İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/643 E. 2025/846 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/643
- Karar No
- 2025/846
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/643 Esas - 2025/846 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/643 Esas KARAR NO : 2025/846
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI : ... . VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin iştigal alanlarından ve ticari faaliyetlerinden birinin araç kiralama faaliyeti olduğu, davalı firmanın sözleşmeden doğan borçlarının ödememesi nedeniyle hakkında işbu davaya konu icra takibi başlatıldığını, ... 7. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/44320 E. sayılı dosyasından yapmış olduğu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durmasına neden olduğunu, Davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi ve davalının alacak miktarının %20’si oranında icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, 23.06.2022 tarihli Araç Kira Sözleşmesi ve devam eden sözleşme hükümlerine uygun şekilde, Araç Teslim tutanağı ile araçlar tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkili şirketin alacakları "vade farkı alacakları" ve "kilometre aşım ücreti alacakları"ndan oluştuğunu, davalı yanın sözleşme ile belirlenen kilometre sınırlarını aştığını, Müvekkilinin bu alacaklarına ilişkin olarak da davalıya faturalar gönderdiğini, müvekkili şirketin davalıdan, 2023 yılından kalan 934,56 TL vade farkı alacağı ve 2024 yılından ödenmeyen 2.633,28 TL vade farkı alacağı toplamı olarak 3.567,84 TL vade farkı alacağı bulunduğunu, davalı tarafından aşıldığı durumda, her bir kilometre başına davalıdan 3,50 TL alınacağı açıkça hükme bağlandığını, ... 7. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/44320 E. Sayılı dosyasına konu müvekkili alacağı; 3.567,84 TL vade farkı alacağı ile 14.565,60 TL kilometre aşımı alacağının toplamı olan (3.567,84 TL + 14.565,60 TL) = 18.133,44 TL toplam alacaktan oluştuğunu, icra dosyasına yapılan itirazının iptali ile ve takibin devamına, Davalı kötü niyetli olarak takibi durdurduğundan, davalının, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde " mahkemenin görevli olması " hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler, görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkemenin resen görevli olup olmadığını inceleyerek karara bağlaması gerekir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır. Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu takibin; cari hesap ekstresine dayalı olarak başlatıldığı ve takip talebinde; "06CYU402 plakalı araç kira sözleşmesinden kaynaklı aylık araç kira bedelleri, kiradan kaynaklı yansıtma,vade farkı faturaları ve takip tarihi itibariyle cari hesap ektresinden kaynaklı alacakların tahsili" talebinde bulunulduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı vekili özetle; taraflar arasındaki araç kiralama ilişkisinin ticari sözleşmeden kaynaklandığı, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiğini beyanla davanın ticari dava olduğunu belirtmiş olup dava dilekçesi ekinde taraflar arasında akdedildiği belirtilen araç kira sözleşmeleri, araç teslim formu ve takibe dayanak faturalar sunulmuştur. Faturaların kira sözleşmesinden kaynaklanan kira bedeli, vade farkı, kilometre aşım ücreti ve hasar yansıtma açıklamaları barındırdığı görülmüştür. Somut olayda; davanın ileri sürülüşüne göre takip konusu edilen alacak iddiasının taraflar arasındaki araç kiralama ilişkisine dayandırıldığı, yine takip talebi ve dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacaklara ilişkin tanzim edildiği nazara alındığında uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı açıktır. 6100 Sayılı HMK'nın "Sulh hukuk mahkemelerinin görevi" başlığı altındaki 4. Maddesinin 1/a bendi uyarınca "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar" bakımından sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından, temyiz aşamasında Yargıtay tarafından re'sen incelenir. Yapılan açıklamalar kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla Mahkemememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Aynı yönde bkz. ... BAM 37. HD. 2023/2851 E., 2023/613 K., 23/11/2023 T.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi) 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025 Katip ....
Hakim ...
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR