Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1070 E. 2026/1538 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1070
Karar No
2026/1538
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2026/1070

KARAR NO :2026/1538

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:16/10/2025

NUMARASI:2025/388 Esas - 2025/698 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:21/04/2016

İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/09/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2022 tarih ve 2016/439 Esas, 2022/467 Karar sayılı dosyasına sunulan 21/04/2016 havale tarihli dava dilekçesiyle, taraflar ve taraflar dışındaki kişilerle 20/03/2006 tarihinde inşaat yapımı amacıyla sözleşme düzenlendiğini, sözleşmeye göre aralarında davalının da bulunduğu mal sahiplerine ait taşınmazlar üzerinde yapılacak inşaatın finansmanının davacı tarafça karşılanacağını, sözleşme sonrası taşınmazlar üzerindeki borç ve bazı giderlerin davacı tarafça ödendiğini, taşınmaz sahiplerinin davacının hissedarı bulunduğu şirkete karşı taşınmazları geri almak amacıyla, hisse devri için İstanbul 48. ATM'nin 2013/101 Esas sayılı dosyası ile davacıya ait hisselerin devrine karar verildiğini, taşınmaz sahiplerinin taşınmazları geri alması üzerine sözleşmenin başlangıçtaki durumuna geri dönüldüğünü, işbu dava ile inşaatın yapımını üstlenen davacı şirketin davalı ve dava dışı kişilere karşı onların borçlarını ödediğinden bu bedellerin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP:Davalı vekili; akdedilen sözleşmeye göre,mal sahiplerinin asli ediminin, sahibi oldukları gayrimenkulleri davacılar ile birlikte kurulacak ... A.Ş.'ne devretmek, ... Gurubunun ise finansman sağlayarak taşınmazlar üzerinde ... A.Ş. çatısı altında inşaat yapmak olduğunu, davacı tarafın sözleşmenin 12. maddesinde, inşa edilecek köşk ve villaların satışından elde edilecek hasılattan %45'lik kısmı mal sahiplerine ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme gereği şirketin kurularak taşınmazların şirkete 21.04.2006 tarihinde devredildiğini, davacı tarafın taşınmazları usulsüz bir şekilde ele geçirmek için muvazaalı iş ve işlemler gerçekleştirdiğini, mahkeme kararında "davalının iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin sözleşmenin ifasını engelleyici mahiyette olduğu, davalıların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettikleri, davacıların sözleşmenin 8-a maddesinden kaynaklanan hakka sahip oldukları" hususlarının tespit edildiğini, kesinleşmiş olan mahkeme kararı gereğince, davacıların ... A.Ş'de sahibi oldukları hisseleri müvekkili ve diğer mal sahiplerine bilabedel devretmeye mahkum edildiğini,mahkeme ilamının henüz infaz edilemediğini, davacıların, mal sahiplerine geri vermesi gereken ... AŞ hisselerini iade etmediği gibi, sözleşmenin 8.a maddesinin uygulanması ve kesinleşmiş mahkeme kararı çerçevesinde, devir alanın da masrafları talep hakkı bulunmadığını, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacıların mücbir sebep yada kusurlarından kaynaklanmayan hallerde projenin gerçekleşmemesi durumunda yaptıkları inşaat giderleni talep edebilecekleri, oysa kesinleşen İstanbul 48.Asliye Ticaret Mahkemesinin (Kapatılan) 2013/101 Esas 2014/72 Karar sayılı ilamında ... şirketlerin kusurlu eylemleri ile sözleşmenin yerine getirilmediği, bu durumda davacıların davalıdan talepte bulunamayacakları, benzer şekilde İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/260 E. 2022/197 K ile verilen davanın reddine ilişkin hüküm Yargıtay 6. HD : 2023/1390 E. 2024/2291 K. Sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili, taraflar arasında akdedilen 20/03/2006 tarihli sözleşmenin, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi) 2013/101 esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen karar neticesinde tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalktığına göre bu sözleşmeye istinaden müvekkil şirketlerce yapılan harcamaların davalıdan talep edilebileceğini, kesinleşen mahkeme ilamının incelenmesi hâlinde kararın yalnızca müvekkil şirket hisselerinin bedelsiz olarak iadesine ilişkin olduğunu, bu karardan hatalı bir yorumla, davacı şirketlerce davalı tarafa verilen avanslar ile davalı lehine yapılan ödemelerin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş gibi bir sonuç çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini, aksi halde davalı yanın sebepsiz zenginleşmesi sonucunun doğacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmişlerdir.

GEREKÇE:Dava, 20/03/2006 tarihli düzenleme şeklinde ortaklar özel sözleşmesi nedeniyle yapılan masrafların, sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi nedeniyle davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, kesinleşen (Kapatılan) İstanbul 48.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/101 Esas, 2014/72 Karar sayılı ilamında ... şirketlerinin kusurlu eylemleri ile sözleşmenin yerine getirilmediği sabit hale geldiğinden sözleşme kapsamında kusurlu olduğu belirlenen davacı şirketlerin yaptıkları inşaat giderlerini talep edemeyecekleri, davalı bakımından sözleşmenin 8-a bendinin uygulanmasının mümkün olduğu, davacılar bakımından da sözleşmenin 8-c bendinin uygulanmasının mümkün olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacılar vekilince istinaf edilmiştir.Somut olayda; davacılar ile davalı şirket ortak ve yetkilisi ...'nin de aralarında bulunduğu taşınmaz malikleri arasında 20/03/2006 tarihli ortaklar özel sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince taşınmaz maliklerinin, maliki bulundukları taşınmazı sözleşme taraflarınca kurulacak ... İnşaat'a devretmeyi, davacıların ise taşınmazlar üzerinde finansmanı kendileri tarafından karşılanmak suretiyle inşaat yapmayı üstlendikleri, bu maksatla sözleşmede öngörülen ... İnşaat şirketinin kuruluşunun gerçekleştirildiği, taşınmaz maliklerinin de adlarına kayıtlı taşınmazları bu şirkete devrettikleri görülmüştür. Ancak İstanbul 4. Asliye Ticaret (Kapatılan 48. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi'nin 2013/101 Esas, 2014/72 K sayılı kararıyla "... taşınmaz maliki olduğundan davada taraf sıfatının bulunduğu, taşınmaz maliklerinin üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdikleri, buna karşılık davacı şirketler tarafından sözleşme ile yüklenen edimlerin yerine getirilmediği, sözleşme gereği taraflarca kurulan ... İnşaat yetkilileri tarafından sözleşmeye uygun olarak alınmış bir karar bulunmadığı halde bu şirketin usulsüz borçlandırılması suretiyle ... İnşaat hakkında icra takibi başlatıldığı, yapılan işlemlerin ortaklar arasında var olması gereken iyiniyet ve güven ilkelerine aykırı olup sözleşmenin ifasını engelleyici mahiyette olduğu ve bu yüzden projenin hayata geçirilemediği, bu nedenle taşınmaz maliklerinin sözleşmenin 8.a maddesi gereğince ... İnşaat'taki ... hisselerinin bedelsiz olarak kendilerine devrini talep edebilecekleri" hususları tespit edilmiş ve bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/11774 E. 2015/8159 K.sayılı ilamı ile onanarak 03/03/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Yargıtay ilamında ...'nin de aralarında bulunduğu arsa sahiplerinin düzenleme şeklinde ortaklar özel sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmiş oldukları, ... A.Ş. ile ...'nin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettikleri, bu yüzden arsa sahipleri bakımından sözleşmenin 8-a maddesinin uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.Taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmenin 1.c.7, 2.a.11 ve 2.c.1 maddelerinde, yapılacak tüm masraflardan ... şirketlerinin sorumlu oldukları, 1.c.7 maddesinde ayrıca bu harcama ve yükümlülüklerden bahisle mal sahiplerinden hiçbir şekilde alacak isteminde bulunulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda açıklanan kesinleşmiş mahkeme kararı ile de sözleşmenin ifasının davacıların kusurlu davranışları sonucunda imkansız hale geldiği tespit edilmiştir. Bu durumda sözleşme ile ,şirkete devir edilen taşınmaz nedeniyle mal sahiplerinden hiç bir bedel talep edilmeyeceği açıkça kararlaştırıldığından ,davalı taraf bakımından sebebsiz zenginleşme teşkil etmeyen taşınmazın proje çizimi ,yapılacak iş nedeniyle alınan danışmanlık ücreti ,etrafın çitle çevrilmesi gibi masraflarında sözleşmenin feshine kusuruyla sebeb olan davacılar tarafından davalı taşınmaz sahibinden talep edilemez. Ortadan kalkmış bir sözleşmenin hükümlerinin eldeki davada uygulanamayacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Sözleşmenin 8.c maddesinde ise mücbir sebeplerden veya sözleşme taraflarının ihmal ve kusurlarından kaynaklanmayan herhangi bir nedenle inşaat ruhsatnamesinin kısmen veya tamamen iptal edilmesi, inşaatın bir sebeple durdurulması veya projenin inşa edilmesinin mümkün olamaması halinde, taraflar söz konusu olayın vuku bulduğu tarihten itibaren 12 ay boyunca, söz konusu izin ve ruhsatların temin edilmesine gayret edecekleri, 12 aylık süre sonunda izinler alınamaz veya micbir sebep kalkmazsa tarafların projeyi geliştirmeye yönelik yükümlülüklerinin sona ereceği, böyle bir durumda Mal sahiplerinin ... A,.Ş.'nin % 80 hissesini, kendilerine daha önce ödenmiş olan 5,000.000-USD ve inşaatın durdurulduğu ana kadar ... veya ... A.Ş. tarafından karşılanan inşaat giderlerinin % 50 sini ...'e ödenmesi karşılığında yukarıda belirtilen 12 aylık sürenin hitamından itibaren 6 ay boyunca alım hakkı olacağı düzenlenmiştir. Buna göre de davacı ... şirketlerince ancak mücbir sebep yada kusurlarından kaynaklanmayan hallerde projenin gerçekleşmemesi durumunda yaptıkları inşaat giderleri talep edilebilecektir. Kesinleşen (Kapatılan) İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/101 Esas 2014/72 Karar sayılı ilamında ... şirketlerin kusurlu eylemleri ile sözleşmenin yerine getirilmediği sabit hale gelmiştir. Davacıların kendi kusurlu eylemlerine dayanarak talepte bulunmaları mümkün değildir. Bu durumda sözleşme kapsamında kusurlu olduğu belirlenen davacı şirketlerin yaptıkları inşaat giderlerini sözleşme kapsamında davalıdan talep imkanı yoktur. Mahkemece taraflarca kurulacak şirkete davalı mal sahibinin devir ettiği taşınmaz için yapılan bir kısım masrafların sözleşme hükümleri gereği talep edilemeyeceği ,sözleşmenin sonradan fesih edilmiş olması sözleşmenin hükümlerinin tamamen ortadan kalkması sonucuna yol açmayacağı ,sözleşmenin davacıların kusuruyla sona erdiği,davalının kötüniyetli zenginleşen konumunda olmadığının tesbit edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Nitekim benzer şekilde davacıların diğer arsa sahiplerinden dava dışı ... AŞ'ye yönelttikleri İstanbul 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/289 E, 2022/238 K sayılı davasında, mahkemece verilen davanın reddi kararına yapılan istinaf başvuruları Dairemizin 2022/1427 Esas, 2022/1185 Karar sayılı kararıyla incelenmiş, esastan reddedilmiş, bu karar da Yargıtay 11 HD'nin denetiminden geçerek 2022/7114 Esas, 2024/3359 Karar sayılı kararla onanmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir husus da tespit edilmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.464-TL harcın mahsubu ile kalan 732-TL fazla harcın talep halinde davacılara iadesine,Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1070, K. 2026/1538, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1070-e-2026-1538-k-258c1660067e