Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/7480 E. 2026/4664 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7480
- Karar No
- 2026/4664
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/206 E., 2025/318 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2021/129 Esas, 2022/1271 Karar sayılı kararının katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2025 tarihli ve 2023/2531 Esas, 2025/1383 Karar sayılı kararı ile özetle; katılandan sanığa yönelen tehdit ve yaralama niteliğindeki eylemlerin boyutu nazara alınarak sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddeleri uyarınca makul ile asgari oran (1/4) arasında indirim yapılması gerekirken makul oranda indirim yapılarak eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2025 tarihli ve 2025/206 Esas, 2025/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; teşebbüsün derecesine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücretine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığı ve eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturacağından bahisle suçun vasfına, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, gönüllü vazgeçme hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargıtay bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı okunmasına ve katılan kurum vekili ile sanıktan diyeceklerinin sorulmasına rağmen bozmaya uyulup uyulmamasına karar verilmediği, buna göre öncelikle usulüne uygun şekilde Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmamasına karar verildikten sonra bir hüküm verilmesi gerekirken bu yönde bir ara karar verilmeden hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, 35/2. maddelerinde düzenlenen nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve bozmanın sanık aleyhine olduğu nazara alınarak, sanığın bozma sonrası yapılan 20.05.2025 tarihli duruşmada müdafisi olmaksızın savunmasının alınarak 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Bozma ilamında sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca makul (1/2) ile asgari oran (1/4) arasında indirim yapılması gerektiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında Mahkemece sanık hakkında verilen hükümde bozma ilamında belirtilen makul ile asgari oran arasında (1/3) indirim yapılması yerine bozmayı etkisiz kılacak şekilde asgari oranda indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, davaya katılan ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2, 3, 4 ve 5) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bozmaya uyulup uyulmamasına karar verilmemesi, zorunlu müdafii bulunmadan sanığın savunmasının alınması, haksız tahrikin derecesi ve vekalet ücreti nedenleriyle yerinde görüldüğünden İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2025 tarihli ve 2025/206 Esas, 2025/318 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.