İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/428 E. 2026/944 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/428
- Karar No
- 2026/944
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/428 Esas - 2026/944 T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/428 KARAR NO : 2026/944
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 06/05/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkil Ali Fuat İzgi'nin murisi Seyfullah Açıköz'ün 22.01.2023 tarihinde vefatı üzerine davalı Akyel Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne miras yoluyla ortak olduğunu, 03.04.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararla Mehmet Hilmi Açıköz, Ali Köyük, Ömer Köyük ve Recep Köyük'e aylık 148.500 TL, 135.000 TL ve 87.750 TL tutarlarında fahiş huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, müvekkilin bu karara toplantıda muhalefet şerhi koyduğunu, şirket müdürü olmayan Ömer Köyük ve Recep Köyük'e huzur hakkı ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu, huzur hakkının fiili çalışmanın karşılığı olan bir ücret olmadığını, yapılan ödemelerin örtülü kâr dağıtımı niteliği taşıdığını ve şirketin mali yapısını bozduğunu, bu durumun müvekkilin kâr payı alma hakkını ihlal ettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 449. maddesi uyarınca dava sonuna kadar kararın yürütülmesinin tedbiren durdurulması gerektiğini, davalı şirketin 03.04.2026 tarihli genel kurulunda alınan 3 numaralı kararın iptal edilmesinin zorunlu olduğunu, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini belirterek tedbir talebinin kabulünü ve söz konusu genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Kayseri 1. Noterliğinin 05/05/2021 tarih ve 05727 yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden Akyel Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına hareket edildiğini, davacı tarafın 03/04/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın iptali ve ihtiyati tedbir talebiyle açtığı davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, davalı şirkete dava dilekçesinin 07/05/2026 tarihinde tebliğ edildiğini, mahkemenin 14/05/2026 tarihli ara kararı ile verilen ek süre içerisinde cevapların sunulduğunu, genel kurul kararlarının iptali için TTK 446. maddesi uyarınca toplantıda muhalefet şerhinin usulüne uygun şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiğini, davacının bu şartı yerine getirmediğini, dava konusu ödemelerin huzur hakkı değil fiilen çalışan ortaklara verilen ücret niteliğinde olduğunu, şirket ortaklarının bilfiil mesai harcadıklarını, belirlenen ücretlerin şirketin mali yapısı ve emsal ücretler göz önüne alındığında makul olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin geçimlerini bu ücretle sağladıklarını, ihtiyati tedbir talebinin kabulünün mağduriyete yol açacağını, Seyfullah Açıköz'ün 22/01/2023 tarihinde vefatı ile mirasçıları olan Fatma Açıköz, Mehmet Hilmi Açıköz, Gülten Nur İzgi ve Gülsüm Betül Tecimer'in durumunun dikkate alınması gerektiğini, Gülten Nur İzgi'nin 08/02/2023 tarihindeki vefatı sonrası mirasçılık durumunun oluştuğunu, sunulan emsal Yargıtay kararlarının davacının iddialarını desteklemediğini, şirketin defter, kayıt ve vergi beyannamelerinin incelenmesi ile bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, sonuç olarak ihtiyati tedbir talebinin reddini, davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap olduğu, ilgili kayıt ve belgelerin dosyamız arasına alındığı görüldü. Mahkememizce davalı tarafın 2020-2026 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, HMK'nun 273. Maddesi gereğince iddia, savunma, ticaret sicil kayıtları, genel kurul kararları, hazirun cetvelleri, davalı şirketin defter ve kayıtları ile diğer tüm deliller incelenmek sureti ile 03.04.2026 tarihli olağan genel kurulun 3 nolu maddesinin gerek şekli bakımdan toplantı ve karar yeter sayısının bulunup bulunmadığı, kanuna, şirket esas sözleşmesine ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, davalı şirketin önceki genel kurul kararlarında alınan yönetim kurulu üyelerine verilmesi kararlaştırılan huzur hakkı miktar ve değerlerinin tespiti, dava konusu genel kurulun gündemin 3. Maddesinde alınan huzur hakkı konusundaki kararda yönetim kurulu üyelerine verilmesi karalaştırılan ücret miktarının önceki yıllardaki genel kurul toplantılarında belirlenen huzur hakkı miktarlarına göre artışının olup olmadığı, varsa artışın % kaç olduğu, fahiş artış olup olmadığı, davalı şirketin genel kurulunun yapıldığı dönemdeki ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, şirketin faaliyet alanları, gelir gider cirosu gibi kriterlere göre şirket yönetim kurulu üyelerenini harcadığı emek ve mesaileri ile orantılı olup olmadığı, şirket yöneticisi olmayan ortakların huzur hakkı alıp almadığı konularında rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememizce alınan 07/09/2026 tarihli Muhasebeci bilirkişi ve Nitelikli Hesaplama uzmanı heyeti raporundan özetle; Muhasebeci bilirkişi incelemesi; Derdest dava konusu 03.04.2026 tarihli Genel Kurulun 3. Maddesinde şirket ortakları Ali Köyük’e aylık net 148.500,00-TL Ömer Köyük’e aylık net 135.000,00- TL, Mehmet Hilmi Açıköz aylık net 135.000,00-TL, Recep Köyük’e aylık net 87.750,00-TL huzur hakkı ödenmesine yönelik karar alınmıştır. Davalı şirketin yukarıda belirttiğimiz finansal yapısı ve faaliyet sonuçları bir bütün olarak dikkate alındığında söz konusu tutarları ödeyebilecek mali gücü olduğu, ödemesi planlanan huzur hakkı tutarlarının da şirket büyüklüğü ve faaliyet sonuçlarına göre makul olduğu yönünde rapor edilmiştir. Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi incelemesi; 1. Huzur Hakkına İlişkin Değerlendirme; Davalı şirketin 03.04.2026 tarihli Genel Kurul toplantısının 3. maddesinde; şirket ortaklarından Ali Köyük’e aylık net 148.500,00 TL, Ömer Köyük’e aylık net 135.000,00 TL, Mehmet Hilmi Açıköz’e aylık net 135.000,00 TL ve Recep Köyük’e aylık net 87.750,00 TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davalı şirkette müdür sıfatını haiz kişilerin Ali Köyük ve Mehmet Hilmi Açıköz olduğu; Ömer Köyük ve Recep Köyük’ün ise şirket müdürü olmadıkları anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun 394. maddesinin limited şirketler bakımından kıyasen uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ve yerleşik yargı içtihatları çerçevesinde yapılan değerlendirmede; huzur hakkının, şirketin yönetimi, temsili ve idari faaliyetlerine katılım karşılığında müdürlere ödenen bir mali hak niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, şirket müdürü sıfatını haiz olmayan ortaklar yönünden huzur hakkı adı altında ödeme yapılmasının, huzur hakkının niteliği ile bağdaşmayacağı; bu kişiler yönünden ortaklık sıfatından kaynaklanan bir kazanç söz konusu olacak ise bunun, şartları oluştuğu takdirde kâr payı/temettü dağıtımını kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Neticeten, 03.04.2026 tarihli Genel Kurul kararında huzur hakkı ödenmesine karar verilen kişiler bakımından, Ali Köyük ve Mehmet Hilmi Açıköz’ün müdür sıfatları nedeniyle huzur hakkı alabilecekleri; Ömer Köyük ve Recep Köyük yönünden ise müdürlük sıfatlarının bulunmaması nedeniyle huzur hakkı ödemesinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği düşünülmektedir. 2. Huzur Hakkı Tutarlarına İlişkin Değerlendirme Sayın Mahkemece, davalı şirket tarafından huzur hakkı ödemelerinin yapılmasının mümkün olduğu ve bu ödemelerin esas itibarıyla geçerli kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılması hâlinde; dosya kapsamında mevcut mali veriler incelendiğinde, belirlenen huzur hakkı tutarlarının davalı şirketin mali yapısı, gelir ve gider durumu ile birlikte değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, söz konusu huzur hakkı tutarlarının şirketin mali yapısı ile orantılı olup olmadığı hususundaki nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, mali veriler itibarıyla huzur hakkı tutarlarının şirketin mali yapısı ile orantılı olduğu yönünde rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacı Ali Fuat İzgi'nin, muris Seyfullah Açıköz’ün 22.01.2023 tarihli vefatı üzerine, davalı Akyel Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki paylarının miras yoluyla intikal ettiğini, bu suretle mirasın açıldığı tarih itibarıyla şirketin yasal ortağı sıfatını kazandığını, davacının davalı şirketin 03.04.2026 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısına vekili sıfatıyla temsil edilerek katılım sağlandığını, toplantıda davalı şirketin müdürü olmayan Ömer Köyük ve Recep Köyük'e huzur hakkı ödemesine karar verildiğini, oysa yöneticilik sıfatı taşımayan kişilere huzur hakkı ödenemeyeceğini, toplantıda alınan 3 numaralı kararda bu ödemelerin 4 ortağın "fiilen çalışmaları" sebebiyle verildiğinin genel kurul tutanağına geçirildiğini ancak huzur hakkının bir iş sözleşmesinin, fiziki çalışmanın veya bedeni mesainin karşılığı olan "maaş" ya da "ücret" olmadığını, TTK da limited şirketlerde genel kurul kararıyla şirket ortaklarına doğrudan maaş ödenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, bu durumun örtülü kar dağıtımı olması nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yapılan ödemelerin şirketin mali yapısını bozacak seviyede olduğunu belirterek davalı şirketin 03.04.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, hukuka, emredici mevzuata, esas sözleşmeye, eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı nitelikte bulunan 3 numaralı “Mehmet Hilmi Açıköz, Ali Köyük, Ömer Köyük ve Recep Köyük’e fahiş tutarlarda huzur hakkı ödenmesine” ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmektedir. Davalı taraf ise ödenen bedellerin mesai karşılığı verilen ücret olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin tam gün mesaisini şirkete tahsis ettiğini, geçimlerini de iş bu bedel ile sağladıklarını, huzur hakkı tabirinin yapılan işin mahiyetini ortaya koymadığını, Genel Kurul tutanağında da şirket ortaklarının fiilen çalışmalarının karşılığı olarak iş bu bedellerin ödendiği ifade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. TTK'nun 622. maddesinde "Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır." hükmüne yer verilmiş olup anılan madde uyarınca atıf yapılan TTK'nun 447. maddesinde "Genel kurulun, özellikle; a)Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b)Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c)Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." denilerek butlanı gerektiren haller açıklanmıştır. Aynı Kanun'un 445. maddesinde ise "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." düzenlemesine yer verilmiş olup 446. maddesinde ise "a)Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b)Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c)Yönetim kurulu, d)Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." denilmek suretiyle iptal davası açabilecek kişiler sayılmıştır. Yokluğun veya batıllığın tespiti hususunda dürüstlük kurallarına aykırı düşmedikçe olumlu oy vermiş paydaşlar da dahil olmak üzere menfaat sahibi tüm ilgililer herhangi bir süreye tabi olmaksızın dava açabilirler. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/15625 E. 2016/3083 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) Bu davaya açmakta korunmaya değer menfaati olanlar, başta şirket ortakları olmak üzere alacaklılar ve yönetim kurulu üyeleridir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2024/240 E. 2024/400 K. Sayılı ilamı) Eldeki davada davacı taraf davaya konu 03.04.2026 tarihli genel kurulun 3 no.lu kararının iptali talep edilmiş olup dava 06.05.2026 tarihinde açıldığından süresi içerisinde açıldığı açıktır. Davacı vekilinin anılan toplantının 3. gündem maddesinde oylanan karara karı açıkça olumsuz (ret) oy kullandığı ve bu muhalefetini toplantı tutanağına yazdırdığı görülmektedir. TTK 616 vd. maddelerde Genel Kurula ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Buna göre limited şirkette Genel Kurul Toplantısı için toplantı nisabı öngörülmemiştir. Daha açık anlatımla toplantıda tek bir ortak dahi bulunsa gündemdeki konularla ilgili karar alabilir. Karar yeter sayılarına ilişkin ise TTK Madde 620 “Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır” Şeklinde hüküm bulunduğu görülmüştür. Devamında yer alan 621. Maddede ise özel nisap gerektiren haller sıralanmış olup somut olayda yer alan iddiaların ise özel nisap gerektirmediği gözetildiğinden 03.04.2026 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, madde 620 'de yer alan oyların salt çoğunluğunun (%50+1) sağlanıp sağlanmadığı hususu yönünden incelenecektir. Somut olayda toplantıda toplam1000 adet hissenin 922 adetinin hissenin asaleten 78 adet hissenin ise vekaleten temsil edildiği, Ali Fuat İzgi, Eymen İzgi ve Ahmet İzgi'nin vekili olarak toplantıya katılan avukat Salim Aker'in karara muhalefet ettiği ve ret oyu verdiği görülmüştür. Bu kapsamda; Ali Fuat İzgi, Eymen İzgi ve Ahmet İzgi'ye ait toplam 78 adet vekaleten temsil edilen payın ret oyu verdiği, geri kalan hissedar sahiplerinin ise kabul oyu verdiği gözetildiğinde toplam 922 olumlu oy, 78 olumsuz oya karşı, oy çokluğu ile kararın alındığı ve karar nisabının sağlandığı görülmüştür. Davaya konu edilen toplantının 3. Maddesi “Huzur Hakkı ödemesi hususuna geçildi. Şirketimizin fiilen çalışan ortakları olan Ali KÖYÜK'e aylık net 148.500,00-TL Ömer KÖYÜK'e aylık net 135.000,00-TL, Mehmet Hilmi AÇIKÖZ aylık net 135.000,00-TL, Recep KÖYÜK'e aylik net 87.750,00-TL olarak 01.04.2026 tarihinden itibaren ödenmesine oy çokluğu ile karar verildi. Ali Fuat İzgi, Eymen İzgi ve Ahmet İzgi nin vekili olarak toplantıya katılan avukat SALİM AKER söz aldı. Müvekkillere huzur hakkı verilmeyip ALİ KÖYÜK, ÖMER KÖYÜK, RECEP KÖYÜK ve MEHMET HİLMİ AÇIKÖZ e huzur hakkı ödenmesine muhalefet ediyor ve ret oyu veriyorum.” şeklindedir. TTSG incelenmekle Ali Köyük, Seyfullah Açıköz ve Mehmet Hilmi Açıköz' ün davalı şirketin müdürü olduğu ancak Ömer Köyük ve Recep Köyük'ün şirket yönetiminde yer almadığı görülmektedir. TTK madde 394 “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.” Hükmüne amirdir. Limited şirkette müdürlere verilecek ücrete ilişkin düzenleme olmamakla birlikte Anonim şirkete ilişkin hükümler kıyasen uygulanacaktır. Bu kapsamda TTK Madde 616/1-f'de “Müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi ve ibraları” genel kurulun yetkiler arasında sayılmış olup bu nedenle müdürlere ödenecek ücretin belirlenmesi konusunda karar alma yetkisi münhasıran genel kurula ait olup, bu yetkinin başka bir organ veya kişiye devri mümkün değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 394. maddesinin limited şirketlere kıyasen uygulanması ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca huzur hakkı; şirketin yönetimi, temsili ve idari toplantı faaliyetlerinin karşılığı olarak yalnızca şirketi temsile yetkili müdürlere tahsis edilebilecek mali bir haktır. Davalı şirket tarafından şirket müdürü olmayan ortaklara ancak kar payından mahsup edilmek üzere temettü dağıtımı söz konusu olabilecektir. Limited şirketlerde ortaklık sıfatı tek başına huzur hakkı veya maaş talep etme hakkı doğurmamakta olup, ortakların şirketten elde edebileceği yasal mali haklar kâr payı (TTK m. 608 vd.) ve tasfiye payından ibarettir. Açıklanan nedenle iptali istenen 3. Madde başlığında açıkca huzur hakkı ifadesi yer almakta olup Ömer Köyük ve Recep Köyük'ün yönetici sıfatı bulunmadığı, yönetici ve temsil yetkisi olmayan ortaklara genel kurul kararıyla "huzur hakkı" adı altında düzenli ödeme yapılması ise yerleşik Yargıtay uygulamalarında ve emsal kararlarda örtülü kar dağıtımı mahiyetinde değerlendirilmekte ve sermayenin korunması ilkesi ile dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği gözetilerek yöneticilik sıfatı olmayan Ömer Köyük ve Recep Köyük yönünden davalı şirketin 03.04.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın Ömer Köyük ve Recep Köyük' huzur hakkı ödenmesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. Dava şirketin yöneticisi Mehmet Hilmi Açıköz ve Ali Köyük, Ömer Köyük yönünden yapılan değerlendirmede ise; yönetim kurulu başkan ve üyeleri için belirlenen aylık ücretin fahiş olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerledirme yapılırken de genel kurulun düzenlendiği dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti, bu itibarla davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/2906 Esas ve 2020/94 Karar sayılı ilamı) Bu itibarla yapılan inceleme sonucunda; davalı şirketin önceki genel kurullarında huzur hakkı ödemesine ilişkin bir karar alınmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin mali yapısı mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş olup şirketin finansal yapısı, karlılık durumu ve satış hacmi dikkate alındığında 03.04.2026 tarihli Genel Kurulun 3. Maddesinde şirket ortakları Ali Köyük'e aylık net 148.500,00-TL ve Mehmet Hilmi Açıköz aylık net 135.000,00-TL huzur hakkı ödenmesinin şirketin mali yapısı ile uyumlu olduğu belirlenmiş olup davalı şirketin faaliyet alanı, iş yaptığı sektör, müdürün üstlendiği sorumluluk ve iş yükü, şirketin mali durumu, yıllık satış hacmi, kâr durumu nazara alındığında davacının yöneticilere fahiş miktarlarda ücret ödendiği yönündeki iddiasının somut verilere dayanmadığı gözetilerek Ali Köyük ve Mehmet Hilmi Açıköz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalı şirketin 03.04.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın Ömer KÖYÜK'e aylık net 135.000,00-TL, Recep KÖYÜK'e aylık net 87.750,00-TL huzur hakkı ödenmesine yönelik kısmının iptaline, fazlaya yönelik istemin reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcı dava açılırken davacıdan peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 1.738,70-TL tebligat ve posta gideri ile 16.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.738,70-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek, yapılan yargılama giderinin 1/2 oranı olan 8.869,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı asil ve vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/10/2026
Başkan ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır