Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2202 E. 2026/5801 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2202
- Karar No
- 2026/5801
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1405 E., 2024/1860 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı müdafi, sanık ... müdafi, katılan ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/1405 Esas, 2024/1860 Karar sayılı kararının, adli süreçteki çocuk ... müdafi, adli süreçteki çocuk ... müdafi, sanık ... müdafi, katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyiz incelemesine konu istinaf mahkemesi kararı ile Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararının, katılan ... adına tebliğe çıkarıldığı ancak tebligat mazbataları üzerinde yapılan incelemede muhatabın esas mahkemesince beyanı alındığı sırada belirtmiş olduğu adresinden farklı bir adrese tebligatların yapıldığı, iade gelmesi üzerine katılan ...'nin mernis adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi şerhli davetiye çıkarıldığı, adresin kapalı olması sebebi ile mahalle muhtarına tebliğ edildiği bu itibarla adı geçen katılan adına çıkartılan tebligatların usûlüne uygun olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında "...vekilden farklı olarak müdafii şüphelinin/sanığın temsilcisi değil, ondan bağımsız ayrı bir ceza muhakemesi organı/öznesidir. Ceza muhakemesinde müdafii savunduğu kişiyi temsil etmemekte, kamusal bir yargılama makamı olarak kişinin savunmasına destek sağlamaktadır. Buna göre şüpheli/sanık ile müdafii ilişkisinin temsil kavramıyla açıklanması olanaklı değildir. Buradaki ilişki temsil ilişkisi olmayıp işleyişi kamu hukuku kurallarıyla düzenlenmiş bağımsız bir görev ilişkisidir. Şüpheli/sanık ve müdafii birlikte ancak birbirinden bağımsız olarak savunma makamını işgal eden iki süjedir. Dolayısıyla savunmaya ilişkin tüm kararlar iki süjeyi de ilgilendireceğinden, ilgili sıfatıyla hem müdafiine hem de şüpheli/sanığa tebligat yapılmalıdır." şeklinde belirtildiği üzere hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan sanığa da gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerektiğinin belirtildiği, dosya içeriğinde istinaf mahkemesi kararı ile Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararının, sanık ...'e tebliğ edildiğine dair herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla inceleme konusu gerekçeli kararların adı geçen sanığa tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesi, aksi halde gerekçeli kararların usûlüne uygun şekilde sanık ... ve katılan ...'ye tebliği ile tebliğ - tebellüğ evraklarının ve hükmü temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının geri gönderilmek kaydıyla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.09.2026 tarihinde karar verildi.