İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/802 E. 2025/721 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/802
Karar No
2025/721
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/802 Esas KARAR NO : 2025/721

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - .. VEKİLİ : Av. ....

DAVALILAR : 1- ... - ... ..., 2- ... - ... ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/08/2025 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 31/07/2021 tarihinde meydanagelen trafik kazası sonucu müvekkilinin babası Ali Rıza AKÇALIK'ın vefat ettiğini, müvekkili Olcay için 300.000.,00-TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 31/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte diğer kuisurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk olmak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88 ve 85 ile Türk Borçlar Kanunu'nun 163. Maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalı işleten ... ve sürücü ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili için iş bu davayı açtıklarını, iş bu dava dilekçesi ile...'ın eşi . .çalık ve oğlu .. . . için ... Sigorta A.Ş. ve ... ile ...'ye karşı maddi ve manevi tazminat davasının ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/631 Esas sayılı dosyası ile açıldığından dosyanın ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/631 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Eldeki davanın ilk olarak Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/351 Esasına kayden açıldığı, anılı mahkeme tarafından birleştirme kararı verilerek dosyanın mahkememizin 2025/631 esas sayılı davasına birleştirildiği, akabinde mahkememizin 2025/631 esas sayılı dosyası kapsamında yapılan değerlendirmede ise özetle; asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemelerinin aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinden olmaması nedeniyle birleştirme kararının HMK'nın 166. Maddesine uygun düşmediği gözetilerek 17/10/2025 tarihli ara karar ile birleşen dosyanın bu kez tefrikine karar verildiği neticeten tefrik kararı akabinde davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın mahkememiz işbu 2025/802 Esas kaydını aldığı anlaşılmıştır. Dava; trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı tarafından husumetin kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği belirtilen araç sürücüsü ve malikine yöneltildiği görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır. Yine birleştirilen dava dosyaları bakımından da HMK'nın 166. Maddesi gereğince birleştirilen dava dosyaları birbirinden bağımsız ayrı birer dava olduğundan mahkemenin görev ve yetkiye ilişkin hususları birleştirilen dava yönünden ayrıca değerlendirmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 01/07/2012 tarihinden sonra açılmış olup, davanın ticari niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı TTK ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından, temyiz aşamasında Yargıtay tarafından re'sen incelenir. Somut olayda; uyuşmazlık haksız fiilden(trafik kazasından) kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bilindiği üzere Sigorta Hukuku, TTK'da düzenlendiğinden, trafik kazasından kaynaklanan ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesine dayalı olarak sigorta şirketlerine husumet yöneltilen dava dosyalarında kural olarak Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Eldeki dava dosyasında ise husumetin kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği belirtilen aracın sürücüsü ve araç malikine yöneltildiği görülmektedir. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için her iki tarafın tacir ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Dosya kapsamında davacı yanın tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Anlatılanlar kapsamında eldeki davanın mutlak ticari dava niteliği söz konusu olmayıp, davacı tacir olmadığından davanın nisbi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hâlde, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Eldeki dava ilk olarak Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/351 Esasına kayden açılmış ve akabinde mahkememizin 2025/631 esas sayılı dosyasına birleştirilmiş ve bu suretle mahkememize tevdi edilmiş(ve akabinde tefrik edilmiş ) ise de; benzer bir uyuşmazlıkta ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2023/650 Esas, 2025/638 Karar sayılı ve 09/05/2025 tarihli kararında; " ...HMK'nın 166. Maddesi gereğince birleştirilen dava dosyaları birbirinden bağımsız ayrı birer dava olduğundan mahkemenin görev ve yetkiye ilişkin hususları da birleştirilen dava yönünden ayrıca değerlendirmesi gerekir... ...davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı vekili tarafından davacıların yaralanmasına neden olduğu iddia edilen aracın işleteni olan Ego Genel Müdürlüğüne ve araç sürücüsüne husumet yönletilerek dava açıldığı, dava konusu uyuşmazlık haksız fiile dayalı olup, trafik kayıt maliki olan davalı ve araç sürücü olan davalının tacir olmadığı gibi aracın da ticari araç olmamasına, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmamasına, mutlak ticari davalardan olmamasına, tarafların sıfatına göre sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlık bulunmamasına göre davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir... ...bu durumda davaların açıldığı asliye hukuk mahkemesi tarafından birleştirme kararı verilen ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/525 E sayılı dosyası yönünden tefrik kararı verilerek ayrı esasa kaydedildikten sonra görev hususun değerlendirilmesine ve HMK'nın 20. Maddesi hükümleri uygulanmasına karar verilmesi..." gerektiği belirtilmiştir. Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş, Yargıtay HGK'nın 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 115/1, 138. Maddeleri ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca (duruşma günü verilmeksizin) dosya üzerinden davanın görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Birleştirme işleminin usule uygun düşmediği ve tabî hakim ilkesi nazara alındığında davaya görevli ve yetkili Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği düşünülmekle beraber, tefrik edilen dosyanın iade edilmesi yönünde bir usul hükmü düzenlenmediği ve görev hususundan önce yetki meselesi ele alınamayacağından ve yine görevsizlik kararına göre HMK'nın 20. Maddesinin uygulanması gerektiğinden dosyanın yargı çevremiz dışında olan ( birleştirme kararı öncesinde davanın ilk açıldığı) Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar tesis edilemeyeceği, bu yöndeki değerlendirmenin tab'i hakim ilkesi ve yetki meselesi kapsamında görevli Asliye Hukuk Mahkemelerince karara bağlanabileceği düşünülerek, kesinleşme ve talep halinde dosyanın HMK'nın 20. Maddesi gereği yargı çevremiz içerisinde ... Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi yönünde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/10/2025

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/802, K. 2025/721, T. 17.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-802-e-2025-721-k-dd27907ca13b