İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/129 E. 2026/565 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/129
- Karar No
- 2026/565
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2026/129 Esas - 2026/565 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/129 KARAR NO : 2026/565
... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2026 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacıya hizmet veren firmalarda özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 30/03/2023 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi sona eren dava dışı işçi ...'a, yasal kesintiler yapıldıktan sonra 49.756,02.-TL kıdem tazminatı ödendiği; dava dışı işçinin, davacı Kuruma özel güvenlik hizmeti veren değişen taşeron firmalarda kesintisiz olarak çalıştığı; davalı şirketin, dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden ve sorumlu olduğu tutarın 11.555,36.-TL olduğu; davalı şirket ile davacı Kurum arasında imzalanan özel güvenlik hizmeti alımı sözleşmesi uyarınca, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı tutarının davalı şirket tarafından davacı Kuruma ödenmesi gerektiği; aksi hâlde hukuki sürecin başlatılacağının bildirilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı; bu nedenle davalı şirket aleyhine, .... Esas sayılı dosyası üzerinden, 11.555,36.-TL asıl alacak ve 8.540,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.095,36.-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı; davalı şirket tarafından, söz konusu icra takibine usule ve yasaya aykırı olarak itiraz edildiği ve icra takibinin durduğu beyan edilmiş olup; davalı şirketin haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına; asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; 23/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 Sayılı Kanun ile 4857 Sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 12. madde uyarınca, 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların tahsilinden vazgeçileceği ve bu kapsamda görülmekte olan davalarda ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedileceği; bu nedenle öncelikle davanın usulden reddi gerektiği; 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen ek fıkra uyarınca, sözleşmede alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemeyeceği; kamuda çalışan işçilerin tüm özlük hakları ile birlikte devlet kadrosuna geçirildiği ve tüm özlük haklarından kanunen tek başına davalı idarenin sorumlu olduğu; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, alt işveren sürekli değiştiği hâlde işçiler değişmiyorsa ve asıl işveren işçileri işe alma ve talimat verme yetkisini elinde bulunduruyorsa bu ilişkide işverenin asıl işveren olduğu, alt işverenin işveren sıfatının bulunmadığı; bu nedenle husumet ehliyeti yönünden davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiği; 10/09/2014 tarihinde kabul edilen 6552 Sayılı Kanun ile kamuda çalışan personelin kıdem tazminatı sorumluluğunun asıl işveren olan idarelere yüklendiği ve taşeron firmaların sorumluluğunun son bulduğu; işçilerin işe alınması, işten çıkarılması, çalışmaları esnasında ücretlerinin tespiti ve işin sevk ve idaresine ilişkin kararların asıl işveren tarafından verildiği, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı; davacı yetkililerinin personele rızaen yaptığı ödemede müvekkil şirketin kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiği; 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesine göre müvekkilin işçilik alacaklarından kanuni sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğu ve bu sürenin geçtiği; müvekkil şirketin kıdem tazminatı gideri için Kurumdan herhangi bir ödenek almadığı, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Genel Tebliği gereği kıdem tazminatı giderlerinin ayrı bir teklif bileşeni olarak değerlendirilmediği ve %3 (sonradan %4) sözleşme ve genel giderler içinde kabul edildiği; taraflar arasında akdedilen özel güvenlik hizmet alımı sözleşmesinde işçilik alacaklarından tek başına müvekkil firmayı sorumlu kılan bir sözleşme hükmü bulunmadığı; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, sözleşen taraflardan birinin hiçbir haklı gerekçe olmadan zarara uğramasına göz yuman gayriadil bir hükmün geçerli olamayacağı beyan edilmiş olup; öncelikle davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; aksi hâlde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Davacı Kurum ile Davalı Şirket Arasında İmzalanan, 27/08/2019 Başlangıç ve 26/08/2020 Bitiş Tarihli Özel Güvenlik Hizmeti Alımı Sözleşmesi ile Ekleri.
Davacı Kurum ile Davalı Şirket Arasında İmzalanan, 04/09/2020 Başlangıç ve 03/11/2020 Bitiş Tarihli Özel Güvenlik Hizmeti Alımı Sözleşmesi ile Ekleri. Davacı Kurum ile Davalı Şirket Arasında Akdedilmiş Bulunan, 04/11/2020 Başlangıç ve 03/01/2021 Bitiş Tarihli Ek Protokol. Birim Fiyat Teklif Cetveli. Davacı Kurum Tarafından Düzenlenen 28/09/2023 Tarihli Rücu Yazıları. Dava Dışı İşçi ...'a İlişkin Kıdem Tazminatı İcmal Tablosu ile Rücu Hesap Tablosu. Dava Dışı İşçi ...'a Ait Mart 2023 Dönemi Ücret Bordrosu. 14/04/2023 Tarihli ve 49.756,02.-TL Tutarlı Vakıflar Bankası Banka Dekontu. Dava Dışı İşçi ...'a Ait ... Hizmet Dökümü ile Sigortalı İşe Giriş ve Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgeleri. Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 14/05/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; dava.... tarafından, davalı.... yönelik açılan, Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "davacı Kurum ile davalı şirket arasında özel güvenlik hizmeti alımına ilişkin dava konusu sözleşmelerin akdedilmiş olduğu; dava dışı işçi ...'ın davalı şirket nezdinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı; dava dışı işçinin iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği ve kendisine davacı Kurum tarafından kıdem tazminatı ödemesinin yapılmış olduğu" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedilen hizmet alımı sözleşmesi uyarınca davacı Kurumun (icra takip tarihi itibariyle) 20.095,36.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti hâlinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın İrdelenmesi : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı tarafından, dava dışı işçi ...'a ödenen kıdem tazminatından davalı şirketin çalıştırdığı döneme isabet eden ve sorumlu olduğu tutarın rücuen tahsili amacıyla, .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; 7573 Sayılı Kanun ile 4857 Sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 12. madde uyarınca rücuya konu tutarların tahsilinden vazgeçilmesi gerektiği; 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen ek fıkra gereği sözleşmede açık rücu hükmü bulunmadığından alt işverene rücu edilemeyeceği; kamuda çalışan işçilerin özlük haklarından tek başına asıl işveren idarenin sorumlu olduğu; müvekkili şirketin işçiyi işe alma, işten çıkarma ve sevk ve idare yetkisinin bulunmadığı ve herhangi bir kusurunun bulunmadığı; 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca sorumluluğun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğu ve bu sürenin geçtiği; kıdem tazminatı için davacıdan ödenek alınmadığı; sözleşmede tek başına müvekkilini sorumlu kılan bir hüküm bulunmadığı ve bu tür bir hükmün 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi ile 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olacağı beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemesi : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i. Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 14/05/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; taraflar arasında imzalanan 27/08/2019-26/08/2020, 04/09/2020-03/11/2020 ve 04/11/2020-03/01/2021 dönemlerine ilişkin Özel Güvenlik Hizmeti Alımı Sözleşmeleri ile Ek Protokolün incelendiği; anılan sözleşmelerin "Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler" başlıklı 7. maddesinde, sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince ödenecek kıdem ve ihbar tazminatının sözleşme bedeline dahil olduğu; "Hüküm Bulunmayan Haller" başlıklı 36. maddesinin 36.1 fıkrasında Kurumun 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na tâbi olmadığı; "Diğer Hususlar" başlıklı 37. maddesinin 37.1 fıkrasında ise tedarikçinin, işin görülmesi nedeniyle istihdam ettiği işçilerle yaşanacak hukuki ihtilaflar neticesinde Kurumun sorumlu tutulabileceği kıdem tazminatı dahil tüm zararlardan Kurumun sorumlu olmayacağı ve Kurumun bu nedenle herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalması hâlinde bu ödemeyi başkaca bir ihtar veya ihtara gerek kalmaksızın nakden veya defaten Kuruma ödeyeceği düzenlemelerinin yer aldığı; ... hizmet dökümünün incelenmesinde, dava dışı işçi ...'ın 23/04/2020-30/03/2023 tarihleri arasında değişen taşeron şirketlerde kesintisiz olarak çalıştığı; bu kapsamda davalı şirket nezdinde 23/04/2020-03/01/2021 tarihleri arasında 255 gün (%23,83), ..... nezdinde 04/01/2021-31/01/2023 tarihleri arasında 757 gün (%70,75) ve ABB-Güçel İş Ortaklığı nezdinde 01/02/2023-30/03/2023 tarihleri arasında 58 gün (%5,42) olmak üzere toplam 02 yıl 11 ay 08 gün çalıştığı; dava dışı işçinin iş sözleşmesinin 30/03/2023 tarihinde emeklilik nedeniyle sona erdiği ve kendisine 14/04/2023 tarihinde 49.756,02.-TL kıdem tazminatı ödendiği; .... Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu tutarın işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin sorumluluğunda bulunduğu ve bir yıldan az süre çalıştıran alt işverenin dahi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak sorumlu olduğu; kıdem tazminatı hesabında, Mart 2023 dönemi bordrosuna göre kök ücret 14.011,20.-TL, ... yemek ücreti 1.089,70.-TL ve ... yol ücreti 903,55.-TL olmak üzere giydirilmiş brüt ücretin 16.004,45.-TL olarak esas alındığı; bu ücret ve 02 yıl 11 ay 08 günlük hizmet süresi üzerinden toplam kıdem tazminatının 46.673,47.-TL (net) olarak hesaplandığı; bu tutarın çalışma sürelerine orantılanması neticesinde davalı şirketin sorumlu olduğu asıl alacak tutarının 11.122,29.-TL olarak tespit edildiği; icra dosyasında 11.555,36.-TL asıl alacak ve 8.540,00.-TL işlemiş faiz talep edildiği; ödeme emrinde faiz oranları ile başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmediğinden, dekont tarihi olan 14/04/2023 ile ödeme emri tarihi olan 24/04/2025 arası için yıllık reeskont avans faizi esas alınarak işlemiş faizin 9.344,49.-TL olarak hesaplandığı, ancak 6100 sayılı HMK.'nın 26. maddesindeki talebe bağlılık ilkesi gereği ödeme emrinde gösterilen 8.540,00.-TL'nin aşılamayacağı; 7573 Sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 12. maddenin, dava dışı işçinin davalı taşeron yanında çalıştığı 23/04/2020-03/01/2021 dönemi, maddede düzenlenen 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasındaki (bu tarihler dahil) süreler dışında bir döneme ilişkin olduğundan somut olayda uygulanmadığı; davalının, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğu yönündeki savunmasının ise, davacının davasını sözleşme ilişkisine dayanarak açmış olması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'ndaki 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tâbi bulunduğu; netice olarak davalı şirketin sorumlu olduğu asıl alacağın 11.122,29.-TL, işlemiş faiz ile birlikte toplam talep edilebilecek tutarın 11.122,29.-TL + 8.540,00.-TL = 19.662,29.-TL olduğu, icra inkâr tazminatının takdirinin Mahkememize ait olduğu hususları rapor edilmiştir. Anılan 14/05/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan dilekçe kapsamında, "raporun davalı şirketin sorumluluğuna ilişkin tespitlerinin yerinde olduğu; ancak icra takibinde davalı şirketten rücuen tahsili talep edilen asıl alacak miktarının, işçinin son giydirilmiş brüt ücreti ve davalı nezdinde geçen tam çalışma süresi dikkate alınarak 11.555,36.-TL olarak hesaplanmış ve takibe konu edilmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporunda bu tutarın hatalı parametreler üzerinden 11.122,29.-TL olarak eksik tespit edildiği; işçinin özlük dosyası, ... kayıtları ve ödeme bordroları yeniden incelendiğinde davacı Kurum tarafından yapılan rücu hesabının doğruluğunun ortaya çıkacağı; bu nedenle asıl alacağın eksik hesaplandığı kök raporun hükme esas alınamayacağı ve asıl alacağın 11.555,36.-TL olarak düzeltilmesi gerektiği" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 06/06/2026 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında, "4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinin ek fıkrası uyarınca sözleşmede alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığından rücu edilemeyeceği, raporda belirtilen sözleşme maddelerinin doğrudan kıdem tazminatı sorumluluğuna değil ... ve vergi mevzuatına ilişkin genel düzenlemelerden ibaret olduğu; bir yıllık kıdemi dolmayan dava dışı işçi yönünden hesaplama yapılmasının yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu; müvekkilin ilk taşeron firma olduğu ve devre bağlı haklardan sorumlu olmadığı, sorumluluğunun ancak çalıştırılan dönem ve o dönemde ödenen ücret ile sınırlı olması gerekirken işçinin en son aldığı brüt ücret üzerinden fahiş tazminat hesaplandığı; davacı Kurum yetkililerinin rızaen yaptığı ödemede müvekkilin kusuru bulunmadığı; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesine göre sorumluluğun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğu ve bu sürenin geçmiş olmasına rağmen bilirkişinin müvekkilin hizmet verdiği süreyi esas alarak hesap yaptığı; müvekkilin kıdem tazminatı gideri için Kurumdan ödenek almadığı ve Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Genel Tebliği gereği bu giderin ayrı bir teklif bileşeni olmadığı, 6552 sayılı Kanun ile taşeron firmaların sorumluluğunun son bulduğu; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca tek başına müvekkili sorumlu kılan bir sözleşme hükmü bulunmadığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. ii. Bilirkişi Raporuna İtiraz Beyanlarının Değerlendirilmesi : Taraflarca sunulan itiraz beyanları hususunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından, icra takibine konu asıl alacağın 11.122,29.-TL değil 11.555,36.-TL olarak tespit edilmesi gerektiği hususunda sunulan itiraz beyanının, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dava dışı işçiye ait ... hizmet dökümünde yer alan gerçek çalışma günleri (davalı şirket nezdinde 255 gün ve %23,83 oran) ile Mart 2023 dönemi bordrosundaki giydirilmiş brüt ücret esas alınarak yapılmış olması, buna karşılık davacı Kurumun 11.555,36.-TL'lik hesabına dayanak aldığı çalışma süresi verilerinin .... kayıtları ile örtüşmemesi ve rücu tablosundaki ...-Güçel İş Ortaklığı dönemine ilişkin 86 günlük sürenin, ... dökümünde tespit edilen 58 günlük süre ve 30/03/2023 tarihli emeklilik çıkışı ile çelişmesi gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından, sözleşmede açık rücu hükmü bulunmadığından 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinin ek fıkrası uyarınca rücu edilemeyeceği hususunda sunulan itiraz beyanının, dava konusu .... Hizmeti Alımı Sözleşmesinin 36.1 maddesinde Kurumun 4734 ve 4735 Sayılı Kanunlara tâbi olmadığının açıkça düzenlenmiş olması ve anılan ek fıkranın yalnızca 4734 Sayılı Kanunun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmelerine uygulanabilir olması nedeniyle somut olayda uygulanamayacak olması, ayrıca sözleşmenin 37.1 maddesinde yüklenicinin kıdem tazminatı dahil zararlardan sorumlu olduğunun ve Kuruma nakden ödeme yükümlülüğünün açıkça öngörülmüş bulunması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından, bir yıllık kıdemi dolmayan işçi yönünden ve sorumluluğun çalıştırılan dönem ile o dönemdeki ücretle sınırlı tutulması gerektiği hâlde son ücret üzerinden hesaplama yapılması hususunda sunulan itiraz beyanının, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca alt işverenin bir yıldan az çalıştırma hâlinde dahi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak sorumlu olması ve bilirkişi tarafından tam da bu içtihat doğrultusunda, davalının sorumluluğunun toplam kıdem tazminatının çalışma sürelerine orantılanması suretiyle (%23,83 oranıyla) belirlenmiş olması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesindeki iki yıllık sürenin geçtiği hususunda sunulan itiraz beyanının, anılan iki yıllık sınırlamanın işçiye karşı sorumlulukla ilgili olması, davacı Kurumun rücu talebinin ise sözleşme ilişkisine dayanması ve bu nedenle Türk Borçlar Kanunu'ndaki on yıllık genel zamanaşımına tâbi bulunması gerekçeleriyle yerinde olmadığı; davalı vekili tarafından, kıdem tazminatı için ödenek alınmadığı, 6552 sayılı Kanun ile taşeron sorumluluğunun son bulduğu ve Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırılık bulunduğu hususlarında sunulan itiraz beyanlarının, davalının sorumluluğunun taraflar arasındaki geçerli sözleşme hükümlerinden ve yasal düzenlemelerden kaynaklanması, sözleşmede yükleniciyi sorumlu kılan hükümlerin emredici kurallara, ahlaka veya kamu düzenine aykırı bulunmaması ve dava konusu sözleşmenin 4734 Sayılı Kanun kapsamında bulunmaması nedeniyle 6552 Sayılı Kanuna dayalı savunmanın somut olayda uygulanamaması gerekçeleriyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce alınan 14/05/2026 tarihli bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; rapor kapsamında belirtilen verilerin dosya kapsamındaki bilgi ve veriler ile örtüştüğü, zira raporda esas alınan çalışma sürelerinin dava dışı işçiye ait .... hizmet dökümü ve işten ayrılış bildirgeleri ile, giydirilmiş brüt ücretin Mart 2023 dönemi ücret bordrosu ile, ödenen kıdem tazminatı tutarının ise 14/04/2023 tarihli banka dekontu ile birebir uyumlu olduğu; rapor kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmeler ile Ek Protokolün, .... kayıtlarının, ücret bordrosunun, ödeme belgesinin ve icra dosyasının değerlendirilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin tamamının irdelenmiş bulunduğu; raporun, dava dışı işçinin hizmet süresine ilişkin tablonun başlığında işçinin adının sehven "Kemal Yıldırım" olarak yazılmış olması haricinde kendi içinde herhangi bir çelişki barındırmadığı, söz konusu hususun ise raporun bütünündeki tespitlere, çalışma sürelerine ve hesaplamalara müessir olmayan maddi bir yazım hatası niteliğinde olduğu; tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, raporun dava konusu uyuşmazlık ve Mahkeme talimatları bakımından, sözleşme hükümlerini, Yargıtay içtihatlarını ve dosyadaki tüm delilleri gözeterek davalı şirketin sorumlu olduğu tutarı denetime elverişli biçimde ortaya koyan, yeterli, ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; davacının, dava dışı işçi ...'a özel güvenlik hizmeti veren değişen taşeron şirketlerde kesintisiz çalışmakta iken 30/03/2023 tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi sona eren işçiye, 14/04/2023 tarihinde 49.756,02.-TL kıdem tazminatı ödediği; asıl işveren konumundaki davacı Kurum ile alt işveren konumundaki davalı şirketin, dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmakla birlikte, iç ilişkide taraflar arasında akdedilen özel güvenlik hizmeti alımı sözleşmesi hükümleri ile genel hukuk ilkelerinin belirleyici olduğu; söz konusu sözleşmenin 37.1 maddesinde, yüklenicinin istihdam ettiği işçilerle yaşanacak hukuki ihtilaflar neticesinde Kurumun ödemek zorunda kalacağı kıdem tazminatı dahil tüm zararları, ayrıca bir ihtar veya ihtara gerek kalmaksızın nakden Kuruma ödeyeceğinin açıkça düzenlenmiş olması karşısında, davalı şirketin, dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden kıdem tazminatından davacı Kuruma karşı rücuen sorumlu bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davalı tarafın, 7573 Sayılı Kanun ile 4857 Sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 12. madde ile 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen ek fıkraya dayanan savunmaları yönünden yapılan değerlendirmede; davalı şirketin rücuya konu sorumluluğunun doğduğu çalışma döneminin (23/04/2020-03/01/2021), geçici 12. maddede öngörülen 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasındaki süreler dışında kaldığı da gözetildiğinde, davalı tarafın bu yöndeki beyanları yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın husumet ehliyetine yönelik itirazı bakımından; davacı Kurumun rücu talebinin, taraflar arasındaki geçerli sözleşme ilişkisine ve yasal düzenlemelere dayandığı ve alt işverenin çalıştırdığı dönemle orantılı sorumluluğunun bulunduğu gözetildiğinde, davalı şirketin bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu; davalı tarafın 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesindeki iki yıllık sınırlamaya ilişkin beyanları yönünden ise, anılan sınırlamanın işçiye karşı sorumlulukla ilgili bulunduğu, davacı Kurumun rücu talebinin ise sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tâbi olduğu ve davanın bu süre içinde açıldığı; davalı tarafın kıdem tazminatı için ödenek almadığı, 6552 Sayılı Kanun ile taşeron sorumluluğunun son bulduğu ve sözleşme hükümlerinin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi ile 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğu yönündeki beyanlarının ise, davalının sorumluluğunun taraflar arasındaki geçerli ve emredici kurallara aykırı olmayan sözleşme hükümlerinden kaynaklanması karşısında yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı şirketin sorumlu olduğu tutar bakımından yapılan değerlendirmede; Mahkememizce alınan ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunan bilirkişi raporunda, dava dışı işçiye ait .... hizmet dökümündeki gerçek çalışma günleri ile Mart 2023 dönemi bordrosundaki giydirilmiş brüt ücret esas alınarak, davalı şirketin çalıştırdığı 255 günlük döneme isabet eden (%23,83 oranındaki) sorumluluğunun 11.122,29.-TL asıl alacak olarak tespit edildiği; davacı Kurumun asıl alacağın 11.555,36.-TL olarak kabulüne yönelik itirazının, dayanağı olan çalışma süresi verilerinin .... kayıtları ile örtüşmemesi nedeniyle yerinde bulunmadığı; bu itibarla davalının sorumlu olduğu asıl alacağın 11.122,29.-TL olduğu sonucuna varılmıştır. İşlemiş faiz yönünden ise, bilirkişi tarafından yıllık reeskont avans faizi üzerinden 9.344,49.-TL hesaplanmış ise de, 6100 sayılı HMK.'nın 26. maddesindeki talebe bağlılık ilkesi gereği ödeme emrinde talep edilen 8.540,00.-TL'nin aşılamayacağı gözetilerek, iptaline karar verilebilecek toplam tutarın 11.122,29.-TL asıl alacak ve 8.540,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere 19.662,29.-TL olduğu belirlenmiştir. Davalı aleyhine icra inkâr tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu alacağın, taraflar arasındaki sözleşmeye ve belgelere dayanan, likit ve belirlenebilir nitelikte bir alacak olduğu; davalı şirketin, icra takibine yönelik itirazında haksız bulunduğu gözetildiğinde, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesindeki koşulların oluştuğu; bu itibarla hükmolunan alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 3.932,46.-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anılan gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın, 11.122,29.-TL asıl alacak ve 8.540,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.662,29.-TL'lik kısmının iptaline, asıl alacağa icra takip tarihi olan 24/04/2025 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle icra takibinin devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine; hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.932,46.-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 19.662,29.-TL'lik (asıl alacak ve işlemiş faiz) kısmının iptaline, 11.122,29.-TL asıl alacak ve 8.540,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.662,29.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihi olan 24/04/2025 tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.932,46.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.343,13.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 611,13.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL peşin harç, 732,00.-TL başvurma harcı ve 104,00.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.568,00.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 865,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.865,00.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 5.738,60.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 126,40.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 5.870,70.-TL'nin davalıdan tahsili; 129,30.-TL'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 19.662,29.-TL üzerinden) takdir edilen 19.662,29.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 433,07.-TL üzerinden) takdir edilen 433,07.-TL vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/07/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar