Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/856 E. 2026/1443 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/856
Karar No
2026/1443
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/856

KARAR NO:2026/1443

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:13/04/2026

NUMARASI:2025/938 Esas - 2026/320 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ:18/12/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/09/2026

Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketçe davalıya verdiği taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturalardan 23 adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında Bakırköy 12. Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz ederek icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalının itirazlarının yerinde olmadığını, davalı tarafça faturalara yasal süresinde itiraz edilmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; müvekkili şirket hakkında Bakırköy 2. ATM’nin 2024/391 Esas sayılı dosyasında konkordato yargılamasının devam ettiğini, yargılama sonunda projenin tasdikine karar verildiğini,İİK'nın 294. maddesi gereğince mühlet içinde borçlu aleyhine hiç bir takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını, davacının Bakırköy 2. ATMnin 2024/391 Esas sayılı dosyasında verilmiş tedbir kararına rağmen icra takibi başlattığını, bu nedenle itirazın iptali davası açılamayacağını, tasdik süreci sonuçlanmadan ve alacak konkordato kayıt kabul prosedürüne tabi tutulmadan yapılan bu başvurunun, davacıya takip hakkı sağlamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; ödeme emrine itiraz süreye bağlı olup bu sürenin ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacağı, Yargıtay 22. HD'nin 2017/39469 Esas 2020/6577 Karar sayılı emsal ilamında, alacaklı tarafın icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağladıktan sonra borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davasının koşulları oluşmadığı ve davanın dinlenmesinin mümkün bulunmadığına karar verildiği, davalı borçlu tarafından 31/10/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulmuş ise de, takip dosyasında yer alan bir ödeme emrinin tebliğine ilişkin bir belge bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; 31.10.2025 tarihinde borçlu şirket vekilinin 21/10/2025 tarihli ödeme emrinin tebliğe çıkarılmasını talep ettiğini ve 03.11.2025 tarihli dilekçesi ile de borca itiraz ettiğini, icra dairesince tirazın süresinde yapıldığı görülmekle borçlu hakkındaki takibin İİK'nın 66 maddesi uyarınca durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun takibe itirazı geçerli olmakla takibin durdurulduğu da dikkate alınarak, itirazın iptali davasının esasının incelenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava,taşıma hizmet bedeli faturalarına dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafça 21.10.2015 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı,davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğe çıkarılması isteminin icra müdürlüğünün 31.10.2025 tarihli kararı ile borçlu şirket hakkında konkordato başvuru bulunması nedeniyle reddedildiği, borçluya ödeme emri tebliğ edilmeden davalı borçlu vekili tarafından 31.10.2015 tarihli dilekçeyle borca itiraz edildiği, icra müdürlüğünce 03.11.2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği,borçlu şirket tarafından takip tarihinden önce 01.05.2024 tarihinde konkordato başvurusunda bulunulduğu, Bakırköy 2. ATM'nin 2024/391 esas sayılı dosyasında borçlu şirket hakkında 02.05.2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet, 02.08.2024 tarihinde 2 ay uzatma ve 25.09.2024 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet verildiği, yapılan yargılama sonucunda 03.09.2025 tarihinde konkordato projesinin tasdiki ile verilmiş olan tedbirlerin hükümle birlikte kaldırılmasına karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 45. HD'nin 2025/1696 esas 2026/298 karar sayılı ilamıyla kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında mahkemece 15.04.2026 tarihinde konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.Somut olayda;icra takibi borçlu şirkete konkordato kapsamında verilen mühletten ve mühlet kararının kaldırılmasından sonra başlatılmış olup, işbu itirazın iptali davasının açılma tarihinden önce de davalı şirket hakkındaki tüm geçici mühlet tedbirleri de kaldırılmış olmakla, konkordato kapsamında herhangi bir takip engeli bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; eldeki davada davalı borçluya icra dairesi tarafından ödeme emri gönderilmeden takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açılmıştır.Yargıtay 12. HDnin 2024/645 esas 2024/5794 karar sayılı ve 2023/1991 esas 2023/8566 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmez. Buna göre borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi halinde, borçlunun takipten haricen haberdar olup yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirdiğinin ve alacaklının da anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğunun anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ edilmese bile borçlunun itirazı geçerlidir. Açılan,itirazın iptali davası kapsamında davacı alacaklının takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğu anlaşılmakla, mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/938 Esas - 2026/320 Karar sayılı 13/04/2026 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/856, K. 2026/1443, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-856-e-2026-1443-k-769206c6c730