İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/283 E. 2026/507 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/283
- Karar No
- 2026/507
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/283 Esas - 2026/507 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/283 Esas KARAR NO : 2026/507
....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/04/2026 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, davalı ... Müdürlüğünün işleteni olduğu, davalı .... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı otobüs ile 05.02.2024 tarihinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç içeresinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilini ağır şekilde yaralanması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin zararlarının giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, müvekkilinin zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin yaralanması neden olan kaza sonrasında oluşan maddi zararların tazmini amacıyla HMK. 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı ve bakım giderinin davalı sigorta şirketin 18.12.2025 tarihinden diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkilinin yüzündeki sabit iz kalması ve engelinin oluşması nedeniyle 250.000 TL manevi tazminatın davalı .... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ....plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ....poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek koşuluyla müvekkili şirketin sorumluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet oranlarının tespit e dilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin davacının ev hanımı olduğu, fiilen bir çalışmasının olmaması nedeniyle reddi gerektiğini, tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, yasal faiz talep edilebileceğini savunmuş davanın reddin istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kaza sonrasında üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı ... araç kamera kayıtlarının getirildiğinde olayın ortaya çıkacağını, kaza mahalli incelendiğinde herhangi bir şekilde hız yapabilecek bir yer olmadığının ortaya çıkacağını, öncelikle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, davacının tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinin .... tarafından karşılandığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini bu nedenle davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, davacının bakıcı gideri ile geçici ve kalıcı iş göremezlik taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusur ve sorumluğunun bulunmadığını, müvekkiline ait aracın şoförünün kusurunun bulunmadığını, davacının iddia ettiği sürekli sakatlık halinin .... İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının tüm taleplerini sigorta şirketine yönetmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacının geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden sorumlu olmadığını, davacının fahiş tutardaki manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini savunmuş davanın öncelikle dava şartı yokluğundan, husumet yokluğu ve zamanaşımı ile hak düşürücü süreler gözetilerek reddine, mahkemece esasa giderilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.Hasar dosyası. 3. .... müzekkere cevabı. 5. Davacıya ait hastane evrakları. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı .... gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) 3/k.maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise TKHK'nın m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre, "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Yine TKHK'nın 83/2.maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiş, TKHK'nın 73/1.maddesinde ise tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, diğer davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Anılan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli olduğu, bu nedenle, davanın, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20 maddeleri uyarınca, görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
V-HÜKÜM 1-Davanın, Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile HMK m. 114/1-c ve 115/1 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Görevli Mahkemenin, Ankara Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE, 3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan Ankara Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA, Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/06/2026
.....