Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3186 E. 2026/4667 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3186
- Karar No
- 2026/4667
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2820 E., 2025/141 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/22 Esas, 2024/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/2820 Esas, 2025/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; teşebbüsün derecesine, haksız tahrike ve derecesine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığı ve eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturacağından bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine ve haksız tahrik uygulanmasında gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Haksız tahrike ilişkin kabul ve uygulamada gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye düşülmüş ise de, oluşa ve dosya kapsamına göre belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, katılandan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve davranışın ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanığın çalıştığı benzin istasyonuna katılanın aracına yakıt almak amacı ile oğlu olan tanık ... ile geldikleri, katılanın aracın arka camından içtiği sigaranın izmaritini yere atması üzerine sanığın katılanı uyardığı, katılanın sanığa hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği ve sanığın yakasından tuttuğu, bunun üzerine sanığın çantasından çıkardığı tabanca ile katılana market dışında üç el ateş ettiği, aralarındaki kovalamacada markete kaçan, katılanı takip eden sanığın market içerisine girdiği ve burada yaptığı üç atış sonucu katılanın sağ ve sol bacaklarından basit bir tıbbi
müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek kemik kırıkları oluşturacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek nitelikte husumetin bulunmayışı, sanığın imkanı bulunmasına rağmen hedef aldığı vücut bölgeleri, eylemine kendiliğinden son vererek olay yerinden kaçması, katılan yaralanmasının niteliği birlikte değerlendirildiğinde, eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmayan sanığın "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3 maddelerinin uygulanması sırasında, aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, tehlikenin ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak, alt ve üst sınırlar arasında sonuca etkili makul bir ceza ile cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/2820 Esas, 2025/141 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.