Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/7529 E. 2026/11455 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/7529
Karar No
2026/11455
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/602 E., 2026/659 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/51 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararı verilen sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine yönelik hükmün aleyhe

istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 12.09.2025 tarihli, 2022/2982 Esas ve 2025/1815 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2026 tarihli, 2025/306 Esas ve 2026/36 Karar sayılı kararı ile bu kez sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. İstinaf merciinin tanıkları ve sanığı dinlemeden dosya üzerinden karar vermesinin mutlak bozma sebebi olduğuna, 3. Yeterli delil bulunmadığına, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Haksız ceza aldığına, 6. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 7. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, 8. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda " ...suç konusu uyuşturucu maddenin, içerdiği eroin miktarından ziyade kullanım sınırının oldukça üzerinde olan brüt madde miktarının dikkate alınması gerektiği, sanığın kullanmak için bulundurduğuna yönelik savunmalarının kendini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatiyle sanığın yakalanış biçimi, sanıktan ele geçirilen eroin maddesinin kullanım sınırının üzerinde olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğu, bu nedenle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin..." hukuka aykırı olduğuna ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 12.09.2025 tarih, 2022/2982 Esas ve 2025/1815 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2026 tarih, 2025/306 Esas ve 2026/36 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.03.2026 tarih, 2026/602 Esas ve 2026/659 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/7529, K. 2026/11455, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-7529-e-2026-11455-k-14c177ea21a3