Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3674 E. 2026/12465 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3674
Karar No
2026/12465
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1252 Esas, 2025/4719 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/618 Esas, 2024/1042 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için, herbir davalı idare yönünden 378.290 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Birleştirilen davanın davacıları yönünden mahkemece hüküm altına alınan bedeller, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla davalı ... yönünden kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; birleştirilen davanın davacıları yönünden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin asıl davada davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 253 26... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında açık ve kapalı spor ve oyun alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin dava tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davacılardan ... adına Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2024/618 Esas sayılı dosyasında görülen bir dava olduğunu işbu sebeple derdestlik nedeniyle dosyanın reddine karar verilmesini, aksi halde esasına girildiğinde ise müvekkil idare tarafından hukuki ya da fiili bir el atmanın bulunmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında özel açık ve kapalı spor ve oyun alanı olarak ayrıldığını, maliklerin tasarruf imkanının kısıtlanmadığını, özel kullanımın mümkün olduğunu, Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olup, husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiğini, bedelin fazla olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idareleri yönünden husumetten reddine karar verildiğinden vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde vekâlet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “özel açık ve kapalı spor ve oyun alanı” olarak ayrıldığı ve kamuya özgülendiği, imar planında kamu ortaklık paylarından oluştuğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın zemin durumu itibarıyla boş olduğu, üzerinde yapı ve tesis bulunmadığı, davalı idare tarafından fiilen el atılmamış olduğu anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekeceğinden arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip dava konusu taşınmazın imardaki tahsis amacı ile dava konusu taşınmazın yüzölçümü dikkate alındığında sorumlu idarenin ilçe belediyesi olduğu anlaşıldığından, bedelin davalı ... Başkanlığından tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline ve hükmedilen miktar üzerinden davacı taraf lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerine görülmemiş ... hem asıl davada hem de birleştirilen davada davaya dahil edildiği hâlde gerekçeli karar başlığında asıl davada davalı olarak gösterilmemesi ve her iki dava yönünden de hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken sadece birleştirilen davada hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi, Islah dilekçesinde dahili davalı ... Başkanlığının da asıl ve birleştirilen davada müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmesi yönünde talepte bulunulduğu, asıl ve birleştirilen davada dahili davalı ... Başkanlığının yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiği, davanın bu davalı yönünden husumetten reddedildiği gözetilerek dahili davalı lehine vekâlet ücreti takdiri gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. 6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Buna karşılık kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

4. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün bulunmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtay'ın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün bulunmamaktadır.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Birleştirilen Davada Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı ... Vekilinin Asıl Davada Davacı Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan peşin alına temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3674, K. 2026/12465, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3674-e-2026-12465-k-8b500638fb37