İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/833 E. 2026/486 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/833
- Karar No
- 2026/486
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/833 Esas KARAR NO : 2026/486
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı / borçlusu .... Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davalı kefilinde İşbu GKS'ni müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borcun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle ... 13.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı hesap ihtarnamesi keşide edilerek borcun fer'ileri ile birlikte ödenmesi , ödenmediği takdirde kanuni takibe başlanacağı ihbar ve ihtar edildiğini, davalı borçlunun ihtarname ile verilen sürede borcu ödenmemeleri üzerine bu kez ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı yanın, asıl borca, işlemiş faize ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olarak itiraz edildiği belirtilerek, hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kredi sözleşmesi tüketici kredisi niteliğinde olduğundan davanın tüketici mahkemesi yerine Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olması hukuka aykırı olduğunu, davacı banka tarafından müvekkilden fahiş miktarda faiz talep edildiğini, davacı banka müvekkilinin yaptığı ödemeler bulunmasına rağmen başlatılan icra takibinde sanki hiç ödeme yapılmamış gibi talepte bulunduğunu, davacı banka tarafından...'DE belirtilen yasal süreler geçmeksizin icra takibi başlatıldığını, öncelikle işbu davanın Tüketici Mahkemelerinde açılması gerektiğinden mahkemenin görevsizliğine, mahkeme aksi kanatte ise açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, ayrıca davacı bankanın yapılan ödemelerden haberdar olması ve icra takibini tamamen kötü niyetli olarak başlatması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Arabuluculuk dosyasının ve ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının ve ... GSİM'nün ...esas sayılı dosyasının UYAP'tan eklendiği, Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü dosyasında bulunan ipotek belgelerinin dosya içerisine alındığı, evrak asıllarının sunulduğu, kasaya alındığı görüldü. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhinde 12.825.984,24 TL asıl alacak (İstenen:%91 Yıllık Diğer), 966.270,00 TL işlemiş yıllık faiz , 48.313,50 TL Temerrüt Faizinin %5 gider vergisi, 8.995,90TL masraf olmak üzere toplam 13.849.563,64 TL alacağın tahsili istemiyle 22/04/2025 tarihinde genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 12/05/2025 tarihli dilekçe ile asıl alacak tutarına, işlemiş faizine, faiz oranına, borcun tamamına ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiklerini ve itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 20/05/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "1-Davacı banka ile Dava Dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ...Tic. Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Davalı Kefillerin Kefalet limiti ve Sorumluluğu: Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti toplamı 30.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 12.861.369,10 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limiti tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, Davalı KEFİLİN hem kendilerinin. ve hem de dava DIŞI kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, raporun benimsenmesi halinde, alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 12.825.984,24 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık %83,52 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun ve %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği, 4)Davalı kefilin ipotek akit tablosu karşısında teminattan istifadesi yönünden Davacı banka lehine (1) adet taşınmaz üzerinde toplam 15.000.000,00 TL'lık üst sınır -limit ipoteği kurulmuştur. işbu ipotek resmi senetleri (akit tabloları) tetkik edildiğinde, tesis edilen ipotekle sadece dava dışı asıl borçlu şirketin kredi borçları teminat altına alınmıştır. Dolayısıyla İİK'nun 45 m. ile TBK'nun 586 m. dikkate alınarak ... Gavrimenkul İcra Satış Md. ... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olduğu da nazara alınarak, anılan ipotek teminatından davalı kefilin istifade edemeyeceği değerlendirilmektedir. Dava tarihinden (07.11.2025) sonra olmak üzere toplam 9.614.493,90 TL tutarında tahsilat sağlanmıştır."görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu)...Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefilin kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin toplam 30.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 12. Maddesinde; "Müşterinin temerrüdü durumunda borcunu ve bu borcuna, bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranına %50'sinin ilavesi suretiyle bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasını ve bu şekilde hesaplanan faizi, bu faizin vergisini ve diğer eklentilerini ve bankanın her türlü masrafları ile birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” denildiği, davacı bankanın takip talebinde ticari nitelikli krediler için %91 oranında temerrüt faizi talep ettiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından dava dışı şirkete kullandırılan kredinin kullandırım sürecini takip eden dönem içinde emsal nitelikteki krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranları temin edilemediğinden takip ve dava konusu krediye fiilen uygulanan akdi faize sözleşme hükmü tatbik edildiğinde %83,52 olarak bulunan oran mahkememizce de yerinde görüldüğünden bu orana itibar edilmiştir. Davacı tarafça ....13. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde; 12.523.073,65TL alacak yönünden hesabın 06/03/2025 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının dava dışı asıl borçluya ve davalıya 08/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 10/03/2025 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla davanın kabulüne, takip tarihinden sonra yapılan tahsilatların dosyanın kesin infazı sırasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. TBK'nın 586/1 maddesi uyarınca; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. İİK'nın Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar başlıklı 45. maddesi; "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." hükmünü içermektedir ve söz konusu yasa emredici niteliktedir. Bir başka deyişle öncelikle rehine başvurma önceliği sözleşme ile değiştirilemeyecek ve alacaklı taraf lehine rehne başvurma hakkından feragat edilmesi söz konusu olmayacaktır. Her ne kadar icra dosyasına yapılan itirazda ... GSİM'nün ... esas sayılı dosyasında mükerrer takip yapıldığını beyan edilmiş ise de celp olunan icra dosyasındaki ipotek akit tablolarının incelenmesinde ipoteklerin kredi borçlusu ...Ltd. Şti.'nin borcunu teminen verildiği, kefil olan davalının borçlarını kapsamadığı, nitekim ... GSİM'nün ...esas sayılı dosyasında da borçlu olarak dava dışı kredi lehtarının yer aldığı anlaşıldığından davalının mükerrer takip iddiasına itibar edilmemiştir. Dava, İİK. nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile; 12.825.984,24 TL asıl alacak, 966.270,00 TL temerrüt faizi, 48.313,50 TL BSMV, 8.995,90 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 13.849.563,64 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %83,52 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 2.769.912,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Dava tarihinden sonra yapılan 9.614.493,90 TL tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında dikkate alınmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 946.063,69TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 542,50TL posta ve yazışma gideri olmak üzere toplam 15.542,50 TL yargılama bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine takdir olunan 1.141.486,91 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ( e duruşma), davalı vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2026
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı