İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/540 E. 2020/452 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/540
- Karar No
- 2020/452
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/540 Esas KARAR NO : 2020/452 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/10/2019 KARAR TARİHİ : 19/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi; DAVA Davacı vekili 10/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın 27/05/2018 tarihinde davacı ...'nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yaralandığını ve heyet raporuna göre %8 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığını, davacının uğradığı maddi zararların karşılanması için davalı ...a A.Ş'ye yazılı başvuru yapılmış olup başvuruları 10/04/2019 tarihinde sigortacıya ulaşmış ise de sigortacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın karşılanması amacıyla davalıya ait araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve diğer maddi zararların davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİVE GEREKÇE Davacı vekili, davalı idaresindeki... plaka sayılı aracın müvekkilinin idaresindeki motorsiklet ile karıştığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, fonksiyon kaybına uğradığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek geçici iş göremezlik, sakatlık tazminatları ile müvekkili yararına manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1) , kooperatifler kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal kiralama kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Somut olayda, davalı gerçek şahsa karşı trafik kazasından kaynaklı tazminat taleplerinin ileri sürüldüğü, davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinin bulunmadığı, davacının tacir olmadığı gibi adına kayıtlı herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamında davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı, buna bağlı olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiği ve mahkememizin görevsiz olup görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Mezkur nedenlerle mahkememizce, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 19/10/2020
Katip ... Hakim ... E-İmza eimza