İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/523 E. 2026/854 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/523
Karar No
2026/854
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/523 Esas - 2026/854 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/523 KARAR NO: 2026/854

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2026 KARAR TARİHİ : 22/10/2026 K. YAZIM TARİHİ : 27/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 26.02.2026 tarihinde davalı sürücü sevk ve idaresindeki davalı şirkete ait aracın, müvekkiline ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle davalı sürücü ve araç işleteni konumundaki diğer davalının meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkiline ait aracın onarılamayacak derecede hasar görerek pert olduğunu, aracın kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle müvekkilinin araç mahrumiyeti zararına uğradığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca aracın pert olduğu durumlarda mahrumiyet bedelinin, yeni bir araç satın alınması için geçecek makul süre üzerinden hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet zararının dolaylı zarar niteliğinde olması sebebiyle trafik sigortası teminatı dışında kaldığını, bu nedenle söz konusu zarardan sadece sürücü ve işletenin sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir. 30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre: a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar, b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi) c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer. Bu durumda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Eldeki davada uyuşmazlık, temelinde haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davanın taraflarından davacı ve davalı Burak Hırlak tacir değildir, ayrıca zorunlu mali sorumluluk sigortasına bağlı bir talep de söz konusu değildir. Bu durumda ihtilafın TBK'da düzenlenen hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Tüm dosya kapsamı, yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay uygulamaları birlikte değerlendirilerek; taraflar arasındaki temel ihtilafın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın taraflarından davacı ve davalı Burak Hırlak'ın gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, sigorta şirketine husumet de yöneltilmediği, Uyap ekranından yapılan sorgulamada tazminat talep edilen aracın ticari nitelikte olmadığı, bu itibarla 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymanın ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmenin mümkün olmadığı, ihtilafın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, görev hususunun davanın her aşamasında dikkate alınabileceği sonuç ve kanaatiyle göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/10/2026

Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/523, K. 2026/854, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-523-e-2026-854-k-0916e6204637