Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2171 E. 2026/1336 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2171
Karar No
2026/1336
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2171 KARAR NO : 2026/1336

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2022 NUMARASI : 2022/63 Esas 2022/686 Karar

DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :21/10/2026

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, Kamu kurum kuruluşlarının kıyafet ihalelerine katılan davacı şirketin maske - eldiven üretimine başladığını ancak Türkiye'de üretilen maskelerin - eldivenlerin yurt dışına satışının Tebliğ uyarınca izne tabii kılındığını, bu izin için öncelikle yurt dışına ihraç edilecek ürünlerin bir kısmının Sağlık Bakanlığı'nca kurulan davalı şirkete hibe edilmesi gerektiğini, davacı şirketin ihracat izni bulunmaması nedeniyle sözleşmenin o dönem itibariyle henüz imzalanmadığını, bu süreç esnasında davacı şirket yetkilileriyle ihbar olunan ... Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında yapılan görüşmeler neticesinde 14.663 kutu ... Muayene Eldiveni hibe eden ihbar eden şirketin hibe hakkını devraldığını, davalı şirkete ihbar olunan şirket tarafından verilen 22.05.2020 tarihli Taahhütnamede de İhracat İzni Hakkını davacı şirkete devrettiğini belirttiğini, bu Taahhütnameden sonra ihracat izni davacı şirkete geçmişse de şirketin yurt dışında anlaştığı şirket ile aralarında yapılan anlaşmanın iptal edildiğini, ihracat izni başvurusunun iptali ile birlikte hibe edilen eldivenlerin amacını yitirmesi sebebiyle davalı şirkete ihtarname gönderilerek hibe edilen ürünlerin iadesinin talep edildiğini, davalı şirketin hibe edilen ürünlerin iadesi yönünden sorumlu olmadıklarını belirtiklerini, hibe olarak alınan malların iadesinin zorunlu olduğunu, söz konusu ihracat izni başvurusunun iptal edilmesiyle birlikte davalı şirkete hibe edilen ürünlerin herhangi bir amacı kalmadığından, ihbar olunan şirketin hakkını satın almış olan davacı şirkete ihracat izni verilmemiş olmasından ötürü davalı şirketin 14.663 kutu oranında sebepsiz zenginleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle 14.663 kutu ... Muayene Eldivenin aynen iadesine, bu talebin reddi halinde şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin Sağlık Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olarak 663 S. Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında KHK kapsamında görevlerinden birinin de Sağlık Bakanlığı'na ilaç, tıbbi cihaz ve tıbbi malzeme tedariki olduğunu, bu bağlamda da bir çok şirketten tıbbi malzeme temin ettiğini, Covid 19 pandemisinin ülkemizde de görülmeye başlandığı ilgili dönemde Tebliğ uyarınca koruyucu sağlık ekipmanlarının ihracat izninin Sağlık Bakanlığının bağlı kuruluşu olan ... ön iznine tabi kılındığını, söz konusu tarihten itibaren de ... ön izin bildiriminde bulunulmak üzere önce davalı şirketin, sonrasında da ...'nin Kuruma ait ...’ye entegre edildiğini, dava dışı ihbar olunan ... A.Ş.'nin davalıdan alacağını ihracat izni olarak almak istediğini bildirmesi üzerine de ihracat izin hakkının davacı şirkete devredildiğini, düzenlenen 22/05/2020 tarihli taahhütname ile de davalının dava dışı ... A.Ş.'nin 14.663 kutu eldiven üründen kaynaklı alacağı olan KDV dahil 364.328,28 TL karşılığında davacıya 4.400.000 adet koruyucu eldiven ürünün ihracatı için ...'na bildirimde bulunmayı üstlendiğini, buna uygun olarak da ...'nun ... sistemi üzerinden 22/05/2020 tarihinde davalı şirket tarafından onaylanmak suretiyle davalı şirketin taahhütnameden doğan yükümlülüğünü yerine getirerek ibra olduğunu, izin başvurusunun davalı tarafından onayını müteakip 9 ay içerisinde gerçekleştirememesinde davacının kusurlu olduğunu, ihracat izninin reddi talebinin de bizzat davacı tarafından iletildiğini, ortada hibe işleminin de bulunmadığını, davalı şirket ile ihbar olunan arasında cari ilişki olup davalının da borcunun bulunduğunu, alacağın temlikinin de söz konusu olmadığını, davalı şirket ile ihbar olunan arasındaki borç ilişkisinin ihracat ön izni verilmek suretiyle sonlandırıldığını, her durumda taleplerin muhatabının ihbar olunan ... A.Ş. olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. dilekçesinde; ihbar olunan şirket ile davacı arasında imzalanan herhangi bir devir sözleşmesi bulunmadığını, ihbar olunan şirket tarafından davalı şirkete satılan eldiven âdetinin hibe karşılığı kadar var olan ihracat hakkının davacı şirkete davalı şirketin de onayı ile devredildiğini, taraflar arasındaki bu sürecin ihbar olunan şirket yönünden tamamen resmi işlemlerle gerçekleştirildiğini ve şirket bakımından sona erdiğini, taleplerin muhatabının ihbar olunan şirket olmadığını, tüm işlemlerin 22/05/2022 tarihli taahhütname ile yürütüldüğünü, taraflar arasında başka bir sözleşmenin bulunmadığını belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 11/10/2022 tarih, 2022/63 E., 2022/686 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, hibe hakkının davacı tarafından talep edilebileceğinin kabulüne olanak bulunmadığı tespiti hatalı olup davacı şirket tarafından sebepsiz zenginleşme sonucu maddi zarar talep edildiğini, davacı şirket tarafından ihbar edilen şirketten alınan hibe hakkının kullanılmak istendiğini, başvurunun dava dışı ... tarafından sürüncemede bırakılması sebebiyle kullanılamadığını, şirketin hibe hakkını kullanmak istediği müşterisi iznin sürüncemede bırakılması sebebiyle alımdan vazgeçtiği için ihracat izni başvurusunun iptal edildiğini, 04.03.2020 tarihinde söz konusu ürünlerin ihracatı için getirilen ön izin-izin şartının kaldırıldığını, davacı şirket tarafından satın alınan hibe hakkının kullanımının hukuki ve mantıksal olarak imkânsız hale geldiğini, davalı şirketin ise verilen hibeler sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini, ihbar olunan şirket ile davacı şirket arasında yapılan anlaşma uyarınca 364.328,28 TL karşılığında ihbar olunan şirketin bütün hak ve alacağını ve bununla beraber hibe hakkına dair bütün alacaklarını davacı şirkete devrettiğini, ilgili taahhütnamenin kesin ve net olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, sürüncemede bırakılma işleminin ... tarafından gerçekleştirildiğini, şirket tarafından 1.319.670,00 TL tutarında zararın ödenmesinin talep edildiğini, talep edilebilecek tazminat tutarının belirlenmesinin bilirkişi marifetiyle olacağını, davalının cari hesap ilişkisinden kaynaklı 364.328,38 TL borçlu olduğu tutarın yerine ihracat izni hakkı verilmesi olarak ifa uğruna edim teklifinde bulunulmuşsa da söz konusu borcun yerine getirilmediğini, olayda gerçekleşmeyen ihracat izni başvurusu için 14.663 kutu eldivenin hibe edilmesinin söz konusu olduğunu, bu sebeple öncelikle 14.663 kutu eldivenin aynen iadesi, bu mümkün değilse yaşanan döviz kurundaki dalgalanmaların ve piyasa koşullarının önemli ölçüde değişmiş olması sebebiyle birlikte kısmi dava olarak ikame edilen dava sonucunda bilirkişi marifetiyle rayiç bedelin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Türkiye'de üretilen maskelerin/eldivenlerin yurt dışına satışının izne tabii olması nedeniyle davacının 14.663 kutu ... Muayene Eldiveni davalıya hibe eden ihbar olunan şirketin 22/05/2020 tarihli Taahhütname ile ihracat izin hakkını devir aldığı, ihracat izin başvurusunun iptali nedeniyle hibe edilen eldivenlerin amacını yitirmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince hibe edilen 14.663 kutu ... Muayene Eldiveninin aynen iadesi, bu talebin kabul edilememesi halinde bedeli istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacı tarafından ihracat ön izninin iptal edilmesi sebebiyle ihracat ön izin hakkını devreden ihbar olunan şirket tarafından bu iznin alınması için yapıldığı belirtilen hibe karşılığının davacı tarafından davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. İhbar olunan ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlenen 22/05/2020 tarihli taahhütnamede; ihbar olunan şirket tarafından davalıdan alacağı olan KDV dahil toplam 364.328,28 TL karşılığında, davalı tarafından davacı şirket adına 4.400.000 adet koruyucu eldiven ürününe yönelik ihracat izin değerlendirmesinde göz önünde bulundurulmak üzere ...'na bildirimde bulunulmasını, bu bildirim neticesinde davalıyı alacaklarının 364.328,28 TL'si yönünden ibra ettikleri anlaşılmaktadır. Somut olayda; ihbar olunan ... A.Ş. tarafından ihracat izin hakkının davacıya devredildiği ve davalının da dava dışı ihbar olunan şirkete olan borcuna karşılık ihracat izin değerlendirilmesinde değerlendirilmek üzere dava dışı ...'na bildirimde bulunmayı üstlendiği ve davacıya ihracat ön izninin verildiğinde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı temlik alanın talebi hibe edilen eldivenlerin ihracat işleminin gerçekleşmemesi ve ihracat izninin iptali nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince eldivenlerin ya da bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya ihbar olunan tarafından ihracat ön izin hakkının devredildiği ve davalı tarafından da ihbar olunanın borcuna karşılık ihracat izin hakkının verilmesinde değerlendirilmek üzere davacının ...'na bildirilmesini üstlendiği, ne var ki taraflarca ayrıca kararlaştırılmadıkça ihbar olunan ... A.Ş. tarafından davalıya ihracat izni amacıyla başvuru yapılırken katlanılan giderlerin davacı tarafından talep edilebileceğinin kabulüne olanak bulunmadığı gibi dosyaya mübrez 22/05/2020 tarihli taahhütname ile varılan mutabakata uygun olarak da davalının ...'na gerekli bildirimleri yaptığı ve davacıya ihracat ön izninin verildiği, böylece davalının üstlenmiş olduğu taahhütlerini yerine getirdiğinin kabulünün gerektiği, her ne kadar davacı tarafından ihracat izninin kesinleştirilmesi bakımından işlemlerin davalı tarafından sürüncemede bırakıldığı iddia edilmiş ise de davacı tarafından bu iddianın somut delillerle kanıtlanamadığı ve bu hususta davacı tarafından davalıya gönderilmiş bir ihtarname veya yapılmış bir başvurunun da dosya kapsamında bulunmadığı gibi davalı tarafından ...'na yapılan bildirimden sonra davacıya tanımlanan ihracat ön izninin sonuçlandırılmasına dair işlemlerin de ... tarafından yürütülüp ihracat izin başvurusunun da bizzat davacının başvurusu üzerine iptal edildiği anlaşılmakla, davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2171, K. 2026/1336, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2171-e-2026-1336-k-bfbed25b09fd