Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1295 E. 2026/1672 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1295
- Karar No
- 2026/1672
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1295 Esas
KARAR NO:2026/1672 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKMEESİ(Kapatılan)İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2023/901 Esas - 2024/252 Karar
TARİH:27/03/2024
DAVA:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket olağan genel kurulunda alınan 10 nolu kararın ilan edilen gündem ile müzakere ile alınan kararın farklı olması, genel kurul çağrı ilanında yer alan 10.maddeye ilişkin "yeni nesil gemiler hariç olmak üzere şirketin faaliyetlerinden elde edilen tüm gelirlerin" ibaresi ile genel kurul kararında yer alan "ortak sermaye ile yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere şirketin tüm gelirlerinin" ibaresinin farklı olmaları, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilmesi, bu madde için verilen iki ayrı önergenin oylanma usulünün hatalı olması, 11 nolu kararın doğrudan 10 nolu karar ile bağlantılı olması, kararların anonim şirketin temel yapısını bozucu ve sermayenin korunması ilkesine aykırı bulunmaları, sermaye şirketi gelirlerinin, adi ortaklık gelirleri gibi dağıtılması sonucunu veren kararların zımni ana sözleşme değişikliği mahiyetinde bulunmaları, ayrıca 10 nolu kararda "ortak sermaye ile edilen gelirle hariç olmak üzere tüm gelirler" ibaresinin muğlak ve öngörülemez olması, kararların dürüstlük kuralına, eşit işlem ilkesine aykırı olmaları nedeniyle öncelikle yoklukla malul olduklarının, bunun kabul edilmemesi halinde batıl olduklarının tespitini, bunun da mümkün olmaması halinde iptal edilmelerini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin kendine has bir yapısı olduğunu, şirketin toplu taşıma yanında turizm faaliyetleri de yaptığını, şirket sermayesinin 50.000,00-TL olduğunu; ancak faaliyetlerin esasen ortakların sahibi oldukları ve davalı şirkete kiraladıkları kırk adet yolcu gemisi ve yakın zamanda şirketin kendi adına yaptırdığı dört adet gemi ile gerçekleştirildiğini, ortaklara ait gemilerin yolcu taşıma faaliyetlerinden elde edilen hasılatın, davalı şirket genel kurulunca onaylanan bizzat davacılardan ... ...'ün de imzası ile çıkan Çalışma Yönetmeliği'nin 2.bölümündeki "gemi hakedişlerinde uygulanacak puanlama" esaslarına göre ve VUK kapsamında fatura karşılığında ortaklara ödendiğini, zira gemilerin farklı büyüklükte ve farklı yolcu taşıma kapasitesine sahip olduklarını, ortakların gemilerinin yolcu taşıma dışındaki turistik gezi faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin ise ortaklara eşit dağıtıldığını, şirketin kuruluşundan beri gemi faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin paylaşımının bu şekilde yapıldığını, davacıların da bunu bildiğini, gezilerden elde edilen gelirlerin eşit paylaşılmasının, şirkete kiraladığı kendi gemisine yatırım yapan, gemisini yenileyen ortaklar ile yenilemeyen ortaklar arasında adil olmayan sonuçlara, yatırım yapan ortakların mağdur olmasına ve ortakların kendi gemilerine yatırım yapmaktan imtina etmesine, bu nedenle şirket faaliyetlerinin aksamasına neden olduğunu, dava konusu edilen genel kurulun 10 nolu kararı ile şirkete ortaklar tarafından kiralanan gemilerin yolcu taşımasından elde ettiği gelirler gibi bu gemilerin gezi faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin de Çalışma Yönetmeliği'nin ikinci bölümündeki hakediş cetveline göre yapılmasının amaçlandığını, yakın zamanda şirket adına yaptırılan dört adet geminin ise, bizzat davacı ...'un yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde oluşturulan fona tüm ortakların eşit olarak sundukları katkı ile finanse edildiğini, Çalışma Yönetmeliği'nde ortak sermaye ile yapılan ve davalı şirketin maliki olduğu bu dört yeni geminin gelirinin ne şekilde paylaşılacağının düzenlenmediğini, bu gemilerin yapımına tüm ortaklar eşit katkı sağladıklarından gelirlerinin de eşit paylaşılması gerektiğini, genel kurul çağrı ilanında yer alan 10.maddeye ilişkin "Yeni nesil gemiler hariç olmak üzere şirketin faaliyetlerinden elde edilen tüm gelirlerin" ibaresi ile, "ortak sermaye ile yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere şirketin tüm gelirlerinin" ibaresinin aynı anlama geldiğini,gündem maddesi toplantıda müzakere edilirken, gelirlerin, yeni nesil gemilere benzer yatırımları da kapsayacak şekilde dağıtılmasını temin edecek şekilde karar alınmasını talep etmeleri nedeniyle bu şekilde karar çıktığını, yine maddenin yürürlüğü ile ilgili toplantıda iki ayrı önerge verildiğini, davacı ...'un kararın beş yıl sonra yürürlüğe girmesini talep ettiğini, diğer önergenin ise üç yıllık süre talebi içerdiğini, her iki önergenin oylandığını, üç yıllık önergenin kabul edildiğini, 10. Madde ile bağlantılı olan 11. Madde için de yürürlük süresinin üç yıl olarak kabul edildiğini, davacıların bu davayı beş yıllık süre kabul edilmediği için açtıklarını, şirket halka açık olmamasına rağmen toplantının Bakanlık Temsilcisi huzurunda yapıldığını, kararların toplantı ve karar nisabına uygun şekilde alındıklarını, yokluk veya butlan sebepleri mevcut olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 27/03/2024 tarih ve 2023/901 Esas - 2024/252 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce yapılan değerlendirmede;Davacı şirket ortakları işbu davada 19.06.2019 tarihli genel kurulda alınan kararlarda 10 ve 11 nolu kararların öncelikle yok hükmünde bulunduğunun veya butlanla malul olduğunun tespitini yada iptaline karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir.Öncelikle belirtmek gerekir ki, anonim şirketlerde, şirket genel kurullarında alınan kararların iptali 6102 sayılı TTK.nın 445 ve 446. maddesinde düzenlenmiş olup,TTK 445. maddesi gereğince, 446. maddede belirtilen kişiler tarafından kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde davanın açılabileceği düzenlenmiştir.Davacıların davalı şirketin ortakları olduğu ve TTK 446. Maddesi gereğince dava açma hakkı sahibi oldukları, davanın 19.06.2019 tarihinde yapılan genel kurul kararlarına karşı 19.09.2019 tarihinde 3 aylık yasal süresi içerisinde açıldığı tartışmasızdır.Bu nedenle Mahkememizce dosya kapsamına uygun 22.01.2021 günlü raporda tespit edildiği gibi, alınan genel kurul kararlarının, kanuna ve ana sözleşmeye aykırılığı tespit edilemediğinden ve kamu düzenine aykırı bir hususta kararlarda yer almadığından, şeklende olsa, genel kurul kararı niteliğini taşıdıklarından, usulüne uygun olarak toplanan ve karar alma yeter sayısı ile alınan kararların yokluğundan söz edilemeyeceği, fakat, dava konusu 10 ve 11 nolu kararlar yönünden, butlan ve buna dayalı işbu kararların iptali koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden, gerek 2 no'lu 22.01.2021 günlü bilirkişi kurulu, gerekse 3 no'lu 03/01/2022 günlü dosyaya sunulan raporlarda belirtildiği gibi dava konusu 16.09.2019 günlü genel kurulda alınan 10 nolu kararın "19.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere" denilerek elde edilen gelirin (karın) dağıtılması konusunda genel kurulun karar alma yetkisinin belirtilen tarihlerden sonra kaldırılmış olması, ilgili yıllarda net kar yada kar dağıtımında kullanılabilecek serbest yedek akçe bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, şirket gelirinden ayrılması zorunlu kanuni yedek akçe ve diğer kalemler ayrılmadan şirketin gelirinin dağıtımına karar verilmiş olması, şirket gelirinin paylaşımının sermaye payına göre değil şirkete kiralanan gemi büyüklüğüne göre yapılması; genel kurul kararlarının butlanına ilişkin TTK, m, 447/1-c hükmünde öngörülen "anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırılık oluşturduğu, diğer dava konusu 11 numaralı kararın 10 numaralı karara bağlı olması sebebiyle, 10 numaralı kararında yukarıda belirtildiği üzere hükümsüz olması sebebiyle 11 numaralı kararın da aynı gerekçelerle batıl olduklarının kabulü gerektiği anlaşılmakla,İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2022/1262 Esas, 2023/1885 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı şirketin 19/06/2019 günlü genel kurulun da alınan 10 ve 11 nolu kararların 6102 sayılı yasanın 447/1-c maddeleri uyarınca batıl olduklarının tespitine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde yapılan açıklamaları tekrarla, ilk derece mahkemesinin dosyaya sundukları hukuki mütalaayı ve ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporundaki ayrık görüşü değerlendirmediğini, uzman görüşü ile hükme dayanak alınan son heyet raporu ile ikinci raporun çoğunluk görüşü arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilmediğini, genel kurul toplantısında alınan 10 ve 11 numaralı kararların; istişari mahiyette kararlar olduklarını, zaten yönetim kurulunu yetkisinde olan kararların, genel kurul tarafından istişare edilmiş olduğunu, dava konusu kararların kar dağıtımına ilişkin olmayıp, davalı şirketin kendine has özel yapısı nedeniyle ortaklardan kiralanan gemilerden elde edilecek hasılatın yine ortaklara kira bedeli olarak ne şekilde geri ödeneceğine ilişkin olduğunu, davacıların şirketin kiraladığı gemilerden elde ettiği hasılat gelirlerini paylaşma sistemini bildiklerini, buna rağmen alınan genel kurul kararlarının kar dağıtımına ilişkin olduğuna yönelik iddiaları ile çelişkili davranış yasağını ihlal ettiklerini, ortada ne yok hükmünde, ne batıl ne de iptal edilebilir bir karar bulunduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı şirketin 19/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 ve 11 nolu kararların yok hükmünde olduklarının tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde batıl olduklarının tespit edilmesine, bunun da kabul edilmemesi halinde iptallerine karar verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, dava konusu genel kurul kararlarının butlan ile malul olduklarının tespiti isteminin reddine, kararların 6102 sayılı TTK'nın 413/2 ve 422. maddeleri gereğince iptaline karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dairemizin 2022/1262 esas, 2023/1885 karar sayılı ilamı ile hüküm fıkrası ile gerekçe arasında açık çelişki bulunması nedeniyle tarafların istinaf başvurusu kabul edilerek,kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece kaldırma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davalı şirketin 19/06/2019 günlü genel kurulunda alınan 10 ve 11 nolu kararların 6102 sayılı yasanın 447/1-c maddeleri uyarınca batıl olduklarının tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; cevap dilekçesinde yapılan açıklamaları tekrarla, ilk derece mahkemesinin dosyaya sundukları hukuki mütalaayı ve ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporundaki ayrık görüşü değerlendirmeden, uzman görüşü ile hükme dayanak alınan son heyet raporu ile ikinci raporun çoğunluk görüşü arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilmediği, genel kurul toplantısında alınan 10 ve 11 numaralı kararların; istişari mahiyette kararlar oldukları, zaten yönetim kurulunu yetkisinde olan kararların, genel kurul tarafından istişare edilmiş olduğunu, dava konusu kararların kar dağıtımına ilişkin olmayıp, davalı şirketin kendine has özel yapısı nedeniyle ortaklardan kiralanan gemilerden elde edilecek hasılatın yine ortaklara kira bedeli olarak ne şekilde geri ödeneceğine ilişkin olduğu, davacıların şirketin kiraladığı gemilerden elde ettiği hasılat gelirlerini paylaşma sistemini bilmekte oldukları, buna rağmen alınan genel kurul kararlarının kar dağıtımına ilişkin olduğuna yönelik iddiaları ile çelişkili davranış yasağını ihlal ettikleri, ortada ne yok hükmünde, ne batıl ne de iptal edilebilir bir karar bulunduğu, davanın tümden reddi gerektiği, butlan ve iptal edilebilirlik kavramlarının farklı hukuki sonuçları olan iki ayrı kavram olduğu, mahkemenin gerekçede hukuki kavram çelişkisi yaratarak dava konusu kararların batıl olmaları sebebiyle iptali gerektiği sonucuna ulaştığı ve hüküm kurarken de çelişki oluşturduğu yönündedir.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, dosya önce bir iki mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişiden oluşan heyete tevdii edilerek ilk heyet raporu alınmış, davalı vekili tarafından dosyaya hukuki mütalaa sunulmuş, akabinde mahkemece ilk bilirkişi heyetinde yer alan iki mali bilirkişi heyetten çıkartılıp, yerlerine iki hukukçu bilirkişi atanarak, davacı itirazlarını karşılar rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bu rapor ilk heyette bulunan bilirkişinin ayrık görüşü ile sunulmuş, ilk ve ikinci heyet raporları arasında çelişki bulunduğundan, mahkemece üç hukukçu bilirkişiden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmış, bu son rapor ile ikinci heyet raporundaki çoğunluk görüşü hükme esas alınarak karar verilmiştir. Dava konusu 19/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 nolu karara ilişkin çağrı ilanında yer alan gündem; "Yeni nesil gemiler hariç olmak üzere şirketin faaliyetlerinden elde edilen tüm gelirlerin yürürlükte bulunan Çalışma Yönetmeliğinin 2. Bölümünde düzenlenen Gemi Hakedişlerinde uygulanan puanlama esaslarına göre dağıtılıp dağıtılmayacağının karara bağlanması" şeklindedir.Toplantıda anılan gündem maddesinin müzakeresine ve oylanmasına ilişkin süreç; "10- Yeni Nesil Gemiler" hariç olmak üzere Şirketin Faaliyetlerinden elde edilen tüm gelirlerinin yürürlükte bulunan Çalışma Yönetmeliği'nin 2. Bölümünde düzenlenen Gemi Hakedişlerin de Uygulanan Puanlama Esaslarına göre dağıtılıp dağıtılmayacağının karara bağlanması konusuna geçilmiştir.Toplantı Başkanı maddeyi görüşmeye açtı.Söz alan ortaklardan ... ... , "Puanlama sistemi ile ilgili görüşlerini, yeni gemi yapımı İle ilgili Şehir hatları ile yapılan görüşmeleri anlattı. Kuruluşta havuz sistemi giriş amacımızı anlattı " aynı tavanın balığıyız” dedi. Şirketin faaliyetlerinden elde edilen gelirler İbaresinin doğru bulmadığını ifade etti 42 metre gemiler 125 puana göre yapmıştır. Dışarıdan hizmet alıyorsak - primlerini alsınlar dedi. Genel kurul kabul edebilir hukuki yollara başvuracağız dedi. Büfe gelirleri için kim hak ediyorsa fazlasını kazansın dedi.2018 yılı gezi rakamlarını anlattı. 5 yıl ve daha fazla süre verilip bir yaptırım yapılabilir, diye sözü sonlandırdı.Daha sonra ... söz aldı,bu konu neden gündem maddesine eklendi dedi ve ... ve ... 'ın getirdiğini sözlerine ekledi.... söz alarak, toplantı maddesine eklenmemesi gerektiğini esnafı toplayıp ayrıca bir toplantı yapılması gerektiğini,ortamın gereksiz yere gerildiğini belirtti.... söz aldı,bu konunun komisyon kurulunun aldığı kararla bu konular daha rahat aşılabilirdi dedi Yönetim Kurulu konuşulan sorular ve görüşlerle ilgili kendi görüşlerini bildirerek takdirin Genel Kurul'a ait olduğunu bildirdi.... ... tekrar söz aldı.yapılan Kredi ödemeleri hakkında konuştu.5 sene sure verilmesini söyledi. ... söz aldı.Bu zaman zarfında yapılan masrafların geziden kesilmesini talep ettiğini belirtti.... söz aldı,bütün Masrafların geziden düşülmesini talep etti ... söz alarak,'... de 30.000 TL prim alıyorum - çalışanlarıma yetmiyor”dedi. ... söz aldı,7-8 tekne benden küçük tekneler fazla hakediş aldı, nedeninin açıklanmasını istedi... söz alarak ...'ın sorusuna benim teknem çalışıyor fazla mesai alıyorum dedi... söz aldı, Benim teknem geziye gittiyse karşılığını almak zorunda,teknemi her yere gönderebilirsiniz dedi.Yönetim Kurulu konuşulan sorular ve görüşlerle İlgili kendi görüşlerini bildirdi.Oylamaya geçilmeden önce ortaklardan ...alınacak kararın herhangi bir tereddüte ve yanlış anlaşılmaya yer vermeyecek şekilde şirket avukatı tarafından kaleme alınması ondan sonra oylama yapılmasını talep etti.Bunun üzerine Şirket avukatı hazırladığı metni genel kurula okudu, metin içerisinde geçen kararın kaç yıl sonra yürürlüğe girmesi İle ilgili 3 yıl ve 5 yıl olmak Üzere 2 ayrı teklif geldi. Her İki teklifin oylanacağını toplantı başkanı genel kurula bildirdi,Bu arada toplantı mahalinden ayrılan hissedar veya vekillerinin olduğu bildirildi. Bunun üzerine hazır bulunanlar listesinde imzası bulunan ortakların yoklaması yapıldı. Yapılan yoklama sonucunda 1.575 hisseye sahip hissedarın veya vekilinin toplantıda bulunduğu tespit edildi.Bakanlık temsilcisi Anonim Şirket Genel Kurul Yönetmeliğinin toplantı ve karar nisapları başlıklı 22.maddesinin 1 fıkrasını 'Esas sözleşmede daha ağır bir nisap öngörülmemişse, aşağıdaki fıkralarda gösterilen konular dışındaki yapılacak genel kurullarda Şirket sermayesinin en az dörtte birini temsil eden pay sahiplerinin veya temelicilerinin hazır bulunmaları şarttır.bu nisabın toplantı süresince korunması zorunludur.İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda hazır bulunan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin temsil ettikleri sermayenin miktarı ne olursa olsun müzakere yapmaya ve karar vermeye yetkilidir. Kararlar toplantıda hazır bulunanların oylarının çoğunluğu ile alınır.' Genel Kurula okudu. Yapılan oylamada,19.06.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve başkaca bir karara gerek kalmaksızın ortak sermaye ile yapılan faaliyotlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere şirketin tüm gelirlerinin yürürlükte bulunan çalışma yönetmeliğinin 2. Bölümünde düzenlenen gemi hakedişlerinde uygulanan puanlama esaslarına gore dağıtılması teklifi 830 oy (puan) aldı.19.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve başkaca bir karara gerek kalmaksızın ortak sermaye ile yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere şirketin tüm gelirlerinin yürürlükte bulunan çalışma yönetmeliğinin 2. Bölümünde düzenlenen gemi hakedişlerinde uygulanan puanlama esaslarına gore dağıtılması teklifi 683 oy (puan) aldı." şeklinde tutanağa geçirilmiştir.Dava konusu 19/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 11 nolu karara ilişkin çağrı ilanında yer alan gündem; "Gündemin 10. maddesinin Genel Kurul tarafından kabul edilmesi halinde gemisinin büfesini şirkete devretmeyen donatan ve/veya ortak hakkında; mevcut hak ediş puanına göre büfe gelirinden alması gereken hak edişinden mahrum bırakılması ve Şirketin bu nedenle yaşayacağı büfe gelir kaybının buna sebep olan ortaktan tazmin edilme şeklinde müeyyideye tabi tutulup tutulmayacağının karara bağlanması" şeklindedir.Toplantıda anılan gündem maddesinin müzakeresine ve oylanmasına ilişkin süreç; "Gemisinin büfesini şirkete devretmeyen donatan ve/veya ortak hakkında; mevcut hak ediş puanına göre büfe gelirinden alması gereken hak edişinden mahrum bırakılması ve Şirketin bu nedenle yaşayacağı büfe gelir kaybının buna sebep olan ortaktan tazmin edilmesi şeklinde müeyyideye tabi tutulması " aynı şekilde 10. Maddenin yürürlük tarihi itibariyle yürürlüğe girmesine ...'ün 50 oyuna karşılık 1.526 Kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verildi." şeklinde tutanağa geçirilmiştir.Toplantı tutanağının dilek ve temenniler başlıklı 15 maddesinde, ...'ün söz alarak 10 ve 11 nolu kararlar ile kanuna esas sözleşme hükümlerine ve kurallarına aykırı uygulama yapıldığını belirterek muhalefet şerhinin tutanağa yazılmasını talep ettiği, yine ...'ün 10 ve 11 nolu kararlara muhalefet şerhi koyduklarını bildirdikleri görülmüştür.Davalı Şirketin 2000 adet paya ayrılmış 50.000,00-TL esas sermayesinin bulunduğu, dava konusu genel kurulda, toplantı başlangıcında kurulda 1035 payın temsil edildiği, oylamaya geçilmeden toplantıda temsil edilen payın 1647'ye yükseldiği, 10 nolu maddeye kadar tüm kararların oybirliği ile alındığı, 10 nolu maddenin görüşülmesi sırasında oylamadan temsil edilen payların 1575'e düştüğü, 10 nolu madde metni davacılardan ...'un talebi üzerine şirket avukatı tarafından tekrar kaleme alındıktan ve genel kurula okunduktan sonra, metin içerisinde yer alan kararın yürürlük tarihi ile ilgili iki ayrı önerge verildiği, madde metninin "19.06.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere" ve 19.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere" ifadeleri ile başlayan iki ayrı metninin aynı anda ve birbirlerine karşı oylamaya sunuldukları, birinci teklif için 830, ikinci teklif için 683 oy verildiği, bu iki önerge için kullanılan toplam oy(pay) sayısının 1513 olduğu, 11 nolu maddenin oylamasında ise 1526 payın kabul, 50 payın red kararı verdiği anlaşılmıştır. Toplantıda hazır bulunup kararlara olumlu veya olumsuz oy veren pay sahibi sayısının toplantı boyunca değişkenlik gösterdiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin, ortakların sahibi oldukları ve davalı şirkete kiraladıkları kırk adet yolcu gemisi ve yakın zamanda şirketin kendi adına yaptırdığı dört adet gemi ile yolcu taşıma ve gezi faaliyetleri gerçekleştirdiği, ortaklara ait gemilerin yolcu taşıma faaliyetinden elde ettikleri gelirlerin, dosyaya mübrez, genel kurul oluru ile yönetim kurulu tarafından düzenlenen Çalışma Yönetmeliği'nin 2.bölümünde yer alan gemi hakedişlerinde uygulanacak puanlama esaslarına göre, aynı zamanda kiralayan sıfatını haiz ortaklara fatura karşılığı ödendiği, yine ortakların sahip olduğu gemilerin gezi faaliyetlerinden elde edilen gelirlerinin ise eşit paylaştırıldığı, şirketin kuruluşundan bu güne kar dağıtımı yapmadığı, gemilerden elde edilen hasılatın şirketin kuruluşundan beri bu şekilde dağıtıldığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davalı şirket gündemin 10 nolu maddesi ile ortakların sahip olduğu yolcu gemilerinin gezi faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin eşit değil, yönetmelikte yer alan puanlama esasına göre dağıtılmasının amaçlandığını, maddenin kar payı dağıtımı ile ilgili olmadığını, toplantı ve karar nisabının sağlandığını, davacılardan ...'un asıl itirazının maddenin yürürlük tarihine ilişkin olduğunu savunmakta, davacılar ise anılan maddenin anonim şirketlerde karın ne şekilde dağıtılacağına ilişkin yasal düzenlemelere ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu, ortada bir adi ortaklık değil anonim şirket bulunduğunu, kararın anonim şirketin temel yapısını bozucu ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olduğunu, oylamanın usulüne uygun yapılmadığını iddia etmektedir.TTK'nun 418/1 maddesi uyarınca, anonim şirket genel kurullarında kanun veya ana sözleşme gereği nitelikli nisabın gerekmediği toplantılarda, esas sermayenin dörtte birini oluşturan payların toplantıda hazır temsil edilmesi zorunlu olup, kararlar toplantıya katılanların oylarının çoğunluğu ile verilir. Somut olayda, toplantı çağrısında gündemin 10 maddesi ile yeni nesil gemilerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere, şirketin diğer tüm gelirlerinin şirket yönetim kurulu tarafından çıkartılan Çalışma Yönetmeliği'nin ikinci bölümündeki hakediş puan hesabına göre dağıtılıp dağıtılmayacağının müzakere edilip karar bağlanacağının ilan edilmiş olduğu,maddenin müzakeresine geçildikten sonra davacı ...'un da talebi üzerine, şirket avukatının madde metnini yeniden kaleme aldığı ve genel kurula okuduğu hususu tutanağa geçirilmiştir. İşte bu noktada gelirlerin bu şekilde dağıtılıp dağıtılmayacağına ilişkin herhangi bir oylama yapılmadan, maddede yer alan kararın yürürlük tarihine ilişkin iki ayrı teklif verildiğinden bahisle bu iki ayrı teklif birbirlerine karşı onaya sunulmuştur. Genel kurula "ortak sermaye ile yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere şirketin tüm gelirlerinin yürürlükte bulunan çalışma yönetmeliğinin 2. Bölümünde düzenlenen gemi hakedişlerinde uygulanan puanlama esaslarına gore dağıtılması"nı kabul edip etmedikleri hususunda oy kullanma hakkı tanınmamış, metinde yer alan karar kabul edilmişçesine yalnızca yürürlük tarihi hususunda oylama yapılmıştır. Toplantı tutanağı incelendiğinde, pay sahiplerine yalnızca madde metninin 19/06/2022 tarihinde mi, 19/06/2024 tarihinde mi yürürlüğe gireceğinin sorulduğu, tüm gelirlerin çalışma yönetmeliğine göre dağıtılıp dağıtılmayacağına ilişkin oy kullanma haklarının ellerinden alındığı açıkça anlaşılmaktadır. Diğer ifade ile gündemin 10 uncu maddesine ilişkin müzakere esnasında önergelerin oylanması söz konusudur. Her ne kadar her bir önergenin kaç oy aldığı belli ise de, önergelerde kaç kişinin olumsuz oyu olduğunun, davacıların önergelerin hangisine olumlu veya olumsuz oy verdiklerinin anlaşılamadığı görülmektedir.Burada gündemin değil, gündemde oylama sunulacak olan metnin seçilmesi söz konusudur. Gündeme ilişkin yeniden kaleme alınıp 830 oy alan önerge genel kurulun gündemine sunularak usulüne uygun bir oylama yapılmamıştır. Şu halde çağrı ilanında yer alan gündemin müzakere sırasında ve yine çağrı ilanındaki gündemle bağlantılı şekilde değiştirilmiş metninde yer alan şekline ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış bir yoklama ve alınmış bir karar bulunmadığından, alınmamış kararın yürürlük tarihine ilişkin oylama sonucu alınan karar da yok hükmündedir.Toplantı çağrısında gündemin 11 nolu maddesinin gündemin 10. maddesinin Genel Kurul tarafından kabul edilmesi halinde görüşüleceği ilan edilmiş olup, yok hükmünde olan 10 nolu karara bağlı 11 nolu karar da yok hükmündedir. Yokluk hali, butlan ve iptal edilebilirlikten farklı olarak bir hukuki işlemin hiç doğmamış olmasıdır ve hem mahkeme hem kanun yolu aşamasında re'sen dikkate alınır. Üstelik yokluk halinde, butlandan farklı olarak, yokluğun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmesi de söz konusu olamaz. Zira butlan halinde geçersiz de olsa doğmuş bir hukuki işlem mevcut iken, yokluk halinde öyle bir işlem hukuk aleminde hiç varolmamıştır. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın bu gerekçe ile kabulüne ve 19/06/2019 tarihli genel kurulda alınan 10 ve 11 nolu kararların yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kararların batıl olduklarının tespitine karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri, dairemizce yapılan yukarıdaki tespitler çerçevesinde yerinde görülmemiştir.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile davalı şirketin 19/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 ve 11 nolu kararların yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE,(Kapatılan)istanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2024 tarih ve 2023/901 Esas 2024/252 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2-Davanın kabulü ile davalı şirketin 19/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 ve 11 nolu kararların yok hükmünde olduklarının tespitine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu harçtan, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak ödenen 44,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 687,60-TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 44,40 TL peşin harç ve 125,10-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 169,50-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından sarf edildiği anlaşılan 9.053,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacılar vekille temsil edildiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 330,00-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere; toplam 1.499,40-TL'nin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
11-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava; davalı şirketin 19/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 10 ve 11 nolu kararların yok hükmünde olduklarının tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde batıl olduklarının tespit edilmesine, bunun da kabul edilmemesi halinde iptallerine karar verilmesi istemine ilişkindir. Dava konusu toplantı çağrısında gündemin 10 maddesi ile yeni nesil gemilerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere, şirketin diğer tüm gelirlerinin şirket yönetim kurulu tarafından çıkartılan Çalışma Yönetmeliği'nin ikinci bölümündeki hakediş puan hesabına göre dağıtılıp dağıtılmayacağının müzakere edilip karar bağlanacağının ilan edildiği, toplantı sırasında sunulan teklifler üzerine gündem maddesinin 19/06/2022 tarihinde mi 19/06/2024 tarihinde mi yürürlüğe gireceğine ilişkin iki ayrı metnin genel kurul onayına sunulduğu, bu tekliflerden 19.06.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve başkaca bir karara gerek kalmaksızın ortak sermaye ile yapılan faaliyotlerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere şirketin tüm gelirlerinin yürürlükte bulunan çalışma yönetmeliğinin 2. Bölümünde düzenlenen gemi hakedişlerinde uygulanan puanlama esaslarına gore dağıtılması teklifinin 830 oy, diğer metnin ise 683 oy aldığı, nitelikli toplantı ve karar nisabı gerektirmeyen bu metnin TTK'nun 418/1 maddesinde aranan toplantı ve karar nisabı koşullarını sağladığı, nitekim gündemin 11 inci maddesinin,"Gündemin 10. maddesinin Genel Kurul tarafından kabul edilmesi halinde gemisinin büfesini şirkete devretmeyen donatan ve/veya ortak hakkında; mevcut hak ediş puanına göre büfe gelirinden alması gereken hak edişinden mahrum bırakılması ve Şirketin bu nedenle yaşayacağı büfe gelir kaybının buna sebep olan ortaktan tazmin edilme şeklinde müeyyideye tabi tutulup tutulmayacağının karara bağlanması" şeklinde ilan edilmiş olduğu, 10 uncu maddenin kabul edilmesi nedeniyle 11 inci maddenin oylamasına geçildiği ve yapılan oylama sonucunda, "gemisinin büfesini şirkete devretmeyen donatan ve/veya ortak hakkında; mevcut hak ediş puanına göre büfe gelirinden alması gereken hak edişinden mahrum bırakılması ve Şirketin bu nedenle yaşayacağı büfe gelir kaybının buna sebep olan ortaktan tazmin edilmesi şeklinde müeyyideye tabi tutulması " aynı şekilde 10. Maddenin yürürlük tarihi itibariyle yürürlüğe girmesine" ...'ün 50 oyuna karşılık 1.526 kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verildiği, bu durumda 10 uncu maddenin içeriğinin ve yürürlük tarihinin 19/06/2022 olarak genel kurulca kabul edildiğinin, bu kabul doğrultusunda 10 uncu madde ile bağlantılı olan 11 inci maddenin oylanarak içeriğinin ve yürürlük tarihinin 19/06/2022 olarak genel kurulca onaylandığının 11 inci madde için de TTK'nun 418/1 fıkrasında aranan toplantı ve karar nisabının oluştuğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacılardan ... anılan karara olumsuz oy kullanmadığı halde karara muhalefet yazdırdığı anlaşılmıştır.Davalı şirketin ortakların sahibi oldukları ve davalı şirkete kiraladıkları kırk adet yolcu gemisi ile yakın zamanda şirketin kendi adına yaptırdığı dört adet gemi ile yolcu taşıma ve gezi faaliyetleri gerçekleştirdiği, ortaklara ait gemilerin yolcu taşıma faaliyetinden elde ettikleri gelirlerin, dosyaya mübrez, genel kurul oluru ile yönetim kurulu tarafından düzenlenen Çalışma Yönetmeliği'nin 2.bölümünde yer alan gemi hakedişlerinde uygulanacak puanlama esaslarına göre, aynı zamanda kiralayan sıfatını haiz ortaklara fatura karşılığı ödendiği, yine ortakların sahip olduğu gemilerin gezi faaliyetlerinden elde edilen gelirlerinin ise eşit paylaştırıldığı, şirketin kuruluşundan bu güne kar dağıtımı yapmadığı, gemilerden elde edilen hasılatın şirketin kuruluşundan beri bu şekilde dağıtıldığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Gündemin 10 uncu maddesinin ilan metninde yer alan "yeni nesil gemilerden elde edilen gelirler hariç olmak üzere" ibaresi ile alınan kararda yer alan "ortak sermaye ile yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler hariç olmak" üzere ibaresi arasında bulunan farklılığın davacı iddiasının aksine ilan edilen gündeme aykırılık neticesini vermeyeceği, zira yeni nesil gemilerin şirket ortakların ortak sermayesi ile şirkete kazandırılan ve gelirleri Çalışma Yönetmeliği'ne göre değil, ortaklar arasında eşit olarak paylaştırılan gemiler oldukları hususunun ihtilaf konusu olmadığı, buna göre "yeni nesil gemilerden elde edilen gelirler" ifadesi ile " ortak sermaye ile yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirler" ifadesinin aynı anlama geldiği, nitekim davacıların toplantı sırasında aksi yönde bir itirazları da bulunmadığı anlaşılmıştır.Ortakların sahibi oldukları ve davalı şirkete kiraladıkları gemilerden elde edilen hasılatın paylaştırılması prensiplerini düzenleyen Çalışma Yönetmeliği'nin davacılardan ...'un da yönetimde olduğu dönemde kabul edilerek uygulana geldiği, bu gelirlerin şirket karı değil, ortakların şirkete kiraladıkları gemilerin kira bedeli olduğu, nitekim doğrudan davalı şirket mülkiyetinde bulunan yeni nesil gemilerin gelirlerinin gelirlerinin genel kurulda görüşülen gündemin kapsamı dışında bırakıldığı, bu saptamalar karşısında gündemin 10 ve buna bağlı 11 numaralı kararlarının kar payı dağıtımına ilişkin olduğunun kabul edilemeyeceği, şirketin ortaklarına ait olan ve şirkete kiralanan gemilerin hasılatlarının hangi prensiplere dayalı olarak gemi sahibi ortaklara ödeneceğine dair Çalışma Yönetmeliği'nin düzenlenmesi ve uygulanmasının zaten yönetim kurulunun yetkisi dahilinde bulunduğu, genel kurulun yetki alanında olmadığı, dava konusu kararların ancak yönetim kuruluna genel kurul tarafından verilmiş bir talimat olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır. Yapılan bu saptamalar karşısında; çoğunluk görüşünün aksine, gündemin 10 nolu maddesi ile buna bağlı 11 nolu maddesinin TTK'nun 418 maddesindeki nisaba uygun alınmış kararlar oldukları, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilmediği yokluk koşullarının mevcut olmadığı, kar payı dağıtımına ilişkin olmayan 10 nolu karar ve buna bağlı 11 nolu karar bakımından TTK'nun 447 maddesi kapsamında butlan koşulları oluşmadığı gibi, TTK'nun 445 maddesi kapsamında iptal koşullarının da oluşmadığı, davacılardan ...'ün 11 nolu karar bakımından TTK'nun 446/1-a bendi uyarınca dava hakkı da bulunmadığı nazara alındığında, davalının istinaf talebinin esastan kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılarak davanın reddi gerektiği kanaatinde olduğumdan, çoğunluk görüşüne katılmıyor, muhalif kalıyorum. 24/09/2026