İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1000 E. 2025/904 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1000
- Karar No
- 2025/904
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1000 Esas - 2025/904 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/1000 Esas KARAR NO : 2025/904
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... . VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... ....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizin 2023/720 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek işbu 2025/1000 esas kaydını alan Tazminat davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/06/2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşmasında ...plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaza sonucunda davacıya ait aracın hasarlandığını, onarım işlemlerinin 30 gün sürdüğünü, davacının bu süre boyunca aracından mahrum kalması nedeniyle ticari zararı oluştuğunu, zarardan davalı araç sahibi ve sürücüsünün sorumlu olduğun beyanla şimdilik 100 TL kazanç kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Dava; trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyetinden kaynaklanan ticari kazanç kaybı (maddi tazminat) istemine ilişkindir. Davanın, Mahkememizin 2025/720 Esasına kayden açıldığı; dava açılırken husumetin kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği belirtilen ... plakalı aracın maliki/işleteni ... ... ve sürücüsü İsa Kerim'e yöneltildiği görülmüş, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı değil ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu anlaşılmıştır. Yine davacı vekili tarafından dava ikame edilmeden önce davalılardan İsa Kerim yönünden arabuluculuk başvurusu yapıldığı, son tutanak suretinin dava dilekçesi ekinde sunulduğu, ancak diğer davalı ... ... yönünden arabuluculuk tutanağı sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce davacı vekiline davalılardan ... ... yönünden arabuluculuk son tutanağının aslı ya da arabulucu tarafından onaylı örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş ise de davacı vekilinin 22/12/2025 tarihli beyan dilekçesi kapsamında; davalılardan ... yönünden dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda anlatılan safahat doğrultusunda Mahkememizin 2025/720 Esas sayılı dosyasının 23/12/2025 tarihli celsesinde; Davacı tarafından davalılardan "... ..." aleyhine açılan davanın tefrikine, tefrik edilen dosyanın Mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilerek ayrı bir esas üzerinden yargılamasına devam olunmasına, tefrike ilişkin masrafların işbu dosyanın gider avansından karşılanmasına, eldeki davada; davacı tarafından diğer davalı (İsa Kerim) aleyhine açılan davanın yargılamasına devam olunmasına karar verildiği görülmüştür. Değinilen tefrik kararı ile tefrik edilen davanın(... ...'e yöneltilen davanın) mahkememizin işbu 2025/1000 Esas kaydını aldığı görülmüştür. Hal böyle olunca eldeki 2025/1000 esasına kayıtlı davada; davacı tarafından davalılardan ... ... aleyhine açılan davanın yargılaması görülmüştür.
Somut olayda; uyuşmazlık trafik kazası nedeniyle ticari kazanç kaybı (maddi tazminat) isteminden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için her iki tarafın tacir ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacı şirketin tacir olduğu ve tüm iş ve eylemlerini ticari işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Diğer yandan davalı ... ... yönünden mahkememizce vergi dairesi ve ticaret müdürlüğü nezdinde yapılan araştırma kapsamında davalı ... ...'in de tacir sıfatını haiz olduğu anlaşılmıştır. Buna göre TTK'nın 4. Maddesi kapsamında eldeki davanın nispi ticari dava olduğu ve bu doğrultuda yine TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davacı vekilinin 22/12/2025 tarihli beyan dilekçesi kapsamında; dava açılmadan önce davalı ... ... yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla eldeki davada özellikle üzerinde durulması gereken husus arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olup olmadığıdır. Bilindiği üzere HMK'nın 115/2. Maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü düzenlenmiştir. Bununla birlikte konuya ilişkin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ikinci fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel düzenleme getiren HUAK 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; kanun koyucunun açık düzenleme yaparak arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koyduğu kanaat edilmiştir. (Arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı yönünde; Y. 6 HD 2023/3342 E., 2023/2951 K., 26/09/2023; ... BAM 31. HD. 2023/654 E., 2023/996 K., Ank. BAM 23 HD. 2020/1757E., 2020/1466 K. Sayılı kararları incelenebilir.)
Yapılan açıklamalar, değinilen yasal düzenleme ve içtihatlar kapsamında "arabuluculuğa ilişkin dava şartı" dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte görülmediğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A-2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/12/2025 Katip ...
Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR