İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/757 E. 2026/630 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/757
- Karar No
- 2026/630
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/757 KARAR NO : 2026/630
.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/08/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurulu bünyesinde hizmet alım sözleşmeleri kapsamında faaliyet gösteren davalı alt işveren firmalar ..... nezdinde çalışan ...isimli işçinin emeklilik nedeniyle işten ayrılması üzerine hak kazandığı kıdem tazminatının müvekkil kurum tarafından 17.10.2024 tarihinde ödendiğini, söz konusu ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı firmalara 03.09.2024 tarihinde bildirimde bulunulduğunu, ancak davalı firmalardan herhangi bir geri dönüş alınamadığını, ..... tarafından ödenmesi gereken 58.430,98-TL olmak üzere toplam 270.895,56-TL tutarındaki alacağın tahsilinin talep edildiğini, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri ve teknik şartnamelerin 23,38, 6.2.9, 5.19, 5.29, 6.18, 6.28, 5.15 ve 5.25 maddeleri uyarınca işçilik alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu olduğunun hüküm altına alındığını, asıl ve alt işveren arasındaki iç ilişkide Borçlar Kanunu ve sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiğini, ...... sayılı kararı ile de bu sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğunun sabit bulunduğunu, davalı firmalara karşı 02.06.2025 tarihinde gerçekleştirilen zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, toplam 270.895,56-TL tutarındaki alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı firmalardan rücuen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ..... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatı adı altındaki kesintilerin mahsubunun gerektiğini, işçi özlük dosyasının henüz temin edilemediğini, müvekkil şirket ile yeni alt işveren arasında işyeri devri gerçekleştiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, müvekkilin devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı asıl işveren ile müvekkil şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, işçinin baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin işçi alımı ve çıkarımında söz sahibi olmadığını, 6552 sayılı yasa ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesi gereği kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün asıl işverene ait olduğunu, ihale sözleşmesi ve teknik şartnamede müvekkile kıdem tazminatı veya sair işçilik alacakları için ödeme yapılmadığını, davanın kabulü halinde TBK'nın 167. maddesi uyarınca tarafların yarı yarıya sorumlu tutulması gerektiğini, davacı kurum tarafından müvekkile herhangi bir ihtarname gönderilmediğinden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, davacının yaptığı ödemenin İş Hukuku alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle denetlenmesi gerektiğini, davacı kurumun kamu kurumu olması sebebiyle avans faizi talep edilmesinin hatalı olduğunu, yapılan ödemenin hukuken geçerli olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın zamanaşımı, husumet yokluğu veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ..... 'den rücuen tahsili talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, işçinin davacının yönetimi ve denetimi altında çalıştığını, sözleşmenin muvazaalı olduğunu, işçilik alacaklarından asıl işveren sıfatıyla davacının sorumlu olduğunu, rücu talebinin zamanaşımına uğradığını, rücu edilebilir bir alacak varlığının kabulü halinde dahi sorumluluğun taraflar arasında yarı yarıya paylaştırılması gerektiğini, .... içtihatları uyarınca müvekkilin sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesiyle sınırlı olduğunu, sözleşmede tazminat sorumluluğuna dair açık bir hüküm bulunmadığını, davacı kurumun denetim ve kontrol yetkisini elinde bulundurduğunu, müvekkil şirketin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faizin ancak dava tarihinden itibaren başlayabileceğini belirterek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 31/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi ile davalı Şirketler arasında Personel hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, dava dışı işçi ...un hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, mahkemenin: Dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda: dava dışı işçi ...ile ilgili davacının 06.06.2024 tarihinde yapmış olduğu (.... ile davalı Şirketler arasında Personel hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, dava dışı işçi ...un hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, mahkemenin: Dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen çalışma süresine göre kendi dönemleriyle sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda: dava dışı işçi ...ile ilgili davacının 06.06.2024 tarihinde yapmış olduğu (Net 393.417,21) Brüt Toplam 396.426,08 TL kıdem tazminatı ödemesinin; toplam 107.878,76 TL sini davalı Şirketlerden tazminini talep edebileceği, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğu, 37.877,43 TL....70.001,33 TL-... toplam 107.878,76 TL sorumlu oldukları tespit edilmiştir. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen Geçici Madde 12'de " 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm kapsamında dava dışı işçilerin davalılar bünyesindeki çalışmasına ilişkin sözleşme imza dönemleri 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında olmakla bu dönemlere ilişkin istem ve .... aleyhine açılan dava hakkında 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Madde gereği ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bakiye kısımlar yönünden; Uygulamada son işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davacın “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverendentalep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, son işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Son işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup,iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. ( .... Bu açıklamalar ışığından somut olayda dava dışı işçilerin davalılar nezdinde çalıştığı .... kayıtlarından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında iş yeri devri söz konusu olmaksızın ihale alıcısının değişmesi suretiyle eski işçilerin ihale alan şirket nezdinde çalıştırılması söz konusudur. Bu kapsamda dava dışı işçilerin davalılar bünyesinden bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalıların davacı ile arasındaki sözleşmede açıkça işçi alacaklarından davalının sorumlu oldukları düzenlenmesine ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesi göre ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için tüm miktardan sorumludur. Alınan bilirkişi raporunda davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemlere ilişkin yapılan belgeli ödemeden ve tarafların tacir olaması ve ödeme ile temerrüt oluşması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren avans faizinden sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Madde dışında kalan alacak miktarı üzerinden kabulü ile, 37.877,43 TL'nin...., 70.001,33 TL'nin ...'nden 06.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte alınarak davacıya verilmesine,bakiye kısımlar ve davalı ..... talep edilen alacak yönünden 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Madde gereği ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Madde dışında kalan alacak miktarı üzerinden kabulü ile, 37.877,43 TL'nin .... 70.001,33 TL'nin ...'nden 06.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte alınarak davacıya verilmesine, Bakiye kısımlar ve davalı .... talep edilen alacak yönünden 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Madde gereği ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 7.369,20 TL harçtan 4.626,22 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 2.742,98 TL harcın 963,06 TL'sinin davalı .... ,1.779,92 TL 'sinin ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin 1.650,17 TL' sinin davalı Beta-1 Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Limited Şirketi 'nden, 2.949,83 TL 'sinin ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 1.395,00 TL posta ve tebligat gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 5.241,62 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 18.636,62 TL yargılama giderinin 6.543,32 TLL' sinin davalı ,,,, Yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin 15.799,50 TL'sinin davalı ,,,,, 29.200,50 TL 'sinin ,,,,, alınarak davacıya verilmesine, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Madde gereği konusuz kalan kısım hakkında vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davacı vekili ve ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2026
....