Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1309 E. 2026/1441 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1309
- Karar No
- 2026/1441
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1309
KARAR NO: 2026/1441
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2026
NUMARASI: 2026/124 E. - 2026/326 K.
DAVANIN KONUSU: Anonim Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2026
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/04/2026 tarih ve 2026/124 E - 2026/326 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ün Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ... şirketinin ortağı ve aynı zamanda da tek başına temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... ile ...'ın şirketin %50'şer pay oranına sahip ortaklar olduğunu, şirketin son genel kuruluna göre yönetim kurulu üyeliklerine ... ile pay sahibi olmayan ...'in seçildiğini, her iki yönetim kurulu üyesine de şirketi münferiden temsil yetkesi verildiğini, ...'ün yönetim kurulu üyesi, ...ise yönetim kurulu başkanı olarak görev dağılımı yapıldığını, temsil yetkisinin 16/12/2023 tarihinde sona ereceğinin tescil ve ilan edildiğini, müvekkili ...'ün bilgi alma ve yönetime katılma hakkının ... ve bu ortağa bağımlı olarak çalışan ...tarafından engellendiğini, ...tarafından genel kurul çağrısı yapılmadığından yeni yönetim kurulu oluşturulamadığını, şirketin ... tarihinde yapılan genel kuruluna müvekkili ...'ün katıldığını, toplantıda yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı olan hususlarda karşı oy yazıldığını, toplantıya Bakanlık Temsilcisi atanması konusundaki ihtarnamenin dikkate alınmadığını, ge8nel kurul toplantısının usulsüz yapıldığını, genel kurula katılma ve oy kullanma yetkisi olan ilan metninde yazılı vekaletname verilen vekil ...'ın inceleme ve bilgi alma hakkının diğer ortak ve bu ortağa bağımlı çalışan oturum başkanı olan ...tarafından engellendiğini, toplantının 3ve 4. Maddelerine itiraz ettiklerini, bu kapsamda toplantıda bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması için Kayseri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyaya sunulan eksikliği ve gerçek dışı olduğu icra hukuk mahkemesi tarafından tespit edilen geçersiz bilirkişi raporu sunularak, aldatılmaya ve yanlış bilgi verilmeye çalışıldığını, 4. Maddesinde ise toplantı sırasında katılan ortakların pay sayıları ve karar nisabı dikkate alınmadan sadece diğer ...'ın oyu ile %50 pay sahibi olan müvekkili ... aleyhine açılan ve açılacak sorumluluk davası için karar alındığını, müvekkilinin oy kullanmadığını, herne kadar ... oy kullanmamışsa da karar nisabında toplantıda hazır bulunanlara göre hesap yapılması gerektiğini, ancak karar için yeterli oy sağlanamadığını, şirketi zarara uğratan eylemlerin ne olduğunun açıklanmadığını, şirketi aktif yöneten ...olduğunu, şirket hesaplarından müvekkiline ödeme yapılmadığını, ...'in şirket zararına suç oluşturan ve yönetim kurulu başkanlık görevini kötüye kullandığını, şirkete verdikleri zararı gözlemek amacıyla ... ve ...'ın talimatları ile müvekkili ... aleyhine hukuki dayanağı olmayan davalar açıldığını, usulsüz kararlara müvekkili tarafından karşı oy yazıldığını, belirterek TTK 445 vd maddelerine göre usulsüz olarak yapılan davalı şirketin ... tarihli genel kurulunda alınan ve karşı oy yazılan bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmamasına dair 3. Madde ile ... aleyhine sorumluluk davası açılması ile Yönetim Kurulu Başkanı ...'in görevden alınmamasına dair 4. Maddesinin iptaline, yönetim kurulu başkanı olan ...'in suç oluşturan eylemleri nedeniyle, şirket yönetiminden alınmamasına ve diğer kararların uygulanmasının durdurulmasına, şirketteki organ boşluğu nedeniyle kayyum tayin edilmesine veya temsil yetkisinin sadece ...'e verilmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Bahsi geçen genel kurul kararının mahkeme kanalıyla atanan bağımsız tarafsız kayyım tarafından belirlenmediğini ve süreçte toplantıda usul ve yasaya uygun şekilde yürütüldüğünü, bilgi alma ve inceleme hakkının bizzat davacı tarafından gerçekleştirilmesi gereken bir hak olduğundan gündemin 3 nolu maddesi yönünden herhangi bir usule aykırılık bulunmadığını, toplantı gündeminin 4. Maddesine ilişkin kararların TTK'da düzenlendiğini ve toplantı nisabına uygun şekilde alındığını, bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmamasının iptal sebebi olmadığını, gündemin mahkeme kararı ile belirlendiğini, gündem dışına çıkılmasının sözkonusu olmadığını, davacının iptalini talep ettiği gündem maddeleri yönünden muhalefet şerhi bulunmadığını belirterek öncelikle durdurma talebinin ve durdurma talebinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...yönünden sorumluluk davası açılması hususunda davacının oy kullanma hakkının bulunmadığı, ancak oylamada %50 hisseye sahip davacının olumlu oy kullandığı, %50 hisseye sahip diğer ortak ...'ın ise olumsuz oy kullandığı netice itibariyle ...yönünden sorumluluk davası açılmasına karar verilemediği görülmekle alınan kararlarda hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafça yönetim kurulu başkanının davalı şirketi zarara uğrattığı, hileli işlemleri olduğu iddia olunmuş ise de eldeki davanın sorumluluk davası olmadığı, mahkemenin davalı şirket yerine geçerek genel kurulda karar alınmayan bir hususta değerlendirme yapamayacağı açıktır. Tüm bunlarla birlikte davacının iptalini istediği 4.madde yönünden muhalefet şerhi bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenlerle davacının genel kurul kararının iptaline yönelik dava açabilmesi için ön şart olan davacı ortağın ilgili gündem maddelerinin oylamasında ret oyu verip ardından muhalefet şerhi yazdırmış olma şartına uyulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. (Emsal mahiyette Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 08/12/2015 tarih 2014/18887 esas 2015/13122 karar sayılı ve 02/06/2014 tarih 2014/3504 esas 2014/10251 karar sayılı içtihatları) Davanın usulden reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;"Davaya konu toplantı gündemi nazara alındığında, Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu olmadığı anlaşılmaktadır" değerlendirmesinin yasaya aykırı olduğunu, şirketin diğer ortağı ... ile ve onun talimatı işle şirketi yöneten ...tarafından, genel kurulda usulsüz işlemlerin yapılabileceği düşüncesi ile genel kurul toplantısında Bakanlık Temsilcisi görevlendirilmesi için ... Valiliği'ne istemlerinin iletilmesine dair Etimesgut 3. Noterliği ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderilmiş olmasına ve Yönetmeliğin 32/4 maddesine göre, bu talebin görevlendirme makamına iletilmesi zorunlu olmasına rağmen mahkeme kararı uyarınca genel kurul çağrısı yapan ... ve şirket yönetimi tarafından bu bildirim işleminin yapılmadığını, Bakanlık Temsilcisi ataması yapılması konusunda takdir hakkının, atamaya yetkili makamda olduğunu, bu istemin ... Müdürlüğü'ne gönderilmemesi sonucunda gerçekleşen ve hukuka aykırı karar oluşturulan genel kurul kararları Yönetmeliğin 32/4 maddesine göre tamamen geçersiz olduğunu, " ....Toplantının 3. Maddesinde müzakere sonucunda oylama yapılarak bir karar alınmadığı açık olup hal böyleyken davacının 3. Maddenin iptali isteminde hukuki yarar bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." şeklindeki değerlendirmesinin de yasaya aykırı olduğunu, toplantı gündeminde 3. Maddede "... yılı finansal tabloların görüşülmesi"nin düzenlendiğini, şirketin ticari faaliyetleri konusunda aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan müvekkile bilgi ve belge verilmediğinden, vekil ... tarafından toplantıdan önce şirket merkezine gidildiğini, buranın kapalı olması nedeniyle inceleme yapılamadığını, toplantı sırasında da icra dairesine sunulan geçersiz/eksik rapor ve bir kısım onaysız yazı gösterilerek yetkisinin olmadığı iddiası ile inceleme yaptırılmadığını, genel kurula %50 pay sahibi olan müvekkilini temsilen katılma yetkisi verilen ...'ın finansal tabloların tümünü inceleme yetkisi bulunduğunu, yanıltıcı rapor ve engelleme ile finansal tabloların görüşülememiş olması genel kurulun görüşülecek sonraki maddelerinin hukuki dayanağının olmayacağı ve geçersiz olması sonucunu doğuracağını, ayrı bir karar alınmasını gerektirmeyeceğini, genel kurul toplantısının dürüst, iyiniyetli ve doğru bilgi ile gerçekleşmesi gerektiğini, toplantı ve öncesinde şirket hesapları hakkında gerçek bilgi verilmediği gibi gerçek dışı rapor ile yanıltmaya çalışılmış daha da ileri gidilerek yetkisiz olduğundan bahisle müvekkilinin inceleme hakkının engellendiğini, bu nedenle baştan iyiniyetli olmayan genel kurulun iptalini istemede müvekkilinin hukuki yararı bulunduğunu, mahkemenin bu takdirinin geçerli olmadığını, "Toplantının 4. Maddesinde ise davacı hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiği ve TTK nın 446. Maddesi uyarınca davacının bu maddeye yönelik oy hakkı bulunmadığından, diğer ortak ...'ın olumlu oyu ile davacı ... yönünde sorumluluk davası açılması ve açılan davaya muvafakat verilmesine dair alınan karara ilişkin karar nisabı sağlanmıştır." değerlendirmesinin de hukuka aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un "Toplantı ve Karar Nisabı" başlıklı 418. maddesinde, genel kurulun, TTK’da veya esas sözleşmede, daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanabileceği ve bu nisabın toplantı süresince korunmasının şart olduğu, kararların ise toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile alınabileceği hükmünün bulunduğunu, her ne kadar ... oy kullanmamışsa da kararın nisabında, toplantıda hazır bulunanlara göre hesap yapılması gerektiğini karar için yeterli oyun sağlanamadığını, şirketi zarara uğratan eylemlerin ne olduğunun açıklanmdığını, şirketi aktif yönetenin ...olduğunu, şirket hesaplarından müvekkiline ödeme yapılmadığını, aksine şirketten alacaklı olanın müvekkili olduğunu, bu konuda somut delil ve belge gösterilmediğini, mahkemenin, ".... %50 hisseye sahip diğer ortak ...'ın ise olumsuz oy kullandığı netice itibariyle ...yönünden sorumluluk davası açılmasına karar verilemediği görülmekle, alınan kararlarda hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafça yönetim kurulu başkanının davalı şirketi zarara uğrattığı, hileli işlemleri olduğu iddia olunmuş ise de eldeki davanın sorumluluk davası olmadığı, mahkemenin davalı şirket yerine geçerek genel kurulda karar alınmayan bir hususta değerlendirme yapamayacağı açıktır. Tüm bunlarla birlikte davacının iptalini istediği 4.madde yönünden muhalefet şerhi bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenlerle davacının genel kurul kararının iptaline yönelik dava açabilmesi için ön şart olan davacı ortağın ilgili gündem maddelerinin oylamasında ret oyu verip ardından muhalefet şerhi yazdırmış olma şartına uyulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir." açıklamasının da yasaya aykırı olduğunu, Anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanının görevden alınmasında genel kurulun yetkili olduğunu, bu yönde genel kurulda ret kararı çıkması halinde bu kararın mahkemeye taşınması imkanı bulunduğunu, ...'in şirketi zarara uğratan eylemleri, hakkında açılmış bulunan davalar ve şirketi zararlandırıcı işlemleri nedeniyle, sorumluluk davası açılması oylamasında bu şahısla birlikte hareket eden diğer ortağın ret oyu ile karar verilemediğini, bu karara dayanak teklifin vekilleri tarafından getirildiğini, toplantıda Bakanlık Temsilcisi olmasını istemelerinin nedeninin bu olay olduğunu, toplantıyı yöneten ...tarafından kendisinin aleyhine işlem yapılmasının engellendiğini, bu konuda verilen red kararının iyiniyet ve dürüstlük kuralına ve yasaya aykırı olduğunu, toplantının diğer maddelerine yazılan karşı oy burada da yazılması gerekirken yazılmamış göründüğünü, teklifi reddedilen tarafın karşı oy beyanında bulunacağının açık olduğunu, aksinin düşünülemeyeceğini, hileli işlem yapıldığını, şekli olarak yazılı olmasa da Bakanlık Temsilcisinin katılmaması nedeniyle baştan geçersiz olan ve dürüstlük kuralına aykırı kararların geçersiz olacağını, ...'in yönetim ve tek başına temsil yetkisi sona ermesine rağmen yöneticisi olduğu şirkete haksız rekabet oluşturan eylemleri ve şirket hesaplarını zimmetine geçirmesi, şirket faaliyetleri konusunda müvekkile bilgi vermekten kaçınması, müvekkiline kar payı dahil ödeme yapmaması, sahte karar alarak, haksız hukuki saldırılarda bulunarak müvekkili şirket yönetiminden uzaklaştırmak istemesi vs. Suç oluşturan işlemlerinden dolayı yönetim kurulu başkanlığı görevini kötüye kullandığı açıklanarak yönetim kurulu başkanlığı görevinden alınması/azli konusundaki istemlerinin, diğer ortak ...'ın ret oyu ile kabul edilmediğini, şirkete verdikleri zararı gizlemek amacıyla, ... ve ...'ın talimatları ile müvekkili ... aleyhine hukuki dayanağı olmayan davaların açıldığını ileri sürerek şirket genel kurulunda alınan kararların, açıkça yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmesini talep etmiştir. .
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, davalı anonim şirketin ... tarihli genel kurulunun ... ve ...numaralı kararlarının iptali istemine ilişkindir.
1-6102 sayılı TTK'nun 409. maddesi gereğince anonim şirketler her faaliyet döneminin sonundan itibaren 3 ay içinde olağan genel kurul kurulunu toplaması gerekir. Gerektiği takdirde genel kurul olağanüstü toplantıya da çağrılabilir
TTK'nın 437/1. maddesinde, finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu ve diğer mali belgelerin genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelenmesine hazır bulundurulacağı, pay sahibinin gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir hükmü yer almaktadır.
Davacı ortağın, şirket merkezine giderek söz konusu rapor ve tabloları incelemek isteyip, bu isteğinde reddedildiğine veya engellendiğine ilişkin bir iddia veya delil sunulmadığı gibi davacı vekilinin toplantıda ... tarihli Bilanço ve Gelir Tablosu ile 26.06.2024 tarihli bilirkişi raporunu sunulduğunu kabul ettiği görülmüş olunup davacının bu husustaki iddiaları subut bulmadığı ilişkin ilk derece mahkemesi gerekçesi yerindedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2177 Esas 2021/4960 Karar)
İptali istenen genel kurulun 3. Maddesinde ... yılına ait finansal tabloların görüşülmesine geçildiğinin belirtildiği Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11/09/2025 tarih 2025/419 Esas 2025/5283 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere hukuki anlamda iptali ve yokluğu talep edilebilecek icrai bir kararın da alınmadığı sabittir.
2- 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesinin birinci fıkrası ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Balanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğinin 32 nci maddesi gereğince Bakanlık Temsilcisinin toplantıda bulunmasının zorunlu olup yönetmeliğin 32. Maddesi incelendiğinde;
(1) Aşağıda sayılan genel kurul toplantılarında ve bunların ertelenmesi halinde yapılacak ikinci toplantılarda Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunludur:
a) Kuruluş ve esas sözleşme değişikliği işlemleri Bakanlık iznine tabi olan şirketlerin bütün genel kurul toplantılarında, diğer şirketlerde ise gündeminde, sermayenin arttırılması veya azaltılması, kayıtlı sermaye sistemine geçilmesi ve kayıtlı sermaye sisteminden çıkılması, kayıtlı sermaye tavanının arttırılması veya faaliyet konusunun değiştirilmesine ilişkin esas sözleşme değişikliği ile birleşme,bölünme veya tür değişikliği konuları bulunan genel kurul toplantılarında.
b) Genel kurula elektronik ortamda katılım sistemini uygulayan şirketlerin genel kurul toplantılarında.
c) Yurt dışında yapılacak bütün genel kurul toplantılarında.
ç) Yurt dışında yapılacak imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantılarında.
(2) Birinci fıkrada sayılanların dışındaki genel kurul toplantılarında (Ek ibare:RG-...-...) , kuruluş ve esas sözleşme değişikliği işlemleri Bakanlık iznine tabi olan şirketler hariç olmak üzere tek pay sahipli şirketlerin genel kurul toplantılarında ve imtiyazlı pay sahipleri özel kurullarında Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu değildir. Ancak genel kurulu toplantıya çağıranların talep etmeleri ve bu taleplerin görevlendirme makamınca uygun görülmesi halinde Bakanlık temsilcisi görevlendirilir.
(3) Bakanlık temsilcisi bulunması zorunlu olmayan toplantılar için, çağrı yapanlar dışındakilerin Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine ilişkin görevlendirme makamına doğrudan yapacakları başvurular dikkate alınmaz. Ancak sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahipleri tarafından gerekçeleri de bildirilmek suretiyle Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine dair talep, görevlendirme makamının değerlendirilmesine sunulmak üzere şirkete yapılır. Toplantıya çağıranlar tarafından bu talebin görevlendirme makamına iletilmesi zorunludur.
(4) Birinci fıkrada belirtilen toplantılar ile ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca Bakanlık temsilcisi görevlendirilen toplantılarda, Bakanlık temsilcisinin yokluğunda alınan kararlar geçerli değildir.
(5) Şirket genel kurullarında Bakanlık temsilcisi olarak görevlendirilenler, görevlendiren makam tarafından ilgili ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir. "şeklindedir.
Davaya konu edilen toplantının gündemi nazara alındığında da, "bakanlık temsilcisi" bulundurma zorunluluğu olmadığı anlaşılmaktadır.
3-Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.11.2017 tarihli 2016/7360 Esas 20176347 Karar sayılı emsal ilamında da genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava açılabilmesi için dava açan ortağın iptali istediği kararın alındığı genel kurula katılıp kararlar aleyhinde oy kullanması ve oylamadan sonra muhalefet şerhini tutanağa geçirmesi gerektiği belirtilmiştir. Aksi halde mahkemece, iptal istemine ilişkin talebin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine yer verilmiştir.
Davacının ... nolu karara karşı itirazlarının bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda dava konusu olağan genel kurul toplantılarında alınan... numaralı karara TTK'nın 446/1-a bendi gereğince usul ve yasaya uygun muhalefetlerini toplantı tutanağına yazdırmadığı anlaşılmış olmakla, davanın TTK'nın 114/2. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğu sebebiyle aynı Yasa'nın 115/2. Maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür. (Emsal mahiyette Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2024/1214 Esas 2024/9169 Karar, 2023/5229 Esas 2024/8722 Karar, 2023/5897 Esas 2024/7689 Karar, 2023/310 Esas 2024/3996 Karar, 08/12/2015 tarih 2014/18887 esas 2015/13122 karar sayılı ve 02/06/2014 tarih 2014/3504 esas 2014/10251 karar sayılı içtihatları).
Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/04/2026 tarih ve 2026/124 E - 2026/326 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2026