İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/815 E. 2026/552 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/815
- Karar No
- 2026/552
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/815 Esas - 2026/552 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/815 KARAR NO : 2026/552
....
DAVA : İtirazın İptali / Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 14/11/2024 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 21/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... arasında akdedilen 22.08.2022 tarihli 5.000.000-TL tutarlı kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili bankaca borçluya kredi kullandırıldığını, söz konusu kredi sözleşmesinde ...'ın müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil olarak imzası bulunduğunu, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu-müteselsil kefillere .... Yevmiye Numara ile kat ihtarnamesi keşide edilerek, bahsi geçen borçlunun borçlarının kat edildiğini, söz konusu ihtarnamenin borçlu firma ile müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefiller tarafından da tebellüğ alındığını, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde ödemekle yükümlü olunan tutarın tediye edilmemesi üzerine muaccel hale gelen Banka alacağının tahsili amacıyla.... Sayılı dosyası ile kefilin aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takibe başlandığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; kefalet sözleşmesinde toplam limit üzerinden kredi açıldığından kefil ... açısından ferdileştirilmiş bir borç bulunmadığını, taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığı, kefilin yalnızca kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğu yargıtay uygulamaları ile sabit olduğunu, bu haliyle söz konusu kefalet sözleşmesinde toplam limit üzerinden kredi açılmış olup; kefil ..... açısından ferdileşmiş bir borç bulunmadığını, işbu sebeple kefalet sözleşmesi geçersiz olup huzurdaki davanın reddi gerektiğini, asıl borç ilişkisinde kanunda belirlenenden daha yüksek oranda temerrüt faizi kararlaştırılmışsa, kefilin bu orandan sorumlu olması için bunu kefalet sözleşmesinde ayrıca tekeffül etmesi gerektiğini, asıl borcun para borcu olması durumunda ise bu miktarda para ile temerrüt faizi (6098 sayılı BK m. 120), aşkın zarar (BK m. 122) kefilin sorumluluğunun kapsamına dâhil olacağını, ancak, kefile karşı temerrüt faizi yürütülebilmesi için, borçlu tarafından taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmesi gerektiğini (6102 sayılı TTK m. 7), aranan bu şartların hiçbirinin yerine getirilmemiş olup mevduatta uygulanan en yüksek faizin müvekkil .....'a da uygulanmış olup usul ve yasaya aykırı bu uygulamanın kabulünün mümkün olmadığını, zira kefalet sözleşmesinde ayrıca belirtilmediğini, borçlu tarafından ödemenin yapılamadığının ihbar edilmediğini, takip 11.10.2024 tarihinde başlatılmış olup bu haliyle asıl borçlu olan ...... Borcu ödemesinin mümkün olmadığını, zira firmanın 25.07.2024 tarihinde konkordato aldığını, zira firmanın aleyhin mühlet tarihi içerisinde kanun gereği herhangi bir takip başlatılamadığından, bu haliyle borçlunun bir kusuru bulunmadığından kefilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, 11/10/2024 tarihinde sadece müvekkiline davacı tarafından takip başlatıldığını, öncesinde ise .... 'ye başlatılmış bir takip bulunmadığını, TBK m. 586 uyarınca alacaklı ancak borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması durumunda ancak kefili takip edebileceğini, çekilen ilk ihtar borçlu .... birlikte çekildiğini, Davacı tarafından kötü niyetli olarak borçlu ve kefile aynı anda ihtar çekildiğini, borçlu ile kefile birlikte ihtar çekilmesinin borçlu ile kefile aynı anda başvurma sonucunu doğurmadığını, bununla birlikte hukuka aykırı olmasına rağmen müvekkil tarafından ihtara cevap verildiği, TBK m. 586 uyarınca alacaklı banka taşınmaz rehnini paraya çevirmeden müvekkile doğrudan başvuramayacağını, müvekkilinin yetkili olduğu şirket .....25/07/2024 tarihli 2024/858 esas sayılı karar ile şirkete konkordato geçici mühlet verilmesine karar verildiğini, 25/07/2024 tarihinde verilen geçici mühlet süresinin 25/10/2024 tarihinden itibaren bir ay daha uzatılmasına karar verildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasında .... ve teminat sözleşmesi akdedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4.Takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... Sayılı dosyası 6. İhtarname örnekleri 7. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi 8. Bilirkişi raporu V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 10. Davacı vekili 02.07.2026 tarihli duruşmadaki beyanlarında; davalı borçlularca, icra dairesine itirazlarından vazgeçildiğine ilişkin beyan dilekçesi sunulduğunu, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. 11. Davalı borçlu tarafından .... Sayılı dosyasına sunulan 02.07.2026 tarihli dilekçenin incelenmesinde; icra dosyasına yaptıkları itirazlarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vazgeçtiklerini beyan etmiştir. 12. Dosya içerisinde toplanan deliller, davacı vekilinin beyanı ve tüm dosya içeriğine göre, yargılama sırasında davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazlardan vazgeçildiği, bu kapsamda davanın konusuz kaldığı, bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek kalmadığı, taraf vekillerinin beyanlarına göre yargılama gideri, icra inkar ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ancak, dava şartı olan zorunlu arabuluculukta tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak resen nazara alınması gerektiğinden, 3.600,00- TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI-HÜKÜM 1-Davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin Yargı Harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 2-a fıkrası gereğince, konusuz kalma talebinin ön inceleme aşamasından sonrasında sunulduğu anlaşıldığından, 2/3 oranında yapılan hesaplama neticesinde tespit olunan 488,00 -TL harcın peşin ve derkenarla alınan 35.302,17.-TL harçtan düşümü akabinde fazla alınan 34.814,17.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE, Vekalet Ücreti 6-Taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2026
....
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"