Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/1588 E. 2026/8804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1588
- Karar No
- 2026/8804
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2713 E., 2022/2401 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dileksinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/432 Esas ve 2022/144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-L, son, 158/3, 43, 62, 52... . maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 26.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE Sanık ...'nun ve temyiz dışı sanıklar ... ile ...'ın fikir ve eylem birliği içinde hareket edip birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlendiği iddia olunan nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında, adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmaları ve ek savunmalarının müdafii huzurunda ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca müdafiinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla; sanıkların iştirak iradesi içerisinde birlikte hareket ettiği iddia ve kabul edilen somut olayda sanık ...'nun yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi kendisine 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi de tayin edilmeksizin savunması ve ek savunmasının tespit edilmesi, istinabe yasağı bulunduğu halde sanık ...'nun sorgusunun istinabe suretiyle yapılması ve hüküm duruşmasında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e ve h maddeleri kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2026 tarihinde karar verildi.