Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2478 E. 2026/4343 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2478
Karar No
2026/4343
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/123 E., 2021/179 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3, 53/6. maddeleri gereğince 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, 1 yıl süre ile meslekten men edilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda değerlendirme yapılmadığına, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, iş güvenliği hususunda sanık tarafından gereken her şeyin yapıldığına, ölenin kusurlu olduğuna, bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğuna, sanığın kusurunun bulunmadığına, hükmolunan cezanın fazla olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.05.2018 tarihinde saat 14.55 sıralarında, ... Mahallesi ... Caddesi No: A .../Samsun adresindeki inşaatta demir ve kaynak ustası olarak çalışan ...'un inşaatın 9.katında çalışırken düşerek öldüğü olayda, temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'in ... Şirketi'nde çalıştıkları, sanık ...'in şirketin yaptırmakta olduğu inşaatın yetkilisi ve müdürü, sanık ...'nin ise şantiye şefi(inşaat sorumlusu) olduğu, söz konusu olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğu, inşaat işinin çok tehlikeli işler sınıfında yer aldığı, söz konusu inşaatta düşmeyi engelleyecek herhangi bir korkuluk bulunmaması, içeride çalışırken emniyet kemeri ile bağlayacak yaşam hattı, emniyet kemeri olmadan çalışma yapması, kişisel koruyucu donanımların kullandırılmaması, vinç ile kaldırılan malzemenin alındığı pencerenin önünde malzeme geldiğinde malzemeyi içeriye alacağı zaman düşmeyi engelleyecek şekilde açılır kapanan korkuluğun bulunmaması, emniyet kemerini bağlayacak sabit kancanın yapılmaması, kullanılan gırgır vincin emiyetsiz olması, işe uygun makine ekipmanın temin edilmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde işyerinde çalışanlara iş sağlığı güvenliği eğitimi verilerek, güvenli çalışma alışkanlığı kazandırılmaması, inşaat iş yerinde etkin bir gözetim ve denetim mekanizması oluşturulmaması, iş güvenliği tedbirlerinin çalışanların insiyatifine bırakılması sebebiyle şantiye şefi olan sanığın asli kusurlu, sanık ...'in olay yerinde inşaat sorumlusu olarak sanık ...'i görevlendirmesi nedeniyle kusursuz, ölenin ise almış olduğu eğitim ve talimatlara rağmen yaptığı çalışmalarda gerekli özen ve tedbiri göstermemesi nedeniyle tali kusurlu olduğu belirlenerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki düzenleme göz önüne alındığında 2-6 yıl aralığında temel cezanın 2 yıl 4 ay olarak belirlenmemesi ve koşulları oluştuğundan sanığın ekonomik durumu da göz önünde bulundurularak hapis cezasının seçenek para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR İlk Derece Mahkemesince taksirli suç açısından temel cezanın belirlenmesinde 5235 sayılı TCK'nın 61. Maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağı gözetilmemiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan yeniden makûmiyet hükmü kurulduğu ve temel ceza belirlenirken anılan gerekçeye dayanılmadığı gözetilmeden, hüküm fıkrasından "failin güttüğü amaç ve saik" ibareleri çıkarılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini öneren Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinin, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmesi, dayanak maddeleri olan 5237 sayılı Kanun'un 52/2 ve 52/3. maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1.maddesi gereği hükmün (2) numaralı bölümünün beşinci paragrafı hükümden çıkarılarak yerine ''Sanığa verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine;5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 40,00 TL olarak hesabıyla 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2478, K. 2026/4343, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2478-e-2026-4343-k-dd435afc3ed7