Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1103 E. 2026/114 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1103
Karar No
2026/114
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1103 - 2026/114 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1103 KARAR NO : 2026/114

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/202 E., 2024/991 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. : 2- VEKİLİ : Av. : 3- 4- DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 06/10/2026 YAZIM TARİHİ : 06/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca davalılar bünyesinde çalışan dava dışı işçinin iş akdinin sona erdiğini, müvekkilince bu işçiye kıdem tazminatı ödendiğini, bu ödemeden davalıların sorumlu tutulması gerektiğini belirterek 80.433,17 TL'nin ödeme tarihi olan 17/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....... Ltd. Şti. vekili özetle; Zamanaşımı ve görev itirazında bulunduklarını, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde feshedilmediğini, rücu hakkının doğduğunun ispatlanamadığını, davacı idare tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığının irdelenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ihale döneminde tarafı olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinin bulunmadığını, bu sebeple dava dışı işçinin müvekkili şirketteki çalışmasına ilişkin toplu iş sözleşmesine istinaden ek ödemelerle birlikte yapılan ödeme varsa hatalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, aksi düşünülse dahi kıdem tazminatından sorumluluğunun işçiyi kendi çalıştırdığı süre ve o dönemdeki ücret ile ve davacı idare ile yarı yarıya olmak üzere sınırlı olduğunu, faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili özetle; Zamanaşımı, yetki, husumet ve muvazaa itirazlarının bulunduğunu, kıdem tazminatı alacağının ödenmesinde sorumluluğun davacıda olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenleme olmadığını, alt işverene rücu imkanı bulunduğu kabul edilse dahi davacı asıl işverenin yarı yarıya sorumluluğunun devam ettiğini, her yüklenicinin işçilik alacaklarından kendi dönemi ve ücreti ile sınırlı ve sorumlu olduğunu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacak kalemlerinin hesaba dahil edilerek ödenen miktar üzerinden rücu talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince "......İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Bu ilkeler gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülmüş olup, davacı asıl işverenin, davalı taşeronlar işçisi ...'a ödediği kıdem tazminatını, davalı alt taşeronlardan işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere tamamen rücu hakkına sahip olunduğundan bilirkişi raporu ile seçenekli olarak belirlenen miktarlardan açıklanan gerekçeye göre, her bir davalının tam sorumlu olduğu miktarları davacı asıl işverenin talep edebileceği mahkememizce kabul edilerek; davacının dava dışı işçiye açılmış ve davalıların da taraf ya da ihbar olunan olarak katılmış oldukları bir dava sonucunda değilde emeklilik resmi işlemleri sonucuna göre ödeme yapmış olduğundan davacının yaptığı ödemeden davalıların haberdar olmasının mümkün bulunmadığı ve davalıların dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamamasına, Yargıtay'ın değişen içtihatları karşısında rücuya ilişkin aksi yönde bir sözleşme hükmünün bulunmamasına göre dava tarihinden itibaren faiz başlatılarak (Yargıtay 6. HD 2021/556 E, 2021/550 K Trabzon BAM 4. HD 2022/441 E, 2022/414 K.sayılı ilamları) davanın kısmen kabulü ile, 4.377,00 TL'nin ... Ltd. Şti'den, 14.657,59 TL'nin ... A.Ş’den, 771,45 TL'nin...Ltd. Şti'den, 60.567,97 TL'nin ...Ltd. Şti’den dava tarihinden itibaren her bir davalı için ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine....." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, kararın bu nedenle kaldırılarak ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... ... Ltd.Şti.vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hizmet sözleşmesi ve teknik şartnamede birim fiyatın belirlenmesinde kıdem tazminatının hesaplamaya dahiledilmediği ve müvekkilinin kıdem tazminatından sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, hükmedilen miktarın fahiş olduğu, avans faizine hükmedilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili taleplidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının asıl işveren olarak istihdam ettiği dava dışı işçinin emekliliği nedeniyle sona eren iş sözleşmesi gereğince ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenlerden rücuen tazmin edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise miktarının ne olduğu hususlarına ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile bir kısım kıdem tazminatlarının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği görülmüştür. 29/01/2026 gün, 33152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "7573 sayılı Yasa Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı K.H.K.'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile; "MADDE 6- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” Hükmünün eklendiği görülmüştür. Bu durumda yerel mahkemece 29/01/2026 gün, 33152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak de dikkate alınarak 8 inci maddenin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların bilirkişi marifetiyle tespiti ile yargılamaya devam olunarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda anlatılan nedenlerle Dairemizce, HMK 355 madde uyarınca re'sen, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre davalılar vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekili ile davalı .......Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.a. 6 maddesi gereğince, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 tarih, 2024/202 E., 2024/991 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-)Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-)İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 06/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1103, K. 2026/114, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1103-e-2026-114-k-d71a639a321a