İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/797 E. 2026/162 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/797
- Karar No
- 2026/162
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/797 Esas KARAR NO : 2026/162
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresinde takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu, öncesinde takip dayanağı faturalara da bir itiraz bulunmadığını, borçlunun tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemediğinden, hakkında icra takibi başlatıldığında, borca haksız ve kötü niyetli itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin, davalıdan alacaklı olup itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalının haksız itirazının iptali ile asıl alacağın en az %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıdan aylık olarak bakım hizmeti almak istediğini, bu hususta anlaştıklarını, ancak davacının aylık bakım hizmetini aksattığını, bakıma çeşitli gerekçelerle düzenli olarak gelmediğini ve hizmeti geciktirdiğini, davacının bakım hizmetini ayıplı ifa ettiğini, davacının eksik ve düzensiz hizmete rağmen düzenli bakım yapılmış gibi fatura düzenlediğini, faturaların gerçeği yansıtmadığını, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına hizmetin gerektiği gibi ifa edildiğini göstermeyeceğini, davacının hizmeti usulüne uygun yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura ve cari hesaba dayalı başaltılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya verilen hizmetin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, eksik hizmet ve geç ifanın söz konusu olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel cari hesap ve fatura alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ...Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 20.05.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 29/08/2025 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 66.731,39 TL asıl alacak ve 2.103,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.834,80 TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 03/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/09/2025 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa 09/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 24/10/2025 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 66.731,39 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takip dayanağı borcun sebebinin, taraflar arasındaki bakım hizmeti satışından kaynaklanan faturalar olduğu, 20/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişkinin açık hesap şeklinde yürütüldüğü, ancak düzenlenmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının davalı adına toplam 202.691,40 TL bedelli fatura düzenlediği, davalı tarafından toplam 130.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu suretle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydı olarak 72.691,40 TL alacaklı gözüktüğü, ancak icra takibinin 66.731,39 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, işbu sebeple talebe bağlılık ilkesi gereğince davacının 66.731,39 TL alacaklı olduğu, dava konusu alacağı oluşturan faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf Ba-Bs kayıtlarının birbiri ile uyumlu bulunduğu, davalı kayıtlarında yer alan 31.798,00 TL tutarındaki virman kaydının herhangi bir ticari belge ile doğrulanamadığı, söz konusu kayıt hariç tutulduğunda taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 66.731,39 TL asıl alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez. Eldeki davada alacak taraflar arasındaki bakım hizmeti satışından kaynaklanan faturalara dayandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 66.731,39-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile; 1-Davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibe 66.731,39 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 66.731,39-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekin karar harcı 4.558,42-TL'den davacı tarafça yatırılan 795,44-TL peşin ile icra dosyasına yatırılan 87,50-TL harç olmak üzere toplam 882,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.675,48-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 795,44-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 87,50-TL harç olmak üzere toplam 882,94-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 116,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.818,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır