İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/200 E. 2026/584 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/200
Karar No
2026/584
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/200 Esas - 2026/584 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/200 Esas KARAR NO : 2026/584

.... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2022 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı, davalının .... sayılı dosyası üzerinden kendisine karşı 64.735,51 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinden geç haberdar olması sebebiyle icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edilemediğini, icra dosyasına 81.984,75 TL tutarında ödeme yapıldığını davalıya karşı borcu bulunmadığını, davaya konu icra takibinin dayanağı olarak 01.03.2019 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesinin gösterildiğini, 01.03.2019 tarihli sözleşme gereği 20.07.2020 tarihinde ve öncesinde davalıya karşı bir borcunun bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini, sözleşmede iş sahibinin ..... icra takibine konu alacak nedeniyle temerrüte düşürülmediğini, davalı tarafından dava dışı şirkete karşı gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığını, takip dosyasında ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğunu gösterir bir durumun bulunmadığını, davalının danışmanlık sözleşmesinden doğan alacağının bulunmadığını belirterek borcu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 81.984,75 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, menfi tespit ve istirdat isteminin tek bir davada talep edilemeyeceğinden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini,.... sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine süresi içerisinde itiraz edilmediğini, takibin kesinleşmesi üzerine üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinin talep edildiğini, .... hesabında mevcut mevduat ile kısmi tahsilat sağlandığını, her iki tarafın tacir olduğu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefalet konusunun TBK düzenlenen adi kefalet olmadığını, TTK 7. maddesinde düzenlendiğini, alacaklının alacağını elde edemediğinde borçlular, kefil veya kefiller arasında bir öncelik sırası gözetmeksizin arzu ettiğine doğrudan başvurabileceğini,.... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, istirdat davasında ispat yükünün davacı konumundaki borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. .... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... vekili tarafından .... aleyhine 01.03.2019 tarihli ....Danışmanlık Sözleşmesine dayalı olarak 54.565,00 TL diğer, 10.171,51 TL işlemiş faiz olmak üzere 64.736,51 TL'nin tahsili için 15.08.2022 tarihide ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu tarafından 23.09.2022 tarihinde 80.159,75 TL, 02.11.2022 tarihinde ise 1.825,00 TL ödeme yapıldığı, anlaşılmıştır. 3..... aleyhine 01.03.2019 tarihli .... Sözleşmesine dayalı olarak 99.926,00 TL diğer, 18.627,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.553,30 TL'nin tahsili için 15.08.2022 tarihide ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun 17.08.2022 tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, anlaşılmıştır. 4..... aleyhine 01.03.2019 tarihli ....Sözleşmesine dayalı olarak 99.926,00 TL diğer, 18.627,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.553,00 TL'nin tahsili için 23.08.2022 tarihide ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun 24.08.2022 tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, anlaşılmıştır. 5..... aleyhine 01.03.2019 tarihli.... Sözleşmesine dayalı olarak açılan alacak davası olduğu, dosyanın henüz karara bağlanmadığı, anlaşılmıştır. 6..... olduğu, sözleşme konusunun; gerçek veya tüzel kişi iş sahibi ile varsa hisse oranlarına bakılmaksızın, iş sahibinin direkt olarak ve/veya iş sahibinin ortaklarının, ortağı olduğu ve/veya iş sahibinin ve/veya ortaklarının sevk ve idare yetkisine sahip yönetici sıfatıyla yer aldığı ve/veya bankalardan kullanılan kredilerde kefil sıfatıyla yer alan ve belge ve bilgileri danışman ile paylaşılan diğer grup firmalarına finansal danışmanlık hizmeti verilmesi, buna ilişkin şartların ve karşılıklı yükümlülüklerin belirlenmesidir." şeklinde olduğu, sözleşmenin .... Tarafından müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalandığı, görülmüştür. 7. Ödeme makbuzu. 8. İstinaf ilamından sonra aldırılan bilirkişi raporları. a)Mali Müşavir bilirkişi 17/07/2025 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Davacı yan yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı bu haliyle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı.... Şti.’nin 01.03.2019 tarihli Finansal Danışmanlık Sözleşmesinin tarafı olmadığı, sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacı.... Şti. ile davalı ... arasında 2019 ve 2020 yıllarında ticari ilişki bulunmadığı tespit edilmiş olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 24.08.2021 tarihinde başladığı, dosya içeriğinde davalı ... tarafından davacı tarafa keşide edilmiş ihtarname örneğine rastlanılmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıların 2021 yılına ilişkin davalı yana borcunun bulunmadığı, banka dekontları ile sabit -tespit edildiğini, davalı tarafından davacı aleyhine ,.... sayılı İcra Dosyası üzerinden 15.08.2022 tarihinde 54.565,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılan takipte, takip tarihinde davacının davalı ...’ ya 08.03.2022 tarih .... no.lu “ Danışmanlık Hizmet Bedeli “ içerikli 29.500,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı 29.500,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği şeklinde görüş bildirilmiştir. b)Bilirkişi 03/11/2025 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; Dosya içeriğinde davalı tarafından davacı adına keşide edilmiş İhtarname suretine tesadüf edilmediğini, davalı ... tarafından dava dışı .... Sayılı dosyası üzerinden 99.926,00 TL asıl alacak, 18.627,30 TL ( 20.07.2020-15.08.2022 işlemiş faiz ) olmak üzere toplam 118.553,30 TL üzerinden 15.08.2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takip tarihinde, taraf yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde; taraflar arasındaki ti cari ilişki kapsamında davalı tarafından dava dışı şirkete 23 adet toplamda 271.800,00 TL'lik fatura tanzim edildiği, fatura bedellerine karşılık dava dışı şirket tarafından 271.800,00 TL ödeme yapıldığı, ödemeler sonrası 30.07.2021 tarihi itibariyle dava dışı şirketten alacağının kalmadığı, 30.07.2021 tarihi itibariyle taraflar arasında herhangi bir işlem gerçekleşmediği ve dava dışı şirketin 15.08.2022 takip tarihinde davalı ...'ya borcunun bulunmadığı tespit edildiğini, davalı ... tarafından davacı ..... e. Sayılı dosyası üzerinden 54.565,00 TL asıl alacak, 10.171,51 TL ( 20.07.2020- 15.08.2022 işlemiş faiz ) olmak üzere toplam 64.736,51 TL üzerinden, 15.08.2022 tarihinde başaltılan ve sonrasında kesinleşen ilamsız icra takip tarihinde, taraf yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerden; Davalı tarafından davacı ... Şirketi adına tanzim edilen 08.03.2022 tarihli ....nolu faturadan kaynaklı davalı ...'nın davacı ... Ltd.Şti.'den 08.03.2022 tarihi itibariyle 29.500,00 TL alacaklı olduğu, bahse konu takip dosyasına davacı tarafından 23.09.2022 tarihinde 81.984,75 TL'si ödendiği şeklinde görüş bildirilmiştir. c) Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden alınan 12/06/2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Davacı (takip borçlusunun) .... E. Sayılı dosyasında yaptığı ödeme nedeniyle davalıdan (takip alacaklısından) dava tarihi itibariyle 42.485,87-TL asıl alacak tutarının ve iş bu tutara dava tarihine kadar işlemiş 830,15-TL avans faizinin istirdatını talep edebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, finansal danışmanlık sözleşmesine dayalı olarak davacı aleyhine başlatılan icra takibi dosyasına yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı yan,... esas sayılı takip dosyasında davacı aleyhine, 01.03.2019 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesine dayalı olarak 54.565,00 TL asıl alacak, 10.171,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.736,51 TL'nin tahsili için 15.08.2022 tarihinde ilamsız icra takibine girişmiş, davacı borçlu tarafından takip dosyasına 81.984,75 TL ödeme yapıldıktan sonra eldeki menfi tespit ve istirdat davası açılmıştır. Davacı, takip dayanağı 01.03.2019 tarihli sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme tarafının dava dışı ... ... Ltd. Şti. olduğunu, aleyhine girişilen takibin TBK'nın 586. maddesine aykırı olduğunu, kendisi yönünden borcun muacceliyet koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Davalı ise, sözleşmeden kaynaklanan alacağı ödenmediğinden, TTK md. 7 uyarınca; borçlu, kefil veya kefiller arasında bir öncelik sonralık sırası gözetmeksizin arzu ettiğine doğrudan başvurabileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet Sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması, genel hükümlerin yanında, Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 586'ncı maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlıdır. Borçlar Kanunu 583 maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesinin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/04/2023 tarih ve .... Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine .... Karar sayılı ilamı ile; “... Somut olayda, tarafların tacir olduğu, 01/03/2019 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesini davacının müteselsil kefil, davalının danışman, dava dışı .... ... Lim. Şir. iş sahibi olarak imzaladığı, davalının anılan sözleşmeye dayanarak davacıya doğrudan danışmanlık hizmeti verdiğini iddia ettiği, davalının davacı adına düzenlediği faturaları ve davacı şirketin kendisine gönderdiği paraların belgelerini dosyaya sunduğu, mahkeme tarafından uzman bilirkişi görüşüne baş vurulmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından, taraf delilleri, tarafların ticari defter ve kayıtları, tüm diğer kanıtlar incelenerek konusunda uzman bilirkişi tarafından uyuşmazlığı aydınlatan bilirkişi raporu hazırlanması sağlanarak varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. ...." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, gelen yazı cevapları, ..... Karar sayılı ilamı ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporları değerledirilmesi neticesinde ; Davacı tarafın yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı bu haliyle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı.... Şti.’nin 01.03.2019 tarihli Finansal Danışmanlık Sözleşmesinin tarafı olmadığı, sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacı.... Şti. ile davalı ... arasında 2019 ve 2020 yıllarında ticari ilişki bulunmadığı tespit edilmiş olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 24.08.2021 tarihinde başladığı, dosya içeriğinde davalı ... tarafından davacı tarafa keşide edilmiş ihtarname örneğine rastlanılmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıların 2021 yılına ilişkin davalı yana borcunun bulunmadığı, banka dekontları ile sabit olduğu, davalı tarafından davacı aleyhine , .... e. sayılı İcra Dosyası üzerinden 15.08.2022 tarihinde 54.565,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılan takipte, takip tarihinde davacının davalı ...’ ya 08.03.2022 tarih .... no.lu “ Danışmanlık Hizmet Bedeli “ içerikli 29.500,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı 29.500,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, Davalı ... tarafından dava dışı ... e. Sayılı dosyası üzerinden 99.926,00 TL asıl alacak, 18.627,30 TL ( 20.07.2020-15.08.2022 işlemiş faiz ) olmak üzere toplam 118.553,30 TL üzerinden 15.08.2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takip tarihinde, taraf yasal defter kayıt ve belgeleri incelenmesi neticesinde taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından dava dışı şirkete 23 adet toplamda 271.800,00 TL'lik fatura tanzim edildiği, fatura bedellerine karşılık dava dışı şirket tarafından 271.800,00 TL ödeme yapıldığı, ödemeler sonrası 30.07.2021 tarihi itibariyle dava dışı şirketten alacağının kalmadığı, 30.07.2021 tarihi itibariyle taraflar arasında herhangi bir işlem gerçekleşmediği ve dava dışı şirketin 15.08.2022 takip tarihinde davalı ...'ya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davalı....E. sayılı dosyası üzerinden 54.565,00 TL asıl alacak, 10.171,51 TL ( 20.07.2020- 15.08.2022 işlemiş faiz ) olmak üzere toplam 64.736,51 TL üzerinden, 15.08.2022 tarihinde başaltılan ve sonrasında kesinleşen ilamsız icra takip tarihinde, taraf yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, davalı tarafından davacı ... E. Sayılı dosyasında yaptığı ödeme nedeniyle davalıdan (takip alacaklısından) dava tarihi itibariyle 42.485,87-TL asıl alacak tutarının ve iş bu tutara dava tarihine kadar işlemiş 830,15-TL avans faizinin istirdatını talep edebileceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. V-HÜKÜM 1-Davanın kısmen kabulü ile, davacı aleyhine başlatılan .... sayılı takip dosyasına konu borçtan 42.485,87 TL'lik çek kısmından borçlu olmadığının tespitine, - 42.485,87 TL 'ye ödeme tarihinden dava tarihine kadar işleyecek avans faizi işletilmek üzere belirlenen 830,15 TL olmak üzere toplam 43.315,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.958,88 TL harçtan peşin alınan 1.400,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.558,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 441,00- TL, bilirkişi ücreti olarak 14.500,00- TL olmak üzere toplam 14.941,00-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.893,87-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 348,09-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 1.492,30-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.471,59-TL'sinin davacıdan, 1.648,41-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 43.315,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 38.669,23- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 13/07/2026 ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/200, K. 2026/584, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-200-e-2026-584-k-4d5c7351b7fc