Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/793 E. 2026/968 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/793
- Karar No
- 2026/968
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/793 - 2026/968 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2026/793 KARAR NO : 2026/968
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2026 NUMARASI : 2025/531 Esas - 2026/462 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ADRES : VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında yağmur suyu ve atık su bağlantı hattının yapımı için anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin aktedilen sözleşme uyarınca eksiksiz imalat yapıldığını ve işin teslim edildiğini, bunun üzerine 221.403,76 TL ödemeye esas hak ediş yollandığını, fakat davalının denetime elverişli ayrıntılı düzenlenmek suretiyle hazırlanan hak ediş bedelinin tahsiliyle ilgili faturayı imalatın eksik yapıldığı ve konulması gereken yağmur suyu kovalarının konulmadığı ve bağlanmadığı iddiasıyla iade ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 221.229,40 TL alacağın tahsil tarihi itibariyle sözleşmedeki belirlenen ücretlerin belirlenecek rayiç bedel üzerinden ödeme tarihi itibari ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davacı tarafın, alacağın tahsil tarihi itibariyle güncellenerek tahsil edilmesine ilişkin talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin imzalanmasını müteakip sözleşmenin 5. maddesinde belirtildiği şekilde 03/12/2021 tarihinde davacı şirketin banka hesabına 99.900,00TL ve 100,00TL olmak üzere 2 işlem ile toplam 100.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, davacı tarafın davadaki talebi kendilerine göre kesin hakediş bedeli olduğunu, davacı taraf kesin hakedişin yapıldığını ve şantiye şefinin onayı ve kabulünün alındığını belirttiğini fakat bunun sözleşme şartlarına aykırı olduğunu, sözleşmede işveren olarak tanımlanan müvekkili şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu ve ...'e bu güne kadar her hangi bir hakediş sunulmadığını ve imzasını taşıyan kabul belgesinin de olmadığını, dava dilekçesinin 2.sayfasında 2.maddede dosyaya sunulduğu belirtilen ancak uyap sisteminde görünmeyen ve müvekkil şirkete de tebliğ edilmeyen hakediş başlıklı belgeden müvekkil şikret yetkilisinin bilgisi olmadığı gibi böyle bir belgenin de imzalanmadığını, bu nedenle de müvekkilinin onayı olmadan kesilen faturanın iade edildiğini savunarak, davanın reddine, dava harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili davasıdır. Dava ile ilgili olarak bilirkişi raporları aldırılmış ve tüm kanıtlar toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıya ait fabrika inşaatındaki yağmur suyu ve atık su bağlantı hattının 20/11/2021 tarihli hafriyat işine ilişkin eser sözleşmesindeki şartlara uygun yapılıp yapılmadığı, sözleşme şartlarına göre alacağın muaccel olup olmadığı, davacının sözleşme şartlarına uygun şekilde hakedişi davalı şirket temsilcisinin onayına sunup sunmadığı, buna bağlı olarak da davacının dava açma hakkının olup olmadığı, yapılan imalatlar sözleşmeye uygun yapılmışsa davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı davalıdan alacaklı ise miktarının ne olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 23/05/2024 tarih 2022/163 E- 2024/392 K sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekilleri tarafından dilekçe ile dosyada istinaf kanun yoluna başvurulduğu, 11/09/2024 tarihli istinaf formu ile dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesine gönderildiği, Ankara BAM 31.Hukuk Dairesi'nin 12/06/2025 tarih ve 2024/792 E-2025/538 K sayılı ilamıyla mahkememiz kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, Mahkememizde 2025/531 E sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalının organize sanayi bölgesinde fabrika inşaatı yaptığı, 20/11/2021 tarihinde taraflar arasında yağmur suyu ve atık su bağlantı hattının yapımı konusunda anlaşma yapıldığı, 31/12/2021 tarihinde işi bitirilerek davalıya teslim edileceği, davalının fabrika çevresindeki yol zemin düzenlemesini yapmadığından imalatın tamamlanamadığı, davalının zemini hazırlamasıyla yağmur kovası, 200 KRG boru, 12 adet yağmur kovası yeri kazısı ve stabilize dolgu temin nakliyesi sermesi ve sıkıştırması işini tamamladığı, davacının zemin hazırlanınca yağmur kovası, 200 KRG boru, 12 adet yağmur kovası yeri kazısı, stabilize dolgu temin nakliyesi sermesi ve sıkıştırması işini yaparak davalıya fatura yolladığı, faturanın iade edildiği, 221.229,40-TL nin tahsilini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davalı şirketin sözleşmenin imzalanmasından sonra 03/12/2021 tarihinde davacı şirketin banka hesabına 99.900,00-TL ve 100,00-TL ödeme yaparak toplam 100.000,00-TL avans ödemesi yaptığı, davalının kabul ve onayı olmadan kesilen faturanın iade edildiği, sözleşmede belirtilen kanal kazısı yapılması ve hendek geri dolgusu ile stabilize yataklama ve gömlekleme işinde kullanıldığı belirtilen malzeme ile yapılan işin hacmi ve bedellerinin sözleşme şartlarına aykırı olarak hesaplandığını belirtilerek davanın davanın reddini istediği anlaşılmıştır. Davacı 20/12/2021 tarihli ve 261.256,44 TL bedelli faturayı düzenleyerek, bu fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Söz konusu fatura davalı tarafça süresinde iade faturasına konu edilmiş, davacı taraf bu iade faturasını da ticari defterlerine kaydetmiştir. Bundan dolayı davacı ticari defter ve fatura ile davalıdan alacaklı olduğunu ispat edememektedir. Diğer yandan davacı sözleşmedeki düzenleme çerçevesinde alacak talebine dayanak olabilecek pursantajları gösterir tutanaklar, iş sahibi çalışanlarının imzaladığı teslim tutanakları, metrajları gösterir teslim tutanakları, kantar fişleri de sunamamaktadır. Davacı yazılı deliller ile iddiasını ispat edememiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, mahkememizce davacıya yemin delili hatırlatılıp, yemin teklifinde bulunması için süre verilmiş, davacı yemin teklifinde bulunmadığını, davanın ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen yağmur suyu ve atık su bağlantı hattının yapımına ilişkin sözleşme uyarınca inşaatın tamamlanmadığını, organize sanayi bölgesinin onay ve kabulü doğrultusunda pis su ve yağmur suyu giderinin organize sanayi bölgesi ile bütünlük oluşturması gerektiğinden, organize sanayi bölgesinin kabul edeceği projeye göre imalat yapıldığını, projede ayrıntılı olarak her bir ataşmandaki yapılan imalatın yeri, konumu ve inşaat sahasındaki durumunun ayrıntılı olarak gösterildiğini, fabrika çevresindeki yol zemin düzenlemesini yapmadığından, ikinci kesilen faturadaki imalatın davalının kusurundan kaynaklı tamamlanmadığını ancak, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarafların imzaladığı ve İller Bankası şartnamesine uygun olarak imalatın yapıldığının tespit edildiğini, davalının yargılama boyunca hakedişin yalnızca şirket yetkilisi ...'in imzasıyla geçerli olacağını, şantiye şefinin onayının yeterliliği bulunmadığını savunduğunu ancak, taraflar arasındaki 20/11/2021 tarihli Hafriyat Sözleşmesi'nin ilgili maddelerinde işveren temsilcisi ve şantiye şefine ilişkin yetkiler düzenlendiğini, şantiye şefinin imalat kontrol ve kabul süreçlerine dahil olacağı öngörüldüğünü, sözleşmenin bu sistematik yorumu, şantiye şefinin hakediş kapsamındaki kabulünü geçerli kaldığını, kaldı ki, TBK'nın 471. maddesi uyarınca eser sözleşmesinde iş sahibinin kabulünün şekle tabi olmadığını, fiili teslim ve kullanıma başlamanın kabulün karinesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalının fabrikasının yağmur suyu ve atık su altyapısını kullanır hale getirmesi, fiilî kabul olgusunu ortaya koyduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yaptığı vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır