İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/232 E. 2026/503 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/232
- Karar No
- 2026/503
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/232 Esas KARAR NO :2026/503 Karar
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/04/2025 KARAR TARİHİ:02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI İDDİASI VE TALEP: Müvekkili ..., 29.11.2024 tarihinde karşı taraf davalı şirketten ... plakalı ... ... Marka ve 2019 Model aracı, satın almış olduğu, Müvekkili İstanbul ilinden aldığı bu araçla yola çıkmış ve ... iline geldiğinde araçta oluşan motor kitlemesi (motor arızası oluşması) arızası nedeniyle müvekkili ve beraberindekiler yolda mahsur kalmış olduğu, Çekici arabayla aracı ikamet ettiği ... iline getirmek zorunda kalmış olduğu, Müvekkili aracı teslim aldıktan sadece 516 KM yapıp ... iline geldiğinde araç çok büyük motor arızası verdiği, müvekkilinin bu şekilde ne yazık ki mağdur olmuş olduğu, Müvekkilii araçta oluşan hasarın gizli ayıp olduğunu ve karşı tarafın sorumluluğunun olduğundan bahisle karşı taraf şirkete zararın giderilmesi için ilk önce anında telefonla iletişime geçmiş olduğu, Araçtaki bu gizli ayıp tarafımızca .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasıyla tespit edilmiş ve raporlanmış durumunda olduğu, Bu raporda 'bir sonraki gün tarafımdan kontrol edilerek motor söküldü hasarlı parçaları tesbit edildiği Motorun demontajında krank parçasının tamamen uc kısmında koptoğu bu nedenle diğer aksamlarının da çalışmadığı, yağlama soğutma sisteminin çalışmaması nedeni ile yatak ve pistonların da yıprandığı tesbit edildiği, Resimleri çekildiği, Bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre müvekkilinin davacı araç motor aksamının tamamını değişmek zorunda kalmış olduğu Zira oluşan motor arızası var olan mevcut motorun tamir edilmesiyle giderilmesi imkansız olup, bilirkişinin ve motor ustasının tavsiyesi üzerine müvekkilinin davacı komple motor değişikliğine gitmek zorunda kalmış olduğu, Müvekkilinin komple motor alımı için dava dışı ... ... San. Ve Tic Ltd Şti ile anlaşmış ve 152.500,00 TL bedelle motor alımı gerçekleşmiş olduğu, Dava dışı bu şirket tarafından kesilen fatura ve müvekkilinin davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin dekontları sunduğu, Yine müvekkilinin tarafından motor takma ve bakım işçiliği için dava dışı motor ustasına 20.000 TL ödeme yapılmış, Faturası ektedir (Ek-6) Ayırca motor refekte ve extra için dava dışı ... ... Yedek Parça isimli işletmeye 10.000 TL daha ödeme yapmış, Yine müvekkili çekici ücreti olarak 14.000 TL ödeme yapmış, Müvekkili adına birlikte çalıştığı dava dışı ... çekici ücreti ödemesi yapmış, . Bunların yanı sıra müvekkili delil tespiti için değişik iş mahkeme dosyasına 7.150 TL harcama yapmış, Bu araç gizli ayıpla birlikte müvekkile satılmış, Bu durumdan habersiz olan müvekkili, durumu bildiği takdirde aracı almayacağı aşikar olduğu, Karşı taraf araçta satış sözleşmesi sırasında mevcut olan gizli ayıptan sorumlu olduğu, Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere son satıcı ayıbı bilmiyor olsa bile alıcıya karşı sorumlu olduğu,. Davalı taraf müvekkilini bu nedenle uğramış olduğu tüm zararlardan sorumlu olup bu zararları tazmin edilmesi gerektiğini bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... Sulh Mahkemesinin ... diş sayılı dosyası, SBGM ve Sahibinden Bilgi işletmeleri tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 06/07/2026 tarihli raporunda; Dava konusu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığı, bu bakımdan oluşan zararların giderilmesi gerektiği, Davacının ayıplı ifa nedeniyle uğramış olduğu zararların toplamda 206.500 TL olarak hesaplandığı, Sonuç ve kanaatine varmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 01/04/2026 tarihli EK raporunda; Ayıplı olarak davacıya satıldığı, bu bakımdan oluşan zararların giderilmesi gerektiği, Davacının ayıplı ifa nedeniyle uğramış olduğu zararların toplamda 206.500 TL olarak hesaplandığı, Sonuç ve kanaatine varmıştır. Davacı vekilinin 26/10/2025 tarihinde sunduğu dava değeri arttırım dilekçesi özetle; HMK m.176 vd. uyarınca dava değerinin ıslah yoluyla 150.000,00 TL’den 206.500 TL’ye yükseltilmesini, Artırım miktarı: 56.500 TL yönünden ıslahın kabulüyle, Toplam talep olan 206.500 TL maddi tazminatın; öncelikli taleplerinin 06.12.2024 tarihinden itibaren ticari (avans) faiziyle, mahkeme aksi kanaatte ise ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline, Islah dilekçesinin davalı ve ihbar olunana tebliğine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; Dava satın alınan aracın ayıplı çıkması nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK nın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. TBK'nın 231. madde hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Somut olayda, dava konusu aracın 29.11.2024 tarihinde davalı şirketten ... plakalı ... ... Marka ve 2019 Model aracı satın aldıktan sonra araçta motor arızası verdiği ve yolda kaldığı çekici ile servise taşındığı, davacı dava konusu aracı satın aldığında araç 5 yaşında ve 82.576 km ‘de bulunduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte aynı kanun hükmünde; alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği (m.227/4); satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olması halinde ise alıcının, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği (m.227/5) belirtilmiştir. Ayıp oranında bedelde indirim zararının hesabında; " mutlak metod" " nispi metod" ve "tazminat metodu" adıyla birbirine değişik görüşler mevcut ise de, Yargıtay tarafından uygulanan ve benimsenen "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi kullanılmaktadır. Bu metoda göre "satış tarihi" itibarıyla satılan ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirtilmektedir. Başka bir deyişle satılanın tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin satış tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız rayiç değeriyle, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilerek araç satış bedeline uygulanmaktadır. (Uygulanacak formül: İndirilecek bedel= sözleşme bedeli-(sözleşme bedeli X ayıplı değer/ayıpsız değer)
Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi de esas alınmak suretiyle, tarafların sözleşmesel yükümlülüklerinin belirlenmesi, tarafların sözleşmedeki üzerine düşen edinimleri tam olarak yerine getirip getirmediği, öncelikle teknik bilirkişilerce dava konusu araçtaki arızanın teknik olarak sebebi, kullanıcı hatası olup olmadığı, araç için verilen tamir, servis, yedek parça değişimi işlemlerinin yetersiz kalıp kalmadığı, buna göre araçtaki arıza durumunun açık veya gizli ayıplı olup olmadığı, söz konusu arızanın meydana gelmesinde davalının ağır kusurunun ya da iğfal durumunun bulunup bulunmadığı, aracın garanti kapsamında arızasının giderilmesi gerekip gerekmediği, araç bedeli ile ayıp nedeniyle doğan değer kaybının da hesaplanması ile araçta mevcut ayıbının giderilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise ne kadarlık masraf gerektirdiği, aracın ikinci el piyasasında ne kadarlık değer kaybı yarattığı, makul sürede davalıya ayıp ihbarının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından verilen hizmet kusurlu ve ayıplı ise söz konusu kusur ve ayıp sebebiyle neticeten davacının davalıdan aracın onarımı kapsamında yaptığı ödemeler için herhangi bir bedel talebinde bulunup bulunamayacağı, davacının onarım bedeli talebinde bulunabilecek ise ne kadar bedel talebinde bulunabileceği hususunda bilirkişi raporu hazırlanması istenmiştir. Bilirkişi raporunda yapılan teknik inceleme ile dava konusu aracın motorunun krank, piston gömlek, motor bloku, motorun yağlama ve soğutma sisteminin arızalı olduğu dosya muhtevasındaki daha önceki mevcut bilirkişi raporunda, motor sökülerek tespit olunmuştur.Motorun piston,gömlekikrank sisteminin arızalı olması motorun yağlama ve soğutma sistemlerinin tamamen kullanılamaz halde olduğunu ifade eder.Bu durumda motorun tamamen değiştirilmesinden başka bir çare yoktur. Davacı, dava konusu aracı satın alıp sadece 516km yol kattetikten sonra , söz konusu arızaların ortaya çıkması mümkün değildir.Davacının dava konusu arabayı satın aldığında aracın krank mili üzerinde mikro düzeyde çatlaklar ve piston silindir sistemleriinin motor yağsız ve susuz kullanıldığı için aşınmış ve arızalı olduğu kesindir.Davacı dava konusu aracı satın aldığında araç Gizli Motor ayıplıdır.Bu aracın satışını yapan davalı ağır kusurludur. Dosyaya Sunulan aracın noter satış belgesinde aracın ekspertiz raporunun bulunmadığı belirtilmiş, ayrıca davalı vekilinin iddiaları arasında bulunan aracın satışı sırasındaki arızayı bilerek aracı satın aldığına dair bir not bulunmadığının görüldüğünü, davacının dava konusu aracın arıza çıkar çıkmaz aynı gün ayıbın bildirildiği anlaşıldığından davalıya ayıp ihbarının öngörülen süre içerisinde yapıldığı açıktır. Dolayısıyla dava konusu aracın motorundaki arızaların giderilmesinin mümkün olduğu, dava konusu aracın motorunun blok değişimi, piston ve silindirlerin ve krank milinin değiştirilmesi gerektiği, dava konusu ... plakalı 2019 model ... minibüs için motor blok ve işçilik KDV dahil 177.500,00-TL olarak belirtilen tutar rayiç değerlere uygun olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın kaza tarihinde hasarsız eşdeğerinin ikinci el piyasa satış fiyatı 850.000TL tutarında olduğu, dava konusu araç onarıldıktan sonra, kaza tarihinde ikinci el piyasa satış fiyatı 821.000TL tutarında olup,motor bloğunun komple değiştirilmiş olması nedeni ile meydana gelmiş bulunan değer kaybı ise 29.000 TL tutarında olduğu anlaşılmakla davacının toplam zararı ise 177.500.00TL +29.000 TL = 206.500 TL olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile 206.500 TL'nin 13.12.2024 tarihinden itibaren(05.12.2024 tarihinde ihtarın tebliğ edildiği görülmekle) işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile 1-206.500 TL'nin 13.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 14.106,01-TL karar harcından peşin ve ıslah ile alınan 3.531,63-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 10.574,38-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- Davacı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacının yapmış olduğu 3.531,63 TL harç gideri ve 24.430,00-TL yargılama gideri toplamı olan toplam 27.961,63-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-)Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 4.600,00 TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına 7- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2026
Katip ... E-İmzalıdır
Hakim ... E-İmzalıdır