İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/154 E. 2024/793 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/154
- Karar No
- 2024/793
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/154 Esas - 2024/793 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/154 Esas KARAR NO : 2024/793
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/05/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 GR.KR.YZM.TARİHİ : 30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA YÖNÜNDEN; TALEP Davacı vekilince 06/03/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 18/07/2017 tarihinde "... Elektromekanik İşler Taşeron Sözleşmesi" 'ni imzalandığını, sözleşmenin konusunun .... kayıt numarasını ihale ettiği "..." adlı yapım işinin bir kısmı olduğunu, ve davalının yüklendiği işin bir kısmını anılan sözleşme kapsamında müvekkiline taşere ettiğini, taraflar arasında akdedilen 18.07.2017 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin 1. ve 2. hakedişler gereğince %6 oranındaki teminat kesintisi hariç 739.082,98 TL bedelli iş yaptığını, hakedişlerin davalının şantiye yetkilisi tarafından imzalandığını, hakedişlere istinaden müvekkilinin düzenlendiği faturaların davalıya gönderildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, faturaları defterlerine kayıt ettiğini, 739.082,98 TL borçlu olduğuna dair cari hesap mutabakatnamesini kaşeleyip imzaladığını, sözlü ve e-posta yoluyla yapılan taleplere rağmen davalının hakedişleri ödemediğini, 29.11.2017 tarihli ihtarnamenin davalıya 02.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının itirazdan sonra 09.01.2018 tarihinde müvekkiline 400.000 TL ödeme yaptığını, yapılan kısmi ödemenin borcun kabulü anlamına geldiğini, hakediş tutarı ile işlemiş faiz toplamından 400.000 TL'nin indirilmesiyle alacak miktarının 342.783,46 TL olduğunu, davalı aleyhine ....Esas sayılı dosyası üzerinden 19/12/2017 tarihinde ödenmeyen bedellerin tahsili için icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından 19.12.2017 tarihinde başlatılan 2017/22870 sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, davalının takibe itiraz ettikten 2 hafta sonra borcunun 400.000,00-TL'lik kısmını 09/01/2018 tarihinde müvekkiline ödediğini, bakiye borcun ödenmemesi üzerine müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini öncelikle harca esas değer olan 342.783,46-TL ihtiyati haciz talebinin kabulüne, .... Esas sayılı dosyası ile kesinleşmiş faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, icra inkar tazminatının haksız itiraza konu 742.783,46 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini öne sürerek icra takibine vaki itirazın 342.783,46 TL için iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini vaki itirazın icra takibini sürümcemede bırakmaya yönelik kötü niyetli ve haksız olması nedeniyle takibe konu meblağın (742.783,46-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 06/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; dava dışı işveren idare ile davalı arasında işbu proje dışında farklı ticari ilişki olup olmadığı bilinmediği için ticari defterlerinde işbu proje ile ilişkilendirilemeyecek işlemlerin olabileceği göz önüne alınarak halihazırda dosyada mübrez resmi hakediş tarihleri (11.09.2017 tarih ve 881.787,27-TL bedelli 2 nolu hakediş, 24.10.2017 tarih ve 1.568.029,50-TL bedelli 3 nolu hakediş, 05.12.2017 tarih ve 1.684.529,43-TL bedelli 4 nolu hakediş), numaraları ve bedelleri ile hakedişe konu proje “...” ile ilişkilendirilebilecek fatura, başlık, içerik, tarih ve işbu dilekçenin 10 numaralı maddesinde belirttikleri husus dikkate alınarak belirlenecek bedellerin göz önüne alınmasını talep ettiklerini) beyan ederek; açıklamış oldukları tüm bu nedenler neticesinde, işbu dilekçe ile bulundukları ıslah taleplerinin kabulüne ve nihai olarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekilince 04/07/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin .... merkezli olarak faaliyet gösterdiğini ve işveren idare ile akdedilen ... sözleşmesi kapsamında birtakım işlerin yapılması için davacı şirket ile sözleşme akdettiklerini, sözleşme kapsamında tarafların sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen işlerin yapılması konusunda anlaştıklarını, davacının haksız olarak icra takibi başlattıklarını ve davacının sözleşmeyi hukuka ve sözleşme ilişkisine aykırı olarak feshettiklerini, henüz muaccel olmayan alacak için başlatılan icra takibine mağdur olmamak olmamak için itiraz ettiklerini, davacının üstlendiği işleri sözleşmeye uygun olarak yerine getirmemesi, yapılan işlerin eksik olması müvekkil şirketin hakediş ödemelerinde bulunmasını geciktirdiğini, sözleşme nedeniyle müvekkilinin zararlarının mahsubu talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinin 3. fıkrasında "Hak ediş şirkete sunulup şirket tarafından incelendikten sonra uygun ise tasdik edilir ve idarenin şirkete hak ediş ödemesi yaptığı tarihten sonra 15 (onbeş) gün içinde taşerona yasal ve aşağıdaki sözleşmesel kesintiler yapıldıktan sonra ödeme yapılır" hüküm uyarınca idarenin müvekkil şirkete ödeme yapmasından sonra davacının alacağının muaccel olacağı ve bundan sonra talepte bulunabileceğinin açıkça düzenlendiğini, davacının müvekkilinini dahi olmadığı hak edişin kendisini ödenmesi yönündeki hukuka ve sözleşme ilişkisine aykırı çabası, açıkça kötü niyetle hareket ederek müvekkili aleyhine cebi icra yoluna gitmesinin, kötü niyetli olduğunu, davacının sözleşmeyi feshe ilişkin ihtarnamesi ile müvekkilinin ciddi zorluklar yaşadığını, davacının sözleşme ve hukukun ilkelerine aykırı tutumu nedeniyle müvekkili idarenin yaptığı hak edişlerden sonra hiç zaman kaybetmeden davacı taşerona 09/01/2018 tarihinde 400.000,00-TL ödeme yaptığını, yine aradan geçen süreçte idare tarafından yapılan diğer hak ediş ödemelerinde ise yine hiç vakit kaybetmeden 06/04/2018 tarihinde 280.755,00-TL ödemede bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin dikkate alındığında ihtiyati haciz talebine karar verilmesine gerek olmadığı beyan ederek, fazlaya dair hak ve her türlü hukuksal talebi sakla kalmak kaydıyla, davacı tarafından yaptığı işten kaynaklı olarak uğradıkları zararların mahsubuna, işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacın yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN .... SAYILI DAVA YÖNÜNDEN; TALEP Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkili ile davalı firma arasında 18/07/2017 tarihinde ... imzalandığını, sözleşme kapsamında tarafların karşılıklı mutabakatı ile hakediş imzalandığını, müvekkilinin taraflarca mutabık kalınan hakediş kapsamında 15/09/2017 tarihli, ... numaral, 593.132,88-TL bedelli faturayı düzenleyerek davalı firmaya verdiğini, davalı firmanın bu faturayı mali hesaplarına işleyerek faturayı kabul ettiğini, davalının sözleşmenin 17/6. maddesine aykırı şekilde işveren idareden ödeme almasına rağmen üç ay içerisinde müvekkiline hakediş ödemesi yapmadığını, 6 ay 19 gün sonra ödeme alındığını, davalının güven ilişkisinin bozulması nedeniyle sözleşmenin çekilmez bir hale geldiğini, hakediş alacaklarını sözleşmede mutabık kalınan süre içerisinde tahsil edemediği için sözleşmeyi ..... Noterliği'nin 16/02/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle tek taraflı olarak haklı nedenle feshettiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle sona erdirdiği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL'lik cezai şart tutarının arabuluculuk sürecine başvurulan 07/01/2021 tarihinden itbaren yıllık ticari avans faziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, Davacı vekili 24/02/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; sözleşmede fesih halinde uğranan zararlara ilave olarak sözleşme tutarının %10'u oranında cezai şart öngörüldüğünü, sözleşmenin sözleşme tutarına ilişkin 5.madde hükmünde ise sözleşme bedelinin 19.750.000-TL + KDV olduğunun ifade edildiğini, söze konu bu tutarın 681.875,91-TL'sinin taraflarınca başlatılan icra takibi ve itirazın iptali davası sonrası farklı tarihlerde iki parça olarak ödendiğini, bu bağlamda talep sonucu tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL'den 1.896.912,41-TL artırarak, 1.906.912,41-TL şeklinde ıslah ettiklerini beyan ederek; işbu dilekçe ile sundukları talep sonucunun 1.906.912,41-TL şeklinde ıslahı taleplerinin kabulüne, davalarının kabulüne, 1.906.912,41-TL'nin arabuluculuk sürecine başvurulan 07.01.2021 tarihinden itibaren işletilecek yıllık ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davaya konu sözleşme maddesinde miktar olarak açık olan cezai şart tutarı için belirsiz alacak davası açıldığını, davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa belirsiz alacak davası açılamayacağını, böylesi bir durumunda hukuki yarardan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 18/07/2017 tarihli ... Elektromekanik İşler Taşeron Sözleşmesi düzenlendiğini, raflar arasında kurulan ticari ilişki süresince sözleşme konusu işler idare tarafından durdurulmuş, müvekkil şirketin de işlerin devam edebilmesi için yoğun çaba sarf ettiğini, davacının bu süreç boyunca işlerin durdurulduğunu, müvekkilin şirketin zorluk yaşadığını bilmesine rağmen işlerin devam etmesini beklemeden hak ediş talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket ise iyi niyetini süreç boyunca ortaya koymuş, ancak davacının haksız ve kötü niyetli talepleri karşısında mağdur edildiğini, .... e. sayılı dosyası istinaf incelemesinde olduğundan öncelikle bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının ..... Noterliğinin 05/11/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermesine karşın herhangi bir cevap verilmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, cezai şartın borcun konusu olmadığını, aleyhe kabul etmemek ve aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmede yer verilen "sözleşme tutarının toplam %10'u oranda cezai şartın" fahiş oranda olduğunu, ortada kendine özgü bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya dair hak ve her türlü hukuksal taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLER Davacının 26.02.2019 tarihli dilekçe ekinde ibraz ettiği hak ediş belgeleri incelendiğinde; ... Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından 09/08/2017 yılında başlanılan .... İnşaatına ilişkin olarak: 11.09.2017 tarih 1 numaralı 2017 uygulama yılı “Hakediş Raporu”'na göre;Taşerona Ödenecek Toplam Tutar (...) 580.689,54 TL olduğu, 16.10.2017 tarih 2 numaralı 2017 uygulama yılı “Hakediş Raporu”na göre; Taşerona Ödenecek Toplam Tutar (...) 145.172,38 TL olduğu, 19.12.2017 tarih 2017 uygulama yılı “Kesin Hakediş Raporu”na göre;Taşerona Ödenecek Toplam Tutar (...) 739.082,98 TL olduğu anlaşılmaktadır. Hakedişlere KDV ilave edildiğinde yapılan hesaplamada 1 nolu hakediş tutarı 518.472,80 TL olup % 18 KDV'si 93.325,10 TL olmak üzere toplam 611.797,90TL 2 nolu hakediş tutarı 129.618,20 TL olup % 18 KDV'si 23.331,28 TL olmak üzere toplam 152.949,48 TL'dir. Davacı şirketin her iki hakediş alacağı için kestiği fatura bedelleri toplamı 764.747,38 TL'dir. ... ile İdare arasındaki sonraki hak edişlerin incelenmesinde; 15.10.2018 taril 8 nolu hak ediş dahil tamamında 8 adet imalat yer almıştır. .... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı davacı ... Ltd.Şti., takip borçlusu davalı ... İnş.ve Son.Taah. Tic.Ltd.Şti. olup takip dayanağının 02.12.2017 tarihli 145.950,10TL. tutarlı fatura, 02.12.2017 tarihli 593.132,88TL tutarlı fatura, cari hesap mutabakatı ihtarname, sözleşme olduğu, takip tarihinin 19.12.2017 olup; asıl alacak 145.950,00 TL, işlemiş faiz 730,75 TL, Asıl alacak 593.132,88 işlemiş faiz 2.969,73 TL, toplam 742.783,46 TL olduğu belirtilmiştir. .... Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih,.... sayılı kararı ile "davacının ... Şirketi, davalının ... Şirketi olduğu Dava taşeronluk sözleşmesinin haklı olarak fesholunduğundan bahisle öngörülen cezai şartın tahsiline yönelik olduğu ve .... Mahkemesi'ndeki ilk davada taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın iptali işbu davada ise taraflar arasında imzalanan aynı sözleşmeye dayalı olarak sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi nedeniyle öngörülen cezai şartın tahsili istendiği, HMK'nın 166.maddesinde belirtildiği gibi hem taraflar bakımından hem de tarafların dayandığı sözleşmenin aynı olması nedeniyle davalının arasında irtibat bulunmakta olup mahkememizde açılan işbu davanın irtibat nedeniyle .... esas sayılı dosyasının birleştirilmesi gerektiği" gerekçesi ile birleştirme kararı verilmiştir. Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 01/11/2023 tarihli bilirkişi kurul raporunda özetle; asıl dava yönünden; davacı ile davalı arasında alacağa dayanak olan hakedişlerin tanzim edilerek imzalandığını ve davacı tarafından faturalarının düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, faturaların her iki taraf kayıtlarında yer aldığını, icra takibine konu alacağın 19.12.2017 icra takip tarihi itibariyle muaccel alacak hale geldiğini ve bu tarih itibariyle ödemesinin yapılmadığını, .... Esas sayılı dosyasında talep edilen 739.082,88-TL asıl alacak yönünden 700.197,52-TL miktar yönünden itirazın iptali ve takibin devamının gerekebileceğini, fazlaya dair istemin yerinde olmadığını, .... Esas sayılı dosyasında talep edilen 3.700,48-TL işlemiş faiz yönünden taleple bağlı kalınarak 3.700,48-TL miktar yönünden davalı itirazının iptali ve takibin devamının gerekebileceğini, dava tarihi itibariyle takip sonrası ödeme nazara alındığında davacının asıl alacağının; 300.197,52-TL ve işlemiş faiz alacağının 8.987,24-TL olduğunu, davalı tarafından dava tarihinden sonra 06.04.2018 tarihinde borcuna mahsuben 28.755,00-TL ödeme yaptığını, bu ödemenin icra dosyasında nazara alınması gerekeceğini, birleşen dava yönünden ise; davacı tarafından 700.197,52-TL alacağınının 400.000,00-TL miktarının icra takibi sonrası 16.02.2018 fesih ihbarnamesi tarihi öncesinde tahsil edildiğini, ancak fesih ihbarname tarihi itibariyle alacağının 300.197,52-TL miktarının tahsil edilemediğine göre haklı nedenlerle sözleşmeyi feshettiğinin bildirildiğini, davacının sözleşmenin fesih tarihi itibariyle 300.197,52-TL miktar alacaklı olduğunu, sözleşmenin sözleşme hükmüne aykırı şekilde ödeme yapılmamasına bağlı haklı nedenle feshi görüşüne varılması halinde takdiri mahkememize ait olmak üzere sözleşmenin 17/6ncı maddesine göre cezai şart bedelinin 1.910.190,90-TL olarak hesaplandığı hususlarında görüş beyan etmişlerdir. Aynı bilirkişi kurulu 06/02/2024 tarihli ek raporlarında özetle; kök raporlarındaki tespit, hesap ve değerlendirmelerini değişmeyeceği, asıl dava dosyası yönünden değerlendirmenin; icra takip tarihinin 19.12.2017, dava tarihinin ise 06/03/2018 olduğunu, takipte talep edilen asıl alacak tutarının 739.082,98-TL, takipte talep edilmesi gereken asıl alacak miktarının 700.197,52-TL, takip tarihinden sonra yapılan ödeme 09.01.2018 tarihinde 400.000,00-TL, takip dosyasına yapılan diğer ödemenin tarihinin ise 06.04.2018 olduğunu, bu tespitlere göre 700.197,52-TL'nin icra takip tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarının 5.296,89-TL olduğu, davacı talebinin ise 3.700,48-TL olduğunu, icra takibinden sonra 08/01/2018 tarihine kadar (ödeme öncesi) 700.197,52-TL'nin işlemiş faiz tutarının kök raporda hesaplanmış olan 4.124,45-TL olduğunu, 09.01.2018 tarihindeki 400.000,00-TL ödemenin düşülmesi sonrası kalan 300.197,52-TL'nin dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 4.862,79 TL.olduğunu, kök raporda davacı alacağının ve davalı ödemesinin her şekilde hesaplamalara dahil edilerek işlemiş faiz hesabı yapılmış olduğunu, icra takibi yönünden 06.03.2018 dava tarihine kadar kapak hesabının toplam 742.783,46-TL olduğunu, 06/03/2018 tarihi itibari ile kalan borcun 831.612,21-TL olduğunu, toplam tahsilat olarak 400.000,00-TL düşümü ile toplam kalan borcun 431.612,21-TL olduğunu, birleşen dava yönünden değerlendirmede; takdiri mahkemeye ait olmak üzere raporda tespit edilen 1.910.190,90-TL'lik cezai şartın davacı şirketin ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceği, verecek ise şirketin ekonomik durumu göz önüne alınarak ekonomik mahfina sebebiyet vermeden cezai şart ödeyebileceği miktarın tespiti hususunun mahkemenin takdirinde olduğu beyan edilmiştir. Aynı bilirkişi kurulu 27/08/2024 tarihli 2. ek raporlarında özetle; asıl dava yönüyle yer verilen tespitlere göre mahkememizce her iki hakediş alacağının muaccel olduğu kabul edildiğinde davacı şirketin ....Esas sayılı dosyasında sözleşmesel teminat ve KDV tevkifatı kesildikten sonra 1.700.197,52-TL asıl alacak talep edebilecekken 739.082,88-TL hak talep ederek neticede 38.885,36-TL fazla talepte bulunduğunu, davacı şirketin 2 nolu hakediş alacağının muaccel olmadığı kabul edildiğinde ise davacının 561.824,51-TL asıl alacak talep edebileceğinin kabulü ile 177.258,37-TL fazla talepte bulunduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin icra takibine konu ettiği .... nolu hakediş alacaklarının muaccel olup olmadığına dair nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olmak üzere davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinde her iki ihtimalde de fazladan alacak talebinde bulunulduğunu, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazdan sonra davalı şirket tarafından icra takibi sonrasında 09.01.2018 tarihinde 400.000,00-TL ve dava aşamasında 06.04.2018 tarihinde 280.755,00-TL ödeme yaptığının dekontlardan görüldüğünü, sözleşmenin 17/6 maddesinde cezai şartın düzenlendiğini, davacının imzalanan hak edişlerden doğan alacağının sözleşmenin 17/3 maddesindeki sürede ödenmemiş olduğunu, ancak davacı şirketin icra takibinde her iki hakediş alacağı muaccel olduğu kabul edildiğinde de fazladan talepte bulunduğunu, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiği ve 09.01.2018 tarihinde 400.000,00-TL ödeme yaptığını, ceza-i şart bedeline, yasa maddeleri uyarınca ceza-i şarta ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğunu, sözleşme hükmüne göre işin bedeli 19.750.000,00TL olduğundan yüklenici tarafından imalatı yapılan ve davalı tarafından sonradan ödenen 648.091,00-TL'nin iş bedelinin düşülmesi halinde cezai şart hesabına esas tutarın 19.101.909,00TL olabileceği, cezai şartın çok aşırı ve hakkaniyete aykırı olduğunu, makul bir sınıra indirilmesi gerektiği ve cezai şartın tamamen ortadan kaldırılmaması hususları gözetilerek yapılan iş bedeli üzerinden değerlendirme yapılması durumunda cezai şart hesabına esas tutarın 648.091,00-TL olabileceği ve cezai şart bedelinin (648.091,00x9610-) 64.809,10-TL hesaplandığı şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Asıl davada 8/07/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının edimini sözleşmeye bilim ve fen kurallarına uygun ifa edip etmediği, yapılan işlerde eksik olup olmadığı, takibe konu alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı bu suretle takip tarihi itibariyle var ise davacının alacağı noktasında toplandığı görülmektedir. Birleşen dava ise eser sözleşmesine dayalı cezai şart istemine ilişkindir. Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir. (....). Eser sözleşmesi, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 355 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 470.) maddesinde, "İstisna, bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (....). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması özelliğinden dolayı temerrüt halinde, temerrüdün sonuçları bakımından BK. m.106-108’deki düzenlemelere tabidir. Çünkü anılan maddelerde genel hükümlerden ayrılarak (BK. m.102), iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere özgü, özel hükümler getirilmiştir. BK’nun 106-108 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyle temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya üç ayrı seçimlik hak tanındığı görülmektedir. Bunlar; aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkı; aynen ifayı reddederek ademi ifa sebebiyle müspet zararını talep hakkı; sözleşmeyi feshederek menfi zararını isteme hakkı olarak sayılabilir. (.... Karar sayılı kararı). Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (.... sayılı kararı). Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli TBK m. 480 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle belirlenen rakamdan, yapıldığı tespit edilmiş olan ödemeler düşülüp hesaplanması gerekmektedir. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur (....). Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Eser sözleşmelerinde kural sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici ya da taşeron tarafından ifa edilmiş ve gerekçeleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibi, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (....Karar). Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarı ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Asıl davada mahkememizin 05/10/2020 tarih, .... sayılı kararı ile ".... ile ... İnşaat Aş. arasında ... ... sayılı ihale yapıldığı, ... İnşaat Ticaret Aş. ise işlerin bir kısmını davalı ... İnş. ve Son. Tic. Ltd. Şti ile .... işi kapsamında yapılacak olan "...." "...." ve ".... " işleri ile ilgili taşeron anlaşması yapıldığı, ... İnş. Ve Sondaj Tic. Ltd. Şti'de davacı alt taşeron ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti ile işlerin yapımı için 18/07/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, eldeki davaının takip tarihi itibariyle tahakkuk etmiş ve ödeme vadesi gelmiş hakedişlerin ve karşılık gelen faturaların yürürlükte olan sözleşme hükümleri doğrultusunda ödenmesi talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme, hakedişler, tarafların usulüne uygun tuttuğu tespit edilen ticari defter ve kayıtları ile birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi olan 19/12/2017 tarihi itibariyle 742.783,46-TL 'den takipten sonra davadan önce 09/01/2018 tarihinde 400.121,91-TL ödeme yapıldığı, davanın takip toplamı olan 742.783,46 TL'den 400.000,00-TL düşülmek suretiyle, 342.783,46-TL üzerinden açıldığı, yine dava tarihinden sonra davalı tarafından davacıya 06/04/2018 tarihinde 281.755,00-TL ödeme yapıldığı, ana para üzerinde takip öncesi işlemiş faizin ödemede dikkate alınarak toplam 8.165,84-TL olduğu ana para + faiz tutarı ile alacağın 747.248,82-TL'ye ulaştığı, bu miktardan 09/01/2018 tarihindeki yapılan 400.120,91-TL düşüldüğünde bakiye 347.127,91-TL'nin davacının alacağı olduğu, bu miktarın ödeme tarihi olan 09/01/2018 ile dava tarihi olan 06/03/2018 tarihi arasındaki işlemiş faizinin 5.804,75-TL olduğu, buna göre dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 347.127,91-TL ana para ve 5.804,75-TL işlemiş faiz olmak üzere 352.932,66-TL alacaklı olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak dava değeri olan 342.783,46-TL ana para üzerinden takibin devamına, dava tarihinden sonraki 281.755,00-TL tutarındaki ödemenin ise infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği ve alacağın likit alacak olması nedeniyle davacı lehine İİK. 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmetmek..." gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın Kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ile taleple bağlı kalınarak 19/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin 342.783,46 ana para üzerinden devamına, dava tarihinden sonra 06/04/2018 tarihinde yapılan 281.755,00-TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine, 2-İİK 67. maddesi gereğince davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile, 68.556,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir. Mahkememiz kararını davacı tarafça katılma yolu ile olmak üzere tarafların istinafı üzerine, .... Dairesi'nin 27/01/2023 tarih, .... sayılı kararında "...dava itirazın iptali talepli olup, icra takibine ve takip talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, düzenlenen hakedişler, davalı ile dava dışı yüklenici ...... Şirketi arasındaki hakedişler ve yapılan ödemeler değerlendirilerek, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak miktarının tespiti ile takip tarihinden sonra yapılan ödemeler nedeniyle TBK 100. madde gereğince dava tarihi itibariyle asıl alacak miktarının tespiti hususunda tarafların beyan ve itirazlarını da karşılar mahiyette ve denetlenebilir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun biçimde yargılama yapılmak üzere dava dosya mahkememize gönderilmiştir". .... Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih,.... sayılı kararı ile cezai şarta ilişkin dava mahkememizin iş bu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Dosyada mevcut sözleşmelere göre; .... ile ... A.Ş arasında ... ... sayılı ihale yapıldığı, ... İnşaat Ticaret A.Ş ise işlerin bir kısmını davalı ... Şirketi ile ... işi kapsamında yapılacak olan “....” , “....” ve “....” işleri ile ilgili taşeron anlaşması yaptığı ve ... Şirketi de davacı alt taşeron ... Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. ile işlerin yapımı için 18.07.2017 tarihinde sözleşme imzalandığı analaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan Elektromekanik İşler Taşeron Sözleşmesi'nin Tanımlar başlıklı ikinci maddesine göre; a)Şirket ... Taah Tic.Ltd.Şti. b)Taşeron: ... Taah.Tic.İtd.Şti. c)İşveren İdare :... İnşaat ve Ticaret A.Ş.dir. Sözleşmenin tutarı, taşeronca makine, işçilik, şantiye tesisi araç, gereç, ekipman, mühendislik hizmetleri,zemin ve mevsim şartları ve bunlardan dolayı çalışılamayacak süreler,nakliye, ulaşım güçlükleri, hertürlü yasal izin maliyeti,akaryakıt,hertürlü genel gider konusunda sözleşme imzalandıktan sonra hiçbir nedenle fiyat farkı talep edilemeyeceğini dikkate alıp tüm vergi ve sigorta ve benzeri giderlerde dahil, sözleşme şartları,projeler, keşif özetleri, sözleşme eklerine uygun olarak tam ve noksansız bir şekilde yapılması ve işin idarece kabulü şartıyla yukarıda belirtilen sözleşme birim fiyatı (her pozun karşısında yazılı sözleşme birim fiyat) olmak üzere toplam tutarı 19.750.000,00TL ve KDV'dir. Ayrıca sözleşmenin imzalanmasından sonraki ayda başlamak üzere aylık ... anasözleşmesinde tanımlanan ÜFE artış veya eksiliş değerleri fiyat farkı olarak ödenecektir.(İdare tarafından Şirkete bu farklar yansıtıldıkça Şirkette Taşerona yansıtacaktır. ÜFE artış veya eksiliş değerleri fiyat farkı şirkete yansıtılmadığı taktirde Taşeron herhangi bir fark talep etmeyecektir) İşin süresi başlıklı 6. maddesinde 1)Taşeron, idare,sözleşmenin imzalanmasını takip eden 10 gün içinde veya Şirketin yazılı talimatından sonra yapılacak yer tesliminden sonra 10 gün içerisinde başlayacak ve taşeron tarafından hazırlanan ve Şirketin onayladığı, ortak mutabakat ile tutanak altına alınan iş programına göre en geç 30.10.2018 tarihinde bitirilecektir. Teminatlar ve Teminat kesintileri başlıklı 16. maddesinde, 1) Sözleşmenin devamı sırasında Taşeron hak edişlerinden % 6 nakit teminat kesilir. 2)İşin geçici kabulünün veya kısmi geçici kabulünün idare tarafından onaylanmasını takiben, varsa Şirket'e borçlar ve kanunen tahsili gereken vergiler ve işçi alacakları, cezalar, iş kazaları veya üçüncü şahıslara verilen zararlar nedeniyle ödenmesi gerekli ya da taşerondan kaynaklanan ancak şirket tarafından ödenmiş olan ödemeler ve bu sözleşme kapsamında Taşeron'un ödemekle yükümlü olduğu ödemeler kesin hesap hak edişinden ve teminatlarından kesilecektir. 3)...'dan alınacak borcu yoktur belgesinin de temin edilmesi ve ibranamenin imzalanması karşılığında nakdi teminatın % 50'si Taşerona iade edilecektir.Nakit teminatın kalan % 50'si de Taşeron'un Şirkete vereceği teminat senedi veya teminat mektubu karşılığında Taşerona iade edilir. Ölçme, Hakedişler Ödemeler başlıklı 17. maddesinde; 2) Şirket İşveren İdareye hak ediş yaptıktan sonra, taşeron aynı hak ediş döneminde yaptığı işler için hak edişi, şirket yetkilisi gözetiminde düzenler ve bu hak ediş taraflarca imzalanarak şirketin onayına sunulur.Taşeron hak edişi itirazı kayıtla imzalar ise hak ediş iade edilir. Şirketin yazılı talimatı ile tedarik ve imalatına başlanan işlerde Taşeronun kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle, Şirket hak ediş döneminde yapılan işleri kendi hak edişine dahil edememesi halinde dahi Taşeron hak edişine dahil edilecektir. 3)Hakediş, Şirkete sunulup şirket tarafından incelendikten sonra uygun ise tasdik edilir ve idarenin şirkete ödemesi yaptığı tarihten sonra 15 gün içinde taşerona yasal ve aşağıdaki sözleşmesel yasal kesintiler yapıldıktan sonra ödeme yapılır.Taşeron yapmış olduğu hak ediş karşılığı faturayı Şirkete verecektir. Hakediş belgeleri Şirket tarafından uygun görülmez ise Taşerona geri iade edilir. Ara hak edişlerin muhtevası kesin mahiyette olmayıp her iki taraf için de kazanılmış hak teşkil etmez. 4) Şirket, taşerona bedeli mukabili verdiği mal ve hizmet, şirket tarafından ödenen taşerona ait sigorta primi, idari para cezası,diğer borçları, teminat kesintisi ve cezaları,avans kesintisi ve kanunen tahsili gereken vergiler, mahkeme ilam ve icra ödeme emirleri,dava masrafları,yasal zorunluluk olarak ödenen ödemeler ve vb. Taşeronun hak edişinden kesecektir. 5)Hakediş ödemesinin yapılabilmesi için bir önceki hak ediş devresine ait işçi ücretlerinin ödendiğini puantaja uygun işçilerce imzalı ücret bordrosu suretinin ve yine bu devrede ... verilmiş sigorta bildirgesi,dönem bordrosu,işsizlik sigorta primi ile sigorta priminin gösteren makbuz suretleri ile muhtasar beyanname ile ödenecek vergilerin ödendiğine dair belgelerin ibraz edilmesi gerekir. 6)Eğer İdare, Şirkete Taşeronun yapmış olduğu işlerle ilgili hak ediş ödemesini yapmasına rağmen Şirket Taşerona ödemeyi 3 ay içinde yapmazsa Taşeron Şirketi yazılı haberdar etmek Suretiyle sözleşmeyi tek taraflı ve haklı olarak sona erdirme ve uğradığı zararları tanzim etme hakkına sahiptir. Tazmin edilecek zararların limiti sözleşme tutarını geçemez. Tazmin edilecek zararlar yapılan hakedişlerde ödenmeyen kısımlar ve Taşeron tarafından siparişi verilmiş tüm ürünlerin bedelini ve işbu sözleşme tutarının toplam % 10 u oranında cezai bedeli kapsar. 7) İşbu sözleşmedeki her türlü cezai bedel ve zararlar işbu sözleşme tutarını geçemez. 9)Ödemenin geciktiği durumlarda Taşeron bir yazı ile ihtaren bildirmekle birlikte, ilgili tüm sorumluluklarını ve garanti şartları kapsamındaki yükümlülüklerini, ödeme yapılıncaya kadar askıya alabilir. ... İnşaat A.Ş. ile ... Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin 29.5. Maddesinde ise ara Hakedişlerin Ödenmesine ilişkin hükümde; Eksiksiz ve kusursuz olduğu kabul edilen hak ediş; İdare tarafından Yükleniciye Madde 29. 1'de belirtilen hak ediş ödemesi yapıldıktan sonra alt yüklenici hak ediş onayına müteakip tanzim edilecek hak ediş faturasının yükleniciye sunulmasını takip eden 5 çalışma günü içinde alt yükleniciye ödenir şeklinde ifade edilmiştir. 11.09.2017 tarih .... numaralı 2017 uygulama yılı “Hakediş Raporu”'na göre;Taşerona Ödenecek Toplam Tutarın (...) 580.689,54 TL olduğu, 16.10.2017 tarih .... numaralı 2017 uygulama yılı “Hakediş Raporu”na göre; Taşerona Ödenecek Toplam Tutarın (...) 145.172,38 TL olduğu, 19.12.2017 tarih 2017 uygulama yılı “Kesin Hakediş Raporu”na göre;Taşerona Ödenecek Toplam Tutarın (...) 739.082,98 TL olduğu anlaşılmaktadır. Hakedişlere KDV ilave edildiğinde yapılan hesaplamada 1 nolu hakediş tutarı 518.472,80 TL olup % 18 KDV'si 93.325,10 TL olmak üzere toplam 611.797,90TL 2 nolu hakediş tutarı 129.618,20 TL olup % 18 KDV'si 23.331,28 TL olmak üzere toplam 152.949,48 TL'dir. Davacı şirketin her iki hakediş alacağı için kestiği fatura bedelleri toplamı 764.747,38 TL'dir. Davacı tarafından yapılan işe karşılık olarak düzenlenmiş olan 15.09.2017 tarihli 1 nolu hakediş, davalı şirketin 11.09.2017 tarihli 2 nolu hakedişine, davacı tarafından yapılan işe karşılık olarak düzenlenmiş olan 16.10.2017 tarihli 2 nolu hakediş, davalı şirketin 05.12.2017 tarihli .... nolu hakedişine karşılık gelmektedir. İddia, savunma, tanık anlatımları, ticari defter ve kayıtlar, hakediş raporları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre asıl ve birleşen dava bakımından somut uyuşmazlıkta; Dava dışı ... ile yüklenici ... İnşaat Ticaret A.Ş. arasında sözleşme akdedildiği,... ile İdare arasındaki sonraki hak edişlerin incelenmesinde; 15.10.2018 tarihli ve .... nolu hak ediş dahil tamamında 8 adet imalat yer aldığı, yüklenici ...... Şirketinin üstlendiği işlerin bir kısmını davalı ...... Şirketine taşere ettiği, davalı ...... Şirketinin ise kendisine taşere edilen işlere ilişkin olarak davacı ile 18.07.2017 tarihli sözleşmeyi akdettiği, sözleşmede yüklenici ...... Şirketinin "işveren idare" olarak tanımlandığı ve yüklenici ...... Şirketi ile iş sahibi ... arasındaki sözleşmenin "mukavele" olarak belirtilip sözleşmenin eki sayıldığı, sözleşmenin 3. maddesinde yazılı ve 5. maddesinde 11 madde olarak listelenen imalatların yazılı birim fiyatlarla anahtar teslimi yapılmasının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 17. maddesinde ise, davalı taşeronun yükleniciye hakediş yaptıktan sonra, davacı alt taşeronun aynı hakediş döneminde yaptığı işler için hakedişinin, davalı taşeron yetkilisi gözetiminde düzenlenmek ve imzalanmak suretiyle davalının onayına sunulmasının, uygun bulunması durumunda tasdik edilerek yüklenici tarafından davalı hakediş ödemesinin yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde davacı alt taşerona yasa ve sözleşmede öngörülen kesintiler yapılarak ödenmesinin, yine davacı alt taşeronun hakediş karşılığı fatura düzenleyerek davalı taşerona vermesinin öngörüldüğü; davacı alt taşeron tarafından 2 hakediş düzenlendiği, 12.09.2017 tarihine kadar yapılan imalatlara ilişkin 580.689,54 TL tutarlı 1 numaralı hakedişin davalı taşeronun yükleniciye yaptığı 11.09.2017 tarihli 2 numaralı hakediş kapsamında kaldığı, 16.10.2017 tarihine kadar yapılan imalatlara ilişkin 145.172,38 TL tutarlı 2 numaralı hakedişin ise davalının yükleniciye yaptığı 05.12.2017 tarihli 4 numaralı hakediş kapsamında kaldığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlara göre davalının yükleniciye yaptığı 2 numaralı hakedişin yüklenici ...... Şirketi tarafından 18.09.2017 tarihinde 689.487,74 TL olarak ödendiği, davalı ile ...... Şirketi arasında birden çok sözleşme ilişkisi bulunması, ödemelerin sadece nakit olarak değil, malzeme ve senet verilmesi gibi farklı biçimlerde de yapılması sebepleriyle davalının yükleniciye yaptığı 4 numaralı hakedişin ödenme tarihinin tespit edilemediğinin bildirildiği, davacının iki adet fatura ile cari hesap mutabakatına istinaden 19.12.2017 tarihinde icra takibi başlattığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine takibin durduğu, davalının itirazdan sonra 09.01.2018 tarihinde 400.000 TL ve eldeki davanın açılmasından sonra 06.04.2018 tarihinde 280.755 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Sözleşme davacı tarafından .... .Noteri 16.02.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile feshedildiği ve taraflar arasında .... nolu hak edişler ile davacı tarafından imzasız dosyaya sunulan 19.12.2017 tarihli kesin hesap raporuna göre davacı tarafından yapılan imalat sözleşme fiyatına göre bedeli 648.091,00TL. olarak fatura edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davacının taahhüt ettiği iş bedeli tutarı 19.750.000,00TL.dir. Buna göre davalı tarafından gerçekleştirilen imalat bedeli oranının (648.091,00/19.750.000,00-): % 0,328 olduğu hesaplanmıştır. Asıl davada davacı ile davalı arasında alacağa dayanak olan hakedişlerin tanzim edildiği, imzalandığı ve davacı tarafından faturalarının düzenlenerek davalıya tebliğ edildiği ve faturaların her iki taraf kayıtlarında yer aldığı, davacı şirketin kendi kayıtlarına göre, 19.12.2017 icra takip tarihi itibariyle 739.082,98TL. alacaklı gözüktüğü, davalı kayıtlarına göre davacının 641.869,33TL. alacaklı gözüktüğü, kayıtlar arasındaki farklılığın, hak ediş ve faturalardaki kesintilerin kaydedilmesinden ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Hakedişlere KDV ilave edildiğinde yapılan hesaplamada 1 nolu hakediş tutarı 518.472,80 TL olup % 18 KDV'si 93.325,10 TL olmak üzere toplam 611.797,90TL 2 nolu hakediş tutarı 129.618,20 TL olup % 18 KDV'si 23.331,28 TL olmak üzere toplam 152.949,48 TL'dir. Davacı şirketin her iki hakediş alacağı için kestiği fatura bedelleri toplamı 764.747,38 TL'dir. Taraflar arasında akdolunan Sözleşmenin 16. maddesine göre sözleşmenin devamı sırasında hakedişlerden % 6 (yüzde altı) oranında nakit teminat kesintisi ile yine tarafların şirket olması ve fatura düzenlenmesi nedeniyle KDV tevkifatı uygulaması yapılmaktadır. Kesinti sonucunda davacı şirket tarafından sunulan hakediş raporları ve faturalara konu alacaklar için sözleşme devam ettiği sürece hakedişlerde teminat kesintisi ve KDV tevkifatı uygulanması durumunda talep edilebilecek alacak tutarları 1 nolu hakediş için % 6 nakit teminat kesintisi 31.108,37 TL, faturada yer verilen 2/10 KDV tevkifatı 18.865,02 TL olmak üzere 49.973,39 TL, 2 nolu hakediş için % 6 nakit teminat kesintisi 7.777,09 TL, faturada yer verilen 3/10 KDV tevkifatı 6.999,38 TL olmak üzere 14.776,47 TL hesaplandığı, toplamda (49.973,39 +14.776,47) 64.749,86 TL kesinti olduğu; bu durumda 764.747,38 TL fatura bedelleri toplamından; davacı şirketin ve davalı şirketin arasındaki işlemlerin kendi kayıtlarının esas alınarak yapılan hesaplamada davacı alacağı olan 700.197,52TL'nin icra takip tarihi itibariyle muaccel olduğu, hak ediş ve bu hak edişlere bağlı olarak düzenlenen iki adet faturadan dolayı talep edebileceği alacağı (Teminat kesintileri ve KDV tevkifatı kesintileri karşısında 700.197,52 TL olduğu, davacı alacağının sözleşme hükümlerine göre muaccel hale geldiği belirlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen hak edişe konu imalatların davalı şirketin 24.10.2017 tarihli 3 nolu hak edişine dahil edildiği, davalı şirketin dava dışı yüklenici ile ilgili kayıtlarına göre 3 nolu hak ediş bedelini 02.11.2017 tarihi itibariyle tamamen tahsil ettiği, davacı ile davalı arasında düzenlenen .... nolu hak edişe konu imalatlardan bir adedinin davalının davalı şirketin 05.12.2017 tarihli .... nolu hak edişine dahil edildiği, bir adedinin ise dava tarihine kadar olan hak edişlerde yer almadığı, davalı tarafından davacı ile hazırlanan 2 nolu hak ediş ve bu hak edişe dair düzenlenen faturaya itiraz etmediği, davalının 05.12.2017 tarih ve .... nolu hak ediş alacağını dava dışı yüklenici ...'den 09.01.2018 tarihi itibariyle tahsil etmiş olduğu ve keza davacı şirketin ve davalı şirketin arasındaki işlemlerin kendi kayıtlarının esas alınarak yapılan hesaplamada davacı alacağı olan 700.197,52TL'nin icra takip tarihi itibariyle muaccel olduğu ve icra takip tarihinde muacceliyetin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Buna göre davacı şirketin 64.749,86 TL kesinti sonucu toplamda 700.197,52 TL asıl alacak talep edebileceği, .... E. sayılı dosyasında 739.082,88 TL asıl alacak talep edilerek neticede 38.885,36 TL fazla talepte bulunduğu, ..... sayılı dosyasında talep edilen 3.700,48 TL işlemiş faiz yönünden taleple bağlı kalınarak 3.700,48TL miktar yönünden davalı itirazının iptali ve takibin devamının gerekebileceği, dava tarihi itibariyle takip sonrası ödeme nazara alındığında davacının asıl alacağının; 300.197,52 TL. olduğu ve işlemiş faiz alacağının 8.987,24TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından dava tarihinden sonra 06.04.2018 tarihinde borcuna mahsuben 28.755,00TL. ödeme yaptığı, bu ödemenin icra dosyasında nazara alınması gerekeceği, davacı ile davalı arasında alacağa dayanak olan hakedişlerin tanzim edildiği ve faturalarının her iki taraf kayıtlarında yer aldığı, icra takibine konu alacağın kesin kabul tarihine göre 19.12.2017 icra takip tarihi itibariyle muaccel alacak hale geldiği ve bu tarih itibariyle ödemesinin yapılmadığı, iki hakedişin muaccel olduğu kabul edilen .... E. Sayılı dosyasında talep edilen 739.082,88TL asıl alacak yönünden 700.197,52 TL miktar yönüyle itirazın iptali ve takibin devamının gerekebileceği, icra takibinden sonra 09.01.2018 tarihinde ifası yapılan 400.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının asıl alacağının 300.197,52 TL ve asıl alacağın işlemiş faiz alacağının 8.987,24TL olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 3.700,48-TL işlemiş faize hükmetmek gerektiği, davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile İcra takibinden sonra ancak dava tarihinden önce davalı tarafça yapılan ödeme bakımından asıl davada davacının hukuki yararı olmadığından mahsubu ile takibin 300.197,52-TL asıl alacak ve 3.700,48-TL işlemiş faiz olmak üzere devamına karar vermek gerektiği; davalı tarafından dava tarihinden sonra 06.04.2018 tarihinde borcuna mahsuben 280.755,00TL ödeme yaptığı, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin İcra Müdürlüğünce infazda nazara alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibe ve davaya konu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirir nitelikte olması nedeniyle yerinde görülmeyen icra inkar tazminatı isteminin reddine, yargılama gerektiren alacağa ilişkin kötü niyeti ispatlanamayan davalının kötüniyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden ise Cezai şarta dayalı alacağı olup olmadığı varsa miktarı yönünden değerlendirme yapıldığında; öncelikle Türk Borçlar Kanunun 179. maddesinde yer alan hükme göre alacaklı taraf borç yerine cezai şartın yerine getirilmesini isteyebileceği gibi borç ile birlikte cezai şartın ifasını da isteyebileceği kabul edilmektedir. Taraflar arasında yapılan her iki sözleşmenin de 17/6 ve 17/7. maddesinde cezai müeyyideler düzenlenmiştir. Bununla birlikte sözleşme hükmüne göre tazmin edilecek zararların limiti sözleşme tutarını geçemez. Taraflar arasındanki Sözleşmenin 17/6. maddesinde, Eğer İdare, Şirkete Taşeronun yapmış olduğu işlerle ilgili hakediş ödemesini yapmasına rağmen Şirket Taşerona ödemeyi 3 ay içinde yapmazsa Taşeron Şirketi yazılı haberdar etmek suretiyle sözleşmeyi tek taraflı ve haklı olarak sona erdirme ve uğradığı zararları tanzim etme hakkına sahiptir.Tazmin edilecek zararların limiti sözleşme tutarını geçemez. Tazmin edilecek zararlar yapılan hakedişlerde ödenmeyen kısımlar ve Taşeron tarafından siparişi verilmiş tüm ürünlerin bedelini ve işbu sözleşme tutarının toplam % 10 u oranında cezai bedeli kapsar. 17/7. maddesinde ise işbu sözleşmedeki her türlü cezai bedel ve zararlar işbu sözleşme tutarını geçemez, hükmünü içermektedir. Taraflar arasında düzenlenen Sözleşmenin 3. maddesine göre işin konusu “... ve üst yapı mekanik ve elektrik teçhizatlarının yapılması” işidir. Sözleşmenin 5. Maddesine göre işin bedeli 19.750.000,00 TL, işin miktarı ise toplamda 242 birim olduğu davacı ve davalı şirketin arasındaki işlemlerin kendi kayıtlarının esas alınması halinde davacı alacağı olan 700.197,52TL.nin icra takip tarihi itibariyle muaccel olduğu, davacı tarafından fatura edilen hak edişlere konu imalatların birinci hak edişte (8 adet kuyu) 518.472,80 TL, ikinci hakedişte (2 adet kuyu) 129.618,20 TL olmak üzere toplamda 648.091,00 TL olduğu keza 19.12.2017 tarihli kesin hesap raporuna göre davacı tarafından yapılan imalat sözleşme fiyatına göre bedeli 648.091,00TL olduğunun belirtilmesi karşısında, cezai bedeli sözleşme bedeli olarak belirlenen bu bedeli geçemeyeceğinden mahkememizce takdir olunan ve davacının cezai şart alacağı olan 648.091,00 TL’nin; 10.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 17/05/2021 tarihinden, bakiye 638.091,00 TL’sinin 24/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek, cezai şart alacağından indirilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına (.... sayılı kararı) karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davalının.... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile İcra takibinden sonra ancak dava tarihinden önce davalı tarafça yapılan ödeme bakımından asıl davada davacının hukuki yararı olmadığından mahsubu ile takibin 300.197,52-TL asıl alacak ve 3.700,48-TL işlemiş faiz olmak üzere devamına, 2-Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin .... infazda nazara alınmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Takibe ve davaya konu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirir nitelikte olması nedeniyle yerinde görülmeyen icra inkar tazminatı isteminin reddine, 4-Davalının kötüniyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 5-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 20.759,27-TL olduğundan, peşin alınan 5.853,89-TL harçtan mahsubu ile bakiye 14.905,38-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Mahkememizin ilk kararla ve 21/04/2021 tarihli müzekkeresi ile ödenmesi davalıdan talep olunan 17.561,65 TL harç ödenmiş ise talep halinde davalıya iadesine, 6-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 48.623,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 34.078,95-TL (dava açılış masrafı, bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri ile talimat gideri olmak üzere) davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 30.193,94-TL yargılama gideri ile davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 5.853,89-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, talep halinde yatırana iadesine, BİRLEŞEN .... SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacının Cezai şart alacağı olan 648.091,00 TL’nin; 10.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 17/05/2021 tarihinden, bakiye 638.091,00 TL’sinin 24/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 44.271,10-TL olduğundan, peşin alınan 32.565,31-TL (32.394,53-TL ıslah harcı + 170,78TL peşin harcı toplamı) harçtan mahsubu ile bakiye 11.705,79-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 101.213,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Cezai şart alacağından indirilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024
Başkan .... ¸e-imza Üye .... ¸e-imza Üye .... ¸e-imza Katip .... ¸e-imza