İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/72 E. 2026/502 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/72
Karar No
2026/502
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/72 Esas KARAR NO :2026/502 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/12/2024 KARAR TARİHİ:02/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI İDDİASI VE TALEP: Müvekkil Şirket 30.11.2022 tarihinde Davalı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'den ... 2022 ... Euro model aracı satın aldığını, Söz konusu araç satın alındıktan 2 yıl sonra 05.10.2024 tarihinde, henüz 79.103 Km kullanılmış olduğu halde arızalanmış, çalışmadığı için yol yardım vasıtası ile ... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'ye onarım amacıyla götürüldüğünü, Davalı ... tarafından düzenlenen iş emri teklifinde de görüldüğü üzere yapılan araç muayenesinde aracın birçok kısmında arızasının bulunduğu ve parça değişimine ihtiyaç duyulduğu görüldüğünü, Özellikle aracın yalnızca iki yıldır kullanıldığı ve henüz 79.103 km sürüldüğü göz önünde bulundurulduğunda araçta meydana gelen arızaların gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Zira henüz 2 yıldır kullanılan ve 0 km satın alınan aracın ... zincirinin kırılması durumunun müvekkil şirketin kullanımından meydana gelmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ancak müvekkil şirkete ait araç henüz Garanti kapsamında olduğu halde davalı ... bu arızaların Garanti Kapsamında değerlendiremeyeceğini belirterek aracın tamiri için müvekkil şirketten tamir bedeli alınacağını bildirdiğini, Bunun üzerine söz konusu araç yetkili ... servisinden alınarak başkaca bir servise götürülmüş ve burada tekrar muayene edildiğini, Nihayetinde araç bu serviste tamir edilmiş olup bu tamirat 111.680,00 TL tutarında yapıldığını, Gizli ayıbı bulunan ve buna rağmen davalılar tarafından garanti kapsamında değerlendirilmeyerek tamirinin yapılması noktasında müvekkil şirketten tamirat ödemesi talebinde bulunan davalılara karşı müvekkil şirket tarafından Arabuluculuk Başvurusunda bulunulmuş ve başkaca bir serviste yapılan tamir neticesinde müvekkilin ödediği 111.680,00-TL tamirat ödemesi ve bu bedele işlemiş yasal faiz tutarı davalılardan talep edildiğini, Ancak söz konusu arabulucu görüşmesinde anlaşmaya varılamadığından 26.11.2024 tarihinde Arabuluculuk görüşmesi anlaşmama olarak sonuçlandırıldığını belirterek davanın kabulü ile ... plakalı garanti kapsamındaki aracın arızalarının yetkili davalılar tarafından garanti kapsamında karşılanmaması ve ayrıca gizli ayıp nedeniyle müvekkilin arızanın giderilmesi için yapmış olduğu 111.680,00-TL harcamanın ve bu ödemeye işlemiş yasal faize ilişkin alacağın davalılar tarafından müvekkil şirkete ödenmesine, Aracın tamir süresince aracın kullanılmamasından ötürü fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500TL. mahrumiyet bedeli ödenmesine, Yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI ... OTOMOTİV CEVABI : Davayı ve davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresinin dolmuş olması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın ayıp iddiası ile ilgili olarak Müvekkili olduğu Şirket sorumlu tutulamayacağı, Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, dava konusu aracın 30.11.2022 tarihinde trafiğe çıktığı dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu Dolayısıyla, zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle huzurdaki davanın ve tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI ... CEVABI :Davacının talep ettiği araç mahrumiyet bedelini tam ve kesin olarak belirleyebilecek konumda olması sebebiyle işbu talebini belirsiz alacak olarak ileri sürmesinde hukuki yararı bulunmamakta olup davanın usulden reddedilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Sigorta , SBGM, tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 02/12/2025 tarihli raporunda; Dava Konusu ... plakalı araç üzerinde 16.05.2025 tarihinde yapılan incelemede, aracın 105.417 kilometrede olduğu, aracın herhangi bir arızasının bulunmadığı, motor çalışma parametrelerinin normal olduğu, aracın Motor Kompartmanında yer alan ... Zincir Seti ve Motoru üzerinde sökme/takma izlerinin olduğu; Dava konusu ... plakalı aracın, satın alım tarihinden itibaren, 2 yıllık garanti süresi içerisinde, periyodik bakımlarının, davacı tarafından geciktirilerek ve ortalama 4.000 kilometre geç servise başvurarak yaptırılmış olduğu. Dava konusu aracın son bakım tarihi 11.09.2024 tarihinden sonra, yaklaşık olarak 2.500 kilometre kullanımından ve yaklaşık 25 gün sonrasında, 05.10.2024 tarihinde, yasal garanti esinin dolum tarihi olan 30.11.2024 tarihinden evvel, Eksantrik Zinciri kırma problemi yaşamış olduğu ve arıza için de Motor onarımının yapılmış olduğu, Dava konusu ... plakalı araç, arıza tarihi 05.10.2022 tarihinde garanti içerisinde ve 79.103 kilometrede olsa da, aracın bu süredeki tüm periyodik bakımlarının ortalama 4.000 kilometre geciktirilmiş olduğu, bu gecikmelere bağlı olarak, motorun içindeki yağ ile çalışan eksantrik zinciri parçasının, yağın vizkositesini kaybetmesi, motor içindeki yağ filminin zayıflaması, buna bağlı olarak metal metale sürtmesi veya hidrolik gerginin basınç alamaması ve yağ kalitesinin düşmesine bağlı olarak da zincirdeki yükün artmasına olarak kırılmış olacağı, akabinde de motor parçalarının hasara uğrayacağı kanaatine yarılmış olup, dava konusu aracın teknik arızasının davacının bakım sorumluluğunu yerine getirmemesinden kaynaklandığı, teknik olarak üretim hatasından bahsedilemeyeceği, Ortaya çıkan hasarın aracın periyodik bakımlarının zamanında yaptırılmamasından kaynaklandı; ve dolayısıyla kullanıcı kaynaklı olduğu nazara alındığında, sözleşmesel ilişki bağlamında davalıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği kanaatlerine varılmış ve rapor sunulmuştur. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 03/06/2026 tarihli raporunda; Kök rapordaki görüş ve kanaatimizin değişmesini gerektirecek yeni belge-bilginin dosyaya sunulmadığı, Araçta kırılan ve değiştirilen parçaların heyetimize gösterilmediği, Kök rapordaki görüş ve kanaatimizin aynen sürdüğü, Ek görüş ve kanaatleri mahkemenin takdirine sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dosya, .... Tüketici Mahkemesi'nin ..., 24/12/2024 tarihli Görevsizlik kararı ile mahkememize gelmiş olduğu görüldü. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; Davacı satın alınan aracın ayıplı çıkması iddiasına dayalı tazminat talebinin ve araç mahrumiyet bedeline ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 231/1. Maddesine göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Anılan maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre ise, satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. İki yıllık süre, ayıp ister açık ister gizli olsun, ayıbın görülmesiyle değil satılanın alıcıya devriyle birlikte işlemeye başlar. Alıcının ayıbı tespit edememesi iki yıllık sürenin işlemeye başlamasını engellemez. Satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu, özellikle kasıtlı veya ağır ihmalli, mesela alıcıyı aldatmış ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz(Fikret Eren, Borçlar Hukuk Özel Hükümler, 9. baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, s. 127, 129.) Somut olayda dava konusu araç 30.11.2022 tarihinde satın alınmış ve 05.10.2024 tarihinde arızalandığı anlaşılmakla zamanaşımı süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK nın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. TBK'nın 231. madde hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Somut olayda, dava konusu ... plakalı araç üzerinde 16.05.2025 tarihinde yapılan incelemede, aracın 105.417 kilometrede olduğu, aracın herhangi bir arızasının bulunmadığı, motor çalışma parametrelerinin normal olduğu, aracın motor kompartmanında yer alan ... zincir seti ve motoru üzerinde sökme/takma izlerinin olduğu mahallinde yapılan keşif neticesinde görüldüğü anlaşılmıştır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte aynı kanun hükmünde; alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği (m.227/4); satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olması halinde ise alıcının, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği (m.227/5) belirtilmiştir. Ayıp oranında bedelde indirim zararının hesabında; " mutlak metod" " nispi metod" ve "tazminat metodu" adıyla birbirine değişik görüşler mevcut ise de, Yargıtay tarafından uygulanan ve benimsenen "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi kullanılmaktadır. Bu metoda göre "satış tarihi" itibarıyla satılan ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirtilmektedir. Başka bir deyişle satılanın tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin satış tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız rayiç değeriyle, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilerek araç satış bedeline uygulanmaktadır. (Uygulanacak formül: İndirilecek bedel= sözleşme bedeli-(sözleşme bedeli X ayıplı değer/ayıpsız değer) Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi de esas alınmak suretiyle, tarafların sözleşmesel yükümlülüklerinin belirlenmesi, tarafların sözleşmedeki üzerine düşen edinimleri tam olarak yerine getirip getirmediği, öncelikle teknik bilirkişilerce dava konusu araçtaki arızanın teknik olarak sebebi, kullanıcı hatası olup olmadığı, buna göre araçtaki arıza durumunun açık veya gizli ayıplı olup olmadığı, söz konusu arızanın meydana gelmesinde davalının ağır kusurunun ya da iğfal durumunun bulunup bulunmadığı, aracın garanti kapsamında arızasının giderilmesi gerekip gerekmediği, araç bedeli ile ayıp nedeniyle ne kadarlık masraf gerektirdiği, makul sürede davalıya ayıp ihbarının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, neticeten davacının davalıdan aracın onarımı kapsamında yaptığı ödemeler için herhangi bir bedel talebinde bulunup bulunamayacağı, davacının onarım bedeli talebinde bulunabilecek ise ne kadar bedel talebinde bulunabileceği hususunda yine araç mahrumiyet bedelinin oluşup oluşmadığı ve oluşmuş ise miktarının ne olduğu yönünden nihai takdir mahkememize bırakılmak suretiyle hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporu hazırlanması istenmiştir. Bilirkişi raporunda yapılan teknik inceleme ile dava konusu ... plakalı aracın, satın alım tarihinden itibaren, 2 yıllık garanti süresi içerisinde, periyodik bakımlarının, davacı tarafından geciktirilerek ve ortalama 4.000 kilometre geç servise başvurarak yaptırılmış olduğu, dava konusu aracın son bakım tarihi 11.09.2024 tarihinden sonra, yaklaşık olarak 2.500 kilometre kullanımından ve yaklaşık 25 gün sonrasında, 05.10.2024 tarihinde, yasal garanti süresinin dolum tarihi olan 30.11.2024 tarihinden evvel, Eksantrik Zinciri kırma problemi yaşamış olduğu ve arıza için de Motor onarımının yapılmış olduğu, dava konusu ... plakalı araç, arıza tarihi 05.10.2022 tarihinde garanti süresi içerisinde ve 79.103 kilometrede olsa da, aracın bu süredeki tüm periyodik bakımlarının ortalama 4.000 kilometre geciktirilmiş olduğu, bu gecikmelere bağlı olarak, motorun içindeki yağ ile çalışan eksantrik zinciri parçasının, yağın vizkositesini kaybetmesi, motor içindeki yağ filminin zayıflaması, buna bağlı olarak metal metale sürtmesi veya hidrolik gerginin basınç alamaması ve yağ kalitesinin düşmesine bağlı olarak da zincirdeki yükün artmasına bağlı olarak kırılmış olacağı, akabinde de motor parçalarının hasara uğrayacağı kanaatine varılmış olup, dava konusu aracın teknik arızasının davacının bakım sorumluluğunu yerine getirmemesinden kaynaklandığı, teknik olarak üretim hatasından bahsedilemeyeceği, ortaya çıkan hasarın aracın periyodik bakımlarının zamanında yaptırılmamasından kaynaklandığı ve dolayısıyla kullanıcı kaynaklı olduğu nazara alındığında, sözleşmesel ilişki bağlamında davalıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Bu dava sebebi ile alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin ve keşif harcı ile alınan 5.093,5 -TL harçtan arta kalan 4.361,5-TL 'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yürürlükte bulanan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 4.600,00 TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep etmeleri halinde iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı nev otunun yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2026

Katip ... E-İmzalıdır

Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/72, K. 2026/502, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-72-e-2026-502-k-53577df7afec