Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1114 E. 2026/1661 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1114
- Karar No
- 2026/1661
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :2026/1114
KARAR NO :2026/1661
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/03/2026
NUMARASI:2025/182 Esas - 2026/219 Karar
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:13/03/2025
Birleşen İstanbul 8. ATM'nin 2025/159 Esas - 2025/221 Karar Sayılı Dosyası;
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:05/03/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/10/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın asıl davada temlik alan davacı ... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Asıl ve birleşen Davacı ... Bankası vekili asıl davada; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı ... Şti arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, şirkete taksitli ticari krediler kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmeleri kefil olarak imzaladıklarını,kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefillere Zeytinburnu ... Noterliğinin 25/11/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarı gönderilerek alacağı talep edildiğini, ancak borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu,ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibin devamını birleşen davada da İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini davalılar aleyhine, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Asıl ve birleşen davada davalılar davalara cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Şti arasında 29/05/2024 tarihinde 2.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların 8.000.000-TL ve 500.000-USD limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, davalılara Zeytinburnu ... Noterliğinin 25/11/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarının gönderildiği, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı icra takibi ve asıl dava 2025/182 Esas sayılı dosyanın dayanağı 500.000-USD tutarlı ihracat kredisine konu alacaklarını,TBK'nın 183 vd. maddeleri uyarınca,birleşen davada itirazın iptali davası görülen ... sayılı icra takibine ait alacakları hariç olmak üzere ... Şirketine temlik edildiği, hükme yeter nitelikte olan bilirkişi raporu benimsenerek; asıl davada, davalı borçluların ... sayılı takip dosyasına itirazların; davalı ... Şti yönünden; 15.008.572,37-TL asıl alacak, 1.718.542,60-TL işlemiş faiz, 85.927,13-TL BSMV olmak üzere toplam 16.813.042,10-TL, müteselsil kefil ... Şti yönünden; toplam 16.747.379,59-TL, davalı ... yönünden; toplam 16.057.923,30-TL alacak talebi bakımından iptaline, takibin 15.008.572,37-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 150 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi işletilmesine, fazlaya ilişkin nakit alacak talebinin reddine, nakit alacak üzerinden davalıların sorumlulukları oranında %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline,10 adet çek yaprağı bedeli 92.700-TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, gayri nakdi alacağın takip tarihinden sonra nakdi alacağa dönüşmesi halinde tazmin olunan bedele tazmin tarihinden itibaren yıllık %150 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanarak kaldığı yerden devamına,birleşen davanın davalı.. Şti yönünden; 397.955,07-TL asıl alacak, olmak üzere toplam 444.729,67-TL, davalı borçlu ... Şti Yönünden; toplam 442.473,26-TL, davalı ... yönünden 418.781,01-TL alacak yönünden iptaline asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 150 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanarak devamına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davada temlik alan davacı ... Şirketi vekili; müvekkili şirket tarafından alacağın temliki sözleşmesi kapsamında temlik alınan alacağa ilişkin görülen asıl davada davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, her bir davalı yönünden ayrıca hesaplama yapmak suretiyle asıl borçlu şirket yönünden takibin 16.813.042,10-TL üzerinden, borca kefil olan davalı şirket yönünden 16.747.379,59-TL üzerinden, borca kefil olan davalı şahıs yönünden ise 16.057.923,30-TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, bilirkişi raporunda faiz başlangıç tarihi ile faiz oranı yönünden eksik ve hatalı tespitler yapıldığını, bu nedenle icra takibinden farklı bir hesaplama ortaya çıktığından davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, 05.02.2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarımızı içerir dilekçe sunularak faiz yönünden yapılan eksik hesaplamaya itiraz edildiğini asıl alacağın aslen 15.069.631,48-TL olduğu ancak banka tarafından 15.069.081,90-TL üzerinden takip başlatıldığını ve taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl alacağın bu miktar kabul edildiği, bilirkişi tarafından faiz hesaplanırken 25.11.2024 tarihli hesap kat ihtarının tebliğ tarihleri üzerinden hareket edilmiş, davalı şahsa gönderilen ihtarın iade dönmesi sebebiyle temerrüt tarihinin takip tarihi olarak kabulü gerektiği belirtildiği, öncelikle vadesi belirli olan borçlar yönünden herhangi bir ihtara gerek olmaksızın borçlu vade tarihinde ödemeyi yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, bilirkişi tarafından ihtarın tebliğ tarihleri yahut tebliğ edilemediğinden bahisle davalı şahıs yönünden takip tarihini temerrüt tarihi olarak tespit etmiş olmasını kabul etmediklerini ileri sürerek asıl davada kısmen red edilen nakit alacağın reddine ilişkin kısımların kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkin olup,ilk derece mahkeme kararı asıl davada red olunan kısımlara ilişkin olarak asıl davada nakit alacağı temlik alan davacı tarafından istinaf edilmiştir.Banka tarafından temlik edilen asıl davaya konu İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında , alacaklı ... Bankası AŞ tarafından, 26/12/2024 tarihinde borçlular ... Şti, ... Şti ve ... aleyhine 15.008.572,37-TL asıl alacak, 1.998.949,68-TL işlemiş faiz ve 99.947,48-TL BSMV üzere toplam 17.107.469,53-TL alacağın; asıl alacağa %150 faizi, %5 BSMV ve işletilerek tahsili , 92.700,00-TL çek riskinin alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Alınan bilirkişi raporunda ; davacı tarafın davalılardan kat tarihi itibariyle 15.008.572,37-TL asıl alacak bulunduğu ,Davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara Zeytinburnu ... Noterliğinin 25/11/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarının gönderildiği, ihtarda ayrıca, gayri nakdi çek kredisinden banka sorumluluk tutarı 92.700-TL'nin, ihtarın tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde bankaya depo edilmesinin istenildiği, ihtarın asıl borçlu şirkete 27/11/2024 tarihinde tebliğ edilemeden iade edildiği, ancak sözleşmenin 12 maddesine istinaden tebliğ edilmiş sayılacağı,verilen 3 günlük mehil sonunda ve tatil günleri sonrasında temerrüdün 03/12/2024 tarihinde gerçekleştiği; davalı kefil şirkete 01/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla ihtarname ile verilen 3 günlük mehil sonrasında temerrüdün 05/12/2024 tarihinde gerçekleştiği; davalı ...'a adresinden ayrıldığından 27/11/2024 tarihinde iade edildiği, dolayısıyla 6102 sayılı TTK'nın 7. maddesi gereği teselsül karinesi dikkate alınarak takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü belirlenmiştir.Temlik alan davacı vekili; temerrüdün vadesi belirli borçlarda vade tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleşeceği ileri sürülmekte ise de; somut olayda vadesi belirli bir borç bulunmadığı bu nedenle davalıların temerrüdü hesabın katından sonra ödeme için verilen süre sonu itibariyle oluşacaktır. Kat ihtarı asıl borçluya tebliğ edilememiş ise de; genel kredi sözleşmesinin 12. Maddesi,İİK nın 68b maddesi uyarınca değişen tebligat adresinin noter aracılığıyla davacı bankaya bildirilmesi gerekmektedir.Aksi halde eski adrese çıkartılan tebligat eğer yapılamazsa, adrese yapılamayan tebligat tarihi itibariyle ve verilen süre sonu itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekir. İİK nın 68(b)/1 maddesi uyarınca asıl borçlu bakımından sözleşmedeki tebligat koşulu geçerlidir.Ancak, diğer davalılar müteselsil kefil sıfatını haizdir. 6102 sayılı TTK’nın 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. Asıl borçlunun temerrüdünden sonra müteselsil kefil şirkete de kat ihtarı tebliğ edildiği, verilen süre sonu itibariyle temerrüde düştüğü, gerçek kişi müteselsil kefile tebligatın yapılamadığı, bu nedenle temerrüdünün takiple başladığını kabul ile yapılan bilirkişi hesaplamasında bir hata bulunmamaktadır.TTKnın 7. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 2. cümle 6762 sayılı eTTK’nda bulunmayan yeni bir hükümdür. 6102 sayılı TTK’nın yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz.Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir. (Yargıtay 19 HD nin 2018/3501 esas ,2019/3769 karar sayılı 12.6.2019 tarihli ilamı aynı yöndedir.)Açıklanan nedenlerle; davacı alacaklı vekilinin işlemiş faiz bakımından red edilen kısımlara yönelik istinaf nedeni müteselsil kefillerin temerrüdünün ancak ihtarın tebliği ile başlayacağı hükmüne göre yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Temlik alan davacı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Temlik alan davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026