İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/720 E. 2025/903 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/720
Karar No
2025/903
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/720 Esas - 2025/903 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/720 Esas KARAR NO : 2025/903

HAKİM : .... KATİP : ...

DAVACI : . VEKİLİ : Av.. DAVALI : ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/06/2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile.... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşmasında .... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaza sonucunda davacıya ait aracın hasarlandığını, onarım işlemlerinin 30 gün sürdüğünü, davacının bu süre boyunca aracından mahrum kalması nedeniyle ticari zararı oluştuğunu, zarardan davalı araç sahibi ve sürücüsünün sorumlu olduğun beyanla şimdilik 100 TL kazanç kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Dava; trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyetinden kaynaklanan ticari kazanç kaybı (maddi tazminat) istemine ilişkindir. Dava açılırken husumetin kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği belirtilen.... plakalı aracın maliki/işleteni . ... ve sürücüsü İsa Kerim'e yöneltildiği görülmüş, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı değil ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu anlaşılmıştır.

Yine davacı vekili tarafından dava ikame edilmeden önce davalılardan ... yönünden arabuluculuk başvurusu yapıldığı, son tutanak suretinin dava dilekçesi ekinde sunulduğu, ancak diğer davalı .. ... yönünden arabuluculuk tutanağı sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce davacı vekiline davalılardan . . yönünden arabuluculuk son tutanağının aslı ya da arabulucu tarafından onaylı örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş ise de davacı vekilinin 22/12/2025 tarihli beyan dilekçesi kapsamında; davalılardan ... yönünden dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığı anlaşılmıştır. Anlatılan safahat doğrultusunda davalılardan Aydın Öztemel yönünden dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığından adı geçen davalı yönünden 23/12/2025 tarihli celse ara kararı ile dosya tefrik edilmiştir. Hal böyle olunca eldeki davada; davacı tarafından davalılardan İsa Kerim aleyhine açılan davanın yargılaması görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 01/07/2012 tarihinden sonra açılmış olup, davanın ticari niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı TTK ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından, temyiz aşamasında Yargıtay tarafından re'sen incelenir. Somut olayda; uyuşmazlık trafik kazası nedeniyle ticari kazanç kaybı (maddi tazminat) kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için her iki tarafın tacir ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacı şirketin tacir olduğu ve tüm iş ve eylemlerini ticari işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık tefrik kararı sonrasında; tek davalı konumundaki İsa Kerim gerçek kişi olup, davalının tacir sıfatını haiz olup olmadığı yönünden, mahkememizce vergi dairesi ve ticaret müdürlüğü nezdinde yapılan araştırma kapsamında davalı İsa Kerim'in tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında; davacı ile davalı İsa Kerim arasında görülmekte olan eldeki davanın mutlak ticari dava niteliği söz konusu olmayıp, davalı tacir olmadığından nisbi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hâlde, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Dolayısıyla davanın görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtaratın gerekçeli kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına) 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/720, K. 2025/903, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-720-e-2025-903-k-55ba1b15a92a