Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/682 E. 2026/1481 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/682
Karar No
2026/1481
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/682

KARAR NO :2026/1481

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:26/02/2026

NUMARASI:2024/631 Esas - 2026/187 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:22/08/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2026

Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı 01/12/2022 tarihli 82.490-TL bedelli faturadaki bir kısım ürünlerin 18/11/2022 sipariş formunda belirtilenden farklı olarak gönderildiğini, müvekkilinin tüm bedeli davalıya ödediğini, fakat aliud ifaya konu ürünler için davalıya düzenlenmiş 03/08/2023 tarihli 44.785,98-TL bedelli iade faturasının, davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, bunun üzerine 44.785,98-TL alacağın tahsili için davalıya karşı İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, müvekkilinin merkezi itibariyle İstanbul Anadolu İcra dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili, davacının dayandığı 18/11/2022 tarihli sipariş ve satış sözleşmesinde Konya mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini, takipte de icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, mahkemenin de yetkili olmadığını; davacı 01/12/2022 tarihli faturaya itiraz etmeden defterlerine işlediğini,faturaya itiraz süresi geçtikten sonra 03/08/2023 tarihinde iade faturası düzenlediğini,o faturanın aynı gün müvekkilince iade edildiğini; davacıya eksik veya hatlı bir ürün tesliminin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle usulüne uygun olarak mahkemenin yetkisine itirazda bulunduğu, davacının imzaladığı ve davalının kabulünde olup her iki tarafça dosyaya sunulan 18/11/2022 tarihli teklif formunda bu satış akdinden doğabilecek uyuşmazlıklarda Konya mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağına dair kayda yer verildiği, taraflar tacir olduğundan ve kesin yetki kuralı bulunmadığından yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, 18/11/2022 tarihli davalı icabı niteliğindeki teklif formunun davacı tarafça kabul edilerek kaşelenip imzalandığı, dava dilekçesinde teklifname olarak söz edilen teklif formunun taraflar arasındaki satım sözleşmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği, davacı tanığı ve aynı zamanda davacının eşi ...'ın 18/11/2022 tarihli teklif formunun altındaki imzayı kabul ederek teknik şartnamenin davalıya gönderilmesi sonrasında teklif formunun kendilerine iletildiği beyanı gözetilerek, geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğu ve yetkili mahkemenin Konya asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, 18/11/2022 tarihli teklif formunda davalı tarafından imzasız şekilde fotoğraf olarak gönderildiği, müvekkili tarafından da kaşelenip imzalanarak tekrar fotoğraf halinde whatsapp üzerinden geri gönderildiğini, davalının imzasını içermediğini, davalının elinde teklif formunun aslının dahi bulunmadığını, tarafların imzası bulunmadığından, şekil şartının yerine gelmediğini ve HMK 18/2'ye göre yetki sözleşmesinden söz edilemeyeceğini, yetki sözleşmesi iradesi gösterilmeyen -ki müvekkilim işbu teklif formunun fotoğrafını gönderirken yetkiye ilişkin hükmün geçersiz olduğunu bildiği için formdaki yetkili mahkeme maddesinin çıkarılmasını talep etmediğini- yalnızca fiyat teklifinin kabulünü içeren bir belge olduğunu; davaya konu alacak fatura alacağına dayalı para borcu olduğundan TBK 89'a göre müvekkilinin yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu; ayrıca davadan önce arabuluculuk aşamasında davalının yaptığı yetki itirazında, İstanbul Anadolu 3. SHM'nin kararıyla İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun yetkili olduğunun belirlendiğini belirterek,kararın kaldırılmasına, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu 9. ATM olduğuna ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında sipariş ten başka ürün gönderildiğinden bahisle ödenmiş ürün bedelinin iadesi için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nın"Yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesi "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." ve "Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları" başlıklı 18. maddesi "(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. (2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır." şeklinde düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davalı tarafından 18/11/2022 tarihli proforma sözleşme ile talep edilen ürünlere ilişkin teklif gönderildiği, davacı tarafından teklif onaylanmak suretiyle kaşelenip imzalandığı, davalı tarafından gönderilen proforma sözleşmede uyuşmazlık halinde Konya mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili kılındığı düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki satım ilişkisi, her iki tarafın da sunduğu bu proformayla kurularak yürütülmüş ve davacı da davadaki talebini bu belgeye göre ileri sürmektedir. Buna göre tacir olan taraflar arasındaki 18/11/2022 tarihli proformadaki yetki şartının geçerlilik şartlarını taşıdığı kabul edilmiştir. Davacının iddia ettiği üzere proforma sadece fiyat teklifinin kabulünü içeren bir belge olmadığı gibi, belge aslının davalının elinde bulunup bulunmaması da yetki şartının geçersizliği sonucunu doğurmamaktadır.( aynı yönde Yargıtay 11 HD'nin 2023/4550 E., 2024/6242 K. sayılı ve 11/09/2024 tarihli ilamı)Davalı, icra takibinde süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Mahkemece, icra dairesinin yetkisine olan itiraz değerlendirilmeden, davalının mahkemenin yetkisine yönelik ilk itirazları kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında takibin yetkili icra dairesinde yapılması dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla bu hususun mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir.İtirazın iptali davasını gören mahkeme, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemek ve sonuçlandırmakla yükümlüdür (Yargıtay 19. HD'nin 2018/206 E., 2019/3973 K. sayılı ve 21/06/2019; Yargıtay 11. HD'nin 2016/8606 E., 2017/5616 K. sayılı ve 23/10/2017 tarihli ilamları).Açıklanan nedenlerle; davalının icra dairesinin yetkisine itiraz karara bağlanmadan mahkemenin yetkisine itirazın karara bağlanması yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,öncelikle dava şartı olan icra dairesinin yetkisine itiraz karara bağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; (Kapatılan) İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2026 Tarih 2024/631 Esas-2026/187 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/682, K. 2026/1481, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-682-e-2026-1481-k-e829a2c2b330