Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/1473 E. 2026/7107 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1473
- Karar No
- 2026/7107
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1809 Esas, 2022/1748 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Katılan ...'ın UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre hüküm tarihinden sonra 03.12.2022 tarihinde öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekili ile arasındaki vekalet ilişkisinin ölümle son bulduğu, ölenin mirasçılarının ise katılanın haklarını takip etmek üzere 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesi gereğince davaya katılmadıkları, bu nedenle temyiz edenin buna yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/116 Esas, 2022/148 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 50/1-a madde ve fıkraları uyarınca 150 tam gün karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/1809 Esas, 2022/1748 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Avukat olan müvekkili hakkında görevi nedeniyle işlediği iddia edilen suça ilişkin özel soruşturma usulünün hatalı olarak uygulandığına, Cumhuriyet savcısı tarafından takipsizlik kararı verildiği halde yeniden soruşturma yürütülerek iddianame tanzim edildiğine, dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, lehe olan deliller toplanmadan ve mevcut deliller de hatalı olarak yorumlanarak müvekkilinin mahkumiyetine karar verildiğine, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması lüzumuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı ... Apartmanı bina yöneticiliği vekili sıfatıyla borçlu katılan hakkında toplam 10.747,00 TL alacağın tahsili amacıyla Bayındır İcra Müdürlüğünün 2019/9 70... /1518 sayılı dosyaları üzerinden yürüttüğü takipler sırasında, alacağın 9.500,00 TL'lik kısmını 21.06.20 19... .07.2019 tarihli dekontlar ve makbuz karşılığında haricen tahsil ederek borcun tamamının ödendiğine dair katılana ibraname verdiği halde 10.01.2020 tarihinde görüştüğü katılandan 2.000,00 TL fazladan tahsilat yapmaya çalıştığı, sorumluluktan kurtulmak amacıyla katılana daha önceden verdiği ibranameyi yırtarak imha ettiği iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Bayındır İcra Dairesinin 2019/970 sayılı takip dosyası incelendiğinde, borcun dayanağının çatı yenileme, dış cephe mantolama ile dış cephe, merdiven boşlukları ve bahçe duvarlarının boyama işinin yaptırılmasına yönelik olarak 23.11.2018 tarihinde alınan apartman yönetim kurulu kararı olduğu, katılan hakkında 16.07.2019 tarihinde 5.882,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 8.692,50 TL üzerinden icra takibi başlatıldığının anlaşıldığı, katılanın söz konusu icra takibi başlatılmadan önce 21.06.2019 tarihinde 1.000,00 TL parayı apartman yönetimi hesabına yatırdığı, 500,00 TL parayı 18.07.2019 tarihinde Bayındır İcra Dairesinin banka hesabına depo ettiği, 8.000,00 TL parayı ise aynı tarihte haricen sanık avukata vererek karşılığında makbuz aldığı, Bayındır İcra Dairesinin 2019/1518 sayılı takip dosyasındaki borcun konusunun ise apartman aidat borçları, güneş enerjisi söküm bedeli ve apartman tadilatından bakiye kalan miktara ilişkin olduğu, katılan hakkında 23.10.2019 tarihinde 970,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.054,50 TL üzerinden icra takibi başlatıldığının tespit edildiği, takip dosyalarına konu borçların farklı olması, 2019/1518 sayılı dosyadaki icra takibinin başlatıldığı tarih dikkate alındığında, katılanın tüm ödemelerini 2019/970 sayılı icra takip dosyası kapsamında yaptığının anlaşılması, katılanın da beyanlarında dış cephe mantolama işi için ödeme yaptığını belirtmesi, dosya arasında bulunan kamera kaydı çözüm tutanaklarına göre katılan tarafından sanığa uzatılan bir kağıdın yırtıldığı tespit edilmiş ise de haricen ödenen paranın 8.000,00 TL olduğuna ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf olmaması ve sanık avukat tarafından ödeme yapıldığına dair katılana verilen belgenin dosya arasında bulunması, 2019/1518 sayılı icra dosyasındaki takibe konu miktarın 2.054,00 TL olması dikkate alındığında, sanığın fazladan tahsilat yapmaya çalıştığına ilişkin herhangi bir eylemine rastlanmaması karşısında, savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı nazara alınarak, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi, Kabule göre de; 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, hak yoksunluğu süresinin hükümde belirtilen gün sayısı olan "75 gün" yerine "2 ay 15 gün" olarak fazla belirlenmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.