İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/2 E. 2026/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/2
Karar No
2026/229
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/2 KARAR NO : 2026/229

BAŞKAN : Dr. ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... -.... Av. ... -

DAVA : Tazminat /Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 02/01/2020 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR Y.TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin maden alanında çalışan yabancı ortaklı bir şirket olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete sermaye koymaksızın %10 'luk oranda hisse sahibi olduğunu, davalı tarafın yetkili olduğu sürede müvekkili şirketi zarara uğrattığını, 08/08/2019 tarihli genel kurul kararı ile hisselerinın devralınmış ve vekillikten azledildiğini, davalı hakkında .... şikayet edildiğini, davalı tarafın yürüttüğü kötü niyetli faaliyetlerin şirket tarafından gönderilen denetçilerin hemen ertesinde son bir hamle ile şirkete ait olan malzemeleri yok pahasına elden çıkardığını, davalının, ... tarafından gönderilen paraları ve şirketin demirbaşlarını kendi şahsına veya müvekkili şirketin sahibi olduğu ... maden ocağının yakınındaki sahibi olduğu maden ocağı lehine kullandığını, müvekkili şirkete ait olan onlarca maden ruhsatını iptal ettirdiğini, şirketin sahibi olduğu alet edevat ile ... sattığını, bu satışlara ilişkin düzenlenen faturaların naylon fatura olduğunu, davalının naylon faturalar toplayarak giderleri yüksek gösterdiğini, bu şekilde şirketin parasını şahsına aktardığını, davalının bu zararlara sebebiyet verirken babasının.... unvanlı firmalarla ortak hareket ettiğini, davalının şirket sahibi ... imzasını taklit ederek genel kurullar yaptığını, şirket aleyhine işleri de bu şekilde yaptığını, davalının şirkete verdiği zararların tespit edilememesi için şirket defterlerini ve belgelerini teslim etmekten kaçındığını, savcılık şikayetine bu hususun da dahil edildiğini beyanla; ... araç için 250,00 TL; ... Uzun Şasi kamyonet için 250,00 TL; davalının kendisine ailesine ve kendi şirketine aktardığı tutarlar için 250,00 TL olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin tazminat olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile taleplerini 143.849,00.-TL'ye yükseltmiştir. II-SAVUNMALAR 3. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 10 yıla yakın süreyle davacı şirketin ve onunla bağlantılı şirketlerin kurucu ortağı ve mesul müdürü olduğunu, 08.08.2019 tarihli genel kurulda, bu tarihe kadar ve yetkisi dahilinde olan işler yönünden müvekkilinin mesul müdür olarak ibra edildiğini, dolayısıyla davacının dava açma hakkı olmadığını, arada anlaşmazlık çıkınca müvekkili ile davacı şirketin, şirketin dava dilekçesinde belirtilen araçlar ile bir kısım malların müvekkiline devri karşılığında müvekkili hisselerinin Vikram'a devri konusunda anlaştıklarını, dolayısıyla müvekkilinin şirketin değil, kendi araçlarını sattığını, bu kapsamda müvekkilinin davacı şirketten ve bağlantılı 3.kişilerden 279.300,00 TL alacağı olduğu, bu alacağa karşılık ... aracın 160.000,00 TL sayıldığını, bakiye 119.300,00 TL için dava dilekçesinde belirtilen diğer 2 aracın müvekkiline devir edildiğini, bu hususlara ilişkin ... Metni'nin düzenlendiğini, devir gerçekleşmiş olmakla birlikte devir bedelinin ödenmediğini, bu bedeli ödememek için huzurdaki davanın açıldığını, dava dilekçesinde düşük bedel iddiasına yönelik olarak ... 127.000 km hasarsız araç ilanı görüntüsüne yer verildiğini, oysa müvekkiline devir edilen aracın ... limited model ve 300.000 km olduğunu, bu araca ve kamyonetlere ilişkin emsal olarak sunulan satış ilanlarının mahkemeyi yanıltacak şekilde, satış sonrasında fiyatların fahiş arttığı döneme ait olduğunu, bir kısım demirbaşın.... devir edildiğini, sonrasında aynı demirbaşların bu firmadan geri alındığını, bu konuyla ilgili düzenlenen "satış ve satış taahhüdü sözleşmesi"nin aradaki ilişkiyi açıkladığını, davacı şirketin defterlerinin bir kısmının avukat Neşen Çelik'e teslim edildiğini, müvekkilinde sadece eski dönem genel kurul evraklarının kaldığını, naylon fatura alımı iddiası ile 10 yıldır genel kurul yapılmadığı ... imzasının taklit edildiği iddialarının da gerçek dışı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davalı ...'ın davacı şirket yetkilisi olduktan sonra davacı şirketi kasten zarara uğratıp uğratmadığı, davalı tarafında satılan araç ve demirbaşların davalının alacağına mahsuben davalıya devredilen mallar olup olmadığı, söz konusu mallar şirkete ait ise piyasa değerinin çok altında bir bedelle elden çıkarılıp çıkarılmadığı veyahut şirket borcuna karşılık satılıp satılmadığı, davalının şirket paralarını kendi hesaplarına aktarıp aktarmadığı, davalının genel kurul kararı ile ibra edilip edilmediği, ibra edilmişse ibra olunan eylemler nedeniyle sorumluluğuna gidilip gidilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER .... tarafından gönderilen sicil kayıtlarının incelenmesinde; davacı şirketin 21.12.2011 tarihinde 5.000,00 TL sermayeyle 2 ortaklı olarak kurulduğu, davalı ...'ın 500,00 TL (%10), Hindistan vatandaşı olan ... ise 4.500,00 TL (%90) paya sahip olduğu, kuruluş sözleşmesine göre şirketi temsil ve ilzama 10 yıl süreyle davalı ...'ın yetkili kılındığı, 2019 yılınde davalı ... ve babası .... hisse devir protokolü düzenlendiği, protokole göre davalının davacı şirketteki %10 payı ile davalı ve babasının sahibi oldukları ... devri konusunda anlaşıldığı, protokole istinaden yapıldığı anlaşılan aynı tarihli genel kurul toplantısında ise davalı ...'ın davacı şirketteki hisselerinin tamamını diğer ortak Hindistan vatandaşı Vikram'a devir ederek ortaklıktan ayrıldığı ve müdürlük görevinin sona erdiği, bu durumda davalı/şirket yetkilisi ...'ın sorumluluk döneminin 21.12.2011 - 08.08.2019 tarihleri arası dönemini kapsadığı görülmüştür. 7. ....toplam 5 maden ruhsatı düzenlenmiş olduğu, ruhsat durumlarının "Terk Edildi" saha durumları ise "ihalelik saha" olarak belirtildiği görülmüştür. 8. Davalı ... ile davacı şirketin sahibi ... arasında düzenlenen bila tarihli "Takas - Mahsup Metni" başlıklı sözleşmesinin incelenmesinde; ...'ın Universal Mermer Limited Şirketi'ne ödediği toplamda 169.500,00 TL, ... ödediği 10.000,00 $ (54.900,00 TL) iş bu metnin imza tarihi itibariyle Universal Mermer Limited Şirketi'nden alacaklı olduğu 10.000,00 $ (54.900,00 TL) maaş miktarının toplamı olan 279.300,00 alacağına ilişkin olarak ... Şirketi'ne ait 160.000,00 TL değerindeki .... plakalı araç ...'ın 279.300,00 TL alacağına mahsuben kendisine devredileceği, 160.000,00 TL araç düşüldüğünde kalan 119.300,00 TL kendisine iş bu metnin imza tarihinden 1 ay içerisinde ödeneceği, ...'ın bu miktarlar dışında ... şirketlerinden hiçbir alacağı kalmadığını kabul, beyan ve taahhüt ettiği hususlarında düzenleme yapıldığı görülmüştür. 9. Davacı şirketin dosyada mevcut 2019 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, şirketin 01.01.2019 tarihi itibariyle 2 adet taşıtı mevcut olduğu, bunların deftere; 29.661,02 TL maliyet bedeliyle kayıtlı ... plakalı....kamyonet ile 30.508,47 TL maliyet bedeliyle kayıtlı .... plakalı ... kamyonet olduğu, sonrasında 02.01.2019 tarihli 3 nolu yevmiye maddesindeki kayda göre ... plakalı ... marka model aracın 189.000,00 TL maliyet bedeliyle kayıtlara alındığı ve bu şekilde şirketin araç sayısının 3 olduğu görülmüştür. 10. Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarının sonuç kısımlarında özetle; davalı ...'ın ... marka binek aracı rayiç bedelinin 79.950,69 TL altında bir bedelle sattığı, bununla birlikte davalı ... vekilince taraflar arasında düzenlediği iddia edilen, ancak davacı şirket vekilinin kabul etmediği bila tarihli .... geçerli olduğu kabul edilecekse, davalı ......marka binek aracı davacı şirketten olan alacaklarına karşılık almış olduğu, dolayısıyla aracın rayiç bedelin altında satılmış olmasıyla davacı şirketin bir zararının olmadığı, davalı ...'ın davacı şirketin 2 adet kamyonet aracını da rayiç satış bedelinin 63.898,31 TL altında bir bedelle sattığı, davalı vekilinin “bu iki aracın müvekkili davalıya ... Metni'nde belirtilen ... marka binek aracın 279.300,00 TL alacağa karşılık 160.000,00 TL bedel karşılığı verilmesinden sonra bakiye 119.300,00 TL alacağı karşılığında teslim edildiği” iddiasına dair dosya kapsamında bir tespit yapma imkanının olmadığı, ... Metni'nin geçerli bir belge olmadığı kabul edilecekse, davacı şirketin 3 adet aracının toplamda rayiç satış bedelinin 143.849,00 TL altında bedelle davalı ... tarafından satılmış olacağı, satışın davalının sorumluluk döneminde gerçekleştiği, davacı şirket vekilinin toplamı 2.728.676,60 TL olan 104 adet şüpheli işlem iddiasıyla ilgili olarak herhangi bir zarar tespitinin yapılamadığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 11. Dava, davacı limited şirketin yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna dayalı şirkete ait araçların, davalı şirket müdürü tarafından rayiç değerinin altında devredildiği iddiasına dayalı olarak aracın davacıya iadesi aksi takdirde uğranıldığı ileri sürülen maddi zararların tazmini istemine ilişkindir. 12. Mahkememiz dosyası ile birleştirilen .... Karar sayılı dosyası bu dava dosyasından tefrik edilerek yargılamaya devam olunmuştur. 13. Öncelikle davalı ...'ın pay sahibi olduğu davacı şirketin pay ve paydaş yapısının ele aldığımızda, davacı şirketin 21.12.2011 tarihinde 5.000,00.-TL sermayeyle 2 ortaklı olarak kurulduğu, davalı ...'ın 500,00.-TL (% 10), Hindistan vatandaşı olan ....ise 4.500,00.-TL (% 90) paya sahip olduğu, kuruluş sözleşmesine göre şirketi temsil ve ilzama 10 yıl süreyle davalı ...'ın yetkili kılındığı, 2019 yılınde davalı ... ve babası ...ile ... arasında 08.08.2019 tarihinde hisse devir protokolü düzenlendiği, protokole göre davalının davacı şirketteki % 10 payı ile davalı ve babasının sahibi oldukları ... devri konusunda anlaşıldığı, protokole istinaden yapıldığı anlaşılan aynı tarihli genel kurul toplantısında ise davalı ...'ın davacı şirketteki hisselerinin tamamını diğer ortak Hindistan vatandaşı Vikram'a devir ederek ortaklıktan ayrıldığı ve müdürlük görevinin sona erdiği, bu durumda davalı/şirket yetkilisi ...'ın sorumluluk döneminin 21.12.2011 - 08.08.2019 tarihleri arası dönemini kapsadığı görülmüştür. 14. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre davalı şirketin merkezinin ... kayıtlarından anlaşılmakla TTK m. 561 hükmü gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 15. Somut olayın değerlendirmesine geçmeden önce şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır. 16. 6102 sayılı TTK’nın 644/1-a maddesi uyarınca, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu anonim şirketlere ilişkin kurallara tabidir. 17. 6102 sayılı TTK'nın Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin, Yöneticilerin ve Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu başlıklı 553. maddesi "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz" hükmünü içermektedir. 18. Aynı Kanunun "Şirketin Zararı" başlıklı 555. maddesinde ise "(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. (2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 19. 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi uyarınca, anonim şirketlerde Kanun ya da esas sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen kurucular, yöneticiler, yönetim kurulu üyeleri ve tasfiye memurları bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu tutulmuşlardır. Hükümde belirtilen sorumlulur sınırlı sayıda ifade edilmemiş olup fiili organların da düzenleme kapsamında yer aldığı kabul edilmektedir. Sorumluluğun müeyyidesi ise tazminattır .... 20. Yöneticilerin sorumluluğu için yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini kanuna veya esas sözleşmeye aykırı şekilde ihlal etmesi, kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve tasfiye memurlarının sorumlu tutulmaları, kendilerine kanun ve ana sözleşme ile yüklenen yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde sözkonusu olabilecektir. Bu anlamda yükümlülüklerin sorumlu olan kişiye göre belirlenmesi gerekmektedir. Yükümlülük kavramı, yönetim kurulunun bir görevi ve yetkisi bağlamında, kanunda ve esas sözleşmede öngörülen konulardaki yapma ve yapmama zorunluluklarını ifade etmektedir .... 21. TTK m. 553 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler, tasfiye memuru ve madde kapsamına giren diğer kişilerin sorumluluğunda kusur sorumluluğu esası kabul edilmiştir. Bu anlamda sorumluluğunun doğması açıkça kusur şartına bağlı kılınmış olup zarar veren işlem ve eylemlerin yöneticilerin kusurundan kaynaklandığının ispatı aranmaktadır. Kusurun derecesi bakımından her hangi bir sınırlandırma öngörülmemesi nedeni ile sorumlular hafif kusurlarından dahi sorumlu olacaklardır (... 22. Kusurun objektif ölçüye göre belirlenmesi gerektiği ise TTK m. 369 hükmünde belirtilen yöneticinin görevini "tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmesi" gerektiği yönündeki düzenlemeden anlaşılmaktadır. Buna göre tedbirli yönetici, bir yandan kusurda ölçü rolüne sahipken; diğer yandan tedbirli yöneticinin karar ve eylemlerde göstereceği özen, nesnel davranışı ifade eder. Buradaki nesnellik ile görevi yerine getirebilmek için yetkin olma, ilgili bilgileri değerlendirebilme, uygulamayı ve gelişmeleri takip edebilme ve anonim şirket ile ilgili bilgiler çerçevesinde denetleyebilme yeteneği ve öğrenime sahip olma yeterlilikleri kastedilmiştir. Bu anlamda yönetim kurulu üyelerinin kontrolü dışındaki ve kendilerinden beklenenin ötesindeki tedbir, tedbirli yönetici kavramına dahil değildir. Nitekim TTK m.553/3 hükmüne göre, yönetim kurulu üyelerinden bir uzman bilgisine sahip olması zorunluluğu beklenmemektedir. Hükmün gerekçesinde ayrıca, bir yöneticinin kontrolü dışında kalan ve nesnel olarak beklentilerin uzağındaki davranışlardan tedbirli yöneticinin sorumlu olmayacağı belirtilerek bu açıdan TTK m. 553/3 hükmünün bu konudaki sınırı ortaya koyduğu görülmektedir (.... 23. Zarar doğurucu işlem ya da eylemin sorumluların kusurdan kaynaklandığının ispatı ise, TTK m. 553 hükmü uyarınca davacı yana yüklenmiştir. Davacı yanın, TTK 553. madde kapsamındaki sorumlulara kusur yüklenmesinin mümkün olduğunu ispatlaması halinde, yönetici ancak zarar doğuran işlemlerde kendisinden beklenen özen yükümünü yerine getirdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. 24. Öte yandan görev ve yetki devrinin sorumluluğa etkisi ise 553. maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup buna göre görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin işlem ve fiillerinden sorumlu tutulamazlar. 25. TTK m. 553 hükmü kapsamına giren kişilerin sorumluluklarının doğması için, yükümlülüklerini kusurlu hareketleri sonucunda ihlal etmelerinin neticesinde zararın da ortaya çıkması gerekecektir. Bu zarar olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilecektir. Olumlu zarar, alacaklının borcun yerine getirilmesi sonucunda ortaya çıkma ihtimali olan menfaatlerinin gerçekleşmemesi sebebiyle uğranılan fiili zarardır. Olumsuz zarar ise, hüküm doğuracağına inanılan bir sözleşmenin hükümsüz olması ya da kurulamaması sebebiyle uğranılan kardan yoksunluk şeklindeki zarardır. Zararın var olduğunun ispatlanmasının yanında, zararın miktarına ilişkin hesaplamaların da yapılması gerekir. Zararı ispatlama yükümlülüğü zarar görene aittir. 26. Ortaya çıkan zarar, şirketin, pay sahiplerinin veya bir alacaklının doğrudan malvarlığında bir değer eksilmesine neden olan ya da malvarlığında meydana gelmesi beklenen değer artışının gerçekleşmemesi biçiminde ise "doğrudan zarar" olarak, anonim şirketin malvarlığında meydana gelen zararın pay sahipleri ve alacaklıları yansıma yoluyla etkilemesi şeklinde ise "dolaylı zarar" olarak ifade edilmektedir. Yani şirketin uğradığı doğrudan zarar, pay sahipleri ve anonim şirkete yansımaktadır. Doğrudan zararla pay sahibinin veya alacaklıların şirketten bağımsız olarak uğradıkları zararlar sözedilmektedir. 27. Zararın doğrudan ya da dolaylı olduğu hususunun tespit edilmesi dava açma yetkisi bakımından önem taşımaktadır. Sorumluluk davasında dava açma hakkı madde metninden de anlaşılacağı üzere, şirkete, ortaklara ve alacaklılara tanınmış olup asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. 28. Şirketin dava açma yetkisi bakımından doğrudan ya da dolaylı zarar ayrımı yapılmasına lüzum bulunmamaktadır. Zira şirketin dava açma yetkisine sahip olduğu hallerde şirketin uğradığı zarar doğrudan zarar niteliğindedir. 29. Bununla birlikte, ortakların ve alacaklıların dava açma hakkı doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yöneticinin yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışı sonucunda ortağın doğrudan zarara uğraması söz konusu ise, ortak uğradığı zararın tazmin edilerek kendisine verilmesi için yönetici aleyhine tazminat davası açabilecektir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açacaktır. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Bir başka anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Bu halde açılacak davalarda, hükmolunacak tazminatın da şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir. Zira TTK'nın 555. maddesi uyarınca şirketin uğradığı zararlar zarara neden olanlardan, ortak tarafından açılacak davayla istenebilecek ise de, hükmolunacak tazminatın ancak şirkete ödenmesi istenebilir. ... 30. Öte yandan şirket tarafından açılacak davalara ilişkin olarak 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1 ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Böyle bir kararın varlığı HMK'nın 114/2. maddesi anlamında özel dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Ancak, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu gidilmemeli, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi bakımından makul bir süre verilmelidir. 31. Buna karşın ortaklar ya da alacaklıların açacağı davada ise şirket genel kurulunda karar alınması gerekmemektedir. 32. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay incelendiğinde, davacının, davalı ...'ın yönetici olduğu dönem içerisinde şirketin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürdüğü vakıaların şirkete ait araçların satışının yapılmasında hem değerinin altına satış yapılmış olması, hem de satış bedellerinin şirket hesabına aktarılmamış olması ile şirketten mal kaçırmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. 33. Davaya konu üç ayrı araç satışının incelenmesinde; Maliyet bedeli 189.000,00.-TL olarak kayıtlara alınan ... marka model araç için davacı şirket tarafından alıcı kişiye düzenlenen 21.06.2019 tarihli ...nolu faturanın incelenmesinde, aracın ... isimli şahsa KDV dahil 103.000,00.-TL'ye nakit bedelle 21.06.2019 tarihinde satılmış olduğu, ilanın ise 2 ay sonrasına ait olmak üzere 17.09.2019 tarihinde verildiği, aracın, davalının sorumluluk döneminde satılmış olduğu, taraflar arasında düzenlenen bila tarihli "Takas - Mahsup Metni" başlıklı sözleşmeyle davalının şirketten olan toplam 279.300,00.-TL alacağına karşılık 160.000,00.-TL bedelle davalıya verildiği, aracın davalının sorumluluk döneminin bittiği (2019/8) döneme yakın tarihte (2019/7) satıldığı görülmüştür. ... kamyonet satışlarıyla ilgili olarak 20.10.2020 tarihli cevap yazısı ekinde gönderilen 26.07.2019 tarihinde düzenlenen iki adet Araç Satış Sözleşmesinin incelenmesinde, satış sözleşmelerine göre davacı şirketin maliki olduğu iki kamyonetin, davacı şirket yetkilisi davalı ... tarafından davacı şirket adına ... isimli kişiye toplam ( 31.300 + 27.300 = ) 58.600,00.-TL bedelle satıldığı, bunlardan ... kamyonetin 2012 model olduğu, satış ilanı da aynı marka olmakla birlikte modelinin 2011 olduğu, ayrıca aracın 26.07.2019 tarihinde satıldığı, ilanın ise 26.08.2019 tarihinde verildiği, satılan aracın kaç km'de olduğunun belirtilmediği, ilandaki aracın kilometresinin ise 291.000, fiyatının 66.900,00.-TL olduğu, FORD Kamyonetin ise 2012 model 350 M uzun şasi 2011 model olduğu, ayrıca aracın 26.07.2019 tarihinde satılmış olduğu, ilanın ise 26.08.2019 tarihinde verildiği, ilandaki aracın kilometresinin 160.000, fiyatının 68.750,00.-TL olduğu, 2 adet kamyonetin davalının sorumluluk döneminin bittiği (2019/8) döneme yakın tarihte (2019/7) satıldığı görülmüştür. 34. Davacı yan, davalı ...'ın davacı şirketi zarara uğratmak kastıyla hareket ederek, davacı şirketin maliki olduğu üç adet aracı zararına sattığı, ayrıca şirket nakdini şahsi hesaplarına aktararak şirketin içini boşalttığı, davacı şirket zararının bu hususlardan kaynaklandığını beyan etmiştir. 35. Davalı ...'ın maliyet bedeli 189.000,00.-TL olarak kayıtlara alınan .... marka model aracı, rayiç bedelinin 79.950,69.-TL altında bir bedelle sattığı bilirkişi raporu ile belirlenmiş ise de; dosyada mevcut ve taraflar arasında düzenlenen bila tarihli "Takas - Mahsup Metni" başlıklı sözleşme gereğince aracın, davacı şirketten olan toplam 279.300,00.-TL alacağına karşılık 160.000,00.-TL bedelle davalıya verildiği savunulmuştur. Bu savunma karşısında, takas mahsup belgesindeki imzaya açıkça sahtelik iddiasında bulunulmadığı, bu bakımdan sözkonusu araç bakımından zarar iddiasının dinlenilemeyeceği ve şirketin bir zararının varlığının söylenemeyeceği kanaatine varılmıştır. 36. Yine davalı ... tarafından, davacı şirketin iki adet kamyonetini rayiç satış bedelinin 63.898,31.-TL altında bir bedelle sattığı bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup; davalı yanca, iki aracın taraflarına Takas - Mahsup Metni'nde belirtilen Jeep ... marka binek aracın 279.300,00.-TL alacağına karşılık 160.000,00.-TL bedel karşılığı verilmesinden sonra bakiye 119.300,00.-TL alacağı karşılığında teslim edildiği iddia edilmiş ise de; takas mahsup metninde bu araçlardan ... plaka sayılı araç taraflar arasındaki takas mahsup başlıklı belgede açıkça davalıya devredileceğinin belirtildiği ancak bunun dışındaki diğer araçlara ilişkin açık bir irade yer almadığı nazara alındığında bu beyanlarına itibar edilmemiştir. 37. Davacı yan, davalının şirket hesaplarından 2012, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında şüpheli işlemler gerçekleştirdiğini, bu şekilde şirketin nakit mevcudunu kendi şahsına, kendi şirketine, ailesine ve muhasebeciye aktardığını beyan etmiştir. 38. Davalı yan ise; müvekkilinin şirketin yetkilisi olduğunu, paraların şirketle bağlantılı kişilere, şirket işleriyle ilgili olarak aktarıldığını, şirket hesabından çekilen paralar olduğu gibi, müvekkilinin şahsi hesabından şirket hesabına ödenen tutarların olduğunu, şüpheli işlemlere ilişkin olarak özetle; davacı şirket hesabından müvekkiline toplam 1.090.534,60.-TL şüpheli aktarım yapıldığı iddiasıyla ilgili olarak, müvekkilinin çalışanlara 272.663,77.-TL; davacı şirketin madencilik faaliyetleri için toplam 311.715,41.-TL; 2013, 2014, 2015 yıllarında çalışanların sgk primi olarak 20.000,00.-TL; Stopajlar için 15.806,42.-TL; jeep cherokee araç alımı için 189.000,00.-TL; aracın MTV'si için 2014, 2015 yıllarında 3.089,46.-TL; kendi şahsi hesabından şirket harcamaları için şirket hesabına 160.135,00.-TL; şirketin fiziki kasasında saklanmak için 325.450,00.-TL olmak üzere toplamda 1.297.860,05.-TL ödeme yaptığını, şirket muhasebecisi... davacı şirket ve aynı ortaklık yapısına sahip diğer şirketler için 2013 - 2019 yıllarında toplamda 778.993,59.-TL ödediğini, ... ve şirketince davacı şirketin madencilik faaliyetleri için toplamda 786.230,00.-TL ödendiğini, ...ayrıca bu işlere ait davacı şirkete toplam 62.540,00.-TL hizmeti olduğunu, buna ilişkin ... şirketine 100.000,00.-TL aktardığını, ancak paranın 09.08.2019 tarihinde 10,00.-TL banka masrafı sonrasında 99.990,00.-TL olarak davacı şirkete iade edildiğini, davacı şirketle aynı ortaklık yapısına sahip ... firmasına 658.694,00.-TL aktarıldığını, müvekkilinin her zaman şantiyelerde olmamasından dolayı toplam 81.120,00.-TL işçi maaşının .... gönderildiğini, bu kişinin de ücretleri işçilere dağıttığını, ayrıca davacının da İş bankası hesaplarına erişme imkanının olduğunu, genel kurulda müvekkilinin ibra edildiğini beyan etmiştir. 39. Davalı yan 104 kalem listeyle ilgili ayrıca; davalının şirketin yetkilisi olduğunu, paraların şirketle bağlantılı kişilere, şirket işleriyle ilgili olarak aktarıldığını, şirket hesabından çekilen paralar olduğu gibi, davalının şahsi hesabından şirket hesabına ödenen tutarların olduğunu, davacının da İş bankası hesaplarına erişme imkanının olduğunu, genel kurulda davalının ibra edildiğini beyan etmiştir. 40. Yapılan incelemede, davacı şirketin kuruluş sözleşmesine göre, davalı/kurucu ortak ... şirketi temsil ve ilzama 10 yıl süreyle tek başına yetkili kılınmış olup, zarar iddialarına konu işlemlerin davalının yetkili olduğu tarihler arasında gerçekleştiği, 08.08.2019 tarihli .... nolu, gündemi "müdürün ibrası" olan genel kurul kararına göre, davalı ...'ın 21.11.2011 - 08.08.2019 tarihleri arasında şirket namına gerçekleştirdiği her türlü işlem nedeniyle ibra edildiği, ... hakkında hangi konuda olursa olsun geriye dönük dava açılmayacağının karar altına alındığı, kararın büyük ortak Vikram ve davalı tarafından imza edildiği görülmüştür. 41. Sözkonusu ibranın soyut ve genel nitelikte olduğu ... yerleşik içtihatları gereğince ibranın belirli bir işleme yönelik somut nitelikte olması gerektiği nazar alınarak ibranın varlığından sözedilemeyeceği değerlendirilmiştir. 42. Buna karşın Mahkememizce bu hususta alınan bilirkişi raporunda, şüpheli işlem listesiyle .... hesapları karşılaştırılması sonucunda, Universal firması tarafından davacı şirketin İş bankası hesabına toplamda 657.944,00.-TL havale edildiği, dolayısıyla şüpheli işlem toplamından daha fazlasının hesaba iade edilmiş olduğu, davacı yanca, bu hususa ilişkin olarak somut bir beyanda bulunulmadığı, iddialarını kanıtlar bilgi belgenin sunulmadığı görülmekle, bu kapsamda herhangi bir zararın mevcut olmadığı değerlendirilmiştir. 43. Yapılan açıklamalar kapsamında toplanan tüm deliller ve Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi değerlendirildiğinde, satışı yapılan araçların satış tarihindeki rayiç değerlerinin çok altında bir değerle satışının yapıldığının alınan bilirkişi raporları ile belirlenmiş olduğu ancak, .... marka model aracın, davalının sorumluluk döneminde satılmış olduğu, taraflar arasında düzenlenen bila tarihli "...Metni" başlıklı sözleşmeyle davalının şirketten olan toplam 279.300,00.-TL alacağına karşılık 160.000,00.-TL bedelle davalıya verildiğinin düzenlendiği, dolayısıyla aracın rayiç bedelin altında satılmış olmasıyla davacı şirketin bir zararının bulunmadığı, yine davalı ... tarafından, davacı şirketin iki adet kamyonetini rayiç satış bedelinin 63.898,31.-TL altında bir bedelle satıldığının belirlenmiş olduğu, diğer zarar iddialarının ise ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiğinin kabulü gerektiği, şirketin zararına neden olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen 63.898,31.-TL tutarın davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesi gerektiği değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1- Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; a. 63.898,31.-TL tazminatın dava tarihi olan 02/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, b. Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.364,89.-TL harçtan peşin ve ıslah harcı ile alınan 2.554,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.810,49.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, ıslah harcı, vekalet harcı toplamı 2.616,60‬‬.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 1.192,08.-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri, 5.500,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.692,08.-TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 2.972,65.-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin red/kabul oranına göre 586,35.-TL'sinin davacıdan, 733,65.-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 8-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T. 3, 13/3 maddeleri gereğince 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2026

Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/2, K. 2026/229, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-2-e-2026-229-k-75ba365b1f60