Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/14648 E. 2026/12246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14648
Karar No
2026/12246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/738 E. 2023/818 K. SUÇLAR : Hakaret, Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve katılan ...'a yönelik hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine, katılan ...'ya yönelik hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz isteği özetle; suça konu sözlerin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olmadığına, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği özetle; sözlerin suçu oluşturduğuna, emsal yargı kararlarının bulunduğuna, ifade özgürlüğü kapsamında olmadığına, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine dairdir. Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A.Sanık Hakkında Cumhurbaşkanına Hakaret ve Katılan ...'a Yönelik Hakaret Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B.Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Hakaret ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçlarından Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden 1.Hakaret suçundan yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görüldüğünden sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; Sanığın, Mahkemece mahkumiyete kabul edilen paylaşımlardan yalnızca 02.02.2021 tarihli paylaşımda geçen sözlerin hakaret suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca cezasında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, 2. İnsanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi ve yayabilmesi olarak kabul edilen, ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır. Anayasa'nın 26. maddesinde, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bunun yanında, bu hak, birçok uluslararası belgeye ve mahkeme kararına da konu olmuştur. Türkiye'nin de yargılama yetkisini kabul ettiği AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10. maddesinin 2. paragrafı saklı tutulmak üzere, ifade özgürlüğünün sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız veya ilgisiz kabul edilen "bilgi" ve "fikirler" için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğunu pek çok kararında yinelemiştir. AİHM'e göre ifade özgürlüğü, yokluğu halinde "demokratik bir toplum"dan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir. Bununla birlikte, ifade özgürlüğü de mutlak ve sınırsız değildir. Bu hak kullanılırken bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınılması hem ulusal hem de uluslar arası mevzuatlarda yer almaktadır. Nitekim Anayasa'nın 26. maddesinde koruma altına alınan ifade özgürlüğü, aynı maddenin 2. fıkrasında belirtilen sebeplerle sınırlandırılabilir. Dolayısıyla anılan madde ile Anayasanın 13. maddesine göre, ifade özgürlüğüne yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamaz. Açıklamalar ışığında, somut olayda; sanığın eyleminin, ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında olduğu, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı düşünülmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Sanık Hakkında Cumhurbaşkanına Hakaret ve Katılan ...'a Yönelik Hakaret Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Hakaret ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçlarından Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/14648, K. 2026/12246, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-14648-e-2026-12246-k-365a3c86276b