Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1252 E. 2026/1509 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1252
- Karar No
- 2026/1509
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1252
KARAR NO:2026/1509
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/05/2026
NUMARASI:2026/7 Esas - 2026/412 Karar
DAVA:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ:02/01/2026
İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/09/2026
Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davalının müvekkili bankanın ... müşteri nolu müşterisi olduğunu, müvekkilinin davalı bankada yatırım hesabı açtığını, Sukuk (kira sertifikası),yurt içi/yurt dışı hisse senedi ve yurt içi/yurt dışı yatırım fonu işlemlerinin yapıldığı bir platform olan müvekkili bankanın ... mobil uygulaması üzerinden çeşitli alım satım işlemleri yaptığını, banka ile davalı ... arasında 19.08.2025 Tarihinde; hem ıslak imza ile hem de dijital onay ile "Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi" imzalandığını, davalının ise müvekkil bankanın ... mobil uygulaması üzerinden 19.08.2025 ile 21.08.2025 tarihleri arasında yani müşteri olur olmaz geçen ilk 3 gün içerisinde toplamda 1.179- adet işlem yapmak suretiyle mobil uygulamada sehven meydana gelen Sukuk (Kira Sertifikası) fiyat hatasını suistimal ettiğini, davalının sistem hatasını suistimal etmesi sonucu kendisine ödenen para ile müvekkili banka aleyhine haksız iktisapta bulunduğunu, müvekkili bankanın davalının suistimalini fark eder etmez;davalıya ödenen paranın iadesini talep ettiğini, geri ödeme hususunda da her türlü kolaylığın sağlanacağı ve hatta sulhen çözüm adına; davalının yıllara sari şekilde geri ödeme yapabilmesi için (3-4 yıl vade içeren) bir protokol yapılması dahi teklif edildiğini, ancak davalının hiçbir şekilde iade yapmadığını beyan ederek müvekkili bankanın 1.575.984,20- TL zararının şimdilik HMK nın109 maddesi kapsamında 50.000-TL sinin ihtarname tebliğ tarihi olan 02.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin davacı bankanın bireysel müşterisi olduğunu, davacı bankanın dava dilekçesinde açıkça ikrar ve kabul ettiği üzere, müvekkilinin yatırım hesabını ... uygulaması üzerinden şahsi birikimlerini değerlendirmek, Sukuk (Kira Sertifikası), hisse senedi ve yatırım fonu alım satımı yapmak amacıyla açtığını, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığını, yapılan işlemlerin de ticari faaliyet olmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Ankara olduğunu, yetkili mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğunu,davacının kendi kusurundan yararlanarak hak elde edemeyeceğini, davacı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece;6502 sayılı Kanunun 3/k.maddesine göre; Tüketicinin ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği, Kanunun m. 3/l. bendine göre tüketici işleminin mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi kapsayacağı,4/5 maddesinde ise tüketicinin yaptığı işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebileceği, bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olacağı, diğer tüketici sözleşmeleri başlıklı 49/1. maddesinde; finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu, Kanunun 83/2. maddesine göre; taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması,bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, davaya bakmakla görevli mahkemenin, davaya dayanak sözleşmesinin niteliğine göre belirleneceği, davacının davalı banka ile akdettiği anılan sözleşmede ticari amaca ilişkin herhangi bir hükme açıkça yer verilmediği gibi, davalının da tacir olmadığı dosya içeriğiyle sabit olduğu,Yargıtay HGK'nın 2017/11-2348 Esas 2019/82 Karar sayılı ilamında açıkça taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanma amacının hukuki işlemin niteliğini belirleyeceği kabul edildiği, davalının tüketici olduğu,yapılan işlemin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ:Davacı vekili; davalı, müvekkil bankada yatırım hesabı açmış olup üç günde 1.179 adet Sukuk (kira sertifikası) işlemi yaptığını, dava konusu işlem olan Sukuk yani Kira Sertifikası işlemleri, niteliği itibariyle mutlak ticari iş olduğunu, sukuk (kira sertifikası) işlemleri, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 61 maddesinde düzenlendiğini, Kira sertifikaları, her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan, nitelikleri Kurulca belirlenen sermaye piyasası araçları olup,kira sertifikalarının ihraç ve satışına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlendiği, (2) Varlık kiralama şirketleri münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere kurulan anonim ortaklıklardır."olarak düzenlendiğini Sukuk (kira sertifikası), nitelikleri ... tarafından belirlenen bir sermaye piyasası aracı olduğunu, yani hususiyetleri kanunla belirtilmiş borsa işlemleri veyahut çek gibi özel bir ticari işlem olduğunu, dolayısıyla niteliği itibariyle ticari bir işlem olan Sukuk (kira sertifikası), mutlak ticari iş olup bundan kaynaklanan uyuşmazlıkların da mutlak ticari dava olduğunu, tüketici işlemi olmadığını ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılmasını ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davacı ile davalı banka arasında imzalanan“Bireysel Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi” nin konusu başlıklı 1.maddesinde müşterinin ... platformundan yapacağı döviz ve kıymetli maden alım satım işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğu hükme bağlanmıştır.Davacı banka tarafından;banka sistemlerinde yaşanan fiyatlandırma hatasının davalı tarafından suistimal edilerek banka zararına sebep olduğu ileri sürülmüştür.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 3/1-k maddesinde tüketici "Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak; 3/1- ı bendinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.Yasa koyucu bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir.Aynı yasanın "Diğer Tüketici Sözleşmeleri" başlıklı 5. bölümünde yer alan 49. maddesi, "finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler" başlığını taşımaktadır. Bu maddenin 1. fıkrasına göre finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme ise, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir. "olarak tanımlanmıştır.
Yine aynı yasanın 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Somut olayda aracı kurum davacı banka tarafından davalının, davacı ile akdettiği yatırım araçlarının alım satımı için akdedilen bireysel bankacılık hizmet sözleşmesi kapsamında,incelenen hesap özetlerinden anlaşıldığı üzere davalı 19-21.08.2025 tarihleri arasında tüm zamanı değerlendirerek gün içinde yapılabilecek şekilde kira sertifikaları işlemi alım-satımı yapmış olup üç günde yapılan işlem sayısı 1179 adete ulaşmıştır.21.08.2025 tarihinde gün içinde işlem miktarı 91.008.266-TL ye ulaşmıştır. Davacının tüketici sıfatıyla hareket ettiği ileri sürülmüş ise de işlem özetlerinin incelenmesinde yapılan işlemlerin boyutu ve sayısı dikkate alındığında davalının hukuki işlem içerisinde gelirini korumaya çalışan tüketici konumunda olduğu kabul edilemeyecek düzeydedir.Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davalının ticari gaye ile hareket ettiği sonucuna varılarak hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir.Uyuşmazlık 6502 sayılı kanun kapsamında kalmadığına göre, davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.Açıklanan nedenlerle;davaya bakmaya asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmekle mahkemenin görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne;İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2026 Tarih 2026/7 Esas - 2026/412 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/09/2026