmolunması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesine atıf yapan düzenleme karşısında, malul hali, sağır ve dilsizliği olmadığı anlaşılan reşit sanık için alt sınırı beş yılın altında hapis cezasını gerektiren atılı suç yönünden müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olmadığı, görevlendirmenin sanığın müdafii talebi olmaksızın İlk Derece Mahkemesi tarafından tensip aşamasında resen yapıldığı cihetle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi yerine, gerekmediği halde gerçekleştirilen görevlendirme sebebiyle sanık lehine ayrıca vekalet ücreti ödenmesine dair bent eklenmek sureti ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki “Ancak; Beraat eden sanık lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi ve ekli tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümü gereğince 29.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi, Nedeni ile hukuka aykırılık mevcut olup, başvuranın istinaf itirazları bu itibarla yerinde ise de bu hususun esasa etkili olmayıp düzeltilmesinin de yeniden yargılamayı gerektirmediği, bu hususta Dairemizce CMK'nın 280/1-a maddesi delaleti ile CMK'nın 303. maddesi kapsamında karar verilmesinin mümkün olduğu kanaatine varılmakla; İstinaf kapsamındaki beraat hükmünde; "3-1136 sayılı Avukatlık Kanunun 168. ve Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4 maddesi ve ekli tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümü gereğince kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine 29.800 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile Hazine idaresinden alınarak sanığa verilmesine," bendinin eklenip, diğer madde numarasının bu durama göre sirayet ettirilmek suretiyle;” ve “DÜZELTİLEREK” ibarelerinin karardan çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.