İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/342 E. 2020/271 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/342
- Karar No
- 2020/271
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/342 Esas KARAR NO : 2020/271 DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 23/07/2020 KARAR TARİHİ : 01/09/2020
Yukarıda tarafları yazılı tasarrufun iptali istemli (İİK 277 Ve Devamı Maddelerinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalı ... ortağı olup bu kooperatifin bir kısım üyelerinin inşaatların yapımı için...Kooperatifini kurduklarını, kooperatifler arasında inşaatların yapımı için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yüklenici olan ... Kooperatifinin müvekkili ile taşeron olarak anlaştığını, müvekkilinin inşaatları belli bir seviyeye getirdiğinde taşınmazların değer kazandığını, kooperatifin üye kaydını durdurarak ve hukuki ihtilafların abartılması suretiyle diğer üyelerin kooperatiften ayrılmasına zemin hazırladıklarını, müvekkilinin ücretlerinin ödenmeyip üye kaydı yapıldıkça ödeme yapılacağının bildirildiğini, .... Kooperatifinin inşaatların yapımı nedeniyle... Kooperatifine borçlu olduğunu, davacının sözleşmesi feshedilene kadar yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bu nedenle... Kooperatifinden alacaklı olduğunu, müvekkilinin davalı... olan alacaklarının tahsili için İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında açtığı davanın kabulüne karar verildikten sonra hükmedilen alacağın İzmir....İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, mahkeme hükmünün müvekkili lehine bozulup yargılamaya devam edildiğini ve daha yüksek miktarda alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak her iki kooperatif ve kooperatiflerin bütün üyelerinin müvekkillerinin alacaklı olduğunu bilmesine rağmen bu konuda ihtarname dahi gönderilmişken müvekkilinin alacağını engellemek amacıyla yaptıkları olağan ve olağanüstü genel kurul toplantıları ile... Kooperatifine devredilmesi gereken tapuların devredilmeyerek... Parselde kayıtlı C (1 nolu bağımsız bölüm hariç), D, E, F Bloklardaki tüm bağımsız bölümler ve ...Parseldeki kayıtlı arsayı davalı ...Şirketine,...4 daireyi de kooperatif üyelerine devrettiklerini, bu devirlerin mal kaçırma kastı ile yapıldığını, kooperatifin borçlarını ödemeden ortaklarına tapuda devir yapmasının iyiniyetli davranış olmadığını, her iki kooperatifin yönetim kadrosunda aynı kişilerin yer alıp bir dönem aynı adresin dahi kullanıldığını, iki kooperatifin sürekli olarak iletişim halinde olduğunu, her iki kooperatifin pek çok üyesinin aynı kişiler olduğunu, bu nedenle ortakların da müvekkilinin alacaklı olduğunu bilmesi gerektiğini, davalı ...Kooperatifinin diğer davalılar... Kooperatifi ile davalı...irketi arasında yapılan temlik işlemine onay vererek müvekkilinden mal kaçırmak amacı güttüğünü, davalı kooperatiflerin yaptıkları işlem ve aldıkları kararla Kooperatifler Kanununa aykırı davrandıklarını, davalılardan borçlu... Kooperatifinin haczi kabil hiçbir malvarlığı bulunmadığını, alacağın tahsil imkanının olmadığını, haciz tutanağının geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunu, buna göre tasarruffun iptali davasının tüm şartlarının oluştuğunu, yapılan tasarrufların iptalinin gerektiğini, davalılardan bir kısmının tapuları üçüncü kişilere devretmiş olabileceklerini bildirmiş davalı borçlu ... Kooperatifine ait olmasına rağmen muvazaalı olarak devrettiği ... bulunan...şirketine devredilen...nolu bağımsız bölüm hariç), D, E, F Bloklardaki tüm bağımsız bölümler ve ... Parseldeki kayıtlı arsaların tasarrufunun iptali ile bu taşınmazlar için davacıya cebri icra ve satış yetkisi tanınmasına, davalıların kooperatiften devraldıkları taşınmazları üçüncü kişilere devretmiş veya tahsis etmiş olmalarının tespiti halinde devrettikleri dairelerin değerleri nispetinde davalıların devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen nakden tazminata mahkum edilmelerine veya taşınmazın devredildiği veya tahsis edildiği üçüncü kişinin davaya dahil edilmesi hususunda seçimlik haklarını kullanmak konusunda kendilerine süre verilerek yapacakları seçim doğrultusunda karar verilmesini ve dava konusu taşınmazların tapu kayıtları üzerine tapu devrini önleyici nitelikte ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İİK'nun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacının davalılarda... Kooperatifinin ortağı olduğundan söz edilmiş ise de; dava dilekçesinin içeriği ve sonuç talep dikkate alındığında davanın Kooperatifler Kanununda tanımlanan kooperatif ile üyesi arasında kooperatif ilişkilerinden, iş ve işlemlerinden kaynaklanan dava niteliğinde bulunmadığı, davacının üçüncü kişi olarak, davalılardan üyesi ve ortağı olmadığı ... ile yaptığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil edememesi nedeniyle borçlusu .... Kooperatifinin, davacının üyesi olduğu ... Kooperatifi, her iki kooperatifin üyeleri ve ... Şirketi ile yaptığı ve kendisinden mal kaçırmaya yönelik ve muvazaalı olarak yapıldığını iddia ettiği tasarrufların iptali istemli İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı dava olup bu yönüyle Kooperatifler Kanunundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde değildir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Davanın İİK'nun 277 vd. maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davası niteliğinde bulunduğu, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarrufuna yönelik bulunması nedeniyle nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı, davacının ve davalılardan ... Şirketinin tacir olmalarının İİK'nun 281.maddesinde mahkeme tabirinin kullanılması karşısında davanın nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/17-2389 esas 2016/129 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere tasarrufun iptali davalarının genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, her ne kadar davacı ve davalı tarafların tacir oldukları düşünülüp mahkememizde dava açılmış ise de açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığı, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde çözülmesinin zorunlu olup mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, görevin dava şartlarından olup HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, 5-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davacı tarafın ihtiyati tedbir istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, istemin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/09/2020
Başkan ... eimza ¸ Üye ... eimza¸ Üye ... ¸eimza Katip ... ¸eimza