İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/747 E. 2018/1105 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/747
Karar No
2018/1105
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/747

KARAR NO : 2018/1105

DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ilişkin yapılan takipden borçlu olmadığına tespitine ilişkin menfi tespit

DAVA TARİHİ: 22/06/2018

KARAR TARİHİ: 01/11/2018

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı ... Belediye Başkanlığı vekilinin 22.06.2018 harç tarihli dava dilekçesinde; davalı alacaklı ... Şti ile belediye arasında tanıtım ve duyuru panosu yapım işine ilişkin sözleşme yapıldığını, davalının bu işe dayalı fatura alacakları nedeniyle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, icra takibinin dayanağının ek ilave işlere ilişkin olduğunu, takipte bulunan 3 adet faturanın müvekkiline 10.08.2017 tarihinde gönderildiğini, müvekkilinin faturaları kabul etmeyip 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu madde 2/1 fıkra , 3/k bendi, 31,32,33,34/2 maddelerine göre harcama yetkisinin talimata dayalı olduğu, harcama yetkisi bulunmadan herhangi bir işlem yapılamayacağını, bütçeden yapılacak harcamalarda harcama talimatı ile ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılacağı, davalının düzenlemiş olduğu faturaların sıraya alındığını, hala hazırda doğmuş bir alacaklarının olmadığını bildirdiklerini, halen mali hizmetler müdürlüğünde 31.07.2017 tarihli 42.480,00 TL tutarındaki faturanın kayıtlarda görünmediğini, belirtilerek ödeme yapılmadığını, ancak davalının 2 adet taşınmaza ve mevduatlara haciz koydurduğunu, bu işlemlere şikayet yapıldığını İzmir ... İcra Hukuk mahkemesinin kararları kaldırdığını, kararın halen İstinaf incelemesinde olduğunu, belirterek İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şti vekilinin 01.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde; Davanın değerinin belirlenebilir olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davaya konu fatura ve itirazın müvekkiline gönderilmediğini, yine fatura içeriğinde belirtilen hizmetin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, yapılan takibe itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin 18.10.2018 tarihli replik dilekçesinde; Davalının savunmasını kabul etmediklerini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.

Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ilişkin yapılan takipden borçlu olmadığına tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.

Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.

Taraflar arasında yapılmış olan Tanıtım ve Duyuru Panosuna Ait Yapım İşine Ait Sözleşmeden kaynaklı faturaya dayalı alacaklara ait fatura kayıtları incelenmiştir.

DAVA, 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılmıştır. Davanın çeşidi eser sözleşmesine ilişkin olup, niteliği itibariyle TTK m. 4'de yer alan mutlak ticari davalardan değildir. TTK m. 3'e göre bu kanunda düzenlenen hususlarda bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerden olmakla birlikte davalı için ticari iş niteliği taşıyan işin davacı Belediye için ticari iş niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. TTK m.4/1 gereğince mutlak ticari nitelik taşıyan davalarda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede yer alan işlere ilişkin davalar ticari iş ve ticari dava niteliği taşıyacaktır.

Somut olaydaki işin taraflar birisi için ticari iş niteliği bulunmuş olması nedeniyle bu taraf açısından ticari iş sayılsa dahi diğer tarafın ticari işletmesi bulunmadığından diğer taraf açısından ticari iş sayılmayacak ve ticari dava niteliği bulunmayacaktır. Davacı taraf belediye olup, TTK m. 16/2 gereğince devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.

Bu hükme göre, davacı Belediyenin somut olayda tacir sayılmadığından 6100 sayılı HMK m. 2 gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizce görevsizlik kararı vermek ve (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m. 115/2f gereği davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;

Davacının davasının Mahkememizin görev alanına girmediğinden; (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2f gereği davanın usulden REDDİNE,

Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine

Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2b gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2018

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/747, K. 2018/1105, T. 01.11.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-747-e-2018-1105-k-b5f08b8111cc