İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/469 E. 2026/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/469
- Karar No
- 2026/62
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/469 Esas - 2026/62 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/469 KARAR NO : 2026/62
....
DAVA : İtirazın İptali /Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 06/10/2020 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 KARAR Y.TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacılar vekilleri dava dilekçesinde özetle; davacıların oluşturduğu ..... arasında, .... tarihli .... ile) imzalandığını, Davalı alt yüklenicinin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini; proje müdürünün saha ve tasarım koordinasyonunu sağlayamadığını, şantiye şefinin işten ayrıldığını, tasarım ofisindeki personelin sürekli değiştiğini, sahada istenilen zamanda yeterli ve alçıpan işleri tecrübesine sahip personel sayısına ulaşılamadığını; davalının kendi temin sorumluluğunda olan kutu profil malzemelerini yer tesliminden yaklaşık 4 ay sonra sahaya getirdiğini, iş programının gerisinde kalınmasının hem sözleşme kapsamındaki işlerde hem de bu işlere bağlı diğer alt yüklenicilerin işlerinde gecikmeye yol açtığını; 02/01/2018 tarihli sözleşmeye konu ....yevmiye numaralı ihtarnameleri ile davalının defaatle ihtar edildiğini, buna rağmen sonuç alınamaması üzerine her iki sözleşmenin.... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile feshedildiğini, fesih ihtarlarının davalıya 01/10/2018 tarihinde tebliğ edildiğini; fesih sonrası durum tespiti ve kesin hesap sürecine davalının katılmadığını, Sözleşmelerin 37.2 maddesi uyarınca davalı tarafça ödenmesi gereken damga vergilerinin ödenmemesi üzerine Ortak Girişim tarafından ödenmek zorunda kalındığını ve yansıtma faturası düzenlendiğini; sözleşmelerin 17.7 ve 37.1 maddeleri uyarınca davalının ödemediği .... primleri ile personel ücretlerinin davalı nam ve hesabına Ortak Girişim tarafından ödendiğini ve yansıtma faturaları düzenlendiğini; 01/02/2018 tarihli sözleşmeye ilişkin 03/04/2018 tarihli Zeyilname-01'in 2. ve 3. maddeleri ile değişik sözleşme m. 11.14 ve Ek-7 m. 2 hükümleri uyarınca, satın alması Yüklenici (Ortak Girişim) tarafından yapılan “Yüklenici Malzemeleri”nin davalıya teslimi üzerine bire bir satın alma maliyeti üzerinden yansıtma faturaları düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, Takibin ikame edildiği tarih itibarıyla Ortak Girişim ticari defter ve muhasebe kayıtlarına (cari hesap kayıt ve ekstresine) göre davalının 6.640.336,12-TL borçlu olduğunu; bu tutarın dava dilekçesinde 105 kalem halinde dökümü yapılan damga vergisi tahakkukları (20/02/2018 tarihli 13.613,15-TL ve 04/04/2018 tarihli 221.261,77-TL), yansıtma faturaları, ..... ödemeleri (2.566,83-TL, 72.935,39-TL, 1.958,34-TL, 63.570,22-TL, 94,68-TL, 107,10-TL) ve 10/10/2018 tarihli 25.000,00-TL personel ödemesinden oluştuğunu, Bu alacağın tahsili amacıyla Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2062 Esas sayılı dosyası ile 12/02/2020 tarihinde 5.181.584,80-TL asıl alacak ve 1.458.751,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.640.336,12-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesi talebiyle genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını; ödeme emrinin davalı borçluya 14/02/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 17/02/2020 tarihinde borcun tamamına, faize ve tüm fer'ilerine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu; zorunlu arabuluculuk sürecinin 20/03/2020 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını (.... büro, .... arabuluculuk numaralı son tutanak) ileri sürerek, Davalı borçlunun borca itirazının iptali ile .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekilleri cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı konusunda ihtilaf bulunmadığını, ancak davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Damga vergisi ve ....ödemeleri yönünden müvekkilinin davacılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, iddia edilen ödemelere ilişkin kurum dekontu veya makbuzun ne müvekkiline tebliğ edildiğini ne de dosyaya sunulduğunu; davacıların kendi düzenledikleri “dekont” başlıklı adi yazılı belgelerle müvekkilini borçlu gösteremeyeceklerini; personel ödemesi iddiasının ise birkaç işçi ile davacılar arasında imzalanan ve elden peşin ödeme beyanı içeren, ödemenin makbuz veya dekontla dahi ispatlanamadığı adi yazılı belgelere dayandığını, bu belgelerin ispata elverişli olmadığını, Fatura borcu yönünden; faturanın temel borç ilişkisinden bağımsız bir borçlandırma aracı olmadığını, salt faturanın tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olmasının düzenleyen lehine alacak hakkı doğurmayacağını; TTK m. 21/2 uyarınca faturaya itiraz edilmemesinin yalnızca faturanın olağan (mutad) içeriği yönünden karine oluşturacağını, malın teslim edildiğinin ve edimin ifa edildiğinin faturayı düzenleyen tarafından ayrıca ispatlanması gerektiğini; takibe konu yansıtma faturalarına konu malların müvekkiline teslim edildiğine dair teslim-tesellüm belgesi ve benzeri hiçbir yazılı delil sunulamadığını; kaldı ki davacıların kendi beyanlarına göre sözleşmenin feshi ile müvekkilinin şantiye alanına alınmadığını, bu durumda malların davacıların uhdesinde kalmış olacağını, takibe konu faturalardan ....seri numaralı faturanın tanzim tarihinin 01/02/2019 olduğunu, oysa sözleşmelerin 28/09/2018 tarihinde feshedildiğini; VUK m. 231/5 uyarınca faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiğini, bu süre içinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağını, Ayrıca davacıların, müvekkilince verilmiş ve .... Esas sayılı dosyasında da açıkça beyan ettiklerini; iddia edilen zararların teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle zaten tahsil edilmiş sayılması gerektiğini, takibin mükerrer tahsilat amacı taşıdığını; ayrıca müvekkiline ait yaklaşık 6.000.000,00-TL değerindeki malzeme ve ekipmanın iade edilmediğini, bu hususlara ilişkin dava ve talep haklarının saklı olduğunu savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takibin iptaline ve davacılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların dilekçeleri, ön inceleme aşamasındaki beyanları ve yargılama boyunca ileri sürdükleri iddia ve savunmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aşağıdaki vakıaların çekişmesiz olduğu anlaşılmıştır: i. Davacıların oluşturduğu Astaldi-Türkerler Ortak Girişimi (Yüklenici) ile davalı (Altyüklenici) arasında 02/01/2018 tarihli “Ana Hastane Binalarında Kutu Profil İle Kuru Duvar İmalat İşleri'ne Ait Altyüklenici Sözleşmesi” ile 01/02/2018 tarihli “M1-M2-M3-M4 Hastane Binaları Alçıpan Bölme Duvar Ve Asma Tavan İşleri'ne Ait Altyüklenici Sözleşmesi”nin ve bunlara bağlı zeyilnamelerin imzalandığı; taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin kurulduğu, ii. Her iki sözleşmenin, Ortak Girişim tarafından .... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile feshedildiği ve fesih bildirimlerinin davalıya 01/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, iii. Davalı tarafça verilen ve .... düzenlenen toplam 4.301.519,84-TL bedelli dört adet (avans) teminat mektubunun davacılar tarafından nakde çevrildiği. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Mahkememizce 09/06/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında, taraf vekillerinin huzurunda ve itirazsız şekilde tespit edilen uyuşmazlık konuları ile yargılama sırasında ortaya çıkan çekişme noktaları şunlardır: i. Taraflar arasındaki 02/01/2018 ve 01/02/2018 tarihli sözleşmelerin davacı tarafça feshine ilişkin fesih bildirimlerinin haklı olup olmadığı; ii. Altyüklenici olarak çalışan davalının fesih tarihine kadar sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği iş ve imalat seviyesi ile karşılığında hak ettiği tutarın (hakediş alacağının) ne olduğu ve bunun davacı alacağından mahsubunun gerekip gerekmediği; iii. Dava dilekçesinde ve takip talebinde alacağın dayanağı olarak gösterilen 105 kalem alacağın (yansıtma faturaları, damga vergisi tahakkukları, .... ve personel ödemeleri) içerik ve dayanakları itibarıyla gerçeğe ve gereğine uygun olup olmadığı; özellikle yansıtma faturalarına konu malzemelerin davalıya teslim edilip edilmediği ve fatura içeriklerinde belirtilen mal ve hizmetin davalıya verilip verilmediği; iv. Davacıların, sözleşmelerin 37.2, 17.7 ve 37.1 maddeleri uyarınca davalı nam ve hesabına damga vergisi, SGK primi ve personel ücreti ödeyip ödemedikleri, ödemişlerse bunun davalıdan talep edilebilir olup olmadığı; v. Nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin davacı alacağından mahsubunun gerekip gerekmediği; davalının mükerrer takip ve tahsil savunmasının yerinde olup olmadığı; vi. Dava (takip) tarihi itibarıyla kesin hesaba göre davacıların davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı iseler alacak miktarının ne olduğu; takip talebindeki işlemiş faizin başlangıç tarihi, oranı ve tutarının doğru olup olmadığı; vii. Koşulları varsa icra inkâr tazminatı ile kötü niyet tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. ....olduğu, 5.181.584,80.-TL asıl alacak, 1.458.751,32.-TL olmak üzere toplam 6.640.336,12.-TL alacağın tahsili amacıyla 12/02/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliği üzerine borçlular tarafından borcun tamamına, faize, faiz oranına itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 6. Taraflar arasında akdedilen 12-2017.01 numaralı sözleşmenin incelenmesinde; 01.02.2018 tarihli birim fiyat usulüne göre hazırlanmış olan sözleşmede, işin bedelinin 23.339.849,66 TL + 2.508,306,34.-$ olarak belirlenmiş olduğu, "Teminatlar" başlıklı 9. maddesinde, sözleşme bedelinin %10 tutarında kesin teminat mektubu alınacağı, altyüklenicinin herhangi bir sorumluluğunu yerine getirmemesi durumunda, teminatların irad edileceği; "Özel Şartlar" başlıklı maddesinde, sözleşme bedelinin %10 u kadar avans verileceğinin imza altına alındığı görülmüştür. 7. Taraflar arasında imzalanmış olan 12-2017.01 nolu sözleşme kapsamındaki 03.04.2018 tarihli ... 1'in incelenmesinde; altyüklenicinin sözleşmenin 9.1 Maddesinde yer alan kesin teminat mektubu verilmesi yükümlülüğüne halel gelmemek kaydıyla, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 30.06.2018 tarihine kadar geçen süre için altyüklenicinin, yükleniciye sözleşme bedelinin %10'u tutarında 30.06.2018 keşide tarihli .... seri numaralı çekleri sunması hususunda mutabakata varıldığı, altyüklenicinin, sözleşme ile şartları belirlenmiş Kesin Teminat Mektubu'nu 30.06.2018 tarihine kadar sunması halinde, sözleşmenin 9.1 madde ikinci paragrafı hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda yüklenicinin, diğer sözleşmesel ve kanuni haklarından feragat ettiği anlamına gelmemekle birlikte, Sözleşme kapsamında yüklenicinin altyükleniciden olan doğmuş ve doğacak alacaklarının tahsili için, yüklenicinin, yukarıdaki paragrafta bahsi geçen çek/ çekleri kanuni takibe koyma hakkının saklı olduğu, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin 11.14 maddesinin, birim fiyatların "Yüklenici Malzemesi", "Malzeme", bunların İşyerine nakliyesi ve zayiat bedelini içerdiğinden, Genel Şartlar Madde 2.1 de tarifi yapan ve satınalması yüklenici tarafından yapılacak olan ve malzeme türleri liste halinde verilmiş olan yüklenici malzemelerine ilişkin nakliye dahil satınalma maliyeti, aynı beden üzerinden birebir altyükleniciye yansıtılacağı, bu maksatla, yüklenici malzemelerinin altyüleniciye teslim tarihinde, teslim edilen tüm miktara ait malzeme ve nakliye bedeli kadar yüklenici tarafından altyükleniciye yansıtma faturası düzenleneceği, aylık hakedişlerde ise, ilgili ay içindeki imalat miktarına karşılık gelen yüklenici malzemesi bedelinin mahsubunun yapılacağı, işlerin tamamlandığı tarihte, mahsubu yapılmamış yüklenici malzemesi bedelinin kalması halinde, kalan bedelin tamamının, son hakedişte mahsup edileceği, son hakediş miktarının bakiye tutarı karşılamaması halinde, bakiye tutarın, altyüklenicinin teminatlarından karşılanacağı, buna rağmen altyüklenicinin ödemesi gereken tutarların kalması halinde bakiye tutarın altyükleniciden ayrıca tahsil edileceği şeklinde değiştirildiği; sözleşme Ek 7, Madde 2'nin, işbu sözleşmenin işleri kapsamında işbu listede nevi itibari ile yer alan yüklenici malzemelerinin, yüklenici tarafından satın alınacağı ve işyerine nakledileceği, yüklenici malzemelerinin, işyerinde altyüklenicinin kamyon üstünde, tarafların yetkili temsilcileri tarafından imza altına alınacak tutanak ile teslim edilecek olduğu, yüklenici malzemelerinin kamyondan indirilmesinin altyüklenici tarafından yapılacağı, teslim edilen yüklenici malzemelerinin yatay ve düşey taşınmasından, korunmasından ve zayiatından altyüklenicinin sorumlu olduğu, altyükleniciye teslim edilen yüklenici malzemelerinin tamamının satınalma ve nakliye bedelinin, altyükleniciye birebir satınalma maliyeti üzerinden fatura edileceği şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır. 8. Taraflar arasında imzalanmış olan 12-2017.01 nolu sözleşme kapsamındaki 31.07.2018 tarihli Zeyilname-2'nin incelenmesinde, işbu.... Altyüklenici'nin hali hazırda başladığı bölgeler hariç tutulmak üzere altyüklenicinin kapsamından alındığı, işbu Zeyilname imza tarihine kadar belirtilen mahallerde tamamlanan veya devam eden imalatlara ait ".... Bloklar İmalat Tespit Tutanakları"nın Ek 1 'de verildiği, Madde 1 uyarınca yapılan değişiklik sebebi ile hazırlanan "Mukayeseli Keşif Özeti"nin Ek 2'e verildiği, bu kapsamda sözleşme bedelinin yaklaşık olarak 1.165.701,73 USD+KDV ile 10.034.383,29 TL+KDV toplamı kadar azaltıldığı, sonuç olarak nihai sözleşme bedelinin yaklaşık 1.342.604,61 USD+KDV ile 13.305.466,37 TL+KDV toplamına düştüğü; Madde 1 uyannca yapılan değişiklik sebebi ile işin süresinin 41 gün azaltıldığı; 03.04.2018 tarih ve 1 Nolu Zeyilname uyarınca Kesin Teminatı ikame etmek üzere ve 30.06.2018 tarihine kadar banka teminat mektubu ile değiştirilmek kaydı ile altyüklenici tarafından teslim edilen 30.06.2018 keşide tarihli .... seri numaralı çeklerin, yasal ibraz süresi içinde 31.08.2018 keşide tarihli çekler ile değiştirileceği, banka teminat mektubunun sunulması için 30.06.2018 olarak tespit edilmiş olan son tarihin 31.08.2018 olarak revize edildiği, altyüklenicinin, sözleşme ile şartları belirlendiği banka teminat mektubunu 31.08.2018 tarihine kadar sunmaması halinde, sözleşmenin 9.1 Maddesinin ikinci paragrafı hükümlerinin uygulanacağı; "Özel Şartlar" Madde 5.2.'nin birinci cümlesinin, avans ise, birim fiyatın Türk Lirası kısmı için düzenlenecek hakediş bedelinden %18'i nispetinde altyüklenicinin hakedişlerinden kesileceği, işbu zeyilname ile yapılan değişiklikler sebebi ile altyüklenicinin her ne ad altında olursa olsun herhangi bir fiyat artışı, ek maliyet, kar kaybı ya da ilave bedel talebinde bulunmayacağını beyan kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmıştır. 9. Taralar arasındaki 12-2017.05 numaralı sözleşmenin incelenmesinde, 02.01.2018 tarihli birim fiyat usulüne göre hazırlanmış olan sözleşmede, işin bedelinin 1.435.986,43 TL olarak belirlendiği, 9 nolu teminatlar başlıklı maddesinde sözleşme bedelinin %10 tutarında kesin teminat mektubu, 9.8 nolu maddesinde ise altyüklenicinin herhangi bir sorumluluğunu yerine getirmemesi durumunda, teminatların irad edileceğinin imza altına alındığı anlaşılmıştır. 10. Taraflar arasında imzalanmış olan 12-2017.05 nolu sözleşme kapsamındaki 20.03.2018 tarihli Zeyilname-I'in incelenmesinde; altyüklenicinin sözleşmenin 9.1 Maddesinde yer alan kesin teminat mektubu verilmesi yükümlülüğüne halel gelmemek kaydıyla. sözleşmenin imzalanmasından itibaren 30.06.2018 tarihine kadar geçen süre için altyüklenicinin yükleniciye sözleşme bedelinin %10'u tutarında 30.06.2018 keşide tarihli ... ait 143.598,64 TL tutarlı ve 0125214 seri numaralı çeki sunması hususunda mutabakata varıldığı, altyüklenicinin, sözleşme ile şartlan belirlenmiş Kesin Teminat Mektubu'nu 30.06.2018 tarihine kadar sunmaması halinde, sözleşmenin 9. Maddesinin ikinci paragrafı hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda, yüklenicinin diğer sözleşmesel ve kanuni haklarından feragat ettiği anlamına gelmemekle birlikte sözleşme kapsamında yüklenicinin altyükleniciden olan doğmuş ve doğacak alacaklarının tahsili için, yüklenicinin yukarıdaki paragrafta bahsi geçen çek/çekleri kanuni takibe koyma hakkının saklı olduğu hususlarında düzenleme yapıldığı görülmüştür. 11. Taraflar arasında imzalanmış olan.... nolu sözleşme kapsamındaki 29.06.2018 tarihli... incelenmesinde; 20.03.2018 tarih ve 1 Nolu Zeyiiname uyarınca Kesin Teminatı ikame etmek üzere ve 30.06.2018 tarihine kadar banka teminat mektubu ile değiştirilmek kaydı ile altyüklenici tarafından teslim edilen 30.06.2018 keşide tarihli ....... ait 143.598,64 TL tutarlı ve 0125214 seri numaralı çekin, yasal ibraz süresi içinde 31.08.2018 keşide tarihli çek ile değiştirileceği, banka teminat mektubunun sunulması için 30.06.2018 olarak tespit edilmiş olan son tarihin 31.08.2018 olarak revize edildiği, altyüklenicinin, sözleşme ile şartlan belirlenmiş banka teminat mektubunu 31.08.2018 tarihine kadar sunmaması halinde, sözleşmenin 9.1 Maddesinin ikinci paragrafı hükümlerinin uygulanacağı hususlarında düzenleme yapıldığı görülmüştür. 12..... yevmiyeli ihtarnameleri; 28/09/2018 tarih .... yevmiyeli fesih ihtarnameleri; 24/12/2018 tarih... yevmiyeli ihtarname; davalı tarafın .... yevmiyeli cevabi ihtarnamesi ve teminat mektuplarının nakde çevrileceğine ilişkin ihtarnameler. 13. Davalı tarafça verilen, .... Bankası'nca düzenlenmiş toplam 4.301.519,84-TL bedelli dört adet avans teminat mektubunun suretleri ile davacılarca 19/03/2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan, avans ödemelerine ilişkin havale dekontları. 14. Davalının bağlı olduğu vergi dairesinden celbedilen, takip konusu faturalara ilişkin Form BA (mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim) kayıtları. 15. Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan celbedilen; işyeri 2018/4-8. aylar dönem çalışan listeleri ile teslim tutanakları ve faturalarda imzası bulunan kişilerin (....) hizmet dökümleri, işe giriş-işten ayrılış bildirgeleri. 16. Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarının sonuç kısımlarında özetle; davacının asıl alacak talebine konu yansıtma faturaları ile ödemelerinin toplamı 5.327.539,93 TL (105 kalem) olup, takipte bunun 5.181.584,80 TL kısmı talep edildiği, 145.955,13 TL kısmının ise talep edilmediği, ayrıca toplam tutarın değişmemek kaydıyla 105 kalemden; 102+103 ve 105+106 nolu satırlarda yer alan 4 ayrı ödeme takipte sehven 2 kalem olarak belirtilmiş olup, bunun düzeltilmesiyle alacak kalemi sayısı 107 olduğu, 102.satırın 60.833,86 + 103.satır : 2.736,36 TL = icra takibinde bu iki kalemin toplamı olan 63.570,22 TL talep edildiği, 105.satırın 63,12 + 106.satır : 31,56 TL = icra takibinde bu iki kalemin toplamı olan 94,68 TL talep edildiği, .... isimli 5 personelin dava konusu işyerinde çalıştığı tespit edildiğinden 10.10.2018 tarihli 25.000 TL maaş ödemesi davacı alacağına dahil edilmiş olup, bu şekilde toplam alacaktan düşülmesi gerekenler hariç olmak üzere, davacının alacak sayısının (103 + 1= ) 104, toplam alacağın ise ( 4.440.948,18 TL + 25.000 TL = ) 4.465.948,18 TL olduğu, toplamı 861.591,75 TL olan 3 kalem alacağın ise belirtilen gerekçelerle davacının toplam alacağına dahil edilemediği, davacı alacağı takip ve dava tarihleri itibariyle feshin haklı olduğu kabul edilirse; davacının asıl alacak 4.696.351,78 TL, işlemiş faiz 1.188.241,34 TL olmak üzere toplam 5.884.593,12 TL olarak hesap edildiği, feshin haksız olduğu kabul edilirse asıl alacak 394.831,94 TL, işlemiş faiz 99.897,89 TL olmak üzere toplam 494.729,83 TL olarak hesap edildiği bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 17. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 18. Taraflar arasında 02/01/2018 ve 01/02/2018 tarihli iki ayrı alt yüklenici sözleşmesi ile bunlara bağlı zeyilnameler akdedilmiştir. 19. Taraflar arasında akdedilen 02/01/2018 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; “....” olduğu; davacı yan ile davalı arasında imzalanan işbu sözleşmenin konusunun, anılan proje kapsamındaki Ana Hastane binalarında kutu profil ile kuru duvar imalat işlerinin yapımı olduğu ve bu itibarla davanın yanları arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin TBK m. 470 vd. anlamında “eser sözleşmesi” (alt yüklenicilik sözleşmesi) olduğu değerlendirilmiştir. 20. Sözleşme bedeli, sözleşme eki birim fiyat listeleri esas alınmak suretiyle “birim fiyat” esasına göre belirlenmiş olup, söz konusu yapım işinin toplam 1.435.986,43-TL bedel üzerinden üstlenildiği anlaşılmıştır. Bu sözleşmeye bağlı olarak 20/03/2018 tarihli Zeyilname-01 (kesin teminatı ikame etmek üzere sözleşme bedelinin %10'u tutarında 143.598,64-TL bedelli çek verilmesi düzenlemesi) ile 29/06/2018 tarihli Zeyilname-02 (teminat çekinin 31/08/2018 keşide tarihli çekle değiştirilmesi ve banka teminat mektubu sunma süresinin revizesi) imzalanmıştır. Sözleşmenin 10.2 maddesine istinaden davacılarca, .... sayılı avans teminat mektubu karşılığında davalıya 430.795,93-TL avans ödemesi yapılmıştır. Bu sözleşme kapsamında hakediş raporu düzenlenmemiş; işe hiç başlanmamıştır. 21. 01/02/2018 tarihli sözleşme; Akdedilen sözleşmenin incelenmesinde; aynı proje kapsamında aynı taraflar arasında imzalandığı; işin adının ....arı Alçıpan Bölme Duvar ve Asma Tavan İşleri” olduğu; sözleşmenin konusunun bu binalardaki alçıpan bölme duvar ve asma tavan imalat işlerinin yapımı olduğu ve hukuki niteliğinin yine “eser sözleşmesi” (alt yüklenicilik sözleşmesi) olduğu değerlendirilmiştir. Sözleşme bedeli “birim fiyat” esasına göre belirlenmiş olup, söz konusu yapım işinin toplam 23.339.849,66.-TL bedel üzerinden üstlenildiği anlaşılmıştır. Bu sözleşmeye bağlı olarak 03/04/2018 tarihli Zeyilname-01 ve 31/07/2018 tarihli Zeyilname-02 imzalanmış; bu sözleşme kapsamında 30/06/2018 tarih ve 1A (işçilik bedeli) ile 1B (kullanılan malzeme bedeli mahsubu) numaralı iki adet hakediş raporu düzenlenmiştir. 22. Uyuşmazlık bakımından önem taşıyan ortak sözleşme hükümleri: 03/04/2018 tarihli Zeyilname-01 m. 2 ile değişik m. 11.14 uyarınca; birim fiyatlar “Yüklenici Malzemesi”, bunların işyerine nakliyesi ve zayiat bedelini içerdiğinden, satın alması Yüklenici tarafından yapılacak ve türleri Ek-7.1'de listelenen Yüklenici Malzemelerine ilişkin nakliye dahil satın alma maliyeti, aynı bedel üzerinden bire bir Altyüklenici'ye yansıtılacak; malzemelerin Altyüklenici'ye teslim tarihinde, teslim edilen tüm miktara ait malzeme ve nakliye bedeli kadar yansıtma faturası düzenlenecek; aylık hakedişlerde ilgili ay imalat miktarına karşılık gelen malzeme bedelinin mahsubu yapılacak; işin sonunda mahsup edilmemiş bedel son hakedişten, yetmezse Altyüklenici'nin teminatlarından karşılanacak, buna rağmen kalan tutar Altyüklenici'den ayrıca tahsil edilecektir. Zeyilname-01 m. 3 ile değişik Ek-7 m. 2 uyarınca; Yüklenici Malzemeleri işyerinde, tarafların yetkili temsilcilerince imzalanacak tutanak ile teslim edilecektir. Sözleşmelerin 37.2 maddesi uyarınca; Altyüklenici'nin, sözleşmenin ifası sebebiyle ödemekle yükümlü olduğu sosyal güvenlik primi, vergi, resim, harç, pul vb. ödemelere ait ödendi belgelerini yedi işgünü içinde sunmaması halinde bu bedeller Altyüklenici nam ve hesabına ödenerek ilk alacağından ve/veya teminatlarından karşılanacak; 17.7 maddesi uyarınca Altyüklenici çalışanlarının ödenmeyen ücretleri Altyüklenici nam ve hesabına ödenerek alacak ve teminatlarından mahsup edilebilecek; 37.1 maddesi uyarınca sözleşme konusu işlerle ilgili vadesi gelen ancak Altyüklenici tarafından ödenmeyen tutarlar (işçi ücretleri, sigorta primleri, malzeme-ekipman bedelleri vb.) Altyüklenici nam ve hesabına ödenerek ilk alacağından ve/veya teminatlarından karşılanacaktır. 23. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. 24. Öncelikle eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. 25. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. 18. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1). 19. Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). 20. Davacı yan, 02.01.2018 tarihli “Ana Hastane Binalarında Kutu Profil İle Kuru Duvar İmalat İşlerine Ait Alt Yükler Sözleşmesi” gereğince davalı firmaya ortak girişim tarafından 02.02.2018 tarihinde yer teslimi yapıldığını, sözleşme keşif bedelinin % 30'u kadar avans ödemesi gerçekleştirmesine rağmen, yer teslim tarihinden dava tarihine kadar geçen süre zarfında davalının edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine taraflarınca sözleşmenin feshedildiğini, 01.02.2018 tarihli “M1-M2-M3-M4 Hastane Binaları Alçıpan Bölme Duvar Ve Asmatavan İşlerine Ait Alt Yüklenici Sözleşmesi”nin ise 01.10.2018 tarihinde feshedildiğini, davalı tarafından yapılması gereken damga vergisi, .... ve Personel ödemeleri ortak girişim tarafından yapılmak zorunda kalındığını, işyerinde bulunan ve işler için tedarik edilmiş malzemeler davalı firmaya teslim edilerek yansıtma faturalarının taraflarına tebliğ edildiği, bu fatura bedellerini davalı tarafın ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 21. Davalı yan, fatura borcu yönünden, davacı şirketlerin, faturalara konu mallar bağlamında müvekkiline karşı olan edim yükümlülüğünü ifa etmemiş olduklarını, müvekkili şirketin kendi mülkiyetinde olup şantiye alanına getirmiş olduğu yaklaşık 3.000.000,00 TL değerindeki ekipmanlar ve daha çok sayıda malzeme ve ürünün müvekkiline iade edilmemiş olduğunu, müvekkili şirkete ait olup haksız bir şekilde davacıların uhdelerinde tuttuğu ve zarar verdiği tüm bu malzemelerin toplam değerinin yaklaşık 6.000.000,00 TL olduğunu, davacıların teminat mektuplarını, dava konusu işte ettiği zararlara karşılık nakde çevirdiği, teminat mektuplarını irad ederek 4.301.519,84 TL meblağı tahsil etmiş olması sebebiyle hakkı olmadığı halde bu tutar üzerinden de icra takibine girişmiş olmasıyla mükerrer tahsilatın amaçlandığını, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin herhangi bir şekilde ifaya aykırılığı da bulunmamakta olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 22. Davacılar fesih öncesinde ...'nin 25/05/2018, 02/07/2018 ve 01/08/2018 tarihli ihtarnameleriyle davalıyı iş gücü ve ekipman istihdamına davet etmiş; sonuç alamayınca 28/09/2018 tarihli ihtarnamelerle sözleşmeleri feshetmiştir. Fesih olgusu çekişmesizdir; davalı feshin haksızlığını ileri sürmüş ise de fesih nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin bir karşı talebini bu davada usulünce ileri sürmemiştir. Takip konusu alacak kalemleri iş bedeline değil malzeme yansıtma ve rücu alacaklarına (Damga Vergisi,... Ödemesi, Personel Ödemeleri) ilişkin olduğundan, feshin haklı olup olmadığı bu alacakların doğumunu etkilememekte; fesih ihtarnamesinin 01/10/2018 tarihinde tebliği ile davalının 02/10/2018 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü bakımından sonuç doğurmaktadır. 23. Davacının takibe konu ettiği alacak kalemlerinin Malzeme Bedeli, Damga Vergisi, ... Ödemesi ve Personel Ödemeleri olduğu anlaşılmakla her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmiştir. 24. Malzeme Faturaları Yönünden Yapılan Değerlendirmede: 25. Davacılar bu kalem için faturalara, tebliğ şerhlerine, kendi ticari defter ve cari hesap kayıtlarına, teslim tutanaklarına ve tutanaklarda imzası bulunan kişilerin davalı çalışanı olduğunu gösteren SGK kayıtlarına; davalı ise teslim tutanaklarındaki imzaların mal teslim almaya yetkili çalışanlarına ait olmadığına ve teslim olgusunun ispatlanamadığına dayanmıştır. Esasen teslimi ispat yükü davacılardadır. Fatura üzerindeki imzalar tek başına fatura içeriğindeki malların teslimini göstermeyip yalnızca fatura teslimini gösterdiği söylenebilir ise de, somut olayda ispat faaliyeti salt fatura tebliğine dayanmamaktadır. Bilirkişi heyetinin, davalının bağlı olduğu vergi dairesinden celbedilen Form BA bildirimleri üzerinde yaptığı ve 7 numaralı ek raporda yapılan incelemede; takibe konu malzeme yansıtma faturalarından 93 adedinin bizzat davalı tarafından ilgili dönem Form BA bildirimlerinde Ortak Girişim'den mal ve hizmet alımı olarak beyan edildiği ve bu faturalar toplamının 4.194.635,68.-TL olduğu tespit edilmiştir. 26. Bir tacirin, kendisine teslim edilmediğini savunduğu malların faturalarını vergi idaresine verdiği bildirimlerde alım olarak beyan etmesi ve KDV indirimine konu etmesi, fatura içeriğinin kendi işlemleriyle doğrulanması anlamına gelir. Bu bildirimler, faturaların davalının kayıtlarına girdiğine ve mal teslimine ilişkin güçlü bir fiilî karine oluşturur. Davalı bu karinenin aksini yazılı delille ispat edemediği gibi, kesin süreye ve HMK m. 220/3 ihtarına rağmen 2018 yılı ticari defterlerini de ibraz etmemiş, zayi iddiasını TTK m. 82/7 kapsamında belgeleyememiştir. Bu durumda defterlerin içeriği konusunda davacı taraf beyanına itibar edilebileceği de gözetilerek, 93 adet faturadan kaynaklanan 4.194.635,68.-TL alacağın sübut bulduğu kabul edilmiştir. Uzman görüşünün bu kaleme ilişkin aksi yöndeki değerlendirmesine, davalının kendi vergisel bildirimleriyle açıkça çelişmesi nedeniyle itibar edilmemiştir. 27. Form BA'da bildirilmeyen faturalar bakımından ise, takibe konu 05/09/2018 tarihli A-6783 numaralı 369.374,10.-TL ve 01/02/2019 tarihli .... numaralı 270.955,88.-TL bedelli, “yemek, isg, ibate vs.” açıklamalı faturaların davalının Form BA bildirimlerinde yer almadığı, davalı defterlerine kaydedilmediği ve davalıya iade edildiği anlaşılmıştır....numaralı fatura ayrıca sözleşmelerin 28/09/2018 tarihinde feshinden yaklaşık dört ay sonra düzenlenmiştir. Fatura tek başına alacağı ispatlamaya yeterli olmadığından ve davacı tarafça bu faturalara konu mal ve hizmetin (yemek, İSG, ibate vb.) davalıya fiilen verildiğine dair teslim tutanağı veya başkaca yazılı delil sunulamadığından, toplam 640.329,98.-TL tutarındaki bu iki kaleme ilişkin istem ispatlanamamıştır. Bilirkişi heyetinin 7 numaralı ek rapordaki tespiti ile uzman görüşünün bu kaleme ilişkin değerlendirmesi aynı yöndedir. 28. Damga vergisi ödemeleri yönünden yapılan değerlendirmede; Sözleşmelerin 37.2 maddesi uyarınca sözleşmelerden doğan damga vergisinin davalıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Bilirkişi incelemesinde; 20/02/2018 tarihli 13.613,15.-TL tutarındaki damga vergisinin davacılar tarafından ödendiği ve davalıya rücu edilebilir olduğu, buna karşılık 04/04/2018 tarihli tahakkuka konu 221.261,77.-TL damga vergisinin ise davalının 30/06/2018 tarihli ... numaralı hakediş raporundan kesinti yapılmak suretiyle zaten karşılanmış olduğu tespit edilmiştir. Hakedişten kesilen bir bedelin ayrıca takip konusu yapılması mükerrer talep niteliğindedir. Bu tespit uzman görüşünde de aynı yöndedir ve taraflarca da hakediş kesintisinin varlığına itiraz edilmemiştir. Bu itibarla 13.613,15.-TL'lik damga vergisi kaleminin kabulü, 221.261,77.-TL'lik kalemin ise reddi gerekmiştir. 29... prim ödemeleri yönünden yapılan değerlendirmede; Sözleşmelerin 17.7 ve 37.1 maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un alt işveren primlerinden müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümleri karşısında, davalının çalıştırdığı işçilerin primlerinin asıl borçlusu davalıdır. Bilirkişi heyetince, davacıların davalı nam ve hesabına Kuruma toplam 232.699,39.-TL prim ödemesi yaptığı, ödemelerin kurum kayıtlarıyla doğrulandığı tespit edilmiş olup bu tespit doğrultusunda bu kalem yönünden talebin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. 30. Personel ücret ödemeleri yönünden yapılan değerlendirmede; Davacılar, davalı işçisi olduğu ileri sürülen beş kişiye (....) toplam 25.000,00.-TL ödeme yapıldığını, elden ödeme beyanı içeren adi yazılı tutanağa dayanarak ileri sürmüştür. ... celbedilen kayıtlar üzerine yapılan incelemede dahi; davalının bu kişilere ücret borcunun bulunduğuna ve ödemenin davalı nam ve hesabına yapılmak zorunda kalındığına dair ispata elverişli, hükme esas alınabilecek somut bir delil (kesinleşmiş işçi alacağı, icra takibi, davalı talimatı, banka kaydı vb.) ortaya konulamamıştır. Elden ödeme beyanı içeren adi yazılı belge, davalıyı bağlayan bir ödeme belgesi niteliğinde olmadığından bu kaleme ilişkin istem ispatlanamadığı değerlendirmiş ve bu talebin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 31. Hakediş kesintileri ve cari hesap mahsubu yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı vekilinin 5 numaralı ek rapora karşı beyanlarında iş bedeli (hakediş) alacağı bulunduğunu ileri sürmesi üzerine, Mahkememizin 07/11/2024 tarihli ara kararı ile taraflara bu konuda beyan için kesin süre verilmiş; davalının cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde bu yönde ileri sürülmüş bir vakıa bulunmadığı gibi davacıların savunmanın genişletilmesine muvafakati de olmamıştır. Bununla birlikte bilirkişi heyetince, 30/06/2018 tarihli 1A (işçilik) ve 1B (malzeme mahsubu) hakediş raporları ile davacı cari hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davalının davacılar nezdinde 138.970,50.-TL cari hesap alacağının bulunduğu tespit edilmiş; dürüstlük kuralı ve cari hesabın niteliği gereği bu tutarın davacıların kabul edilen alacağından mahsubu gerekmiştir. 32. Teminat mektupları ve mükerrer tahsilat savunmasına yönelik değerlendirmede; Dosyaya celbedilen mektup suretlerinden; K.... düzenlenen 20/02/2018 tarih .... sayılı 430.795,93-TL, 20/02/2018 tarih ... sayılı 142.000,00-USD, 20/02/2018 tarih .... sayılı 2.333.984,97-TL ve 06/06/2018 tarih ... sayılı 108.830,63-USD bedelli bu mektupların birer AVANS teminat mektubu olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu mektuplar, davacılar tarafından davalıya avans olarak verilmiş değildir; tam tersine, davacıların davalıya nakden ödediği sözleşme avanslarının iadesini teminen, davalı tarafından bankasından temin edilerek davacılara tevdi edilmiştir. Nitekim 02/01/2018 tarihli sözleşmenin 10.2 maddesi uyarınca 768295 sayılı mektup karşılığında davalıya 430.795,93-TL avans ödendiği, diğer mektupların da 01/02/2018 tarihli sözleşme kapsamında yapılan avans ödemelerinin teminatı olduğu, davacılarca 19/03/2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan havale dekontları ile belgelenmiştir. Avans, iş karşılığı kesin bir ödeme olmayıp hakedişlerden mahsup edilmek ve hak edilmeyen kısmı iade edilmek üzere yapılan bir ön ödemedir; sözleşmeler, avans henüz imalatla itfa edilmeden feshedildiğinden davacıların avans iade alacağı doğmuş ve avans teminat mektuplarının tazmini işte bu iade alacağını karşılamıştır. Takip konusu alacak kalemleri ise malzeme yansıtma faturaları ile davalı nam ve hesabına yapılan ödemelerden doğan rücu alacaklarıdır. Şu halde mektup tazmini ile takip konusu alacaklar, aynı borcun iki kez istenmesi değil, farklı hukuki sebeplere dayanan iki ayrı alacağın ayrı yollardan karşılanmasıdır; bu anlamda mükerrer bir tahsilatın varlığından sözedilemeyecektir. 33. Davalının kesin teminat amacıyla verilen çeklerin (.... keşide tarihli 1.330.546,00-TL ve 134.260,46-USD bedelli çekler) irat kaydedildiğine ilişkin iddiaları ise, Sözleşmelerin 9.1 maddeleri ile zeyilnameler uyarınca davalı, kesin teminat mektubu sununcaya kadar bu teminatı ikame etmek üzere; 02/01/2018 tarihli sözleşme için sözleşme bedelinin %10'una karşılık gelen ..... çeki ile 134.260,46-USD bedelli ..... çekini davacılara vermiştir. Davalının mükerrer tahsilat savunmasıyla ilişkilendirilebilecek ikinci güvence grubu bunlar ise de; dava dilekçesindeki açıklamalara göre bu çekler tahsil için bankaya ibraz edilmiş ancak karşılıksız çıkmış, bedelleri fiilen tahsil edilememiş; çek bedellerinin tahsili amacıyla "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" .... Esas sayılı dosyasına konu olmuştur. Şu halde çekler yönünden dahi ortada gerçekleşmiş bir tahsilat bulunmadığından, çeklerin işbu takip konusu alacak bakımından bir mükerrerlik doğurması eşyanın tabiatı gereği mümkün değildir: Kaldı ki çek takibinin "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" yürütülüyor olması, aynı alacağın iki kez tahsilini zaten hukuken önlemektedir. Davalının çek bedellerinin haksız şekilde takibe konu edildiğine veya irat kaydedildiğine ilişkin iddiaları ise anılan dosyaların konusu olup, işbu davada usulünce ileri sürülmüş bir karşı talep veya takas-mahsup def'i bulunmadığından bu hususta ayrıca değerlendirme yapılmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 34. Takip talebinde 1.458.751,32.-TL işlemiş faiz istenmiş; ancak faizin başlangıcı ve oranı yönünden yapılan açıklama üzerine bilirkişi heyetince, davalının fesih ihtarnamesinin tebliğini izleyen 02/10/2018 tarihinde temerrüde düştüğü esas alınarak, kabul edilen asıl alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada işlemiş faizin 1.086.661,89.-TL olduğu belirlenmiştir. Bu hesap denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmış; işlemiş faize ilişkin fazla istemin reddi gerekmiştir. 35. Sonuç olarak, yukarıda her bir vakıa yönünden ayrı ayrı açıklanan değerlendirmeler uyarınca davacıların takip tarihi itibarıyla ispatlanan alacağı; Form BA bildirimleriyle doğrulanan 93 adet malzeme yansıtma faturası bedeli 4.194.635,68-TL, kurum kayıtlarıyla sabit .... prim ödemeleri 232.699,39-TL ve 20/02/2018 tarihli damga vergisi ödemesi 13.613,15-TL olmak üzere toplam 4.440.948,22-TL'den, davalının 138.970,50-TL cari hesap alacağının mahsubu ile 4.301.977,72-TL asıl alacak ve buna temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.086.661,89-TL faiz olmak üzere toplam 5.388.639,61-TL'dir. Buna karşılık 25.000,00-TL personel ödemesi, 221.261,77-TL damga vergisi, toplam 640.329,98-TL tutarındaki Form BA'da bildirilmemiş iki fatura kalemi ile işlemiş faizin fazlaya ilişkin bölümü ispatlanamadığından, davanın kısmen kabulü ile itirazın 5.388.639,61-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. 36. Hüküm altına alınan asıl alacak; davalının bizzat kendi vergisel bildirimleriyle (Form BA) beyan ettiği faturalara, kurum kayıtlarıyla sabit .... prim ödemelerine ve kendi kayıtlarından belirleyebileceği cari hesap ilişkisine dayandığından, davalı borçlu alacağın miktarını bilebilecek ve belirleyebilecek durumdadır; alacak likittir. Borca bütünüyle ve haksız şekilde itiraz eden davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, İİK m. 67/2 uyarınca hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 860.395,54.-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 37. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirme ve hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmış olup, davanın kısmen kabulüne,.... Esas sayılı icra dosyasında; Davalı borçlunun itirazının; 4.301.977,72.-TL Asıl Alacak ve 1.086.661,89.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 5.388.639,61.-TL üzerinden iptaline dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1. Davanın KISMEN KABULÜNE, 2. .... Esas sayılı icra dosyasında; Davalı borçlunun itirazının; 4.301.977,72.-TL Asıl Alacak ve 1.086.661,89.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 5.388.639,61.-TL üzerinden İPTALİNE, 3. Takibin, 4.301.977,72.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 4. Alacak likit (bilinebilir) olduğundan ve davalı itirazında haksız bulunduğundan; hükmolunan asıl alacak tutarı olan 4.301.977,72.-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 860.395,54.-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5. Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Karar ve İlam Harcı 6. Kabul edilen 5.388.639,61-TL üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarife uyarınca binde 68,31 oranında hesaplanan 368.097,97-TL nispi karar ve ilam harcından, davacılar tarafından dava açılırken yatırılan peşin harç ve derkenar harcı toplamı 113.400,35.-TL'nin MAHSUBU ile bakiye 254.697,62-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 7. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı ve vekalet harcı toplam 113.470,35.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8. Davacılar tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 747,50.-TL, bilirkişi ücreti olarak 9.000,00.-TL olmak üzere toplam 9.747,50.-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.910,11.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 9. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00.-TL arabuluculuk ücreti giderinin red/kabul oranına göre 248,82.-TL’sinin davacılardan, 1.071,18.-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10. Davalı tarafından yapılan; 19,30.-TL vekalet suret harcı ile gider avansından karşılanan 100,00.-TL tebligat giderinden oluşan toplam 119,30.-TL yargılama giderinin, davanın ret oranına (%18,85) isabet eden 22,49.-TL'sinin davacılardan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 11. Davacı ..... tarafından 13/01/2026 tarihinde yatırılan avanslardan kullanılmayan 970,00.-TL delil avansı ile 790,00.-TL gider avansının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 uyarınca yatırana İADESİNE, Vekalet Ücreti 12. Davanın kabul edilen kısmı yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 5.388.639,61-TL üzerinden hesaplanan 706.750,36-TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendilerini vekil ile temsil ettiren davacılara VERİLMESİNE, 13. Davanın reddedilen kısmı yönünden; reddedilen 1.251.696,51-TL üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan 193.237,51-TL nispi vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya VERİLMESİNE, Dair davacı ....vekilinin, davalı Türkerler vekilinin ve davalı ...Vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026
....
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"