Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/289 E. 2026/1001 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/289
Karar No
2026/1001
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/289 Esas

KARAR NO:2026/1001

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:17/12/2024

NUMARASI:2024/21 Esas, 2024/263 Karar

DAVANIN KONUSU:Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan

KARAR TARİHİ:18/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin söz yazarı, besteci, yorumcu (şarkıcı) ve oyuncu olarak ülkemizin başarılı ve beğenilen sanatçılarından biri olduğunu,müvekkilinin markalaşma süreci aşikar iken 23.05.1996 tarihinde ... Şirketi'ni kurduğunu ve ... sayılı "...+ŞEKİL" ibareli markayı TPMK nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini, ancak hal böyle iken davalı taraf "..." ibareli markayı hiçbir hak sahipliği ve bağlantısı olmaksızın TPMK'ya yapmış olduğu kötü niyetli olarak başvurular sonucunda, ... sayı ile 9.sınıfta, ... sayı ile 35. sınıfta adına tescil ettirmiş olduğunu, davalı şirket haksız ve kötü niyetli tescili ile davacı müvekkilinin sanatçının ününden, tanınmışlığından yararlanmaya çalışarak isim ve marka üzerinde hiçbir hak sahipliği olmamasına rağmen "..." isminden ve ismin markalaşmasının getirebileceği olumlu etki ve sonuçlar üzerinden haksız menfaat elde etme çabası içerisinde olduğunu iddia ederek, davalı adına ... ve ... sayılar ile tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; marka tescilinden doğan hakların münhasıran sahibine ait olduğunu, davacının davaya dayanak yaptığı markanın dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi adına tescil edilmiş olduğunu, dava dışı şirketin tasfiyesi tamamlanarak şirket kaydının ticaret sicilden silinmiş olduğunu, davacının haksız iddialarına mesnet gösterdiği markalarda 2012 tarihinde iptal edilen dava dışı bir şirkete ait olduğundan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sessiz kalma yolu ile huzurdaki davayı ikame etme hak ve yetkisinin kaybettiğini, davacının SMK m. 7 maddesi uyarınca tescilli bir markası olmadığından SMK m. 6/4 maddesi kapsamında hükümsüzlük talebinde bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine, davacının tescilli bir markası olmadığından SMK m. 6/5’e dayalı hükümsüzlük talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “...” ibaresini içerir takribi 161 kayıt bulunduğunu, davacının haksız iddiasına göre “...” ibaresini içerir tüm bu başvurular kötü niyetli olduğunu, davacının haksız iddialarına göre bir değerlendirme yapıldığında markasal olarak tanınmış ve dava dışı tüzel kişiliği sona ermiş Tasfiye Halinde ... Şirketi adına kayıtlı marka sahibi olduğunu ileri süren davacının işbu markaların tümüne itiraz etmesi ve işbu markaların tümünün tanınmış davacı nedeniyle reddedilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “...” markasının 09. sınıfta ve ... tescil no.lu “...” markasının 35. sınıfta davalı .... Şti. adına tescil edilmiş olduğu, davacının “...” ibaresinin belirli mal veya hizmetlerde markasal olarak kullanıldığını ve markasal kullanım neticesinde “...” ibaresinin tanınmış marka haline geldiğini gösterir bir delil dosyaya ibraz edilmemiş olmakla SMK m. 6/4’e dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı, davacının “...” olan adının ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir ad olduğu; yaygın olarak kullanılan bir adın üçüncü kişilerce marka olarak tescil edilebileceği göz önüne alınarak SMK m. 6/6 ‘ya dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığı anlaşılmakla, bu nedenler yönünden talep yerinde görülmemiştir. Ancak dosyaya ibraz edilen internet çıktıları ve ... isimli internet sitesi üzerinden markaların satışına dair ilanlar ve diğer deliller değerlendirildiğinde,davalının markaları dürüst ticaret alanında kullanma amacı olmayıp, tamamen yedekleme, şantaj vs. amaçlarla tescil ettiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kabulü ile kötüniyetin bölünmezliği ilkesi gereğince dava konusu ... tescil no.lu “...” ve ... tescil no.lu “...” markalarının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden SMK m. 6/9’a dayalı olarak hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla;-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Markanın dava dışı Tasfiye Halinde...Şti'ye ait olduğunu, marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, Davacının ... numaralı marka yönünden itirazının TPMK tarafına reddedildiğini, sesiz kalma yolu ile bu davayı açma hak ve yetkisini kaybettiğini, davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğunu,Davacının kötüniyet iddiasını ise kabul etmediklerini, TPMK'da ... ibareli pek çok marka olduğunu, kötüniyetin marka başvuru tarihi ile somut deliller ile ispatı gerektiğini, dava dilekçesi ekindeki whatsapp kayıtlarının müvekkili ile ilgisi olmadığını, telefon numarası ile davadan sonraki tarihli mail ve mesajlardaki numaraların farklı olup müvekkilini şirketine ait olmadığını, dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, sonraki tarihli sms ve maile itibar edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı adına tescilli ... ve ... numaralı ... ibareli markaların hükümsüzlüğü taleplidir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; marka vekilinin yeterli ve hükme elverişli nitelikteki raporu, dosyaya yansıyan ... adlı sitedeki "... ismi markamız 09 ve 35 nolu sınıflarda tescilli olup satılıktır. Noterde devir alınıp hemen kullanmaya başlayın. İsmi alacak kullanacak kişi ... olarak tek kullanıcı kendisi olacaktır. Bütün haklara sahip tek kişi kendisi olacaktır" şeklindeki ilan ve ekindeki marka kayıtları da dikkate alındığında ilk derece mahkemesince tescilde kötüniyet kabul edilerek SMK 6/9 maddesi gereğince hükümsüzlük kararı verilmesi yerinde görülmüştür. Davacı sanatçının isim hakkının bulunduğu da sabit olmakla davalı vekilinin aktif husumet olmadığına ilişkin itirazları ise yerinde görülmeyerek istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/289, K. 2026/1001, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-289-e-2026-1001-k-bd8c0e1f0df5