İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/464 E. 2026/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/464
Karar No
2026/647
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/464 Esas - 2026/647

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/464 Esas KARAR NO : 2026/647

.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 17/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketlerin çalışanı olan, dava dışı ....'a 30.01.2008-13.06.2019 ve 01.01.2021-31.10.2024 tarihleri arasında hak ettiği 14 yıl 10 Ay 2 gün karşılığı 620.684,10 TL brüt, 615.973,11 TL net kıdem tazminatı 29.11.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, brüt 460.575,02 TL'nin davalı şirketlerden dönem sorumluluk oranlarına göre tahsili talepli olduğunu, müvekkili ile davalı şirketler arasında ihale yolu ile hizmet alımı suretiyle tekel dışı güvenlik işine ilişkin olarak sözleşmeler akdedilmiş olup bu şirketler bünyesinde çalışan işçilerin İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından işçilerin işvereni olan taşeron firmaların sorumlu bulunduğunu, Bu nedenlerle; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla brüt 460.575,02 TL'nin 29.11.2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlulukları oranında davalılardan alınarak müvekkil davacıya verilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ....vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurumun dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödediğini iddia etmesine rağmen dosyada işçinin bu tazminata hak kazandığını gösterir herhangi bir delil bulunmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesi ve ilgili yönetmelikler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında kıdem tazminatı sorumluluğunun asıl işveren olan kamu kurumuna ait olduğunu,.... 01.11.2018 tarihli ve .... sayılı kararı ile de yüklenicilerin kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının teyit edildiğini, ... ihale kayıt numaralı süreçte müvekkili .... lehine düzenlenen zeyilname ile işçilere ödenecek tazminatların yükleniciye rücu edileceği hükmünün şartnameden çıkarıldığını, bu zeyilname ile davacı kurumun tazminat sorumluluğunu üstlendiğini kabul ettiğini, 2016 öncesi dönem için ise taraflar arasındaki sözleşmede kıdem tazminatına dair açık bir rücu hükmü bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketlerin sorumlu tutulması halinde dahi sorumluluğun sadece kendi dönemleri ile sınırlı olması ve davacı kurum ile yarı oranda paylaşılması gerektiğini, müvekkili şirketlere gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığından temerrüdün oluşmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olmaması sebebiyle avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacı kurumun taleplerinin haksız olduğunu, rücu isteminin zamanaşımına uğradığını, davanın usulden veya esastan reddi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... ödediğini iddia ettiği brüt 460.575,02 TL kıdem tazminatının rücuen tahsili talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde 29.04.2016 ile 13.06.2016 tarihleri arasında toplam 45 gün süreyle çalıştığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının dava dilekçesinde işçinin çalışma sürelerini ve alacak detaylarını kalem kalem açıklamadığını, ödeme yapıldığına dair dekont sunmadığını, tarafına herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, temerrüde düşürülmediklerini, davanın ticari dava olması sebebiyle arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini ve usulden reddi gerektiğini, 6552 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmelik gereği kıdem tazminatından asıl işveren olan davacının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca kendi ihale dönemi ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı olması gerektiğini, 2016 yılı Haziran ayı son brüt ücretinin 2.717,55 TL olduğunu, bilirkişi hesaplamasının bu veriler ışığında yapılması gerektiğini, Yargıtay kararları uyarınca devreden alt işverenlerin sorumluluğunun kendi dönemleriyle sınırlı olduğunu, sorumluluğun belirsiz olması durumunda ise asıl işveren ile alt işveren arasında yarı yarıya paylaştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, rücuen tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce dosyaya kazandırılan 30/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... ile davalı şirketler arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşmede iş alacaklarından yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, dava dışı işçi ...'ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, Mahkemenin: dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda: Dava dışı işçi .... ile ilgili davacının 29.11.2024 tarihinde yapmış olduğunu, toplam Brüt 620.684,10 TL kıdem tazminatı ödemesinin; toplam 417.086.25 TL'sini davalı şirketlerden tazminini talep edebileceği, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğunu, davalıların sorumlu olduğu miktarların; 75.862,56 TL .... olmak üzere toplam 417.086,25 TL olduğu, Mahkemenin Zeyilname ile yapılan düzenlemede 14.06.2016-13.06.2019 dönemde davalı ... sorumluluğunun (1.02.2010- 30.04.2010 dönemde) kıdem tazminatından sorumluluğunun 9.469,67 TL olarak tespit edilmiştir. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen Geçici Madde 12'de "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” hükmü düzenlenmiştir. Tarafların rapora itirazlarının incelenmesi ve 7573 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile 4857 sayılı Kanununa eklenen Geçici 12. Madde kapsamının raporda tartışılması için dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 15/06/2026 tarihli ek raporda; Davacı ... ile davalı şirketler arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşmede işçi alacaklarından yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı; davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, dava dışı işçi ...'ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, Mahkemenin: Dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda: Dava dışı işçi ... ile ilgili davacının 29.11.2024 tarihinde yapmış olduğu toplam Brüt 620.684,10 TL kıdem tazminatı ödemesinin; toplam 330.094,26 TL'sini davalı şirketlerden tazminini talep edebileceği, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğu, buna göre davalıların sorumlu olduğu miktarların; 83.772,60 TL ...., 10.457,05 TL .... olmak üzere toplam 330.094,26 TL olarak tespit edildiği belirtilmiştir. Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (... Bu açıklamalar ışığında somut olayda dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı .... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçinin davalılar bünyesinde bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Her bir davalı davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için sorumludur. Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi ek raporu ve yukarıda zikredilen kanun hükmü dikkate alınarak davacının davalılarla yapmış olduğu sözleşme tarihi 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında olmakla bu şirketler aleyhine talep ettiği kıdem tazminatı hakkında 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Maddesi gereği bu kısmın tahsilinden vazgeçildiği, ve fakat diğer talepleri yönünden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme ilişkin sorumlu oldukları değerlendirilerek davacının davasının kısmen kabulü ile, 330.094,26 TL'nin, 83.772,60 TL'sinin davalı .... aleyhine (29/04/2016-13/06/2016 tarih aralığına ilişkin olarak) 5.228,53 TL alacak talepli açılan dava ve davalı .... aleyhine (14/06/2016-13/06/2019 tarih aralığına ilişkin olarak) 125.252,24 TL alacak talepli açılan davada; 4857 sayılı İş Kanununa eklenen Geçici 12. Madde gereği ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 330.094,26 TL'nin, -83.772,60 TL'sinin davalı .... müştereken ve müteselsilen, -123.857,97 TL'sinin .... alınarak davacıya verilmesine, Hüküm altına alınan miktarlara 29/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline, 2-Davalı .... aleyhine (29/04/2016-13/06/2016 tarih aralığına ilişkin olarak) 5.228,53 TL alacak talepli açılan dava ve davalı .... aleyhine (14/06/2016-13/06/2019 tarih aralığına ilişkin olarak) 125.252,24 TL alacak talepli açılan davada; Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Alınması gereken 22.548,74 TL karar ve ilam harcından 7.865,47TL peşin harcının düşümü ile bakiye 14.683,27 TL harcın; -3.726,38 TL'sinin davalı .... -4.982,29 TL'sinin .... tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 7.865,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.480,87 TL harcın; -2.152,31 TL'sinin daval.... müştereken ve müteselsilen, -3.182,19 TL'sinin .... alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan 1.730,00 TL posta ve tebligat gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.730,00 TL yargılama giderinin, kabul oranına göre hesaplanan 11.990,40 TL'sinin; -3.042,97 TL'sinin davalı .... müştereken ve müteselsilen, -4.499,04 TL'sinin .... alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tutar üzerinden takdir edilen 52.815,08 TL vekalet ücretinin; -13.403,62 TL'sinin davalı .... müştereken ve müteselsilen, -19.817,27 TL'sinin .... lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.900,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre hesaplanan 3.511,83 TL'sinin; -891,25 TL'sinin davalı .... -111,25 TL'sinin davalı .... -1.191,62 TL'sinin .... müştereken ve müteselsilen, -1.317,71 TL'sinin ..., geri kalan 1.388,17 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/464, K. 2026/647, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-464-e-2026-647-k-15311632f3fd