İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/312 E. 2026/610 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/312
Karar No
2026/610
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/312 Esas KARAR NO : 2026/610

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 29/03/2026 KARAR TARİHİ : 29/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ŞTİ. ... tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin ... Sayfasında tescil edilerek ticari faaliyetine başladığı, bahse konu iş yeri ... Mah. ... Bulv. ... Blok. No: ... ... /... adresinde faal olarak ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğu, Şirket Kurumlar Vergi Dairesinin (...) Vergi no’lu mükellefi olduğu, Şirket tek ortaklı bir limited şirket olup şirketin idaresi ... tarafından yürütüldüğü, müvekkili şirketi Zirai ilaç, Suni Gübre üretimi ve toptan satışı gibi faaliyetlerde iştigal etmekte olup ana faaliyet alanı Zirai İlaç bayiiliği, ...'den gübre ithal edip ülke içine satışı ve Ülke içinde zirai gübre üretimi yaparak bayiilere satış yaptığı, şirket mevcut durumda zirai ürünler, zirai ilaçlar ve zirai gübreleri yurt dışından temin edilmesi, ülke içinde de üretimi ve bunların işlenmesi bu ürünlerin yurt içine pazarlanması faaliyetlerini sürdürmekte olduğu, müvekkili şirketi yurt içi ve yurt dışındaki diğer şirketlere hammadde temini sağlayarak ülke ekonomisine katkı vermekte ve dolaylı olarak ülkemize döviz girdisi sağladığı, kurulduğu günden bugüne değin ticari hayata birçok anlamda katkı sağlayan müvekkili şirketi sürekli üzerine koyarak ve ticari hayattaki olumlu/olumsuz güncel gelişmeleri takip ederek kurumsallaşmayı amaç edindiği, müvekkili ... ŞTİ. ... tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin ... Sayfasında tescil edilerek ticari faaliyetine başladığı, bahse konu iş yeri ... Mah. ... Bulv. ... B Blok. No:../... ... /... adresinde faal olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, şirket Kurumlar Vergi Dairesinin (...) Vergi no’lu mükellefi olduğu, şirket tek ortaklı bir limited şirket olup şirketin idaresi ... tarafından yürütülmekte olduğu, müvekkili şirketi Zirai Tohum ticareti alanında faaliyet iştigal etmekte olup ana faaliyet alanı sebze, meyve ve çiçek tohumlarının üretimi, geliştirilmesi, iyileştirilmesi çalışmaları ile bu ürünlerin alımı satımı, pazarlaması ve zirai danışmalık hizmetlerini kapsadığı, müvekkili şirketi yurt içi ve yurt dışındaki diğer şirketlere tohum temini sağlayarak ülke ekonomisine katkı vermekte ve dolaylı olarak ülkemize döviz girdisi sağladığı, kurulduğu günden bugüne değin ticari hayata birçok anlamda katkı sağlayan müvekkili şirketi sürekli üzerine koyarak ve ticari hayattaki olumlu/olumsuz güncel gelişmeleri takip ederek kurumsallaşmayı amaç edindiği, bilindiği üzere 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca konkordato kurumu ve dava şartları yeniden düzenlendiği ve iflas erteleme kurumu hukuklarından çıkartıldığını, Müvekkili şirketlerinin konkordato yoluna başvurması hem yasadan/borcu ödeyememe tehlikesi hem de basiretli bir tacir olmanın getirdiği tedbirli olma yükümlülüğünden kaynaklanmakta olduğu, bu yükümlülükler nakit akım dengesizliğini giderme, ödeme kabiliyetinin devamlılığını sürdürerek itibarı koruma ve olası bir iflas halinden korunma nedeniyle ortaya çıktığını, işbu nedenlerle dava dilekçesi ile konkordato taleplerinin kabulüne, Konkordato Ön projesinde İİK 286. Maddesinde belirtilen tüm koşulları sağlaması ve İİK 287. Maddesi uyarınca 3 aylık Geçici Mühlet süresinin verilmesine, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte vade konkordatosunun başarıya ulaşmasını ve nihai konkordato projesinin hazırlanmasına katkı sunmak üzere konkordato komiseri atanmasına, verilecek geçici mühlet kararı ile birlikte öncelikle müvekkili şirketinin ve müvekkili şahsın faaliyetin devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İİK 287,288, 294 VE 295. Maddelerince alınması gereken tüm tedbirlerin re’sen alınmasına; İİK 206/1 maddesinde belirtilen haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları ( prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkilleri aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemlerin uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmasına, tedbir tarihinden önce ya da sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacı müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı müvekkillerinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve davacı müvekkillerine ödenmesine, İİK ‘nın 206. Maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK 205’ten kaynaklı alacaklar sebebi ile yapılacak satış ve muhafaza işlemlerin önlenmesine, davacı müvekkillerin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makina, araç ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillere iadesine, bunların muhafaza altına alınmasını önlemesine, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerin kaldırılmasına, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başka alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. Maddesi atfı ile İİK’nın 203. Maddesinin 1,2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına mevcut ve yatırılacak paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanılmak üzere iadesine, yeni blokaj işlemi uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirketlerin ticari faaliyetlerine devam edebilmesi ve konkordatonun getiriliş amacına uygun olması amacı ile davacılardan; ... ŞTİ. ‘nin, • ... ŞTİ.'nin banka hesapları üzerinde bulunan tedbir öncesi ya da sonrası konulan blokajların ve hacizlerin kaldırılmasına, hesaplardaki paraların müvekkiline iadesine, yeniden blokaj ve haciz konulmasının önlenmesine ve hesapların konkordato komiserin denetiminde müvekkil şirketler tarafından kullanılmasına, İİK 297. Maddesi kapsamında ihtiyati tedbilerin; müvekkili şirketlerin bankalar nezdinde bulunan ticari mevduat, vadeli mevduat, döviz tevdiat, pos hesapları, teminat veya tahsile verilen çeklerle ilgili rotatif kredi hesapları, ... hesapları, KMH hesapları da dahil olmak üzere tüm hesaplar üzerinde uygulanmasına, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine, paraya çevrilmiş ise paraların iadesine, davacı müvekkillerin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya üçüncü şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacılar müvekkillerine ait çeklerin arkasında karşılıksız olarak yazılmasının önlenmesine, senetlerin protesto edilmesinin önlemesine, ibrazı halinde çek ve senetlerin arkasında konkordato şerhi yazılmasına, davacı müvekkillerin SGK ve diğer kamu kuruluşları nezdinde doğmuş ve doğacak hak, alacak, istihkaklarının üzerine haciz konulmamasına, konulmuş olanların kaldırılmasına, İşletme faaliyetlerin devamı ve alacaklar arasında eşitliğin sağlanabilmesi amacıyla davacı müvekkillerin borçlarından dolayı elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internetin kesilmeyeceğine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... tarihli tensip ara kararı ile davacı şirkete ... tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği görüldü. Geçici Konkordato Komiseri ... ... tarafından hazırlanın ... tarihli nihai raporu özetle: "Davacı ... Şirketi tarafından açılan konkordato davasında dosya içindeki bilgi ve belgeler, davacı şirketin ticari defterler kayıtları ile ... tarihli mali verileri üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; 1.Davacı şirket geçici mühlet içinde ticari faaliyetlerinde düşük seviyede devam etmiştir. 2.TTK 376. Madde hükmüne göre davacı şirketin rapora konu bilanço tarihi olan ... tarihli kaydi değerler bilançosuna göre özkaynak tutarı ... TL olduğu, aynı tarihli rayiç değerler bilançosunda ise şirketin ... TL borca batık olduğu anlaşılmıştır. 3.Şirketin ..., ... ve ... tarihleri itibariyle sunulan bilanço, borç ve alacakları ilişkin bilgilerin şirketin ticari defter kayıtları ile uyumludur. 4.Davacı şirketin iyileştirme projesinde öngördüğü gelir kalemleri; dava ve mühlet tarihindeki bilançoda yer alan Kasa, banka, diğer hazır değerler, ticari alacaklar, stoklar- ticari malların satışı ile konkordato sürecinde öngörülen ticari faaliyet karları ile ödeneceği öngörülmüştür. 5.Davacı şirketin konkordato teklifinin “borçlarını herhangi bir indirim olmaksızın konkordatonun mahkemece tasdik kararının ilanını takip eden aydan başlamak üzere yıllık % 23 faiz ile, 3 yılda 36 eşit taksitle ödeneceği öngörülmüştür. 6.Davacı şirketin ... tarihli rayiç değerler bilançosundaki kısa ve uzun vadeli borçları toplamı ... TL, aynı tarihli rayiç değerler bilançosundaki dönen varlıklar (kasa, alınan çekler, bankalar, diğer hazır değerler, alacaklar, alınan çekler, stoklar ile diğer dönen varlıklar) toplamı ... TL' dir. 7.Davacı şirket tensip tarihi itibariyle mühlet öncesine ait vergi ve SGK prim borçları ile mühlet sonrası vergi ve SGK prim borçlarını ödememiştir. ... tarihi itibariyle ödenmemiş vergi ve SGK borç toplamı ... TL dir. Bu borcun ... TL si mühlet öncesi döneme ait vergi borcudur. Personel ücretleri rapor tarihi itibariyle ödenmiştir. 8.Konkordato projesinde 2026 yılı için öngörülen net satışlar ve vergi öncesi kar tutarının 2026 yılının ilk 5 ayı için karşılaştırılıp hesaplanmasından 2026 yılı ... tarihi itibariyle öngörülen net satış tutarının ... TL ve vergi öncesi kar tutarı ise ... TL olarak öngörülmüştür. ...-... döneminde gerçekleşen net satışlar ... TL, vergi öncesi karı ... TL olmuş, satışlar % 105,43 oranında, vergi öncesi kar da %58,68 Oranında gerçekleşmiştir. Ancak ...-... tarihleri arasındaki satışları ve karlılık oranı ön Projeye göre iki aylık dönemde % 3,93 oranda gerçekleşmiştir. ... tarihli satışların % 98,51 lik kısmı mühlet öncesi dönemde, 4 1,49 luk kısmı 2 aylık mühlet içi dönemde gerçekleşmiştir. Mühlet içindeki 2 aylık satışları ...-TL ve vergi öncesi karı ... TL olarak gerçekleşmiştir. 9.Davacı şirketin tek ortak ve müdürü ... ...'ın ...-... ve ... tarihleri itibariyle davacı şirkete borcu ve şirketten alacağının bulunmadığı, şirketten hiç alacağı olmayan ortağın şirkete ... tarihli bilançoda ... TL ve ... tarihli bilançoda ... TL borçlu olduğunun defter kayıtlarından anlaşıldığı, ortağın şirkete borçlanmasının konkordato davasından kısa süre önce olduğu, davacı şirket ortağının şirkete olan borcunun nasıl ve ne şekilde ödeyeceğine dair dosyaya sunulmuş ödeme planı veya taahhütüne rastlanmamıştır. 10.Davacı şirketin konkordato sürecindeki faaliyetlerinin değerlendirilmesinden, detayı yukarıda açıklandığı üzere 2026 yılı 5 aylık satış hedefi % 105.43 oranında, satışlarının % 58.68 oranında gerçekleştiği, ancak konkordato süreci olan ...-... dönemindeki satış ve vergi öncesi karlılık oranının % 3.93 oranında gerçekleşmiştir. Davacının 2026 yılı ilk 5 aylık faaliyetine göre satış ve karlılık hedeflerinin uygun olduğu, ancak mühlet için 2 aylık faaliyetleri ile ortağın şirketten para çekmesinin dikkate alındığında projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı değerlendirilmiştir. " Davacı ... Şirketi tarafından açılan konkordato davasında dosya içindeki bilgi ve belgeler, davacı şirketin ticari defterler kayıtları ile ... tarihli mali verileri üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; 1. Davacı şirket geçici mühlet içinde ticari faaliyetlerinde devam etmiştir. 2.TTK 376. Madde hükmüne göre davacı şirketin rapora konu bilanço tarihi olan ... tarihli kaydi değerler bilançosuna göre özkaynak tutarı ... TL olup borca batık değildir, Aynı tarihli rayiç değerler bilançosunda davacı şirket ... TL borca batık durumdadır. 3.Davacı şirketin ..., ... ve ... tarihleri itibariyle sunulan bilanço, gelir tablosu, borç ve alacakları ilişkin bilgilerin şirketin ticari defter kayıtları ile uyumludur. 4.Davacı şirketin iyileştirme projesinde öngördüğü gelir kalemleri; dava ve mühlet tarihindeki bilançoda yer alan kasa, banka, diğer hazır değerler, alınan çekler, alacaklar, ticari mallar ile ticari faaliyet karından elde edeceği karlar, duran varlık satışı ve sermaye artırımı olarak öngörülmüştür. 5.Davacı şirketin konkordato teklifinin “borçlarını herhangi bir indirim olmaksızın konkordatonun mahkemece tasdik kararının ilanını takip eden aydan başlamak üzere yıllık % 23 faiz ile, 3 yılda 36 eşit taksitle ödeneceği öngörülmüştür. 6.Davacı şirketin tek ortak ve müdürü ... ...'ın ...-... ve ... tarihleri itibariyle şirkete borcu ve şirketten alacağı yoktur. Ancak ...-... tarihlerinde ...'ın şirkete ... TL borçlandığı, ... tarihi itibariyle de şirkete ... TL borçlunun ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı, ortağın şirkete borçlanmasının konkordato davasından kısa süre önce olduğu, ortağın şirkete olan borcunun nasıl ve ne şekilde ödeyeceğine dair dosyaya sunulmuş ödeme planı veya taahhütnameve rastlanmamıstır. 7.Davacı şirketin ... tarihli rayiç değerler bilançosundaki kısa ve uzun vadeli borçları toplamı ... TL, aynı tarihli rayiç değerler bilançosundaki dönen varlıklar (kasa, alınan çekler, bankalar, diğer hazır değerler, alacaklar, alınan çekler, stoklar ile diğer dönen varlıklar) toplamı ... TL dir. 8.Davacı şirket tensip tarihi itibariyle mühlet öncesine ait vergi ve SGK prim borçları ile mühlet sonrası vergi ve SGK prim borçlarını ödememiştir. ... tarihi itibariyle ödenmemiş vergi ve SGK borç toplamı ... TL dir. Personel ücretleri ödenmiştir. 9.Konkordato projesinde 2026 yılının ilk 5 ayı için öngörülen satışlârı %84,99 oranında vergi öncesi karı % 116.7 oranında gerçekleşmişken, mühlet için iki aylık dönemde net satışları “6 8,90 oranında gerçekleştiği, ancak konkordato süreci olan ... ... döneminde satışların “% 8,90 oranında gerçekleşmiş, ... ... ayları için ön projede öngörülen kar tutarı ... TL iken bu iki ayda davacı şirket ... TL zarar etmiştir. 2026 yılı 5 aylık dönemdeki satış ve karlılık hedefleri uygun olduğu, ancak mühlet içi 2 aylık dönem satış ve karlılık durumları dikkate alındığına projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı değerlendirilmiştir." görüş ve kanaat bildirildiği, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe ; Dava, İİK 285.vd.maddeleri uyarınca konkordato talebine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mâli durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mâli durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Davacıların vade konkordatosuna ilişkin ön projelerini hazırlayarak ve İİK 286.maddesinde sayılan belgeleri taleplerine ekleyerek Mahkemeye başvurmuştur. Davacı şirketlerin ön projesinde konkordato teklifinin alacaklılar tarafından kabulünden sonra , borçlarını herhangi bir indirim olmaksızın konkordatonun mahkemece tasdik kararının ilanını takip eden aydan başlamak üzere yıllık % 23 faiz ile, 3 yılda 36 eşit taksitle ödeyeceğinin teklif edildiği bildirdikleri görülmüştür. Mahkememizce ... tarihli tensip ara kararı ile davacıya İİK 287.maddesi uyarınca 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, yine mallarının muhafazası için gerekli ihtiyati tedbir kararlarına hükmedilmiş ve İİK 287/3 maddesi uyarınca davacıların sunulan tablolardaki alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak Mali Müşavir ... ... geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmiştir. İİK 288/1.madde hükmüne göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Yine İİK 287/5.maddesine göre 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Kesin mühletin içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması başlıklı İİK 292.maddesi hükmü : " İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md). d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklinde düzenlenmiş olup; Somut olayda: Davacı şirketler için geçici mühlet kararı sonrası, tensip ara kararı uyarınca dosyaya sunulan komiser nihai raporunda; Davacı ... Şirketi'nin bilanço tarihi olan ... tarihli kaydi değerler bilançosuna göre özkaynak tutarı ... TL olduğu, aynı tarihli rayiç değerler bilançosunda ise şirketin ... TL borca batık olduğu, 2026 yılı 5 aylık satış hedefi % 105.43 oranında, satışlarının % 58.68 oranında gerçekleştiği, ancak konkordato süreci olan ...-... dönemindeki satış ve vergi öncesi karlılık oranının % 3.93 oranında gerçekleştiği, davacının 2026 yılı ilk 5 aylık faaliyetine göre satış ve karlılık hedeflerinin uygun olduğu, ancak mühlet için 2 aylık faaliyetleri ile ortağın şirketten para çekmesinin dikkate alındığında projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, şirketin tensip tarihi itibariyle mühlet öncesine ait vergi ve SGK prim borçları ile mühlet sonrası vergi ve SGK prim borçlarını ödemediği, ... tarihi itibariyle ödenmemiş vergi ve SGK borç toplamı ... TL olup, bu borcun ... TL si mühlet öncesi döneme ait vergi borcu olduğu, davacı şirketin tek ortak ve müdürü ...'ın ...- ... ve ... tarihleri itibariyle davacı şirkete borcu ve şirketten alacağının bulunmadığı, şirketten hiç alacağı olmayan ortağın şirkete ... tarihli bilançoda ... TL ve ... tarihli bilançoda ... TL borçlu olduğunun defter kayıtlarından anlaşıldığı, ortağın şirkete borçlanmasının konkordato davasından kısa süre önce olduğu, davacı şirket ortağının şirkete olan borcunun nasıl ve ne şekilde ödeyeceğine dair dosyaya sunulmuş ödeme planı veya taahhütüne rastlanmadığı, Davacı ... Şirketi'nin ise bilanço tarihi olan ... tarihli kaydi değerler bilançosuna göre özkaynak tutarı ... TL olup borca batık olmadığı, aynı tarihli rayiç değerler bilançosunda davacı şirket ... TL borca batık olduğu, konkordato projesinde 2026 yılının ilk 5 ayı için öngörülen satışlârı %84,99 oranında vergi öncesi karı % 116.7 oranında gerçekleşmişken, mühlet için iki aylık dönemde net satışları % 8,90 oranında gerçekleştiği, ancak konkordato süreci olan ... ... döneminde satışların “% 8,90 oranında gerçekleştiği ... ... ayları için ön rojede öngörülen kar tutarı ... TL iken bu iki ayda şirketin ... TL zarar ettiği, 2026 yılı 5 aylık dönemdeki satış ve karlılık hedefleri uygun olduğu, ancak mühlet içi 2 aylık dönem satış ve karlılık durumları dikkate alındığına projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığının belirlendiği, şirketin tensip tarihi itibariyle mühlet öncesine ait vergi ve SGK prim borçları ile mühlet sonrası vergi ve SGK prim borçlarını ödemediği, ... tarihi itibariyle ödenmemiş vergi ve SGK borç toplamı ... TL olduğu, ...-... tarihlerinde ...'ın şirkete ... TL borçlandığı, ... tarihi itibariyle de şirkete ... TL borçlunun ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı, ortağın şirkete borçlanmasının konkordato davasından kısa süre önce olduğu, ortağın şirkete olan borcunun nasıl ve ne şekilde ödeyeceğine dair dosyaya sunulmuş ödeme planı veya taahhütüne rastlanmadığı anlaşılmıştır. Bu halde davacı şirketlerin konkordato talebinin reddi ile Yargıtay 6.HD.nin 2025/613 E- 2025/1183 K sayılı 20.03.2025 tarihli emsal kararında vurgulandığı gibi (...( İİK’nın 292. maddedesinde konkordato talep edenin, geçici mühlet (İİK'nın m.287/5 yollamasıyla) ve kesin mühletin verilmesinden sonra “konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verilebilmesi” için öncelikle borçlunun iflasa tabi kişilerden olması, sayılan dört halin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için komiserin yazılı rapor sunması, ve konkordato talep eden borçlu veya alacaklının duruşmaya davet edilerek dinlenmesi ayrıca a, b ve c bentlerinde sayılan hususlardan birinin gerçekleşmesi iflasa hükmetmek için yeterli görülmüştür. Buna karşılık (d) bendinde belirtildiği gibi, konkordato talebinden feragat eden sermaye şirketi ve kooperatifin iflasına karar verebilmek için “borca batık” olduğunun tespiti şartı kabul edilmiş ancak a, b ve c bentleri için “borca batıklık” koşulu aranmamıştır. Görüldüğü gibi, Kanun, iflasa tabi kişinin geçici ve kesin mühlet aşamasında Kanunun istediği; “malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerektirir hallerden kaçınmasını, proje sunarken konkordatonun başarıya ulaşabileceği proje sunması ve bunun için azami gayret sarf etmesini ve mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis etmemesini, kefil olmamasını, ivazsız tasarruflarda bulunmamasını, taşınmaz ve işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırlarını ve işletmenin devamlı tesisatını devretmemesini ve bunları takyit etmemesini”aksi taktirde borca batık olup, olmamasına bakılmaksızın iflasına karar verilebileceğini hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeyle, Kanun koyucu konkordato talep eden iflasa tabi kişiyi, sınırlarını çizdiği eylemleri yapması veya yapmaması halinde “medeni ceza olarak” iflas cezasıyla cezalandırmıştır. Nitekim, Kanun koyucu, bu maddeye göre başka şart arayacak olsaydı, konkordato hükümleri içinde ikinci iflas kararı verilebileceğini düzenleyen İİK'nın m.308 de belirttiği gibi“…doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması”koşulunu bu maddede açıkca belirtebilirdi. Öte yandan; İİK’nın 177. maddesinde sayılan doğrudan doğruya iflas sebepleri daha ağır koşullar içermemektedir. Bu koşullara baktığımızda; a) Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; b) Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; c) 308 inci maddedeki hal varsa; d) İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse, keza, aynı Kanunun 178.maddesinde ise borçlu “aciz halinde” olduğunu belirterek iflas talep ettiğinde, “borca batıklık” aranmaksızın iflasa karar verilebilecektir. İcra ve İflas Hukuku'nun şekil hukuku olduğu, alacaklı-borçlu dengesini bozacak şekilde iflas kararı için “borca batıklık” unsurunu yorum yoluyla maddeye ilave edilmesinin doğru olmayacağı, maddenin (d) bendi dışında borca batıklık aramadan iflas kararı verileceğinin açıkca düzenlendiği, dolayısıyla yukarıda izah edilen yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, İİK’nın 292. maddesinin a, b ve c bentlerinde sayılan durumların bulunması halinde “borca batıklık” aranmadan iflasa karar verilmesi gerekmektedir...) her iki davacı şirketin borca batık olmasının yanı sıra konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün görülmemesine, faaliyet giderlerinden olan SGK prim borçlarının ve vergi borçlarının ödenmemesine ve her iki şirketin yetkilisi olan ...'ın konkordato başvurusundan kısa süre önce şirketlere borçlanarak alacaklılar zararına hareket ettiğinin belirlenmesini göre İK 292 maddesi uyarınca iflasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Her iki davacı şirketin yetkilisi ...'a usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamıştır.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların konkordato talebinin REDDİNE, 2-İİK'nın 294,295,296 ve 297. Maddeleri uyarınca verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına ve konkordato komiserinin görevine son verilmesine, Bilirkişi Bölge Kuruluna bildirilmesine, 3-Mahkemece verilen kararın İİK 288 maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, 4-Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ (VKN: ...) ile Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ (VN: ...)'nin İİK 292. maddesi uyarınca İFLASINA, *İflasın ... günü saat ... itibariyle açılmasına, *İflas kararının İİK 166. Maddesi gereğince ilgili yerlere bildirilmesine, *İflas kararının bir örneğinin derhal Antalya Nöbetçi İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, 5-Alınması gerekli ... TL peşin harç alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, Davacılar vekili ... ile ... Müdahiller, ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... ile ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ...'ün yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.29/06/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/312, K. 2026/610, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-312-e-2026-610-k-d278c90d6b53